Prof. Dr. Uğur Güven • Authors

Antalya’da 77. Uluslararası Uzay Kongresi IAC 2026 ve Uzay Vatan

IAC 2026 ve Uzay Vatan
#image_title

Bildiğimiz üzere geçtiğimiz hafta 5 Ekim ve 9 Ekim tarihleri arasında ülkemizde Antalya’da Belek’te ilk defa dünyanın en prestijli uzay kongresi olan 77. IAC Uluslararası Uzay Kongresi yapıldı ve tüm dünyanın katılımıyla gerçekleşti. Bu kongre 77 yıldır yapılıyor ve genelde dünyanın önemli uzay ajansı liderleri, uzay teknolojileri firmaları, uzay teknolojisi üzerine çalışan araştırma kurumları, üniversiteler ve birçok uzman olan en önemli isimler katılarak gerçekleştiriliyor. Amaç burada tüm dünyanın rakip ülkeleri dahil uzay teknolojisinde ne durumda olduklarını sergilemeleri ve aynı zamanda karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmaları. Bu arada ben dahil birçok bilim adamı bu kongrede en son buluşlarımızı ve en son proje ve bilimsel çalışmalarımızı birbirimize anlatma imkânımız oluyor. İlk defa bu kongrenin Türkiye’ye gelmesi de önemli bir durum ve gerek ben gerek diğer bilim adamlarının etkisiyle uzun uğraşlardan sonra bu kongreyi ülkemize getirebildik. Buna ek olarak ülkemizin başta Türk Uzay Ajansı ve TÜBİTAK olmak üzere uzay ekosistemimizde nelerin yapıldığını sergileme imkânımız oldu. Özellikle bu anlamda tüm dünyaya Uzay Yarışında biz de varız ve Uzay Vatan kavramımız hep önde olacak deme şansımız oldu.

Türkiye’nin Milli Uzay Programı

Peki bu Uzay Kongresinde kimler neler sergiledi. Türkiye olarak Milli Ay Projesini bu projenin başı olan Burak Hoca sergiledi ve Ay Sondamızın (uzay aracının) 2027 ikinci çeyreğinde fırlatılmasını planladıklarını aktardı. Aya sert iniş yapacak olan bu Türk uzay aracı %80’den fazla milli imkanlarla yapılıyor ve yaklaşık 3 ton ağırlığında olacak. Hazırlanan milli test sistemleri içinde Aya varan uzay radyasyonunu seviyelerin ölçülmesi ayın Albedosu (yansıtma kapasitenin) ölçülmesi ve bir sonraki Ay aracımız için farklı bölgelerin haritalarının çıkarılması amaçlanıyor. Daha sonra Aya sert iniş yaparak (çarparak) inecek olan uzay aracı son anına kadar veri toplamaya ve bu veriyi ülkemize göndermeye devam edecek. Özellikle Uzay Vatan için önemli bir adım. Bu proje gerçekleştikten 1-2 yıl sonra da eper kısmetse Aya yumuşak iniş yapacak bir uzay aracı ile ülkemizin ay çalışmalarını ilerletmesi düşünülüyor. Yani bizde bu yarışta sonuna kadar varız.

Ay İçin Küresel Rekabet

Elbette Ay oldukça potansiyel barındıran ve Güneş Sisteminin kalanına bir atlama taşı olarak kullanılacak bir stratejik lokasyon. Buna ek olarak Ay’da bulunan Helyum 3 gibi maddeler enerji üretiminde kullanılabilir. Bu çerçevede özellikle ABD ve Çin arasında önemli bir rekabet söz konusu ve her iki ülkede bu muhteşem organizasyonda bu rekabette nerede olduklarını sergilediler. Özellikle Çin Uzay Ajansı bu konuda artık Aya insanlı uçuş yapmak istediğini de Kongrenin ilk günü açıkladı. Bu arada NASA’da Artemis II görevinde astronotları ay etrafında uçurmakla elde ettiği haklı bir başarının gurubunu sergilediler. Bu ay uçuşunu yapan astronotlardan bazıları da bu kongrede bulunarak deneyimlerini canlı olarak anlattı.

Dünyada Uzay Çalışmaları

Avrupa Uzay Ajansıda bu kongredeydi ve yeni uzay robotlarını sergilediler. Ancak uzay robotunun çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Ben bu robotla konuştum ama yapay zekâsı pek başarılı değildi bu da Avrupa’nın özellikle yapay zeka ve robotik konusunda ABD’nin gerisinde olduğunu net bir şekilde sergileyen bir örnekti. Her şeye rağmen bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ve daha çok ABD ile iş birliğinde Ay çalışmalarına katılmak istiyorlar. Kendi imkanları ile Aya proje gönderme imkanları çok çok az. Ancak bunun dışında asteroitler ile ilgili bilimsel misyonlar devam ediyor ve ileride dünya ekonomisini ciddi ve kritik anlamda etkileyecek olan asteroit madenciliğinde bizde varız diyorlar. Bu arada Avrupa’nın en küçük ülkelerinden biri olan Lüksemburg’un dünyada en fazla uzay madenciliğine sahip start-up şirketlere ev sahibi olduğunu ve özel sübvansiyon sağladığını iletmekte fayda var.

Hint Uzay Ajansının oldukça güçlü bir standı vardı ve Chandrayaan 4 misyonu ile Aya tekrar gitmeye hazır olduklarını ve 2035 yılı gibi Aya insan göndereceklerini açıkladılar. Ayrıca 2027 yılında Venüs gezegenine göndermeyi düşündükleri uzay sondası da Hintlilerin Güneş Sisteminde bizde varız mesajı ile geldi.

Elbette bu ana uzay ülkeleri dışında Slovenya vs gibi ufak tefek Avrupa ülkeleri bile Uzay ekosisteminde var olduklarını göstermek için uydu ürünlerini sergilediler. Geçtiğimiz senelere göre Latin Amerika’dan ve Afrika’dan daha az katılım vardı. Halbuki uzay teknolojileri Afrika kıtasında uzaktan gözlem ve planlama için kullanılıyor ve unutmayalım ki Kenya’nın ilk Astronomi ve Araştırma uydusu Uhuru 1970 yılında fırlatılmıştı, yani Afrika deyip geçmeyin Afrika’da bazı ülkelerin 56 yıllık uzay tecrübeleri var.

Uzay Vatan ve Ekonomiye Katkı

Sonuç itibariyle Uzay Vatan çerçevesinde dünyada olan bu rekabetten ve 1 Trilyon dolara ulaşan uzay ekonomisi ekosisteminden kesinlikle ayrı kalamayız ve bu yüzden ülkemizin yapılan çalışmalarını dahada aktif olarak desteklemeliyiz. Ayrıca devlet – üniversite – özel sektör üçgeninde bu konudaki geleceğimiz için daha çok yatırım yapmalıyız. Bu yatırımın sonuçları kesinlikle önümüzdeki 10 yıl içinde bize ekonomik anlamda geri dönecektir.

About the author

admin

Add Comment

Click here to post a comment

Verified by MonsterInsights