# Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı > Uzay Bilimleri Ve Uzay Teknolojileri Portalı > Generated by All in One SEO Pro v5.0.3, this is an llms-full.txt file, used by LLMs to index the site. ## Posts ### [Antalya'da 77. Uluslararası Uzay Kongresi IAC 2026 ve Uzay Vatan](https://uzayportal.com/antalyada-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026-ve-uzay-vatan/) **Published:** October 13, 2026 **Author:** admin **Content:** Bildiğimiz üzere geçtiğimiz hafta 5 Ekim ve 9 Ekim tarihleri arasında ülkemizde Antalya’da Belek’te ilk defa dünyanın en prestijli uzay kongresi olan 77. IAC Uluslararası Uzay Kongresi yapıldı ve tüm dünyanın katılımıyla gerçekleşti. Bu kongre 77 yıldır yapılıyor ve genelde dünyanın önemli uzay ajansı liderleri, uzay teknolojileri firmaları, uzay teknolojisi üzerine çalışan araştırma kurumları, üniversiteler ve birçok uzman olan en önemli isimler katılarak gerçekleştiriliyor. Amaç burada tüm dünyanın rakip ülkeleri dahil uzay teknolojisinde ne durumda olduklarını sergilemeleri ve aynı zamanda karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmaları. Bu arada ben dahil birçok bilim adamı bu kongrede en son buluşlarımızı ve en son proje ve bilimsel çalışmalarımızı birbirimize anlatma imkânımız oluyor. İlk defa bu kongrenin Türkiye’ye gelmesi de önemli bir durum ve gerek ben gerek diğer bilim adamlarının etkisiyle uzun uğraşlardan sonra bu kongreyi ülkemize getirebildik. Buna ek olarak ülkemizin başta Türk Uzay Ajansı ve TÜBİTAK olmak üzere uzay ekosistemimizde nelerin yapıldığını sergileme imkânımız oldu. Özellikle bu anlamda tüm dünyaya Uzay Yarışında biz de varız ve Uzay Vatan kavramımız hep önde olacak deme şansımız oldu. ### ***Türkiye’nin Milli Uzay Programı*** Peki bu Uzay Kongresinde kimler neler sergiledi. Türkiye olarak Milli Ay Projesini bu projenin başı olan Burak Hoca sergiledi ve Ay Sondamızın (uzay aracının) 2027 ikinci çeyreğinde fırlatılmasını planladıklarını aktardı. Aya sert iniş yapacak olan bu Türk uzay aracı %80’den fazla milli imkanlarla yapılıyor ve yaklaşık 3 ton ağırlığında olacak. Hazırlanan milli test sistemleri içinde Aya varan uzay radyasyonunu seviyelerin ölçülmesi ayın Albedosu (yansıtma kapasitenin) ölçülmesi ve bir sonraki Ay aracımız için farklı bölgelerin haritalarının çıkarılması amaçlanıyor. Daha sonra Aya sert iniş yaparak (çarparak) inecek olan uzay aracı son anına kadar veri toplamaya ve bu veriyi ülkemize göndermeye devam edecek. Özellikle Uzay Vatan için önemli bir adım. Bu proje gerçekleştikten 1-2 yıl sonra da eper kısmetse Aya yumuşak iniş yapacak bir uzay aracı ile ülkemizin ay çalışmalarını ilerletmesi düşünülüyor. Yani bizde bu yarışta sonuna kadar varız. ### ![Turkiyenin Uzay Yolculugu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/10/Turkiyenin-Uzay-Yolculugu.png "Turkiyenin-Uzay-Yolculugu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") ### ***Ay İçin Küresel Rekabet*** Elbette Ay oldukça potansiyel barındıran ve Güneş Sisteminin kalanına bir atlama taşı olarak kullanılacak bir stratejik lokasyon. Buna ek olarak Ay’da bulunan Helyum 3 gibi maddeler enerji üretiminde kullanılabilir. Bu çerçevede özellikle ABD ve Çin arasında önemli bir rekabet söz konusu ve her iki ülkede bu muhteşem organizasyonda bu rekabette nerede olduklarını sergilediler. Özellikle Çin Uzay Ajansı bu konuda artık Aya insanlı uçuş yapmak istediğini de Kongrenin ilk günü açıkladı. Bu arada NASA’da Artemis II görevinde astronotları ay etrafında uçurmakla elde ettiği haklı bir başarının gurubunu sergilediler. Bu ay uçuşunu yapan astronotlardan bazıları da bu kongrede bulunarak deneyimlerini canlı olarak anlattı. ### **Dünyada Uzay Çalışmaları** Avrupa Uzay Ajansıda bu kongredeydi ve yeni uzay robotlarını sergilediler. Ancak uzay robotunun çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Ben bu robotla konuştum ama yapay zekâsı pek başarılı değildi bu da Avrupa’nın özellikle yapay zeka ve robotik konusunda ABD’nin gerisinde olduğunu net bir şekilde sergileyen bir örnekti. Her şeye rağmen bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ve daha çok ABD ile iş birliğinde Ay çalışmalarına katılmak istiyorlar. Kendi imkanları ile Aya proje gönderme imkanları çok çok az. Ancak bunun dışında asteroitler ile ilgili bilimsel misyonlar devam ediyor ve ileride dünya ekonomisini ciddi ve kritik anlamda etkileyecek olan asteroit madenciliğinde bizde varız diyorlar. Bu arada Avrupa’nın en küçük ülkelerinden biri olan Lüksemburg’un dünyada en fazla uzay madenciliğine sahip start-up şirketlere ev sahibi olduğunu ve özel sübvansiyon sağladığını iletmekte fayda var. Hint Uzay Ajansının oldukça güçlü bir standı vardı ve Chandrayaan 4 misyonu ile Aya tekrar gitmeye hazır olduklarını ve 2035 yılı gibi Aya insan göndereceklerini açıkladılar. Ayrıca 2027 yılında Venüs gezegenine göndermeyi düşündükleri uzay sondası da Hintlilerin Güneş Sisteminde bizde varız mesajı ile geldi. Elbette bu ana uzay ülkeleri dışında Slovenya vs gibi ufak tefek Avrupa ülkeleri bile Uzay ekosisteminde var olduklarını göstermek için uydu ürünlerini sergilediler. Geçtiğimiz senelere göre Latin Amerika’dan ve Afrika’dan daha az katılım vardı. Halbuki uzay teknolojileri Afrika kıtasında uzaktan gözlem ve planlama için kullanılıyor ve unutmayalım ki Kenya’nın ilk Astronomi ve Araştırma uydusu Uhuru 1970 yılında fırlatılmıştı, yani Afrika deyip geçmeyin Afrika’da bazı ülkelerin 56 yıllık uzay tecrübeleri var. ### ***Uzay Vatan ve Ekonomiye Katkı*** Sonuç itibariyle Uzay Vatan çerçevesinde dünyada olan bu rekabetten ve 1 Trilyon dolara ulaşan uzay ekonomisi ekosisteminden kesinlikle ayrı kalamayız ve bu yüzden ülkemizin yapılan çalışmalarını dahada aktif olarak desteklemeliyiz. Ayrıca devlet – üniversite – özel sektör üçgeninde bu konudaki geleceğimiz için daha çok yatırım yapmalıyız. Bu yatırımın sonuçları kesinlikle önümüzdeki 10 yıl içinde bize ekonomik anlamda geri dönecektir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** 77 Uzay Kongresi, iac 2026, türkiye ay, türkiye iac 2026, türkiye uzay programı, uzay vatan --- ### [Ayda Sınırlar Yeniden Çiziliyor? Ayın Sahibi Kim?](https://uzayportal.com/ayda-sinirlar-yeniden-ciziliyor-ayin-sahibi-kim/) **Published:** September 20, 2026 **Author:** admin **Content:** Göbeklitepe’de 11,000 yıl önce başlayan insanlığın ilk serüveninden beri insanoğlu sürekli geceleri en yakınında parlayan aya bakmış ve onun ne olduğunu anlamaya çalışmıştır. Bazı kavimler Ay’ı tıpkı bir tanrı gibi görüp tapınsa da Sümer Medeniyetinden beri Ay’ın esasında göklerde olan bir mini gezegen olduğu düşünülmüş ve sonuçta doğal bir yapı olduğu anlaşılmıştır. Eski Yunanlılar ise Ay’ın gezegenimize ait bir doğal ay olduğu sonucuna vardıktan sonra Ay ile ilgili birçok gözlem ve bilimsel bulgu ortaya çıkarmışlardır. Tabi insanlık geliştikçe Ay hakkındaki meraklar artmış ve Ay’a ulaşmak için farklı düşünceler başlamıştır. İlk bilimkurgu olarak başlayan bu düşünceler (Jules Verne’in 19. Yüzyılda yazdığı Aya Seyahat romanı gibi) zamanla bilimsel platforma oturmuştur. Sovyetler tarafından Sputnik uydusunun 4 Ekim 1957’de fırlatılması ile başlayan uzay çağı daha sonra NASA’nın 20 Temmuz 1969’da Neil Armstrong isimli astronotun “Bu İnsan İçin Küçük Bir Adım Ama İnsanlık İçin Büyük Bir Adım” diyerek Ay’a ayak basmasıyla yepyeni bir döneme girmiştir. ### **Ay Çalışmalarında Asya’nın Kozu** Gerek ABD, gerek Sovyetler Birliği, gerekse daha sonra Çin, ay konusunda birçok uzay sondası gönderip ay hususunda bilgiler elde etmişlerdir. Özellikle Amerikalıların aydan toprak örnekleri getirmesiyle Ay’ın kimyasal kompozisyonu daha net şekilde anlaşılmıştır. Buna ek olarak Çin Uzay Ajansının çok başarılı Cheng’e görevleri 21. Yüzyılda Ay’ın çok kapsamlı bir Atlasının ve jeolojik kaynaklarının haritasının çıkarılması sağlamıştır. 2023 yılında Ay’a inen Chandrayaan 3 sondası ilk kez Ay’ın Güney Kutbuna erişen bir uzay aracı olma hakkına ulaşmıştır. Bir nevi Asya ülkeleri olan Hindistan ve Çin’in adımları Ayı insanlığa daha yakın hale getirmiştir. Hatta son 10 yılda Ay konusunda en detaylı bilgiler bu iki ülke sayesinde elde edilmiştir. ### **Aydaki Kaynaklar Kime Ait?** Peki bu Ay’daki bulunan kaynaklar ne olacak? Ben dahil birçok bilim adamı Ay’da başta enerji üretimi için çok değerli olan Helyum 3 olmak üzere Ay’da önemli kaynakların olduğunu savunmaktadırlar. Buna ek olarak Ay aynı zamanda insanlığın güneş sistemine yayılabilmesi için ilk basamaktır ve stratejik anlamda önem taşımaktadır. Peki Ay kime aittir ve Ay’ın imkanları ve stratejik lokasyonundan kimler faydalanma hakkına sahiptir. Burada tabi iki farklı gerçeklik görülmektedir. Hukuksal olarak BM kararları ile alınmış olan bazı kararlar birinci gerçekliktir ama ikinci gerçeklik ise bir nevi Vahşi Batı zamanında olduğu gibi Kim Oraya İlk Giderse ve kaynakları çıkarırsa kaynaklar ona aittir gerçekliğidir. ### **Birleşmiş Milletler Ay Antlaşması** Türkiye 2012 yılından beri Birleşmiş Milletler’in 1979 Ay Anlaşması’nın tarafıdır. Üstelik bu bir siyasi niyet beyanı değil, Türkiye açısından bağlayıcı bir uluslararası anlaşmadır. Ay Anlaşması’nın meşhur 11’inci maddesi ise Ay ve doğal kaynaklarını insanlığın ortak mirası olarak tanımlamakta ve daha da önemlisi aynı madde, Ay yüzeyinin, yeraltının ve orada bulunan doğal kaynakların hiçbir devletin, kuruluşun veya kişinin mülkiyetine dönüşemeyeceğini söylemektedir. Ardından da Ay kaynaklarının işletilmesi teknik olarak mümkün hale geldiğinde bu işletmeyi yönetecek uluslararası bir sistem kurulmasını öngörmektedir. Bu sistemin amaçları arasında kaynakların düzenli ve güvenli geliştirilmesi, rasyonel yönetimi ve elde edilen yararların adil biçimde paylaşılması da bulunuyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarının dikkate alınması ayrıca belirtilmektedir. Ancak Türkiye buna ek olarak 31 Ağustos 2026 tarihinde ABD öncülüğündeki Artemis Mutabakatı’nı imzalayarak bu sistemi kabul eden 71’inci ülke oldu. Dışişleri Bakanlığımız Mutabakatı, Ay keşiflerinin güvenliğini artırmayı ve dış uzayın barışçıl, sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan bir ilkeler bütünü olarak tanımlamakta. NASA da Türkiye’nin 71’inci imzacı olduğunu resmen açıkladı. Artemis’in 10’uncu bölümü oldukça farklı bir kapı açıyor. Mutabakat, Ay’ın, Mars’ın, asteroitlerin ve kuyrukluyıldızların kaynaklarının çıkarılabileceğini kabul ediyor ve daha da önemlisi, uzay kaynaklarının çıkarılmasının tek başına ulusal egemenlik kurmak anlamına gelmediğini söylüyor. Ancak madencilik yapılan alanların güvenlikli alanlar olarak işaretlenebileceği ve diğer ülkelerin bu alandan kendi güvenlikleri için uzakta olması gerektiğini de söylüyor. ### **Artemis Ay Anlaşması ve Uluslararası Çatışma İhtimali** Bir tarafta Ay kaynaklarının insanlığın ortak mirası olduğunu söyleyen ve bunların işletilmesi için gelecekte uluslararası bir rejim kurulmasını isteyen Ay Anlaşması var. Diğer tarafta ise kaynağın çıkarılmasını prensip olarak meşru kabul eden ve bunun 1967 Dış Uzay Anlaşması’ndaki ulusal sahiplenme yasağına kendiliğinden aykırı olmadığını söyleyen Artemis yaklaşımı bulunuyor. Elbette Artemis Mutabakatı bir uluslararası antlaşma değil. Artemis metni kendi hukuki niteliğini açık biçimde siyasi taahhüt olarak tanımlıyor. Burada ortaya çıkan fiili durum şu. BM Ay Anlaşması ayın kaynakları ve kullanımı için uluslararası ve tarafsız bir kurulum önerirken ve bunu uluslararası yasa ile sağlarken, Artemis Antlaşması ABD ve NASA öncülüğünde ay ile ilgili yapılacak çalışmalar ile ilgili bir fikir temennisi ama aynı zamanda bu anlaşmaya taraf ülkeleri bir araya toplayan bir anlaşma. Ancak birçok ülke bunun etrafında toplanırsa ve bu anlaşma kapsamında yapılan faaliyetler, hatta madenlerin çıkarılması sağlanırsa, bunun norm haline gelme ihtimali de var. Tabi denebilir ki nasılsa Artemis tarafıyız, bu konuda yapılacak her çalışmadan fayda sağlayacağız. Ancak gerçek hayatta durum bu olmayabilir. Artemis’e taraf, fakat gerçekten aya gidip gelebilecek ülkeler meyveleri toplarken diğer ülkeler sadece veri ile yetinmek zorunda kalabilir. Mesela ABD ve Japonya, İngiltere ve Fransa oradaki kaynakları çıkartıp kullanırken bizler sadece bu verileri işlemekle yetinmek zorunda kalabiliriz. Artemis Anlaşmasına taraf olmak bu teknolojinin tarafımıza transfer edileceği anlamına gelmiyor. Ayrıca Artemis Anlaşmasına taraf olmayan Rusya ve Çin aynı bölgelerde üs kurar ve aynı kaynaklara sahibim derse ne olacak? Özellikle Artemis Anlaşmasının güvenlik bölge olarak tanımladığı yerler muhtemelen herkesin isteyeceği coğrafi bölgeler olacaktır. Bu durum bir çatışmaya mı yol açacak yoksa Dünyadaki Ortadoğu örneği Ay ’dadamı tekrarlanacak.![Ay Uzay Vatan ve Türkiye](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/09/ay-uzay-vatan-turkiye-web.jpg "ay-uzay-vatan-turkiye-web - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") ### **Uzay Vatan ve Ay’da Türkiye** Sonuçta Türkiye burada Uzay Vatan kozunu oynamalıdır. Ay anlaşmasına taraf olarak BM ve uluslararası hukuku her zaman öne çıkarmalı ama yanı zamanda Artemis’ten elde edeceği bilgi ve kazanımları da muhakkak bünyesine katmalıdır. Bir yandan kendi Ay çalışmalarını yapmalı ve her ne olursa olsun önümüzdeki 10 yıl içerisinde Ay’da kendi çalışmalarını da bağımsız yapabilecek bir konuma gelmeyi hedeflemelidir. Aslında şu anki ekonomik şartlarda zor görünse de esasında doğru akıl gücü ve yaratıcılıkla zannedildiğinden kolaydır. 2019 yılında benim doktora öğrencilerimin yaptığı bir Ay tozu analiz deneyi halen Ay’da duruyor ama iletişim kayıp ve verilere ulaşılamıyor. Demek ki istendiğinde kıt kaynaklarla da bir şey yapılabiliyor. Ay ile ilgili zaten çalışma yapan ve araştırma sondası gönderen birçok ülke ile birbirinden bağımsız anlaşmalar ile Türk mühendis ve bilim adamlarının yaptığı deneyler Ay’a gönderilebilir ve Ay’da sonda yapılabilir. Sonuçta bunu yapan Çinli, Hintli, Amerikalı, Japon veya diğer milletlerden olan insanlardan hiçbir eksiğimiz yok, hatta genç mühendislerimiz hepsinden daha yaratıcı olabilirler. Bunun için Uzay Vatan çerçevesinde hızla Devlet – Üniversite – Özel Sektör ekseninde 10 yıllık bir plan uygulanmalı ve Ulu Önderimiz Atatürk’ün dediği gibi unutulmamalıdır ki “İstikbal Göklerdedir”. Lozan’da sınırlarımızı haritada çizdik. Belki önümüzdeki yüzyılda Türkiye’nin çıkarlarını koruyacağımız yeni sınırlar Dünya üzerinde değil, Ay’ın kraterleri arasında çizilecek. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Artemis ay, ay, Ay Madenleri, BM Ay, Türkiye ve Ay, uzay vatan --- ### [Küresel Uzay Atılımında Türkiye’nin Uzay Vatan Fırsatları](https://uzayportal.com/kuresel-uzay-atiliminda-turkiyenin-uzay-vatan-firsatlari/) **Published:** August 6, 2026 **Author:** admin **Content:** İnsanoğlu tarih boyunca zenginliği ve gücü yerkürenin derinliklerinde aradı. Altına ulaşmak için dağları kazdı, petrolü çıkarmak için kilometrelerce derine indi, doğal gaz uğruna denizlerin tabanını deldi. Bu kaynaklara sahip olan ülkeler, dünya ekonomisinde ve siyasetinde söz sahibi oldular. Ancak 21. Yüzyılda bu denklem hızla değişiyor. Artık ülkelerin kaderini belirleyecek en stratejik hazinelerden biri ayaklarımızın altında değil, başımızın yüzlerce kilometre üzerinde bulunuyor. Uyduların durmaksızın topladığı uzay verisi; tarımdan enerjiye, afet yönetiminden millî güvenliğe kadar hayatın her alanını şekillendirebilecek yeni bir güç kaynağına dönüşüyor. Ayrıca [uzay madenleri](https://uzayportal.com/madenden-uzaya-uzanan-stratejik-rekabet/) de bu konuda çok ciddi ekonomik imkanlarda sağlayabiliyor. Uzay gücü denildiğinde çoğumuzun gözünde dev roketler, alevler içindeki fırlatma rampaları ve astronotlar canlanıyor. Elbette roket teknolojisi uzaya bağımsız erişim açısından son derece önemlidir. Ancak uzay ekonomisi yalnızca roketlerden ibaret değildir. Uyduların ürettiği görüntüleri işlemek, anlamlandırmak ve ekonomik değere dönüştürmek de en az uzaya araç göndermek kadar stratejiktir. Türkiye açısından asıl görünmeyen hazine işte burada bulunmaktadır. ### Uzay Çalışmalarında Ekvatora Uzaklık Kader Değildir Türkiye’nin ekvatora yakın olmaması zaman zaman uzay yarışında önemli bir coğrafi dezavantaj olarak gösterilmektedir. Ekvatora yakın bölgelerden doğuya doğru yapılan bazı fırlatmalarda Dünya’nın dönüş hızından daha fazla yararlanıldığı ve yakıt avantajı elde edildiği doğrudur. Fakat buradan hareketle ekvatordan uzak ülkelerin uzay gücü olamayacağı sonucuna varmak büyük bir yanılgıdır. Çünkü bütün uydular aynı yörüngeye gönderilmez. Tarım alanlarını, şehirleri, ormanları ve denizleri görüntüleyen gözlem uyduları çoğunlukla kutuplara yakın doğrultudaki Güneş eşzamanlı yörüngelerde çalışmaktadır. Millî imkânlarla geliştirilen [İMECE uydumuz](https://uzay.tubitak.gov.tr/imece/) da böyle bir yörüngede görev yapmakta ve dünyanın farklı bölgelerinden yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edebilmektedir. Dahası, günümüzün uzay ekonomisinde değer zinciri fırlatma rampasında sona ermiyor; tam tersine orada başlıyor. Uydu üretimi, yer istasyonları, yörünge takibi, uzay havası, görüntü işleme, yapay zekâ yazılımları ve veri hizmetleri devasa bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Uzay yarışını yalnız roketi olanlar değil, uzaydan gelen veriyi egemenliğe ve ekonomik değere dönüştürenler kazanacak. Hatta uydudan gelen hizmetlerin ekonomik gücü genelde fırlatmak için kullanılan eko-sistemden daha fazladır. Özellikle şimdi uzay ekonomisi her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumda. ### Türkiye İçin Uzayda Önemli Fırsatlar Türkiye son derece özel fakat zorlu bir coğrafyada bulunuyor. Ülkemiz deprem kuşaklarının, enerji güzergâhlarının, önemli deniz yollarının ve üç kıtayı birbirine bağlayan ulaşım koridorlarının merkezindedir. Aynı zamanda kuraklık, orman yangınları, seller, hızlı şehirleşme ve çevre kirliliği gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. İlk bakışta dezavantaj gibi görünen bu tablo, doğru bir uzay politikasıyla Türkiye’yi yer gözlem teknolojileri için büyük bir doğal laboratuvara dönüştürebilir. Bir uydu görüntüsünün tarladaki kuraklığı gözle görülür hâle gelmeden belirlediğini düşünün. Çiftçiye günler öncesinden hangi bölgenin ne kadar sulanması gerektiği bildirilebilir. Ormanlardaki sıcaklık değişimleri sürekli takip edilerek yangın riski büyümeden ekipler uyarılabilir. Deprem sonrasında yolların, köprülerin ve binaların durumu kısa sürede karşılaştırılabilir. Denizlerdeki kirlilik, kaçak yapılaşma, barajlardaki su kaybı ve şehirlerin kontrolsüz büyümesi aynı merkezden izlenebilir. Böyle bir sistem yalnızca maddi tasarruf sağlamaz; insan hayatını da korur. Türkiye’de geliştirilen uydu destekli yangın, kuraklık ve afet yönetimi sistemleri zamanla Balkanlar’a, Orta Asya’ya, Afrika’ya ve Orta Doğu’ya ihraç edilebilir. Böylece Türkiye sadece uydu görüntüsü kullanan bir ülke değil, uzay tabanlı karar hizmetleri satan bölgesel bir teknoloji merkezi olabilir. ### Uzay Verisi Yeni Petrol mü? Ham uydu görüntüsünü ham petrole benzetebiliriz. Petrol yeraltından çıkarıldığı anda günlük hayatta kullanılamaz; rafineride işlenmesi gerekir. Uydu verisi de tek başına renkli bir görüntüden ibarettir. Onu değerli hâle getiren, görüntünün bilgiye ve ardından doğru karara dönüştürülmesidir. Bir görüntü kuraklık haritasına dönüşürse tarımı, yangın risk haritasına dönüşürse ormanları, deniz trafiği analizine dönüşürse Mavi Vatan’ı korur. Savunma ve sınır güvenliği açısından işlendiğinde ise doğrudan millî egemenliğin parçası olur. Bu nedenle Türkiye’nin bir Millî Uzay Veri Bankası kurması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu yapı, görüntülerin dosyalarda saklandığı sıradan bir arşiv olmamalıdır. İMECE, GÖKTÜRK ve gelecekteki millî uydularımızdan gelen verileri; meteoroloji, harita, afet, tarım ve denizcilik verileriyle birleştiren büyük bir dijital merkez olmalıdır. Yapay zekâ bu verileri sürekli incelemeli, olağandışı değişimleri belirlemeli ve ilgili kurumları otomatik olarak uyarmalıdır. Üniversitelerimiz bilimsel araştırmalar için, girişimcilerimiz ise yeni uygulamalar geliştirmek için güvenli ve kontrollü biçimde bu altyapıdan yararlanabilmelidir. ### Milli Uzay Veri Bankası Ankara’da bulunan dev bir dijital Türkiye haritasını düşünelim. Bu harita her gün uzaydan gelen yeni verilerle güncelleniyor. Hangi tarlanın susuz kaldığını, hangi barajın çekildiğini, hangi ormanda sıcaklığın yükseldiğini ve hangi kıyıda kirliliğin arttığını yapay zekâ işaretliyor. Devlet tehlikeyi, afet meydana geldikten sonra değil, mümkün olduğu ölçüde afete dönüşmeden önce görüyor. Millî Uzay Veri Bankası, Türkiye’nin uzaydan beslenen dijital sinir sistemi olabilir. ### Uzay Vatan ve Türkiye [Türkiye](https://turkiye.gov.tr/) elbette roketini geliştirmeli, uydusunu üretmeli ve Ay’a ulaşmalıdır. Ancak uzayda gerçek anlamda söz sahibi olmak için gökyüzünden gelen bilgiyi bağımsız biçimde okuyabilmelidir. Çünkü kendi verisini işleyemeyen bir devlet, bir süre sonra başkalarının hazırladığı haritalarla kendi geleceğini yönetmek zorunda kalabilir. Geçmiş yüzyılda bağımsızlığın ölçüsü kendi sanayisine, enerjisine ve savunma sistemine sahip olmaktı. Bu yüzyılda bunlara yeni bir ölçü ekleniyor: Kendi verini üretebiliyor, koruyabiliyor ve millî karara dönüştürebiliyor olmak. Kesinlikle bu da bizim [**Uzay Vatan**](https://uzayportal.com/uzay-caginda-yeni-firsatlar-ve-uzay-vatan/) vizyonumuzun bir parçası olmalıdır. Belki de geleceğin en güçlü devletleri uzaya en fazla uydu gönderenler değil, kendi ülkelerinde yarın ne olacağını bugünden görebilenler olacaktır. Uzay çağında yalnız gökyüzüne bakmak yetmeyecek. Gökyüzünün bize ne söylediğini anlayanlar, yeryüzünün geleceğini yönetecek. Ulu Önderimiz Atatürk’ün dediği gibi “İstikbal Göklerdedir”. [**Prof. Dr. Uğur Güven**](https://drguven.com) ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** milli egemenlik, uzay çalışmaları, uzay ekonomisi, uzay gücü, uzay vatan, uzay vatan ve türkiye, uzay verisi --- ### [Uzay Çağında Yeni Fırsatlar ve Uzay Vatan](https://uzayportal.com/uzay-caginda-yeni-firsatlar-ve-uzay-vatan/) **Published:** March 29, 2026 **Author:** admin **Content:** İnsanlık tarihine baktığımızda, her çağ yeni fırsatların peşinde koşan bir macera olmuştur. Tarım Devrimi’yle toprağa hâkim olduk, Sanayi Devrimi’yle makineyi evcilleştirdik, dijital çağda veriyi yönetmeyi öğrendik. Şimdi ise önümüzde yepyeni bir ufuk var: Uzay Çağı. Ve bu çağ, yalnızca bilimsel merakın değil, aynı zamanda ekonomik, teknolojik ve toplumsal fırsatların da kapılarını aralıyor. Uzayın sessiz derinliklerinde gizlenen bu fırsatları değerlendirebilmek, gelecekte hangi milletlerin öncü olacağını da belirleyecek, tıpkı Uzay Vatan gibi. Uzay çağında en önemli fırsat, [uzay kaynaklarının işletilmesi](https://uzayportal.com/uzay-teknolojilerinin-son-durumu-uzay-vatan-kavrami-turkiye-uzay-calismalari/). Dünya’daki nadir elementler sınırlıyken, asteroitlerde ve Ay yüzeyinde tonlarca değerli metal ve kaynak bulunuyor. Bazı asteroitlerde trilyonlarca dolar değerinde değerli elementler olduğunu şimdiden yapılan uzak ölçümlerle biliyoruz. Özellikle gallium ve germanium gibi uzay teknolojileri için kritik elementler, Dünya’da kıt ama uzayda bol miktarda bulunuyorlar. Eğer bu kaynaklara ulaşabilirsek, yalnızca uydular ve roketler için değil, aynı zamanda enerji depolama, yapay zekâ donanımları ve süperiletken teknolojiler için yepyeni bir devrim başlayabilir. Geleceğin en büyük ticaret yolları, karadan ya da denizden değil, belki de asteroitlerden Dünya’ya uzanacak. ![Uzay Fırsatları](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/03/uzayda-firsatlar.jpg "uzayda-fırsatlar - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Ay yüzeyinde karşılaşılan toz problemi bile aslında bir fırsata dönüşebilir. Apollo görevleri sırasında astronotların ciğerlerine zarar verme riski taşıyan bu mikroskobik parçacıklar, aynı zamanda eşsiz bir araştırma alanı sunuyor. Çünkü ay regolitinden elde edilecek oksijen ve metaller, ileride kurulacak Ay üslerinin inşasında kullanılabilecek. Yani insanlığın gelecekteki kolonileri, Ay’ın kendi hammaddelerinden doğabilir. Bu da bizi Dünya’ya bağımlılıktan kurtaracak en önemli adımlardan biri olabilir. Uyduların başına bela olan plazma boşalmaları da yeni teknolojilerin geliştirilmesine yol açıyor. Jeostatik yörüngedeki ani elektrik boşalmaları, milyar dolarlık uyduları devre dışı bırakabiliyor. Ama bu sorunla baş edebilmek için geliştirilen iletken kaplama teknolojileri, yalnızca uzay araçları için değil, Dünya’daki elektronikler için de yepyeni fırsatlar yaratıyor. Bir anlamda uzayın görünmez fırtınaları, bize daha güvenli ve dayanıklı bir teknoloji mühendisliği öğretiyor. ### Uzayda Üretim En ilgi çekici fırsatlardan biri de uzayda üretim. Yerçekimsiz ortam, Dünya’da imkânsız olan kristal yapıları ve ultra saf malzemeleri üretme imkânı sunuyor. Varda Space gibi şirketler, uzayda üretilen ilaçların ve malzemelerin Dünya’daki versiyonlarından çok daha etkili olduğunu bize göstermiş vaziyette. Bu, ilaç endüstrisinden enerji teknolojilerine kadar yepyeni bir endüstriyel çağın kapısını açabilir. Tüm bu fırsatlar, aslında insanlığın hayal gücüyle mühendisliğinin kesişim noktasında önemli fırsatlar yaratmakta. Uzay yalnızca gökyüzüne bakıp hayal kurduğumuz romantik bir alan değil; aynı zamanda geleceğin enerji kaynağı, ticaret yolu, üretim tesisi ve araştırma laboratuvarı. Eğer doğru adımlar atılırsa, uzay teknolojileri sadece süper güçlerin değil, vizyon sahibi ülkelerin de yükselişini sağlayabilir. ![uzay vatandaşı](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/03/uzay-vatandasi.jpg "uzay-vatandaşı - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") ### Uzay Vatandaşı Uzayın Yeni Fırsatları perspektifinden bakıldığında, en heyecan verici kavramlardan biri de “uzay vatandaşı” fikridir. Bugün nasıl ki farklı milletlerden insanlar Dünya üzerinde kendi kimlikleriyle yaşıyorlarsa, gelecekte uzay kolonilerinde doğan veya uzun süre yaşayan insanlar da “uzay vatandaşı” kimliğiyle anılabilir. Bu yalnızca hukuki bir mesele değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojik bir dönüşüm demektir. Bir Mars kolonisinde doğan bir çocuğun kendini “Dünya vatandaşı” olarak mı, yoksa “Mars vatandaşı” olarak mı göreceği sorusu, önümüzdeki yüzyılın tartışmalarını belirleyecek. Uzay vatandaşı kavramı, yeni bir aidiyet anlayışı doğururken, aynı zamanda uluslararası işbirliği, kaynak paylaşımı ve barışçıl bir kozmik düzen için de fırsat olabilir. ### Uzay Ekonomisinde Muazzam Artış Türkiye gibi genç ve dinamik nüfusa sahip ülkeler için de bu alan kaçırılmaması gereken bir fırsat. Üniversitelerde uzay teknolojilerine yönelik programların artırılması, özel sektörün bu alana yatırım yapması ve devletin uzun vadeli vizyon geliştirmesi şart. Çünkü gelecekteki rekabet, yalnızca sanayi ya da bilişim alanında değil, aynı zamanda uzay ekonomisi üzerinde şekillenecek. Özellikle [uzay ekonomisinin](https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-uzay-ekonomisine-imzasini-kritik-teknolojilerle-atacak/3526939) küresel olarak 1 Trilyon Dolara ulaşması beklendiği düşünüldüğünde pastanın ne kadar büyük olduğu aşikar. Sonuçta, bugün elimizdeki her yeni teknoloji gibi, uzay teknolojileri de bize iki seçenek sunuyor: Sadece izleyen olmak ya da öncü olmak. Benim görüşüm, uzayın yeni fırsatlarını değerlendirmek isteyen milletlerin öncü olmak zorunda olduğudur. Çünkü uzay eknomisi, bekleyenlere değil, cesur adım atanlara kapılarını açar. ![Uzay Vatan ve Türkiye](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/03/Uzay-Vatan-ve-Turkiye.jpg "Uzay-Vatan-ve-Türkiye - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") ### Uzay Vatan ve Türkiye Nasıl ki “Mavi Vatan” kavramı Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini korumak için stratejik bir vizyon sunduysa, önümüzdeki yıllarda “[Uzay Vatan](https://uzayportal.com/uzay-teknolojilerinin-son-durumu-uzay-vatan-kavrami-turkiye-uzay-calismalari/)” da ülkemizin uzaydaki varlığını ve çıkarlarını temsil eden bir kavram haline gelmelidir. Çünkü modern çağda ulusal güvenlik, iletişim, enerji ve bilimsel gelişim artık yalnızca kara ve denizle sınırlı değildir; uydu ağları, yörüngesel üsler ve uzay teknolojileri de aynı derecede stratejik önemdedir. Türkiye’nin kendi “[uzay vatanını](https://uzayportal.com/kuresel-uzay-atiliminda-turkiyenin-uzay-vatan-firsatlari/)” inşa etmesi, milli uydu filolarının artırılması, bağımsız fırlatma kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve ileride Ay’da ya da düşük Dünya yörüngesinde kalıcı tesisler kurma vizyonuyla mümkündür. Bu vizyon sadece savunma ve güvenlik açısından değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlık ve teknolojik özerklik açısından da hayati bir adımdır. Türkiye eğer bugünden yatırımlarını ve stratejilerini doğru şekilde yönlendirirse, uzay paylaşımında yalnızca izleyen değil, söz sahibi bir ülke olabilir. Özellikle Uzay Vatan’a sahip çıkmak istiyorsak, uzaydaki bu fırsatları anlamalı ve genç girişimcilere ve genç mühendislere destek olmalıyız. [**Prof. Dr. Uğur Güven**](https://drguven.com) ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** uzay ekonomisi, uzay teknolojileri, uzay vatan, uzay vatandaşı, uzayda fırsatlar, uzayda üretim --- ### [Yaşamın Doğduğu Yer Yanlışmı? Karanlık Oksijen ve Yaşam](https://uzayportal.com/yasamin-dogdugu-yer-yanlismi-karanlik-oksijen-ve-yasam/) **Published:** August 7, 2026 **Author:** admin **Content:** İnsanlık [Göbeklitepe](https://uzayportal.com/gobeklitepeden-yildizlara-uzanan-yol-insanlik-tarihi/)‘de ilk yerleşimi kurduğundan beri, iki sorunun peşinden koşmaktadır. Birincisi, evrende yalnız mıyız, ikincisi ise yaşam nasıl başladı? Bu iki soru görünüşte birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında aynı kökten beslenmektedir. Çünkü yaşamın Dünya’da nasıl ortaya çıktığını anlayabilirsek, başka gezegenlerde nerede ve nasıl aramamız gerektiğini de öğrenmiş oluruz. Binlerce yıl boyunca filozoflar, din insanları ve bilim insanları bu sorulara farklı cevaplar vermeye çalıştılar. Ancak son iki yüz yıldır modern biyoloji ve jeoloji bize ortak bir hikâye anlattı. Bu hikâyeye göre yaşamın temel enerji kaynağı Güneş’ti. Güneş ışığı olmadan fotosentez gerçekleşemez, fotosentez olmadan oksijen oluşamaz, oksijen olmadan da karmaşık yaşam gelişemez. Bugün ilkokul kitaplarından üniversite derslerine kadar anlatılan yaşam senaryosu büyük ölçüde bu düşünce üzerine kuruludur. Oysa bilim tarihi bize defalarca göstermiştir ki en sağlam görünen bilgiler bile yeni bir keşifle değişebilir. Dünya’nın evrenin merkezi olmadığını öğrendiğimizde, bütün kozmoloji yeniden yazılmıştı. Kıtaların hareket ettiğini kabul etmek onlarca yıl sürmüştü. Dinozorların yok oluşunun ardında dev bir göktaşı bulunduğunda, jeolojinin birçok ezberi değişmişti. Belki de şimdi benzer bir dönüm noktasına doğru ilerliyoruz. ### **Karanlık Oksijen ve Rolü** Son aylarda yayımlanan bazı araştırmalar, okyanusların kilometrelerce altındaki tamamen karanlık bölgelerde beklenmedik bir olgunun var olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları buna şimdilik **karanlık oksijen** adını veriyor. İlk bakışta kulağa bilimkurgu filmi gibi geliyor. Çünkü burada ne Güneş ışığı var ne fotosentez ne de bildiğimiz anlamda bitkisel yaşam mevcut. Buna rağmen bazı ölçümler oksijen oluştuğunu gösteriyor. Eğer bu sonuçlar bağımsız araştırmalar tarafından doğrulanırsa yalnızca deniz biyolojisi değil, yaşamın kökenine ilişkin bütün teoriler yeniden gözden geçirilecektir. Aslında bu hikâye okyanusun dibinde başlıyor. Pasifik Okyanusu’nun binlerce metre derinliğinde bulunan çoklu metalli nodüller uzun yıllardır madencilik şirketlerinin ilgisini çekmektedir. Bu yumru şeklindeki kayaçlar manganez, demir, nikel, kobalt ve bakır gibi kritik metalleri içeriyor. Elektrikli araçlardan uzay araçlarına kadar birçok ileri teknoloji bu metallere ihtiyaç duyuyor. Ancak araştırmacılar bu nodülleri incelerken beklenmedik bir durumla karşılaştılar. Ölçülen oksijen miktarı, mevcut biyolojik modellerin açıklayabileceğinden daha yüksek çıktı. İlk düşünceleri cihazların kalibrasyonunun bozulduğu yönündeydi. Bilim insanları ölçüm hatalarını kontrol ettiler, sensörleri değiştirdiler ve hatta deneyleri birkaç kez tekrar ettiler. Farklı ekipler farklı yöntemler kullandı. Sonuçlar ise araştırmacıları daha da şaşırttı. Bazı bölgelerde gerçekten oksijen oluşuyor gibi görünüyordu. Peki bu nasıl mümkün olabilirdi? Ortaya atılan en dikkat çekici açıklamalardan biri, bu metalik nodüllerin doğal birer elektrokimyasal pil gibi davranabileceği yönündedir. Bir pil nasıl suyu elektrik yardımıyla hidrojen ve oksijene ayırabiliyorsa, okyanus tabanındaki milyonlarca metalik nodül de çok düşük seviyelerde benzer elektrokimyasal süreçleri başlatıyor olabilir. Üretilen oksijen miktarı elbette atmosferimizi oluşturacak kadar büyük değildir. Ancak milyonlarca yıl boyunca devam eden küçük üretimler bile mikrobiyal yaşam için yeterli olabilir. İşte tam bu noktada biyolojinin temel taşlarından biri sarsılmaya başlıyor. Çünkü bugüne kadar oksijenin büyük ölçüde fotosentezin ürünü olduğu kabul edildi. Eğer tamamen karanlık bir ortamda da oksijen üretilebiliyorsa, yaşamın enerji kaynaklarını yeniden tanımlamamız gerekecek. Bu yalnızca Dünya’nın geçmişini değil, evrenin geri kalanını da doğrudan ilgilendiriyor. ### **Güneş Sisteminde Karanlıktan Doğan Hayat** Bundan yaklaşık elli yıl önce [NASA](https://nasa.gov)’nın Viking görevleri Mars’ta yaşam ararken yüzeye odaklanmıştı. Daha sonra anlaşıldı ki Mars yüzeyi kozmik radyasyon nedeniyle yaşam için oldukça zorlayıcı bir ortam oluşturuyor. Günümüzde ise bilim insanları gözlerini yeraltına çevirmiş durumda. Çünkü yeraltında sıvı su, mineraller ve kimyasal enerji kaynakları bulunabiliyor. Eğer karanlıkta oksijen oluşabiliyorsa, Mars’ın yeraltındaki çatlak sistemleri şimdiye kadar düşündüğümüzden çok daha ilginç hale gelebilir. Daha da heyecan verici olan ise Jüpiter’in Europa uydusu ile Satürn’ün Enceladus uydusudur. Bu iki gök cisminin buz kabuklarının altında dev okyanuslar bulunduğunu artık biliyoruz. Uzun yıllardır bu okyanusların yaşam barındırıp barındırmadığı tartışılıyor. Bugüne kadar yapılan hesaplamalarda temel sorun enerji kaynağıydı. Çünkü Güneş ışığı bu derinliklere ulaşamıyor. Şimdi ise bambaşka bir ihtimal konuşuluyor. Belki de yaşamın ihtiyaç duyduğu enerji yalnızca yıldızlardan gelmek zorunda değildir. Belki de gezegenlerin ve uyduların kendi jeolojik süreçleri, metalik mineralleri ve kimyasal reaksiyonları milyonlarca yıl boyunca yaşamı besleyebilecek ortamlar oluşturabiliyor. Bu düşünce ilk bakışta oldukça cesur görünse de aslında doğa bize bunun ipuçlarını uzun zamandır veriyor. Dünya üzerindeki hidrotermal bacalar, yüzlerce derece sıcaklıktaki kimyasal zenginlikleriyle Güneş’ten tamamen bağımsız ekosistemlere ev sahipliği yapıyor. Bu bölgelerde yaşayan bakteriler ışık yerine kimyasal enerjiyi kullanıyor. Ardından bütün besin zinciri onların üzerine kuruluyor. Dev tüp solucanları, kabuklular ve birçok canlı tamamen bu kimyasal dünyanın içinde yaşamlarını sürdürüyor. Belki de biz, yaşamı uzun yıllardır yanlış yerde aradık. Belki de gözümüzü sürekli gökyüzüne çevirirken cevap ayaklarımızın altındaki okyanus tabanında saklıydı. İnsanoğlu çoğu zaman kendi deneyimlerini evrene genelleme hatasına düşer. Gündüzleri yaşadığımız için yaşamın ışıkla başladığını düşündük. Oysa evren bizim alışkanlıklarımızı dikkate almıyor. Doğa kendi kurallarını kendi yazıyor. Eğer yaşam gerçekten karanlıkta başlayabiliyorsa, evrendeki yaşanabilir dünya sayısı bugüne kadar yaptığımız hesaplardan kat kat fazla olabilir. Eğer yaşamın doğması için Güneş zorunlu değilse, Samanyolu’nda kaç milyar okyanus bugün sessizce canlılık üretiyor olabilir? Belki de evren sandığımız kadar sessiz değildir. Belki yalnızca dinlemeyi henüz öğrenemedik. O halde şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir. Eğer derin okyanuslarda gerçekten Güneş ışığından bağımsız oksijen üretilebiliyorsa, yalnızca biyoloji kitaplarını mı yeniden yazacağız, yoksa insanlığın evrendeki yerine ilişkin bütün düşünce sistemimizi de gözden geçirmek zorunda kalacağız? Bilim tarihinde bazı keşifler vardır ki yalnızca yeni bir bilgi üretmez, aynı zamanda eski soruların yanlış sorulduğunu gösterir. Kopernik’in Dünya’yı evrenin merkezinden çıkarması bunlardan biriydi. Einstein’ın uzay ve zamanı tek bir yapı olarak tanımlaması da öyleydi. Bugün ise belki de yaşamın başlangıcına ilişkin benzer büyüklükte bir düşünsel kırılmanın eşiğinde bulunuyoruz. Çünkü bugüne kadar yaşam arayışımızın merkezinde hep aynı varsayım yer aldı: Önce yıldız, sonra ışık, sonra fotosentez, ardından oksijen ve nihayet karmaşık yaşam. Eğer bu zincirin ilk halkaları zorunlu değilse, geriye kalan bütün hesaplarımız değişecektir. Bunun etkisi yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmayacaktır. Uzay ajanslarının milyarlarca dolarlık keşif programları da yeni bir bakış açısıyla yeniden şekillenecektir. Yıllardır [Mars’](https://uzayportal.com/marsta-hayat-varmi/)ta yaşam arayan robotlar çoğunlukla eski göl yataklarını, nehir deltalarını ve yüzey minerallerini inceliyor. Europa ve Enceladus görevleri ise buz kabuğunun altındaki okyanuslarda hidrotermal bacaları bulmayı hedefliyor. Oysa yarının uzay araçları belki de öncelikle elektrokimyasal süreçlerin yoğun olduğu metalik mineralleri, manyetik anomalileri ve doğal enerji kaynaklarını araştıracak. Çünkü yaşamın en değerli ipucu belki de ışıkta değil, karanlığın içinde saklanmaktadır. İşin daha da ilginç tarafı, bu keşif uzay madenciliğine bambaşka bir anlam kazandırabilir. Bugün Ay’da, asteroitlerde ve diğer gök cisimlerinde bulunan metalik kaynakları çoğunlukla ekonomik değerleri nedeniyle konuşuyoruz. Nikel, kobalt, platin grubu elementler ve nadir metaller geleceğin sanayisini besleyecek hammaddeler olarak görülüyor. Ancak aynı minerallerin belirli koşullar altında yaşamın oluşmasına katkı sağlayabilecek kimyasal süreçleri tetiklediği anlaşılırsa, uzay madenciliği yalnızca ekonomik değil, biyolojik ve astrobiyolojik bir araştırma alanına dönüşecektir. Bir asteroid artık yalnızca zengin bir maden yatağı değil, aynı zamanda milyarlarca yıl önce gerçekleşmiş kimyasal evrimin sessiz tanığı olarak değerlendirilecektir. Belki de geleceğin bilim insanları bir gök taşını laboratuvara getirirken sadece içerisindeki metalleri analiz etmeyecek. O kaya parçasının milyarlarca yıl boyunca hangi elektrokimyasal süreçlerden geçtiğini, hangi molekülleri oluşturduğunu ve yaşamın ilk basamaklarını taşıyıp taşımadığını da araştıracak. Böyle bir senaryoda jeoloji ile biyoloji arasındaki sınırlar büyük ölçüde ortadan kalkacaktır. ### **Yapay Yaşam Mümkün Mü?** Bu gelişmeler yapay yaşam çalışmalarını da doğrudan etkileyecektir. Günümüzde sentetik biyoloji alanında çalışan araştırmacılar laboratuvar ortamında yeni metabolizmalar oluşturmanın yollarını arıyor. Eğer doğa karanlıkta oksijen üretebilen sistemler geliştirmişse, insanlık da gelecekte Ay üslerinde, Mars kolonilerinde veya derin uzay istasyonlarında benzer prensiplerle çalışan biyolojik yaşam destek sistemleri tasarlayabilir. Belki de geleceğin uzay kolonileri, dev sera kubbelerinden çok elektrokimyasal biyoreaktörlerle nefes alacaktır. Tam bu noktada insan ister istemez şu soruyu soruyor: Acaba yaşam, bizim sandığımız kadar narin bir olgu mu? Yoksa evren, uygun kimyasal şartları bulduğu her yerde yaşamı üretmeye çalışan dev bir laboratuvar mı? Bu durumda dünyamızda yaşamın çok özel olmadığı sonucu ortaya çıkabilir mi? Bu sorunun kesin cevabını bugün veremiyoruz. Bilim zaten kesinlikten çok sorgulamayla ilerler. Karanlık oksijen hipotezinin doğrulanması için daha çok ölçüm, daha çok deney ve farklı araştırma gruplarının bağımsız doğrulamaları gerekiyor. Bilimin en güzel tarafı da budur. Büyük iddialar, büyük kanıtlar gerektirir. Ancak bilim tarihinde her büyük devrim, önce cesur bir soru olarak ortaya çıkmıştır. İşte tam da bu nedenle bu tartışmayı yalnızca okyanus tabanındaki birkaç kaya parçasının hikâyesi olarak görmek büyük hata olur. Çünkü burada tartışılan şey oksijen değil, yaşamın kendisidir. Belki de bundan yüz yıl sonra çocuklarımız bugünkü biyoloji kitaplarını tarihî belgeler olarak inceleyecek. Bilim bize sürekli alçakgönüllü olmayı öğretir. Evren, insanın hayal gücünden çok daha yaratıcıdır. Ne zaman artık her şeyi biliyoruz desek, doğa bize bambaşka bir kapı açıyor. Bütün bunlar Türkiye açısından da son derece önemli bir mesaj taşıyor. Biz uzun yıllar boyunca uzay çalışmalarını yalnızca roketlerden, uydulardan veya fırlatma sistemlerinden ibaret gördük. Oysa gerçek uzay gücü, yalnızca uzaya araç gönderebilen ülkelerden değil; uzay hakkında yeni bilgi üreten ülkelerden oluşacaktır. Yarının rekabeti, en büyük teleskobu yapan ile en güçlü motoru geliştiren arasında değil; yaşamın kökenini açıklayabilen, yeni enerji mekanizmalarını keşfedebilen ve bunları teknolojiye dönüştürebilen ülkeler arasında yaşanacaktır. İşte bu nedenle Bilim Vatan kavramı, artık romantik bir ideal değil, stratejik bir zorunluluktur. Bilim üretmeyen toplumlar, başkalarının geliştirdiği teknolojileri satın almaya mahkûm olur. Bilim üreten toplumlar ise geleceğin kurallarını yazar. Ancak bunun da ötesinde bir kavram daha vardır. [Uzay Vatan](https://uzayportal.com/uzay-caginda-yeni-firsatlar-ve-uzay-vatan/) yalnızca yörüngedeki uydularımız değildir. Uzay Vatan; Ay’ın yüzeyinde yapılacak bilimsel deneydir. Bir asteroidin kimyasal yapısını çözebilen laboratuvardır. Europa’nın buzlarını inceleyecek sensördür. Derin uzay görevleri için geliştirilen yeni enerji sistemidir. Genç bir araştırmacının gecenin ilerleyen saatlerinde laboratuvarda kurduğu cesur hayaldir. Çünkü uzayda söz sahibi olmanın yolu yalnızca oraya ulaşmaktan değil, orayı anlamaktan geçer. Belki de önümüzdeki elli yılın en büyük keşfi yeni bir gezegen olmayacak. Belki yeni bir element de olmayacak. Belki de insanlık, yaşamın sandığından çok daha inatçı, çok daha dirençli ve çok daha yaygın olduğunu öğrenecek. İşte o gün gökyüzüne baktığımızda yıldızları farklı göreceğiz. Çünkü artık onların etrafında dönen gezegenleri değil, görünmeyen okyanusları düşüneceğiz. Belki karanlığın içinde sessizce nefes alan mikroskobik canlıları. Belki milyarlarca yıldır kimsenin fark etmediği kimyasal mucizeler. Ve belki de ilk kez anlayacağız ki evrenin en büyük sırrı yıldızların parlaklığında değil, karanlığın sabrında saklıymış. ### **Türkiye ve Bilim** İnsanlık tarihinin her büyük sıçraması, bilinmeyene cesaretle bakabilenlerin eseri olmuştur. Eğer biz de [Türkiye](turkiye.gov.tr) olarak Bilim Vatan anlayışını eğitimden araştırmaya, sanayiden uzay teknolojilerine kadar hayatın merkezine yerleştirebilirsek; Uzay Vatan hedefimizi yalnızca bir vizyon olarak değil, bilimsel üretimle beslenen kalıcı bir medeniyet projesi hâline getirebiliriz. ***Çünkü geleceğin en güçlü devletleri, en çok toprağa sahip olanlar değil; en çok bilgi üretenler olacaktır.*** Ve geleceğin gerçek sınırları, haritalarda çizilen çizgiler değil, insan aklının ulaşabildiği son ufuk olacaktır. Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi “**En Hakiki Mürşit İlimdir”.** **Prof. Dr. Uğur GÜVEN** *Yüksek Uzay Mühendisi* ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** bilim vatan, göbeklitepe, Hayatın başlangıcı, karanlık oksijen, Mars, uzay vatan, uzay vatan ve türkiye, yapay yaşam --- ### [Göbeklitepe’den Yıldızlara Uzanan Yol : İnsanlık Tarihi](https://uzayportal.com/gobeklitepeden-yildizlara-uzanan-yol-insanlik-tarihi/) **Published:** August 16, 2026 **Author:** admin **Content:** İnsanlık tarihinin ilk başlangıç noktalarından biri olarak ilk tapınağın olduğu Göbeklitepe gösterilir. Bir nevi [Göbeklitepe](https://www.kulturportali.gov.tr/portal/gobeklitepe) bize insanlığın medeniyet kurmak için çıktığı yolun başlangıcı olarak bize ışık tutar. Bu nedenle insanlığın yolculuğunu anlamak istiyorsak bakmamız gereken ilk yer Şanlıurfa yakınlarında, toprağın altında binlerce yıl boyunca sessizce bekleyen Göbeklitepe’dir. ### **Göbeklitepe’nin Sırrı** Yaklaşık 12,000 yıl önce yaşayan insanlar ne modern aletlere ne yazıya ne de bugünkü anlamıyla mühendislik bilgisine sahipti. Fakat devasa taşları işlediler, taşıdılar ve belirli bir düzen içerisinde ayağa kaldırdılar. Daha da önemlisi, bu yapıları kurabilmek için ortak bir amaç etrafında birleştiler. Göbeklitepe’nin bize anlattığı şu kavramdır: Medeniyeti yalnızca ihtiyaç doğurmadı. İnsanda var olan inanç, merak, hayal ve birlikte hareket edebilme isteği doğurdu. Belki insanlar önce tarım yapıp sonra tapınak kurmadılar; belki ortak bir hayalin çevresinde toplanabilmek için tarımı, iş bölümünü ve düzenli yaşamı geliştirdiler. Bir yandan da [Samanyolu Galaksisi’](https://uzayportal.com/samanyolu-galaksisinde-evrenin-kozmik-anahtarlari/)ne bakarak evreni, merak ettiler. ### **Sümer Uygarlığın Buluşları: Bilim ve Yazı** Göbeklitepe’nin taşlarında başlayan bu arayış, binlerce yıl sonra Sümer uygarlığında yeni bir biçim kazandı. İlk defa tarihte insanoğlu düşüncelerini taşa değil, kil tabletlere aktardı. Bu tabletlerde bugün bile tarihi okuyabiliyoruz. Yazının ortaya çıkışı yalnızca kelimelerin kaydedilmesi değildi. İnsanlık ilk kez kendi beyninin dışında çalışan bir hafıza oluşturmuştu. Bir Sümerli kâtip, yaşadığı günden binlerce yıl sonrasına mesaj gönderebilen ilk zaman yolcusuydu denilebilir. Sümerlerin yazıyı icat etmesi sayesinde tarihin bilgisini bugünlere ve yarınlara aktarmaya başladık. Yazı sayesinde bilgi, onu üreten insanın ömründen kurtuldu. Matematik, astronomi, hukuk, ticaret ve yönetim kuşaktan kuşağa aktarılabildi. Tekerlek mesafeyi küçülttü; takvim zamanı ölçülebilir hâle getirdi. Ek olarak, sulama sistemleri doğanın belirsizliğini kısmen insan iradesine bağladı. Böylece insan, yalnızca çevresine uyum sağlayan bir canlı olmaktan çıkarak çevresini yeniden düzenleyen bir varlığa dönüştü. Bir nevi ilk ciddi medeniyet izleri Sümerlilerle ortaya çıkmıştır desek yanlış olmaz. Ancak Göbeklitepe ile Sümerler arasındaki bu büyük sıçrama, bugün yaşamakta olduğumuz dönüşümün yanında belki de küçük kalacaktır. ### **Maddeye Komut Eden İnsan ve Yeni Uygarlık** Göbeklitepe’de insan taşı yontarak tapınaklar yarattı, Sümerler’de kile yazı ile bilgi aktarımını mümkün kıldı. Bugün ise insanlık silisyuma komut veriyor; yarın ise maddeye ne olmak istediğini söyleyebilecek hale gelecek. Atomları tek tek düzenleyebilen yapay zekâ destekli makineler ortaya çıktığında fabrika, tarla, eczane ve hatta eşya kavramı değişecek: Aynı avuç dolusu madde sabah bir kalp ilacına, öğleden sonra bir güneş paneline, gece ise Mars’taki bir yaşam ünitesinin parçasına dönüştürülebilecek. Zaten bugün bile 3 Boyutlu Yazıcılarda bunu kısmen yapabiliyoruz, hatta Uluslararası Uzay İstasyonu’nda insanlar için bu yazıcılar organ basabilmenin ilk adımlarını attı bile. Yakın zamanda insanoğlu bir şey üretmek için ham madde arayan uygarlık olmaktan çıkıp, elindeki maddeyi istediği şeye dönüştüren uygarlık hâline gelecek. O noktadan sonra teknoloji yapmak, doğaya yeni aletler eklemek değil, doğanın yazılımına müdahale etmek anlamına gelecek. Göbeklitepe insanı taşa şekil verdiğinde medeniyet başladı; geleceğin insanı atoma görev verdiğinde ise insanlık, yalnızca kullanan değil, aynı zamanda maddenin kaderini yazan bir türe dönüşecek. ![Gelecek Uygarlık ve İnsan](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/08/Gelecek-Uygarlik.png "Gelecek-Uygarlik - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Böyle bir çağda dünyanın en zengin ülkesi elbette toprağının altında en fazla petrolü veya madeni bulunan ülke olmayacak; maddeye en doğru komutu verebilen ülke olacaktır. Çünkü bir kilogram sıradan kaya, atomlarına ayrılıp yeniden düzenlendiğinde gıdaya, ilaca, yakıta veya uzay aracının parçasına dönüşebilecektir. Kıtlık dediğimiz şey, maddenin yetersizliğinden çok onu dönüştürecek bilgi ve enerji eksikliği olarak görülecektir. O gün altın yalnızca atom numarası 79 olan sıradan bir elemente, çöp ise yanlış yerde duran değerli atomlara dönüşecektir. İnsanlık belki de ilk kez atık diye bir şeyin bulunmadığını anlayacaktır. Bir şehrin bütün çöpleri sökülerek yeni evlere, araçlara ve gıdaya çevrilebilecek; çöller enerji üreten dev yapılara, okyanus suyu içme suyuna, Mars’ın toprağı ise solunabilir yaşam alanlarına dönüştürülebilecektir. Böylece ekonomi, sahip olunan nesnelerin değil, maddeye yüklenebilen biçimlerin ekonomisi hâline gelecektir. ### **İnsan Bedeni ve Sonsuzluk** Ancak bundan daha büyük bir sonuç ortaya çıkacaktır: Eğer madde programlanabiliyorsa, insan bedeni de programlanabilir. Hastalıklar dışarıdan gelen kaderler olarak değil, hücrelerin içinde çalışan hatalı talimatlar olarak okunacaktır. Kanserli bir hücre yok edilmeden önce yeniden eğitilebilecek, hasarlı bir organ vücudun içinde onarılabilecek, yaşlanmış dokular biyolojik saatleri geriye çevrilerek gençleştirilebilecektir. Hastaneler yalnızca hastalıkların tedavi edildiği yerler olmaktan çıkıp insan bedeninin periyodik olarak yenilendiği merkezlere dönüşecektir. Böylece binlerce yıldır insanlığın en değişmez gerçeği kabul edilen yaşlılık bile teknik bir probleme dönüşebilir. İşte asıl kırılma burada yaşanacaktır. Çünkü insan ömrü yüz elli veya iki yüz yıla çıktığında, yalnızca daha uzun yaşamayacağız. Bir nevi bütün medeniyet düzeni değişecektir. Yetmiş yaşında üniversiteye başlayan, yüz yaşında yeni bir meslek edinen, yüz elli yaşında başka bir gezegene göç eden insanlar ortaya çıkacaktır. Bir ömre sığmaz dediğimiz projeler, tek bir insanın tamamlayabileceği işler hâline gelecektir. Bir bilim insanı başlattığı yıldızlararası aracın başka bir sisteme varışını görebilecek; bir mimar Mars’ta kurduğu küçük üssün büyük bir şehre dönüşmesine tanıklık edebilecektir. İnsan ilk kez yalnızca geçmişten miras alan değil, uzak gelecekte attığı adımın sonucunu bizzat gören bir varlık olacaktır. ![Gelecekte İnsan ve Uygarlık](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/08/Gelecekte-Insan.png "Gelecekte-İnsan - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Fakat insanlığın en büyük teknolojik başarısı ne programlanabilir madde ne ömrün uzatılması ne de başka gezegenlerde şehir kurulması olacaktır. En büyük başarı, bütün bunların birleşmesiyle ortaya çıkacaktır. Kendini taşıdığı gezegene göre yeniden tasarlayabilen insan. Mars’ta düşük yer çekimine, Satürn’ün uydularında dondurucu soğuğa, uzak yıldız sistemlerinde farklı atmosferlere dayanabilecek biyolojik bedenler geliştirilebilir. Böylece insan, evreni Dünya’ya benzetmeye çalışmak yerine kendisini evrene uyarlayacaktır. Binlerce yıl sonra farklı gezegenlerde yaşayan torunlarımız birbirlerinden o kadar farklılaşabilir ki aynı atadan geldiklerine inanmakta zorlanabilirler. Kimi yer altında, kimi okyanusların içinde, kimi yapay bedenlerde, kimi ise biyolojik bir bedene ihtiyaç duymadan dijital ortamlarda yaşayabilir. ### **Göbeklitepe’den Uzaya Uzanan Yol** Belki de Göbeklitepe’den başlayan hikâyenin gerçek yönü en başından beri buydu. İnsan önce taşı biçimlendirdi, sonra toprağı, metali, enerjiyi ve bilgiyi biçimlendirdi. Şimdi sıra kendi bedeninde, yaşam süresinde ve yaşayabileceği dünyalarda. Ve belki bir gün, Dünya’dan binlerce ışık yılı uzakta yaşayan torunlarımız başka bir gezegenin toprağına ilk taşı dikerken Göbeklitepe’yi hatırlayacaktır. Çünkü anlayacaklardır ki insanlığın ilk anıtı geçmişe dikilmemişti; farkında olmadan geleceğe, yıldızların arasına bırakılmış bir işaret taşıydı. **“Göbeklitepe bir Başlangıçtı ama Asla bir Son Olmayacak.”** [**Prof. Dr. Uğur GÜVEN**](www.drguven.com) ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** 3 Boyutlu Yazıcılar, Astronomi, atom, göbeklitepe, Göbeklitepe'nin Sırrı, Maddeye Şekil Vermek, samanyolu galaksisi, Sümer Uygarlığı, Sümerler, Uygarlık, Yazının Buluşu, Yazının keşfi --- ### [Evreni Yok Edebilecek Madde: Strange Matter Gerçekten Var mı?](https://uzayportal.com/evreni-yok-edebilecek-madde-strange-matter-gercekten-var-mi/) **Published:** August 6, 2026 **Author:** admin **Content:** İnsanlık tarihi boyunca en büyük korkularımız genellikle gökyüzünden gelmiştir. Bir kuyruklu yıldızın Dünya’ya çarpması, Güneş’in sönmesi, süper volkanların patlaması ya da nükleer savaş ihtimali. Hatta birçok bilim kurgu filmi bu şekilde şartlanmıştır. Ancak teorik fizik dünyasında bunların hepsinden daha ürkütücü bir olasılık konuşulur. Üstelik bu senaryo ne Hollywood’un hayal gücünün ne de bilim kurgu yazarlarının ürünüdür. Bu olasılık, modern parçacık fiziğinin en ciddi teorilerinden birinin içinde yer alır. Adı ise oldukça sade görünür: **Strange Matter**. Türkçesiyle **Garip Madde.** İsmi masum görünse de eğer gerçekten varsa, yalnızca Dünya’yı değil, dokunduğu bütün normal maddeyi kendisine dönüştürebilecek kadar korkutucu bir özelliğe sahip olabilir. İlk bakışta bu iddia abartılı gelebilir. Ancak bilim tarihi bize bir gerçeği sürekli hatırlatır. Doğa, insan hayal gücünden çok daha sıra dışıdır ve hatta hayal edebileceğimizden bile farklıdır. Bugün çevremizde gördüğümüz her şey; taşlar, ağaçlar, insanlar, okyanuslar hatta yıldızlar bile proton ve nötronlardan oluşmaktadır. Proton ve nötronların içerisinde ise yukarı ve aşağı adı verilen kuarklar bulunur. Bunlar evrenin yapı taşlarıdır. İşte bu noktada hikâye ilginçleşmeye başlıyor. 1970’li yıllarda fizikçiler Edward Witten ve birçok teorisyen şu soruyu sormaya başladılar: Acaba evrendeki en kararlı madde bizim bildiğimiz atomlar değilde, “strange kuarkları” içeren bambaşka bir madde olabilir miydi? Eğer cevap evet ise, bütün bildiğimiz madde aslında kısmen denge durumunda bulunuyor olabilir. Bu düşünce ilk duyulduğunda oldukça çılgınca kabul edilmişti. Fakat hesaplamalar ilerledikçe teori tamamen göz ardı edilemeyecek kadar güçlü görünmeye başladı. Çünkü bazı nötron yıldızlarının merkezinde basınç öylesine büyüktür ki protonlar ve nötronlar parçalanarak adeta dev bir kuark çorbasına dönüşebilirler. İşte burada strange kuarkları devreye giriyor. Normal kuark maddesi, yeterince büyük basınç altında strange kuarkları üretmeye başlarsa ortaya **Strange Matter / Garip Madde** adı verilen çok daha düşük enerjili ve daha kararlı yeni bir madde çıkabilir. Asıl korkutucu bölüm ise bundan sonra başlıyor. ### ***Tüm Evreni Kendine Dönüştürüp Yok Edebilecek Madde*** Teoriye göre eğer küçük bir Strange Matter parçası Dünya’ya ulaşabilirse, temas ettiği normal atomları da kendisine dönüştürmeye başlayabilir. Bir atom diğerine. Sonra diğerine. Tıpkı Domino taşları gibi tüm gezegenimiz bir anda Garip Maddeye dönüşebilir. Bilim insanları buna **Strangelet Senaryosu** adını veriyorlar. Bu nedenle 1990’lı yıllarda parçacık hızlandırıcıları çalıştırılmadan önce bazı çevrelerde ilginç tartışmalar yaşanmıştı. Acaba laboratuvarda yanlışlıkla Strange Matter üretilebilir miydi? Hatta Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) devreye girmeden önce dünyanın sonunun geleceğini iddia eden insanlar bile olmuştu. Fakat bilim insanları bunun neden mümkün olmadığını oldukça net biçimde açıkladılar. Çünkü Dünya milyarlarca yıldır laboratuvarlarımızın üretebileceğinden çok daha yüksek enerjili kozmik ışın bombardımanı altında bulunuyor. Eğer böyle bir dönüşüm mümkün olsaydı, gezegenimiz çoktan Strange Matter’a /Garip Madde) dönüşmüş olurdu. Yani şimdilik rahat uyuyabiliriz. Ama bu teori tamamen çöpe atılmış değildir. Çünkü evrende bazı cisimler gerçekten açıklanması güç özellikler göstermektedir. Örneğin bazı nötron yıldızlarının beklenenden çok daha küçük yarıçapa sahip olmaları, içerilerinde strange kuark maddesi bulunabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Hatta bazı astrofizikçiler bu cisimlerin aslında “Quark Star” yani Kuark Yıldızı olabileceğini düşünüyor.nEğer böyle yıldızlar gerçekten varsa, evrende bildiğimiz madde dışında ikinci bir madde sınıfı da bulunuyor olabilir. Bu ise fizik kitaplarının yeniden yazılması anlamına gelir. Daha da ilginç olanı ise bu teorinin yalnızca kozmolojiyle sınırlı olmamasıdır. Bugün CERN’de, Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nda ve dünyanın çeşitli parçacık hızlandırıcılarında kuark-gluon plazması üzerinde yapılan deneyler, Büyük Patlama’nın ilk mikro saniyelerini anlamaya çalışıyor. Belki de evren doğduğu ilk anda her yer Strange Matter benzeri egzotik maddelerle doluydu. Sonra evren soğudukça bugün bildiğimiz atomlar oluştu. Bu durumda bizler aslında evrenin en temel hali değil, daha sonraki evrim basamaklarından birinde oluşmuş olabiliriz. Bu düşünce insanın kendisine bakışını bile değiştiriyor. Belki de evrende normal olan biz değiliz. Belki de gerçekten garip olan, bugün bildiğimiz madde yapısıdır. İşte bilim insanlarını heyecanlandıran nokta tam olarak burasıdır. Bilim çoğu zaman cevaplardan değil, doğru sorulardan ilerler. Garip Madde bugün hâlâ kesin olarak gözlemlenmiş değildir. Ancak fizik tarihinde pek çok teori, önce matematikte doğmuş, yıllar sonra teleskoplarla doğrulanmıştır. Kara delikler, yerçekimsel dalgalar ve Higgs Bozonu bunun en güzel örnekleridir. Belki de Strange Matter da aynı yolu izleyecektir. Belki bir gün uzayın derinliklerinden gelen olağanüstü bir sinyal, bize ilk strange yıldızını gösterecektir. Belki de Ay’ın altında ya da bir nötron yıldızının kalbinde bugüne kadar hiç görmediğimiz yeni bir madde dünyası bizi bekliyordur. ### ***Bilim Keşfi ile Gelen Fırsatlar ve Uzay Vatan*** İnsanlık artık yalnızca Dünya’yı değil, bütün Güneş Sistemi’ni ekonomik ve bilimsel faaliyet alanı olarak görmeye başlamıştır. Ay üsleri, Mars görevleri ve asteroid madenciliği konuşulurken, uzay ortamında karşılaşabileceğimiz egzotik maddeleri anlamak artık yalnızca teorik fiziğin değil, uzay güvenliğinin de önemli bir konusu hâline gelmektedir. Uzay Vatan anlayışını benimseyen ülkelerin yalnızca roket geliştirmeleri yeterli değildir; aynı zamanda evrenin henüz keşfedemediğimiz fiziksel gerçeklerine de hâkim olmaları gerekir. Çünkü geleceğin rekabeti yalnızca uzaya ulaşabilenler arasında değil, uzayı en iyi anlayabilenler arasında yaşanacaktır. Belki de evren bize sessizce şunu fısıldıyor: Bugün garip dediğimiz şey, yarının en sıradan gerçeği olabilir. Ve bilim, işte tam da bu yüzden insanlığın en büyük macerasıdır. Çünkü her yeni keşif bize yalnızca evreni değil, kendimizi de yeniden tanıtıyor. Sürekli sıkça vurguladığım üzere güçlü bir Türkiye ancak bilimi merkeze alan bir vizyonla Uzay Vatan’da ve Bilim Vatan’da hak ettiği yeri alabilir. Belki de geleceğin en büyük keşfi yeni bir gezegen değil, maddenin kendisini yeniden tanımlayacak bu garip yapı olacaktır. O gün geldiğinde değişecek olan yalnızca fizik kitapları değil, insanlığın evrene bakışı olacaktır. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** bilim vatan, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, CERN çarpışma, garip madde, Mars, strange matter, türkiye bilim, uzay vatan --- ### [Madenden Uzaya Uzanan Stratejik Rekabet](https://uzayportal.com/madenden-uzaya-uzanan-stratejik-rekabet/) **Published:** August 6, 2026 **Author:** admin **Content:** Sanayi Devrimi’nden bu yana dünya ekonomisinin merkezinde önce kömür, ardından petrol ve doğalgaz yer aldı. Ancak bugün yepyeni bir çağın eşiğindeyiz. Artık devletlerin ekonomik gücü yalnızca sahip oldukları enerji kaynaklarıyla değil, yüksek teknoloji üretiminde kullanılan kritik hammaddelere erişim kabiliyetleriyle de ölçülüyor. Lityum, kobalt, nikel, grafit ve özellikle nadir toprak elementleri, 21. Yüzyılın en stratejik doğal kaynakları haline gelmiş durumda. Aslında yaşanan gelişmeler bize gösteriyor ki geleceğin savaşları sadece enerji hatları üzerinde değil, aynı zamanda bu kritik minerallerin çıkarıldığı maden sahalarında ve onları işleyen tesislerde şekillenecek. Hatta [ABD](https://www.usa.gov/) Başkanı Donald Trump’ın Grönland’i istemesinde bile bu kaynaklara sahip olma arzusu yatıyor. Elektrikli otomobillerin yaygınlaşması, yenilenebilir enerji sistemlerinin hızla büyümesi ve yapay zekâ destekli veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, kritik minerallere olan talebi tarihte görülmemiş seviyelere çıkardı. Bir elektrikli otomobil, geleneksel içten yanmalı bir araca göre kat kat fazla lityum, bakır ve nadir toprak elementleri kullanıyor. Rüzgâr türbinleri, yüksek verimli güneş panelleri, büyük ölçekli batarya sistemleri ve hatta modern savunma sanayisinin en gelişmiş platformları bile bu hammaddeler olmadan üretilemiyor. İşin daha da dikkat çekici tarafı ise uzay sektörünün de aynı minerallere giderek daha fazla ihtiyaç duymasıdır. Günümüzde geliştirilen haberleşme uyduları, derin uzay sondaları, iyon motorları, gelişmiş radar sistemleri ve yüksek performanslı sensörler; hafif, dayanıklı ve yüksek manyetik özelliklere sahip nadir toprak elementleri sayesinde mümkün olabiliyor. Uzay teknolojileri geliştikçe kritik minerallerin stratejik önemi yalnızca Dünya üzerinde değil, Dünya yörüngesinin ötesinde de artıyor. Bu nedenle bugün Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Avrupa Birliği ve Japonya yalnızca yeni madenler keşfetmeye çalışmıyor. Aynı zamanda tedarik zincirlerini güvence altına almak için Afrika, Güney Amerika ve Asya’da milyarlarca dolarlık yatırımlar gerçekleştiriyor. Çünkü kritik hammaddelere sahip olmak kadar onları işleyebilmek de büyük önem taşıyor. Bugün küresel üretim zincirine baktığımızda ilginç bir tablo görüyoruz. Birçok kritik mineral farklı ülkelerde çıkarılıyor olsa bile, bunların rafine edilmesi ve yüksek teknolojiye dönüştürülmesinde Çin çok büyük bir kapasiteye sahip bulunuyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir güç dengesi oluşturuyor. Enerji güvenliği kavramı artık sadece petrol boru hatlarını değil, lityum rafinerilerini ve nadir toprak elementi işleme tesislerini de kapsıyor. Önümüzdeki yıllarda bu rekabetin uzaya taşınması ise hiç şaşırtıcı olmayacaktır. Ay yüzeyinde bulunan helyum-3 rezervleri uzun yıllardır bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Gelecekte füzyon teknolojilerinin ticari hâle gelmesi durumunda bu element insanlığın enerji ihtiyacını tamamen farklı bir boyuta taşıyabilir. Bunun yanında Ay ve asteroid madenciliği üzerine yapılan araştırmalar da hız kazanıyor. Özellikle metal açısından zengin asteroidlerin geleceğin stratejik rezervleri olarak görülmesi artık bilimkurgu olmaktan çıkmaya başladı. [Uzay ekonomisinin](https://uzayportal.com/turk-uzay-ajansi-butcesi/) büyümesiyle birlikte kritik mineraller yalnızca Dünya’daki madenlerden değil, gelecekte uzay kaynaklarından da elde edilebilecek. Bu nedenle uzay programlarına yapılan yatırımlar yalnızca bilimsel prestij anlamına gelmiyor; aynı zamanda geleceğin enerji ve sanayi güvenliğine yapılan yatırımlar olarak değerlendiriliyor. **Peki [Türkiye](turkiye.gov.tr) bu büyük dönüşümün neresinde yer alıyor?** Aslında ülkemiz sanıldığından çok daha önemli bir potansiyele sahip. Dünya bor rezervlerinin ve toryum rezervlerinin önemli bir bölümüne sahip olan Türkiye, bunun yanında nadir toprak elementleri konusunda da son yıllarda önemli keşifler gerçekleştirdi. Özellikle Eskişehir Beylikova bölgesinde ortaya çıkarılan rezervler yalnızca madencilik açısından değil, yüksek teknoloji sanayimizin geleceği bakımından da büyük önem taşıyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken temel konu yalnızca madeni çıkarmak değildir. Asıl katma değer, cevheri yüksek teknoloji ürününe dönüştürebilmektedir. Eğer yalnızca hammadde ihraç eden bir ülke olursanız, kazancınız sınırlı kalır. Fakat o hammaddeden batarya, elektrik motoru, uzay elektroniği, uydu sistemleri veya savunma sanayii bileşenleri üretebilirseniz, ekonomik değeri onlarca kat artırabilirsiniz. Türkiye’nin Milli Uzay Programı da bu bakımdan kritik bir vizyon sunmaktadır. Uydu teknolojileri, uzay elektroniği, roket sistemleri ve gelecekte geliştirilecek derin uzay projeleri için kritik minerallerin güvenli şekilde tedarik edilmesi stratejik önem taşımaktadır. Enerji bağımsızlığı ile uzay bağımsızlığı aslında birbirinden ayrılmaz iki kavramdır. Üniversitelerimizin bu süreçte oynayacağı rol ise hayati önemdedir. Maden mühendisleri, malzeme bilimcileri, enerji mühendisleri ve uzay mühendisleri aynı hedef doğrultusunda çalışmalıdır. Geleceğin rekabeti disiplinler arasında değil, disiplinlerin birlikte üretebildiği teknolojiler arasında yaşanacaktır. Bugün dünya kritik hammaddeleri konuşuyor gibi görünse de aslında konuşulan konu teknolojik egemenliktir. Çünkü kritik minerallere sahip olmak yalnızca ekonomik güç değil; enerji güvenliği, savunma kapasitesi, uzay teknolojileri ve hatta diplomatik etkinlik anlamına geliyor. 21. Yüzyılda ülkelerin bağımsızlığı sadece sınırlarını koruyabilmeleriyle değil, kritik teknolojilerini kendi kaynaklarıyla geliştirebilmeleriyle ölçülecek. Türkiye önündeki bu tarihi fırsatı doğru değerlendirirse yalnızca bölgesel bir üretim merkezi değil, küresel teknoloji zincirinin vazgeçilmez aktörlerinden biri olabilir. Bunun yolu ise madenlerimizi sadece çıkarmaktan değil, onları bilgiyle, mühendislikle ve bilimle birleştirerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmekten geçiyor. Çünkü geleceğin en değerli hazinesi toprağın altında bulunan cevher değil, o cevheri insanlığın hizmetine sunacak bilgi ve teknolojidir. Ve inanıyorum ki Türkiye, sahip olduğu genç mühendisleri, bilim insanları ve gelişen sanayi altyapısıyla bu yeni küresel yarışta söz sahibi olabilecek ülkeler arasında yer alma potansiyeline fazlasıyla sahiptir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** uzay, uzay sanayi, uzay vatan --- ### [Samanyolu Galaksisinde Evrenin Kozmik Anahtarları](https://uzayportal.com/samanyolu-galaksisinde-evrenin-kozmik-anahtarlari/) **Published:** March 29, 2026 **Author:** admin **Content:** Geceleri gökyüzüne baktığınızda ne görüyorsunuz? Sayısız yıldız mı? Karanlık bir sonsuzluk mu? Belki de evrenin derinliklerinde kaybolmuş hissettiren o büyüleyici boşluk… Oysa bu manzara, aslında çok daha büyük bir bütünün yalnızca küçük bir parçası. Bizler, Samanyolu Galaksisi’nin içinde, sarmal bir koldaki küçük bir gezegenin yüzeyinde duruyoruz. Ve çoğu zaman fark etmesek de, kozmik bir yolculuğun tam ortasındayız. Samanyolu, 100 milyardan fazla yıldıza ev sahipliği yapan devasa bir gökada. Üstelik sınırları tahmin ettiğimizden de geniş. 100.000 ışık yılı çapında olduğu düşünülse de, yeni araştırmalar bu büyüklüğün 200.000 ışık yılına kadar uzanabileceğini gösteriyor. Fakat en çarpıcı gerçek şu: Tüm bu devasa yapıya rağmen, [Samanyolu galaksisi](https://tr.wikipedia.org/wiki/Samanyolu) evrendeki trilyonlarca galaksiden yalnızca biri. Bu yazıda, Samanyolu’nun gizemlerinden, içindeki bilinmezlerden ve gelecekte neler yaşayabileceğinden bahsedeceğiz. Çünkü tıpkı insanların doğup büyümesi gibi, galaksiler de değişir, gelişir ve hatta bazen yok olur. ### ![](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2026/03/aioseo-ai-our-milky-way-galaxy-and-low-auto-landscape-20260329-084419.png "Our Milky Way Galaxy and our Solar system in it - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Samanyolu’nda Kaç Yıldız Var? Samanyolu’nda kaç yıldız var sorusu, tıpkı “Okyanusta kaç damla su var?” sorusu gibi cevaplaması zor bir sorudur. Bugüne kadar yapılan tahminler, galaksimizin 100 ila 400 milyar yıldız barındırdığını gösteriyor. Üstelik bu sayı zamanla değişiyor. Yeni yıldızlar doğuyor, bazıları ölüyor ve süpernova patlamalarıyla evrene devasa enerji saçıyor. Galaksimizin içindeki yıldızlardan biri de Güneş. Sıradan bir ana dizi yıldızı olmasına rağmen, bizim için hayati öneme sahip. Güneş, Samanyolu’nun Orion Kolu adı verilen spiral uzantısında bulunuyor ve galaksi merkezinden yaklaşık 27.000 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Bu mesafeyi anlamak için şöyle düşünün: Eğer ışık hızında hareket edebilseydik, galaksi merkezine ulaşmamız 27.000 yıl sürecekti. Yani, Güneş Sistemi galaksinin tam kalbinde değil, kenarlarda dolaşan bir “mahalle” sakini gibi. Esasında bir çok bilim adamı bu mesafenin Dünya’da hayat oluşması için doğru koşulları oluşturduğu kanaatinde, bunun sebebi ise Galaksimizin merkezine yaklaştıkça radyasyon seviyelerinin artıyor olması ve bununda canlı yaşamın oluşmasına baskıda bulunabileceği düşüncesidir. ### Samanyolu galaksimizle ilgili hâlâ birçok bilinmez var Bunlardan en ilginci karanlık madde. Peki, bu tam olarak nedir? [Karanlık madde](https://uzayportal.com/evrenin-gizemli-yapitaslari-karanlik-madde/), ışık yaymadığı ve doğrudan gözlemlenemediği için gizemini koruyan bir madde türü. Ancak kütle çekim etkisiyle varlığını hissettirebiliyor. Gökbilimciler, Samanyolu’nun toplam kütlesinin büyük bir kısmının görünmeyen bu maddeden oluştuğunu düşünüyor. Yani galaksimiz, sandığımızdan çok daha büyük ve yoğun olabilir. Bir diğer gizem ise hızlı radyo patlamaları (FRB’ler). Bunlar, Samanyolu’nun farklı noktalarından gelen ve milisaniyeler süren güçlü radyo sinyalleri. Kaynakları tam olarak bilinmiyor, ancak bazıları bunların nötron yıldızlarından veya hatta uzaylı uygarlıklardan gelebileceğini öne sürüyor. Ayrıca son yıllarda, yıldızlararası cisimler de dikkat çekiyor. 2017’de keşfedilen ‘Oumuamua’ adlı gizemli nesne, Samanyolu’nun derinliklerinden gelip Güneş Sistemi’ni ziyaret etti. Hangi galaksiden geldiği ya da ne olduğu hâlâ tartışmalı. Kimi bilim adamı ise Oumuamua isimli gök cisminin bir yıldız gemisi olduğunu düşündüler, ancak yeterince veri olmadığı için bu konuda daha fazla yol alınamadı. ### Evrendeki Galaksi Sayısı: Samanyolu Tek Başına Değil Evrenin büyüklüğünü hayal etmek zor. Ama biraz rakamlara dökersek: Hubble Uzay Teleskobu, evrende 2 trilyon civarında galaksi olduğunu gösterdi. Ve bu yalnızca gözlemlenebilir evrende bulunanlar. Bu galaksiler arasında, spiral galaksiler, eliptik galaksiler ve düzensiz galaksiler bulunuyor. Samanyolu, spiral galaksiler sınıfına giriyor. Büyük bir sarmalın içinde, kollarında dönen milyarlarca yıldız barındırıyor. Ancak evrendeki genişleme devam etse de, bazı galaksiler birbirine yaklaşıyor. Ve işte burada en önemli sorulardan biri devreye giriyor: Samanyolu başka bir galaksiyle çarpışacak mı? ### Samanyolu ve Andromeda: Geleceğin Kozmik Dansı Yaklaşık 4,5 milyar yıl içinde, Samanyolu büyük bir değişim yaşayacak. Çünkü şu an gökyüzünde gördüğümüz ve bize en yakın olan Galaksi olan Andromeda Galaksisi, bize doğru hızla yaklaşıyor. Andromeda, yaklaşık 2,5 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan ve Samanyolu’na benzer büyüklükte bir spiral galaksi. Ancak büyük bir fark var: Andromeda ve Samanyolu birbirlerine saniyede 110 kilometre hızla yaklaşıyorlar! Bu, kaçınılmaz bir çarpışmaya işaret ediyor. Ancak filmlerde gördüğümüz gibi patlayan ve yok olan yıldızlar beklemeyin. Çünkü galaksiler devasa ama içlerindeki yıldızlar arasında büyük boşluklar var. Çarpışma anında, çoğu yıldız birbirine çarpmayacak. Bunun yerine, iki galaksi yavaş yavaş birleşerek yeni, devasa bir gökada oluşturacak: Milkomeda. Bu süreç yüz milyonlarca yıl sürecek ve sonunda yepyeni bir galaksi doğacak. Dünya bu çarpışmayı görür mü? Muhtemelen hayır, çünkü o zamana kadar Güneş yaşlanıp bir kırmızı deve dönüşecek ve Dünya’nın yaşanabilirliği tehlikeye girecek. Ancak bir şekilde bu çarpışmaya tanıklık edebilecek bir insanlık olursa, gökyüzünde devasa bir ışık şöleni göreceklerinden emin olabiliriz. #### Kozmik Yolculuğumuz Devam Ediyor Samanyolu, içinde bulunduğumuz evin adı. Ancak evimiz düşündüğümüzden çok daha büyük ve gizemli. Gelecekte insanlık olarak galaksinin sınırlarını aşabilir miyiz? Belki. Ama şu an için bildiğimiz tek şey, Samanyolu’nun bizimle birlikte hareket eden, değişen ve evrim geçiren bir galaksi olduğu. Ayrıca bizim Güneş Sistemi’mizde Samanyolu Galaksisi’nin merkezinde dönerken siz bu satırları okurken bile yüz binlerce kilometre yol kat etmiş olacaksınız.Belki bir gün, Güneş Sistemi’miz galaksinin başka bir bölgesine taşınacak, belki Andromeda ile birleştiğimizde yepyeni yıldızlar doğacak. Ama o zamana kadar, her gece gökyüzüne baktığımızda bir şeyi unutmamalıyız: Biz, evrenin en büyük yapı taşlarından birinin içinde, Samanyolu’nun bir parçasıyız. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler, Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** andromeda galaksisi, evren, galaksi, galaksiler, karanlık madde, samanyolu, samanyolu büyüklüğü, samanyolu galaksisi --- ### [Gezegen Y Gerçek mi: Güneş Sistemimizde Gizli bir Gezegen mi Var?](https://uzayportal.com/gezegen-y-gercek-mi-gunes-sistemimizde-gizli-bir-gezegen-mi-var/) **Published:** October 22, 2025 **Author:** admin **Content:** ## **Gezegen Y** Güneş Sistemi’nin karanlık sınırlarında, bilimin uzun süreden beri araştırdığı konulardan biri “Gezegen Y” ya da Batı literatüründeki adıyla *Planet Nine*. Kimine göre bir efsane, kimi ne göre ise gezegen biliminde önemli bir ilerleme olarak görülüyor. Ama bir gerçek var ki, 2016’dan beri bu varsayımsal gezegen hem astronomların hem de meraklı zihinlerin hayal gücünü yakalamış durumda. Caltech’li bilim insanları Michael Brown ve Konstantin Batygin’in yaptığı gözlemlerle başlayan bu serüven, Güneş Sistemimizin bir nevi Asteroid kuşağı olan Kuiper Kuşağı’nın en uç noktalarındaki cisimlerin yörüngelerinde gizemli bir hizalanmayı fark etmeleriyle alevlendi. Burada enteresan olan bu küçük cisimlerin Güneş etrafında rastgele dağılmış gibi bir görüntü vermemesinden kaynaklanıyordu. Normalde bu kuşakta genelde rasgele bir dağılım görülürken Caltech’li bilim adamları ise gözlemledikleri cisimlerde bir düzen tespit ettiler. Bilim insanlarının aklına gelen en mantıklı açıklama ise gizli bir gezegendi — Güneş’ten yüzlerce milyar kilometre uzakta, karanlıkta süzülen dev bir kütle: Gezegen Y. Son yıllarda yapılan simülasyonlar bu olasılığın kesin olmamakla birlikte mümkün olabileceğini söylüyor. Güneş Sistemi’nin erken döneminde yaşanan gezegen göçlerini modelleyen çalışmalar, dışa savrulmuş bir gezegenin hâlâ orada olabileceğini gösteriyor. Bilgisayar modellerine göre Gezegen Y’nin var olma olasılığı yüzde 40 civarında. Üstelik bu sadece matematiksel bir hesaplama değil; aynı zamanda kızılötesi teleskoplarla yapılan taramalar da arayışın gerçekliğini destekliyor. Japonya’nın AKARI ve eski IRAS uydularının yıllar önce topladığı verilerde, gökyüzünde yavaşça hareket eden bazı soğuk cisimler fark etti. Bu adaylardan biri, teorik olarak Gezegen Y’nin bulunabileceği konumla örtüşüyor. Ancak henüz kimse o karanlık noktayı doğrudan görebilmiş değil. Buda bu bölgenin hem uzak hem de gözlem açımızdan ırak olmasından kaynaklanıyor. Yeni teleskop teknolojileriyle yapılan gözlemler umut verici olsa da sonuçlar hâlâ kesin değil. Özellikle 2023’te keşfedilen yeni Kuiper Kuşağı cisimleri, Planet Nine (Gezegen Y) hipotezini destekleyen “yörünge hizalanması” fikrine gölge düşürdü. Bazı cisimlerin yörüngelerinim beklenenin tersine davrandığı tespit edildi. Bu da şu ihtimali doğuruyor: Belki de bu gizemli düzen aslında istatistiksel bir yanılsamadan ibaret. Belki de biz sadece verinin bize çizdiği hayali bir desene inanıyoruz. Yani Gezegen Y, bilimin kendi bilinçaltındaki bir “karanlık nokta” olabilir. Fakat bu ihtimale rağmen bilim insanları pes etmiş değil. 2025 itibariyle, Şili’de devreye giren Vera C. Rubin Gözlemevi’nin özel bir projesi, gökyüzünü 10 yıl boyunca düzenli olarak tarayacak. Bu dev teleskop her yıl milyarlarca yıldızı, gezegeni ve asteroidi yeniden fotoğraflayacak şekilde tasarlandı. Eğer Gezegen Y gerçekten varsa, bu gözlem dizisi onun hayalet siluetini sonunda ortaya çıkarabilir. Rubin teleskobu, adeta karanlıkta kalan bir devin nefesini yakalayabilecek tek araç gibi görünüyor. Eğer bu teleskop bile onu bulamazsa, Gezegen Y büyük olasılıkla bir efsane olarak kalacak. Elbette akıllara gelen bir başka soru da şu: Eğer bu gezegen gerçekten varsa, bize bir tehdit oluşturur mu? Kısacası, hayır. Hipoteze göre bu dev cisim Güneş’ten o kadar uzakta ki, yörüngesi binlerce yıl sürebilir. Böyle bir gezegenin Dünya’ya doğrudan bir etkisi olmaz. Ancak uzun vadede kütleçekimsel olarak kuyruklu yıldızların yörüngelerini etkileyebileceği düşünülüyor. Yani Gezegen Y, milyonlarca yıl içinde dolaylı olarak gökyüzümüzü şekillendiren bir güç olabilir. Ama korkulacak bir cisim olarak değil, özellikle güneş sisteminin uzak bölgelerinin yörünge mekaniğini dizayn edebilecek bir güç olarak düşünebiliriz. Bununla birlikte Gezegen Y’nin varlığı, sadece astronomi için değil, insanlık için de felsefi bir anlam taşıyor. Eğer gerçekten oradaysa, Güneş Sistemi sandığımızdan çok daha büyük ve karmaşık demektir. Belki de bu, evrenin bize gönderdiği bir hatırlatmadır: Ne kadar çok şey bildiğimizi sansak da, aslında karanlığın içinde ancak çok azını görebiliyoruz. Gezegen Y’nin keşfi, sadece bir gezegenin bulunması değil; insanlığın güneş sisteminin gizemini çözmesi anlamına gelecek. Ama eğer yoksa? O zaman Gezegen Y, bilimin kendi mitolojisi olarak kalacak. Tıpkı eski uygarlıkların gökyüzünde tanrılar görmesi gibi, biz de belki matematiğin içinde hayalet gezegenler arıyoruz. Fakat bu bile güzel bir şey. Her yanlış teori, gerçeğin daha net bir biçimde ortaya çıkmasına yardım eder. Gezegen Y de bu açıdan bir dönüm noktası olabilir. Gerçekten varsa, Güneş Sistemi’nin sınırlarını yeniden çizeceğiz. Yoksa, evrenin karmaşık yapısını anlamada bir gizemin perdesini kapatacağız. Bir nevi bu da bize bilimin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bize doğruyu bulmayı gösterse de aynı zamanda yanlış bulgular bile bilimin ilerlemesini sağlıyor. Bu yüzden bilimle yoğrulan toplumlar uygarlıkla tarihinde her zaman önemli bir yer tutmuştur. Sümerliler buluşlarıyla tarımın ve kentleşmenin ilerlemesini sağlamıştır, Mayalar astronomi konusunda ciddi ilerleme kastetmiştir, Antik Yunanlılar fizik ve kimyanın temellerini atmışlardır. Almanlar modern bilimin ve kuantum mekaniğinim ilerlemesini sağlamışlardır. Her toplumun bilimle dansı o toplumu daha ileriye götürmüştür. Mesela Türkler ilk defa röntgen cihazını Birinci Dünya Savaşında bir hastanın vücuda saplanan şarapnel parçasını tespit etmek için kullanmıştır. Bu yüzden şimdi 21. Yüzyılda herkesten önce Türkiye kendini daha çok bilime vermeli ve milli bir bilim kalkınma hamlesi başlatmalıdır. Böylece ülkemiz 21. Yüzyılın öncü ülkelerinden biri olarak hak ettiği yere ulaşacaktır. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** gezegen X, gezegen y, Güneş Sistemi --- ### [Mars’ta Hayat Varmı?](https://uzayportal.com/marsta-hayat-varmi/) **Published:** October 22, 2025 **Author:** admin **Content:** ## **Mars’ta Hayat Var mı Sorusu Cevap Bulmak Üzere** İnsanlığın en büyük özelliklerinden biri uygarlığın doğuşundan beri gökyüzüne bakmak ve yıldızları ve gezegenleri merak etmek olmuştur. Özellikle bu topraklarda olan uygarlıklarda bunun izlerini gerek Göbeklitepe’de gerek Sümerliler’den kalan yazıtlarda görebiliyoruz. Tabi bize en yakın iki gezegen Venüs ve Mars gökyüzündeki görülebilirlikleri nedeniyle bu ilginin odağı olmuştur. Özellikle son yıllarda, eskiden büyüklerimizin Merih gezegeni diye andığı kırmızı gezegen olan Mars’ın özellikle bir çekiciliği olmuştur. Birçok bilim adamı ve bilim kurgu yazarı “acaba Mars’ta hayat var mı?” sorusunu sormuş ve 19. Yüzyıldan beri bu soru sıklıkla irdelenmiştir. Peki gerçekten Mars’ta Hayat olabilir mi? Yakın zamanda gündeme gelen yeni bulgular bize bu soruya biraz daha yaklaşma imkânı tanıyor ama yine de kesin yanıtı vermekten henüz uzağız. Öncelikle, bizi heyecanlandıran gelişmenin ne olduğuna birlikte bakalım. Perseverance gezgini, Mars’ın Jezero Krateri’nde önemli bir kayaya rastladı: “Cheyava Falls” adı verilen bu kayada, açıkça tanımlanamayan “leopar-benzeri lekeler” görüldü. Bu lekeler için demir oksit açısından zengin bir ortamda oluşmuş olduğu ve diğer yandan organik materyal izleri de içeriyor durumda olduğu düşünülüyor. Örneğin, bu bulgu sıvı su varlığını işaret edebiliyor; ayrıca bu kayanın çamur türevli sedimanter yolla oluşmuş olduğu varsayılıyor. Bilim insanı Oleg Abramov’un sözleriyle: “Bu şimdiye kadarki en iyi mikro-yaşam bulgusu olma potansiyeline sahip.” Her ne kadar bu kesin bir yaşam kanıtı olmasa bile gene de Mars gezegeninde hayat olabileceğinin en önemli işaretlerinden biri sayılıyor. Bu tür bir bulgu, daha önce Mars’tan gelen meteorite dayanan “ALH84001” vakasında yaşananlarla kıyaslandığında daha sağlam görünüyor. 1996’da bu meteoritte yaşam benzeri izler bulunduğu iddia edilmişti ama daha sonra birçok araştırmacı bunu inorganik süreçlere bağladı. Şimdiki bulgularda ise önemli bir fark var. Jezero’da bulunan kaya doğrudan Mars yüzeyinde, bir rover tarafından saptandı ve numunelere dönüşmesi için mühürlendi. Gerçekten de Perseverance, bu kaya parçasını dünyaya geri getirilmek üzere mühürledi ve muhafaza altına aldı. Bu da demek oluyor ki; laboratuvar koşullarında detaylı analiz yapmak için umut verici bir hazırlık var. Öte yandan, bu işaretlerin yaşam olup olmadığı konusunda hâlâ belirsizlik hâkim. Örneğin, Mars atmosferinde tespit edilen metan, biyolojik kaynaklı olabileceği gibi jeolojik süreçlerden de kaynaklanıyor olabilir. Bir gazın varlığı dikkat çekici ama tek başına yaşamın kanıtı olduğu anlamına gelmiyor. Dolayısıyla Mars’ta hayat var mı sorusu bugün hâlâ “olabilir mi?” düzeyinde duruyor ancak gittikçe bulunan yeni veriler ve bulgular Mars gezegeninde hayat olabileceğine işaret ediyor. Hatta bazı bilim adamları daha ileriye giderek milyonlarca yıl önce Mars’ta daha aktif bir yaşam olduğunu ancak atmosferik değişimlerle şu an çok az bir mikrobik yaşam kaldığını savunuyorlar. ### ***Dünya’ya Yaşam Marstan mı Geldi?*** Bu noktada, bir mühendis ve bilim insanı olarak beni asıl heyecanlandıran şey, sadece bulgu değil, yöntemler ve gelecek vizyonuyla ilgili. Çünkü bilim böyle dev adımlar atıyor: Sadece “bakalım ne buluyoruz” değil, “bulduğumuz şeyi nasıl emin şekilde yorumlarız?” sorusu da bir o kadar önemli. Gelecek yıllarda, Mars’tan getirilecek numunelerle çalışmaların doğrulama gücü artacak. Ve hatta belki de Mars’ın bir zamanlar mikrobiyal yaşama ev sahipliği yaptığına dair kesinleşmiş bir fikre ulaşacağız. Bunun tespit edilebilmesi sayesinde Güneş Sistemimizin hayat oluşumuna nasıl yer verdiği ve hayatın oluşumu için geçerli şartların ne olduğuna dair bilgilere ulaşmak mümkün olacak. Kimi bilim adamlarının savunduğu “**abiogenesis**” (organik olmayan maddelerden yüksek ısı ve basınç ve belirli koşullar altında yaşamın kendiliğinden oluşması) yaşam oluşumunu belki de bu şekilde kanıtlamak mümkün olabilir. Ancak tabii ki bu bir teori ve daha çok çalışma yapılması gerekiyor. Bir diğer teori olan “**panspermia**” ise yaşamın yıldızlarda oluşup güneş rüzgarları ve kozmik ışınlarla ve asteroitlerle başka yıldızlara ve gezegenlere taşınarak yaşamın tohumlarının atılması ise Mars ile alakalı başka bir yaklaşım. Kimi bilim adamı hayatın Mars’ta başladığı ve dünyaya panspermia ile gediğini ve yaşamın daha sonra gezegenimizin bol doğal imkanları ile çok hücreli ve gelişmiş yaşamlara yol açtığını savunanlar var. Yine de şu gerçek değişmez: Mars’ta bu tür bulguların artması, sadece gezegen hakkında değil, yaşamın evrenselliği konusunda da ufkumuzu genişletiyor. Biz insanlar, Dünya’ya özgü bir yaşam modeliyle düşünmeye eğilimliyiz. Ama Mars bize şunu hatırlatıyor: Yaşam belki de çok daha esnek, farklı ve bizden bağımsız biçimlerde evrimleşmiş olabilir. Eğer gerçekten Mars’ta bir gün “evet, yaşam vardı/var” diyebilirsek, bu yalnızca o gezegenin hikâyesi değil, bizim hikâyemizin de yeniden yazılması anlamına gelir. Bir profesör olarak öğrencilerime sürekli söylediğim gibi: Bilim sorularla yaşar, kesinlerle değil. Bu bağlamda Mars’taki bu potansiyel yaşam imgesi bulgusu, cevaptan öteye bir anlam taşımakta. Ve aynı zamanda bizi “bir sonraki adım ne?” sorusuyla buluşturuyor. Gelecek Mars görevleri, yalnızca bir gezegene ayak basmaktan öte bir anlam taşıyor olacak. Sınırları zorlama, alışkanlıklarımızı sorgulama ve “evrende yalnız mıyız?” sorusunu yeniden düşünme fırsatı. Bu yazıda bahsettiğim gelişmeler ışığında, birkaç son düşünceyle noktalamak isterim: Birincisi, Mars’ta yaşam olduğunu kesin olarak söylemek için henüz erken; ancak işaretlerin güçlendiği açık. İkincisi, bu süreçte bilimsel sabır, metodik disiplin ve eleştirel yaklaşım şart. Üçüncüsü, Mars olayı sadece uzakta bir bulgu değil; bize, Dünya’yı ve içindeki yaşamı da daha dikkatli anlamamız için bir ayna tutuyor. Yaşamın dengeleri, çevresel koşulları, bilinmeyeni keşfetme arzusu. Hepsi bir arada. Son olarak, meraklı okurlarıma şunu söylemek isterim: İçinizdeki merakı sessizce uyandırın. Gece gökyüzüne baktığınızda Mars henüz yalnızca kırmızı bir nokta değil; belki orada yaşamaya çalışmış, yaşamış ya da hâlâ yaşamaya devam ediyor olabilecek bir dünya. Şu an için kesin bilmesek de bu soru “Mars’ta hayat var mı?” belki de en iyi sorulardan biri. Bu sorunun cevabı sadece Mars’ta hayatı açıklamakla kalmayacak, bir yandan belki gezegenimizde de hayatın nasıl oluştuğunu açıklamaya yardımcı olacak. Sonuç her ne çıkarsa çıksın bu sorunun peşinde olmak, bilim için olduğu kadar insanlık için de anlamlıdır ve bazen gidilen yol varılan duraktan daha önemlidir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Mars Gezegeni, mars görevleri, marsta hayat, Merih --- ### [Uzay Çöpleri Sorunu Nasıl Çözülecek? | Şule Perinçek | Prof. Dr. Uğur Güven | Ulusal Kanal Yeni Ufuklar Programı](https://uzayportal.com/uzay-copleri-sorunu-nasil-cozulecek-sule-perincek-prof-dr-ugur-guven-ulusal-kanal-yeni-ufuklar-programi/) **Published:** September 3, 2024 **Author:** admin **Content:** ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya --- ### [Boeing ve Starliner Başarısızlığı: Dev Şirket Uzay Çalışmalarından Çekilecekmi?](https://uzayportal.com/boeing-ve-starliner-basarisizligi-dev-sirket-uzay-calismalarindan-cekilecekmi/) **Published:** August 29, 2024 **Author:** admin **Content:** Boeing’in Starliner [uzay](https://uzayportal.com/) aracı, NASA’nın Ticari Mürettebat Programı kapsamında geliştirilen ve Amerikan astronotlarını Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) taşıması planlanan önemli bir projeydi Ancak, Boeing’in Starliner’ı, beklentilerin aksine, bir dizi teknik sorun ve aksiliklerle karşılaşması hem NASA hem Boeing için çok ciddi sıkıntılara yol açtı. Uluslararası Uzay İstasyonuna ulaşan tek insanlı denemesinde uzay gönderdiği iki astronot Sunita Williams ve Butch Willmore ISS’te yaklaşık 3 aydır mahsur kalmış ve en son NASA, 24 Ağustos’ta yaptığı basın toplantısında bu iki astronotu Şubat 2025’te SpaceX Uzay aracıyla geri getirmeyi planladığını duyurmuştur. Boeing’in uzay aracını astronotlarla güvenli şekilde geri getiremeyeceğinin düşünülmesi ve NASA’nın Boeing’in rakibi SpaceX ile onları döndürecek olması dev firmaya prestij anlamında ciddi bir darbe vurmuştur. Bu çerçevede şu an ISS’te duran Starliner uzay aracının insansız olarak dünyaya döndürülmesi planlanıyor. ### Starliner Projesi Baştan Beri Ters Gidiyordu Starliner’ın karşılaştığı ilk ciddi zorluk, 2019’da gerçekleştirilen ilk insansız test uçuşu olan OFT-1 sırasında yaşanan yazılım sorunlarıydı. [Boeing Starliner](https://www.boeing.com/space/starliner), ISS’ye başarılı bir şekilde kenetlenemedi ve planlandığı gibi dünyaya geri dönmek zorunda kaldı. Olayın ardından yapılan incelemelerde, zamanlama sistemindeki bir hatanın araçtaki ana zamanlayıcıyı yanlış ayarladığı ve bunun sonucunda yakıtın büyük bir kısmının yanlış zamanda tüketildiği tespit edildi. Bu tür bir yazılım hatası, ciddi bir güvenlik riski oluşturmuş ve Boeing’in mühendislik süreçlerindeki zayıflıkları ortaya çıkarmıştır. Yazılım sorunları, sadece OFT-1 ile sınırlı kalmamıştır. 2021’de gerçekleştirilen OFT-2 görevi sırasında, Starliner’ın servis modülündeki itici sistem valflerinde yaşanan sorunlar nedeniyle fırlatma iptal edilmiştir. Sorun, oksidant valflerinin açılmaması nedeniyle araçta yeterli itici gücün sağlanamamasıydı. Bu durum, Boeing’in donanım tasarımındaki eksikliklerin yanı sıra, kalite kontrol süreçlerindeki sorunları da gözler önüne sermiştir. Özellikle, bu tür kritik bileşenlerin güvenilirliğini sağlamak için daha kapsamlı test ve simülasyon süreçlerine ihtiyaç olduğu açıktır. ### Uçak Sorunları ile Boğuşan Boeing’de Yönetimsel Sorunlar Teknik sorunların yanı sıra, Boeing’in Starliner projesindeki yönetimsel ve organizasyonel eksiklikler de başarısızlıkların başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Boeing, 737 MAX uçaklarındaki krizle uğraşırken aynı zamanda Starliner projesini yürütmekteydi. Bu durum, kaynakların ve dikkatlerin bölünmesine neden olmuş ve sonuç olarak, hem uçak hem de uzay aracı programlarında kalite ve güvenlik standartlarından ödün verilmiştir. Tahminen Boeing’in iç organizasyon yapısındaki eksiklikler ve iletişim sorunları, Starliner projesinde yaşanan aksiliklerin önemli bir sebebidir. Büyük ihtimalle projede yer alan mühendisler ve yöneticiler arasında yeterli bilgi paylaşımı yapılmamış, sorunlar zamanında ve etkili bir şekilde ele alınmamıştır. Bu tür bir organizasyonel zayıflık, karmaşık ve yüksek riskli projelerde başarısızlık riskini artırır. Ayrıca, yönetim kadrosunun teknik ekibin geri bildirimlerine yeterince önem vermemesi, hataların tekrarlanmasına ve sorunların derinleşmesine yol açmıştır. Zaten uçak segmanında 737 Max ve 777X sorunları ile boğuşan ve tüm dünyada prestij kaybına uğrayan Boeing’in, bir de Starliner projesinde bu sorunun meydana gelmesi ve astronotların rakip firma olan SpaceX tarafından dünyaya getirilecek olması ciddi bir güven sorununu ve prestij kaybını göstermektedir. ### Boeing Firmasına Olan Etkileri ve Kayıplar Boeing’in Starliner programındaki başarısızlıkları, [SpaceX](https://www.spacex.com/) gibi rakiplerinin başarılarına kıyasla daha belirgin hale gelmiştir. SpaceX, Crew Dragon uzay aracıyla NASA’nın Ticari Mürettebat Programı kapsamında başarılı bir şekilde ISS’ye astronot taşımayı başarmıştır. Bu durum, Boeing’in uzay endüstrisindeki rekabet gücünü zayıflatmış ve şirketin itibarını sarsmıştır. SpaceX’in başarısı, Boeing’in başarısızlıklarıyla daha da öne çıkmış ve kamuoyunun Boeing’e olan güvenini azaltmıştır. Boeing’in uzay programındaki başarısızlıkları, şirketin genel itibarını da olumsuz etkilemiştir. Ticari uçak sektöründe yaşanan 737 MAX krizinin ardından, Starliner projesindeki aksilikler, Boeing’in genel mühendislik ve yönetim kalitesine yönelik endişeleri artırmıştır. Bu durum, Boeing’in hem ticari hem de devlet müşterileri nezdinde güvenilirliğini zedelemektedir. Ayrıca Starliner programındaki gecikmeler ve başarısızlıklar, Boeing’e ciddi mali yükler getirmiştir. Programdaki aksaklıklar, Boeing’in NASA ile yaptığı kontratların gecikmesine ve dolayısıyla beklenen ödemelerin alınamamasına yol açmıştır. Ayrıca, yeniden tasarım ve test süreçlerinin maliyetleri de şirketin bütçesine ek yükler getirmiştir. Boeing’in bu projede yaşadığı finansal kayıplar, şirketin genel karlılığını olumsuz etkilemiş ve hissedarlar arasında endişeye neden olmaktadır. Üstelik Starliner’ın başarısızlığından sonra NASA’nın Boeing ile işbirliğine devam edip etmeyeceği de belirsizdir. Finansal etkilerin yanı sıra, Starliner’daki başarısızlıklar, Boeing’in gelecekteki uzay projelerine yatırım yapma konusundaki istekliliğini de azaltabilir. ### Peki Boeing Bu Sarmaldan Çıkabilir mi? Boeing’in Starliner projesindeki başarısızlıklarını telafi edebilmesi ve uzay endüstrisindeki itibarını yeniden kazanabilmesi için bir dizi önemli adım atması gerekmektedir. Geçtiğimiz günlerde CEO’sunu değiştiren Boeing öncelikle, teknik sorunların kök nedenlerini belirlenmeli ve bu sorunları çözmek için daha kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Yazılım ve donanım bileşenlerindeki hataları gidermek için bağımsız bir denetim süreci başlatılabilir ve dış uzmanlardan destek almalıdır. Ayrıca, Boeing’in yönetim ve organizasyon yapısını gözden geçirmesi gerekmektedir. Proje yönetimi ve iletişim süreçlerinde daha şeffaf ve etkili bir yaklaşım benimseyerek, mühendislerin ve teknik personelin geri bildirimlerini dikkate alan bir yönetim kültürü oluşturulmalı ve proje içi iletişim kanalları güçlendirilmelidir. Ayrıca, Boeing’in uzay programları için özel bir kriz yönetimi ekibi oluşturması, olası sorunların hızlı ve etkili bir şekilde ele alınmasını sağlayabilir. En önemlisi, Boeing’in kalite kontrol ve test süreçlerini iyileştirmesi büyük önem taşımaktadır. Starliner gibi yüksek riskli projelerde, her bir bileşenin güvenilirliği titizlikle test edilmelidir. Daha fazla simülasyon ve prototip testi yaparak, olası hataların önceden tespit edilmesi ve giderilmesi sağlanabilir. Ayrıca, tedarik zinciri yönetimi ve bileşen kalitesi konusunda daha sıkı standartlar belirlenmelidir. Uzay sektörüne de darbe vuran bu sonuçtan sonra Boeing’in bu projedeki hatalarından ders çıkarması ve gerekli iyileştirmeleri yapması, hem şirketin hem de Amerika’nın uzay keşiflerindeki liderliğini sürdürebilmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Gerek uzay gerek uçak segmanlarında Boeing ilk kuruluş yıllarındaki kaliteyi ve özeni geri getirebilirse tekrar eski günlerine dönebilir yoksa uçak endüstrisinde öncülüğünü Airbus’a ve uzay konusundaki varlığını da zaten şu an lider olan SpaceX’e kaptıracaktır. Tabi bir yandan Boeing’in bu sorunları ülkemizin uçak ve uzay sektöründe yatırımlar yapıp milli teknolojilerimizi genişletmek ve ihraç etmek içinde için ciddi bir fırsattır ve değerlendirilmesi gerekir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** airbus, Boeing, boeing starliner, boeing uçak, boeingde neler oluyor, SpaceX, sunita williams --- ### [Perseverance Mars Gezgini Gelecekteki Dünya'ya Dönüş için 1. Mars Örneğini Hazırladı](https://uzayportal.com/perseverance-mars-gezgini-gelecekteki-dunyaya-donus-icin-1-mars-ornegini-hazirladi/) **Published:** September 7, 2021 **Author:** admin **Content:** ## NASA’nın Perseverance gezgini ilk Mars örneğini topladı. ![Mars Persevarance Uzay Aracı](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/Mars-Persevarance-Gorev-300x187.jpg "Mars-Persevarance-Gorev - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Araba büyüklüğündeki gezici rover, 6 Eylül Pazartesi günü bir Kızıl Gezegen kayasının delinmiş bir çekirdeğini içeren bir titanyum tüpü mühürledi ve iddialı görevi için büyük bir dönüm noktası oldu. Her şey plana göre giderse, [Perseverance](https://science.nasa.gov/mission/mars-2020-perseverance/) bu türden birkaç düzine daha fazla örnek toplayacak ve bunların tümü, on yıl kadar sonra analiz için Dünya’ya götürülecek. [NASA](https://nasa.gov) Bilim Misyonu Müdürlüğü başkanı Thomas Zurbuchen Pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Tüm NASA bilimi için bu gerçekten tarihi bir an” dedi. Zurbuchen, “Apollo ay misyonları, burada gezegenimizde analiz için diğer dünyalardan örneklerin geri gönderilmesinin kalıcı bilimsel değerini gösterdiği gibi, aynı şeyi Mars Sample Return programımızın bir parçası olarak Perseverance’ın topladığı örneklerle de yapacağız.” Dedi. “Dünyadaki en gelişmiş bilim araçlarını kullanarak, bir zamanlar Mars’ta yaşamın var olup olmadığı sorusunun araştırılması da dahil olmak üzere, geniş bir dizi bilim alanında ağızları açık bırakan keşifler bekliyoruz.” Azim (Persevearance), milyarlarca yıl önce bir nehir deltası ve bir göl barındıran Kızıl Gezegenin Jezero Krateri’nin içine 18 Şubat’ta indi. Gezici, eski Mars yaşamının belirtilerini arıyor ve belki de 2031 gibi erken bir tarihte NASA-Avrupa Uzay Ajansı ortak kampanyasıyla Dünya’ya getirilecek olan 43’e kadar bozulmamış örnek topluyor. Bu numunelerden ilki – “Rochette” olarak adlandırılan bir kayadan alınan 0,5 inç genişliğinde ve 2,4 inç uzunluğunda (1,3 x 6 santimetre) bir silindir – şimdi güvenli bir şekilde kaldırıldı. Tabi bu esnada bir çok problem meydana geldi. Örneğin, Perseverance ilk olarak 5 Ağustos’ta bir kaya çekirdeğini yakalamaya çalıştı, ancak deldiği kayanın aşırı derecede ufalandığı ve tüpün içine giremeyen parçalara düştüğü ortaya çıktı. Azim daha sonra yeni bir siteye, “Citadelle” (Fransızca “kale” için) adlı sarp bir tepeye yuvarlandı. Görev ekibi Rochette’i hedef olarak belirledi ve derinlemesine bir değerlendirmeden sonra Perseverance, 1 Eylül’de darbeli matkabı ile kayayı deldi. Kısa süre sonra gezicinin çektiği fotoğraflar planlandığı gibi tüpte bir örnek gösterdi, ancak biraz sonra çekilen diğer görüntülerde görünmüyordu. [Uzay](https://uzayportal.com/) konusunda bu önemli bir gelişme. Gezici bu fotoğrafları 4 Eylül Cumartesi günü Dünya’ya ışınladı ve numunenin gerçekten de 266 sayısal işaretini taşıyan tüpte olduğunu doğruladı. Yani, Pazartesi günü saat 12:34’te EDT (0434 GMT), NASA yetkilileri, azim, tüpü iç kısmına aktardı, ölçtü ve (yine) numuneyi görüntüledi ve tüpü hava geçirmez şekilde kapattı. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Mars Görevi Perseverence, NASA Mars Görevi, Perseverance Gezgini --- ### [Firefly Roketi Fırlatma Esnasında Patladı](https://uzayportal.com/firefly-roketi-firlatma-esnasinda-patladi/) **Published:** September 8, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Firefly Roket Patlaması](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/firefly-roket-patlama-300x168.jpg "Rocket Explodes - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Firefly Aerospace, geçen Perşembe günü ilk Firefly roketini fırlattı. İki dakika otuz saniyelik uçuşun ardından, bir motor sorunu nedeniyle fırlatma sonlandırıldı. Firefly yörüngeye ulaşamamış olsa da, bu şirket için önemli bir adımdı. Firefly, ilk lansmanlarını canlı yayınlayan ilk yeni uzay girişimidir. Lansman şirketlerinin “büyüyen sancıları” yayınlamaktan hoşlanmadığı düşünüldüğünde, bu tür bir şeffaflık önemli bir kriter. Firefly şirketine ait Alpha fırlatma aracı (1300 kg’dan düşük Dünya yörüngesine) iki dakika otuz saniye boyunca uçtu…ilk kez fırlatma performansı için fena sayılmayan bir sonuç denilebilir. Diğer benzer ilk fırlatmalar ile karşılaştırıldığında: **SpaceX**: Falcon 1 (670 kg) ilk fırlatma 33 saniye sürdü **Astra**: Roket 1.0 (< 100kg) ilk fırlatma 27 saniye sürdü, Roket 2.0 (< 100 kg) ikinci fırlatma 30 saniye sürdü **Virgin Orbi**t: LauncherOne (500 kg) ilk fırlatma birkaç saniye sürdü **Ayrıntılar**: Firefly, Perşembe günü California’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden ilk yörünge girişimini başlattı. Uçuşa yaklaşık 15 saniye kala, 2. motor (ilk aşamada dört Reaver motoru var) kapandı. Şirkete göre, motor arıza yapmadı – motordaki itici ana valfler kapandı ve itme sonlandırıldı. Kalan üç motor, araç süpersonik hızlara ulaşana kadar kontrolü koruyabildi ve ardından kontrolü kaybetti. Menzil daha sonra roketin patlamasına neden olan uçuş sonlandırma sistemini patlattı. **Arka plan**: 2017 yılında kurulan Firefly, Austin bölgesinde bulunan bir fırlatma hizmetleri sağlayıcısıdır. Firefly’ın “uçtan uca” uzay taşımacılığı çözümü sektörde benzersizdir ve üç ana sistemden oluşur: Dünyadan uzaya uçacak roketler (Alpha fırlatma aracı) Daha önce fırlatılan uzay aracını alternatif yörüngelere yönlendirmek için bir uzay aracı (“uzay taksisini” düşünün) ve Yükleri gezegen yüzeylerine taşımak için bir iniş aracı. Sıradaki ne? Firefly, ikinci Alpha fırlatma aracını bu yılın sonuna kadar piyasaya sürmeyi planlıyor. Ancak önce şirket, 2. motorun neden erken kapandığını anlamak ve uçuş sırasında diğer ilgili beklenmedik olayları ortaya çıkarmak için bir anormallik araştırmasını tamamlamalıdır. **Biz Uzay Portalı olarak her ne kadar Firefly Roketi fırlatma esnasında patlamış olsa bile, bu tür özel firmaların roket fırlatma çalışmalarının ticari uzay çalışmalarına ciddi bir katkı sağlayacağını ve yörünge fırlatımlarının ucuzlayacağını düşünüyoruz. Böylece uzay herkese açık hale gelecektir. Umarız Türkiye’dede bu tarz faaliyetler başlar.** ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Firefly, Firefly roket fırlatma, roket fırlatma, ticari uzay firması, ticari uzay uçuşları --- ### [SpaceX Bugün 21 Şubat 2022'de 49 Adet Starlink Uydusu Fırlatacak](https://uzayportal.com/spacex-bugun-21-subat-2022de-49-adet-starlink-uydusu-firlatacak/) **Published:** February 21, 2022 **Author:** admin **Content:** ## SpaceX, dört düzineden fazla Starlink uydusunu fırlatacak ve 21 Şubat Pazartesi günü geri dönen roketi indirecek. ![Starlink Uyduları SpaceX Fırlatması](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/02/Starlink-Satellite-Launch-1024x1024.jpeg "Starlink-Satellite-Launch - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")[Uzay haberleri](https://uzayportal.com/category/haberler/) kapsamlı bu haberde İki aşamalı bir Falcon 9 roketinin, SpaceX’in 49’u Starlink geniş bant uzay aracıyla birlikte Pazar günü 09:44 EST’de (1444 GMT) Florida’nın Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonundan kalkması planlanıyor. [SpaceX](https://www.spacex.com/)‘in izniyle veya doğrudan şirket aracılığıyla Space.com’da canlı olarak izleyebilirsiniz. SpaceX’in web yayını, lansmandan yaklaşık 15 dakika önce başlayacak. Fırlatma planı bir roket inişini içeriyor: Kalkıştan yaklaşık dokuz dakika sonra Falcon 9’un ilk aşaması, SpaceX’in Atlantik Okyanusu’nda konuşlandırılacak olan “A Shortfall of Gravitas” adlı drone gemisine dikey bir iniş için Dünya’ya geri dönecek. Gemi ise Florida sahilinden yüz mil uzakta konuşlandırıldı SpaceX uzay görevi için başlangıçta görevi Pazar günü başlatmayı planlıyordu, ancak roket kurtarma için kötü hava koşullarının varlığı nedeniyle fırlatmayı bir gün erteledi. SpaceX Cumartesi günü Twitter’da “İyileşme havası nedeniyle, şimdi 21 Şubat Pazartesi günü saat 9:44’ü (EST) Starlink’in lansmanı için hedefliyor” dedi. Aşağıdan canlı olarak izleyebilirsiniz: ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** SpaceX, Starlink Uyduları, Starlink ve spacex --- ### [Rus Uzay Ajansı Roscosmos, Rusya-Ukrayna Çatışmasının Yaptırımları Nedeniyle Uluslararası Uzay İstasyonunun ISS Tehlikede Olabileceğini Bildirdi](https://uzayportal.com/rus-uzay-ajansi-rusya-ukrayna-catismasinin-yaptirimlari-nedeniyle-uluslararasi-uzay-istasyonunun-iss-tehlikede-olabilecegini-bildirdi/) **Published:** March 1, 2022 **Author:** admin **Content:** Bu hafta, Rusya Ukrayna’ya şiddetli bir saldırı başlatırken, Rusya’nın uzay ajansının yöneticisi tehditvari bir açıklama yaptı. Başkan Joe Biden Perşembe günü Rusya’ya karşı diğer etkilerinin yanı sıra “uzay programları da dahil olmak üzere havacılık endüstrisini bozacak” yeni yaptırımları açıkladıktan sonra, Roscosmos Başkanı Dmitry Rogozin Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında bir dizi tweetle yanıt verdi: “Yok etmek istiyor musunuz? ISS’deki işbirliğimiz? Bizimle işbirliğini engellerseniz, ISS’yi kontrolsüz bir yörüngeden çıkmaktan ve Amerika Birleşik Devletleri veya Avrupa’ya düşmekten kim kurtaracak? … ISS Rusya üzerinden uçmuyor, bu yüzden riskler tamamen size ait.” ![Rusya Batıyı Uzay İstasyonu ile tehdit etti](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/Russian-Threats-ISS.jpeg "Russian-Threats-ISS - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")İlk bakışta, bu ifade oldukça dengesiz görünüyor. Özellikle Rusya, ISS’yi işleten ülkelerden biri ve istasyonda sürekli iki kozmonot bulunduruyor. (Ve istasyonun yörünge yolu çoğunlukla Rusya’nın dışına düşse de, ISS güney sınırının küçük bir bölümünü geçiyor.) Orta Amerika’da düşen bir uzay istasyonu hayaleti fazla gerçekçi görünmeye başlamadan önce şunu demek lazım Uluslararası Uzay İstasyonu aşağı inmek üzere değil. Rusya bir düğmeye basıp onu Dünya’nın 260 mil üzerindeki yörüngesinden çıkaramaz. Rogozin, uzay istasyonunun yörüngedeki yüksekliğini korumak için şu anda Rus tahrik sistemlerine bağlı olduğu gerçeğine atıfta bulunuyor ve görünüşe göre, yaptırımlar ISS’yi etkilerse bu hizmetleri geri çekmekle tehdit ediyor ve bunu mümkün olan en haydut şekilde yapıyor. Güzel uzay istasyonunuz burada. Başına bir şey gelirse yazık olur. Rogozin’in Amerikalı meslektaşı NASA yöneticisi Bill Nelson, doğrudan yanıt vermedi. Ajans bir açıklamada şunları söyledi: “NASA, Rus uzay ajansı Roscosmos da dahil olmak üzere tüm uluslararası ortaklarımızla “Uluslararası Uzay İstasyonunun On yıllardır, her iki ülkedeki yetkililer uzayda işbirliğinin değeri konusunda aynı sdüşüncede kaldılar: Geçmişteki çatışmalar ve yarışmalar bir yana, ISS gibi projeler uluslararası işbirliğinin kaleleridir, özellikle kriz zamanlarında daha iyi benliğimizin bir amblemidir. . Uzaydaki çabalarımız, her şeyden önce amaçlanan bir amaç değildir. Bu çerçeveleme her zaman tutmaz. 2014’te ABD ve diğer ülkeler, Kırım’ı ele geçirmesi nedeniyle Rusya’ya karşı cezai tedbirler aldığında, ISS’nin çabalarının refahıyla ilgili sorular gündeme geldi. O zamanlar, şimdi olduğu gibi, Kırım yarımadasının işgalindeki rolü nedeniyle kendisi de ABD yaptırımları altında olan Rogozin gibi isimlerden kışkırtıcı yorumlar yapıldı. Ve sonra, şimdi olduğu gibi, NASA’dan iki ülkenin ISS’deki çalışmalarının iyi olacağına dair güvenceler vardı. (Rogozin, NASA’nın Perşembe gecesi ABD’nin Rusya’ya teknoloji ihracatına yönelik yeni yasağının ISS operasyonlarını kapsamayacağını söylemesinin ardından sakinleşmiş görünüyordu.) ISS, Amerikan ve Rus segmentlerine bölünmüştür ve çalışması için her iki tarafa da güvenir: NASA tüm istasyona elektrik sağlarken, Roscosmos, ISS’ye bağlanan ve her şeyi periyodik olarak daha yüksek bir irtifaya iten uzay aracını sağlar – yetenekler Rogozin’in kışkırtıcı yazılarında atıfta bulunduğu. Bu uzay araçlarının, zamanı geldiğinde, Dünya’nın okyanusun üzerinde biten atmosferi boyunca dikkatli bir dalışa iterek, ISS’nin hizmet dışı bırakılmasına yardımcı olması gerekiyordu. Rusya aniden gemiden atlarsa, NASA ve ISS’deki diğer ortakları, istasyon tehlikede olmadan veya kendisi bir tehlike haline gelmeden önce acil bir çözüm bulabilir. NASA şimdiden diğer tahrik seçeneklerini araştırıyor; şu anda ISS’ye kenetlenmiş bir Amerikan uzay aracının Nisan ayında bazı yörünge hızlandırma hareketlerini test etmesi planlanıyor. ISS hala sorunsuz ilerliyor. (Aslında, bir Rus uzay gemisi, Rogozin’in tehditkar uyarılarından sonra istasyona gerekli yumuşak itiş desteğini verdi.) ABD, operasyonları 2030’a kadar sürdürmeyi planlıyor. Rusya, kendi rus uzay programı çerçevesinde yörüngede kendi uzay istasyonunu kuracağını söyleyerek bundan daha erken bir potansiyel çıkış sinyali verdi. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** ISS, iss nerede, iss ve rusya, rus uzay, rus uzay programı, rusya uzay programı, rusya ve uzay, ukrayna savaşı ve uzay, Uluslararası Uzay istasyonu --- ### [Dünya Enerji Ekonomisinde Uzay Ekonomisinin Önemi](https://uzayportal.com/dunya-enerji-ekonomisinde-uzay-ekonomisinin-onemi/) **Published:** September 21, 2021 **Author:** admin **Content:** **Dünya Enerji Ekonomisinde Uzay Ekonomisinin Yeri ve Global Enerji Açığı** ![Dünyanın artan enerji ihtiyacı](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/dunya-enerji-ihtiyaci-300x169.jpg "dunya-enerji-ihtiyaci - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Dünya tarihini etkileyen en önemli kavramlardan biri nedir diye sorulacak olursa, kuşkusuz bunun cevabı enerji olacaktır. Göbeklitepe’de insan uygarlığının ilk kuruluşundan beri süregelen insanlık tarihinde, özellikle Milattan Önceki çağlarda yiyecek en önemli doğal kaynak olmuşsa, özellikle Endüstriyel Devrimden sonra en çok dünya tarihini etkileyen kavram ise enerji ve enerji kaynaklarına erişim olmuştur. Özellikle 20. Ve 21. Yüzyıllarda meydana gelen tüm büyük savaşlar temelde enerji kaynaklarına erişim amacıyla olmuştur. Birinci ve Dünya Savaşının genel stratejileri ve sonuçları enerji kaynaklarına bağlı gelişmiştir. Ayrıca günümüzde enerji daha da önemli bir kavram haline gelmiştir. Genel düzene bakarak mevcut insan uygarlığının şu anki dinamosu tamamıyla enerji üzerine kuruludur diyebiliriz. Sabah uyandığımız andan gece yattığımız ana kadar yaptığımız tüm evsel, endüstriyel ve ekonomik faaliyetler (kahve ısıtmaktan, yemek yapmaya, işe gitmek için otomobil kullanmaktan, işte bilgisayar kullanmaya, evde/işte kaloriferle ısınmak veya klima ile soğutmak, üretim bantlarının çalışması, çiftçinin traktör sürmesi, kuyudan sulama yapılması, uzaya roket ve uydu göndermek vb.) enerji gerektirmektedir. Bir gün tıpkı bilimkurgu filmlerinde olduğu gibi enerjisiz bir dünyaya uyanırsak dünyada her şey farklı olacaktır. O zaman dünyanın enerji açığının büyüdüğü bu devirde, mevcut enerji kaynaklarının da azaldığını öngörürsek ve yenilebilir enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin dünyanın enerji açığını kapatmaya yetmediğini göz önünde bulundurursak, ne yapılması gerektiğini kendimize sormamız gerekir. Son zamanlarda dünyada çok önemli hale gelen uzay ekonomisi, dünya enerji sorununa da cevap verebilecek niteliktedir. Uzay teknolojilerindeki son gelişmeler aynı zamanda enerji sektörünün sorunlarına da eğilmektedir. Birçok enerji uzmanının önerisi, dünyanın enerji sorununun en iyi füzyon enerjisiyle çözülebileceğidir. Füzyon enerjisinin en büyük avantajı çok yüksek limitlerde enerji sağlayabilmesidir ve birkaç füzyon reaktörünün tüm dünyanın elektrik ihtiyacından fazlasını karşılayabileceği düşünülmektedir. En temel haliyle füzyon, şu an da güneşte meydana gelen reaksiyon türüdür ve hidrojen atomlarının yüksek ısı ve basınçta bir araya gelmeye ve kaynaşmaya (füzyon) zorlanmasıdır. Bugün güneşten gelen ısı ve ışığı füzyon reaksiyonuna borçluyuz. Bu nükleer reaksiyon sonunda yüksek ısı ve enerji açığa çıkmaktadır. Bu enerjiyi gerek elektrik üretimine gerekse başka tarz üretim faaliyetlerine kanalize etmek mümkündür. Burada en büyük sorun füzyon enerjisi üretmek için gereken yüksek ısı ve basınç kontrolüdür ve daha önemlisi meydana gelen radyasyon yayımının kontrol edilmesidir. İşte burada uzay teknolojisinin sunduğu imkanlar devreye girmektedir. Mesela radyasyon yayımındaki özellikle nötron salınımını Helyum3 füzyonu denilen bir teknikle çok az seviyeye indirmek mümkündür. Helyum3 füzyonunda dünyada nadir bulunan (sadece nükleer füzelerin başlıklarında çok az miktarda var) Helyum 3 molekülü, daha düşük ısı ve basınçta kaynaşmakta ve meydana özellikle nötron ışımasının ve birçok diğer zararlı ışımanın olmadığı veya çok az olduğu daha yüksek verimli bir füzyon reaksiyonu meydana gelmektedir. Aşağıdaki denklemde görüldüğü gibi müthiş bir enerji açığa çıkmaktadır. D + 3He → 4He (3,7 MeV) + p (14,7 MeV) ![Helyum 3 ile Ayda Enerji](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/helium3-enerji-ay-300x221.jpg "helium3-enerji-ay - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Peki o zaman bu kaynağa nasıl erişebiliriz. Şu an evrende bize en yakın Helyum3 kaynağı aydır ve ayda bol miktarda bulunmaktadır. Çin Uzay Ajansının aydaki tüm Helyum3 kaynaklarının haritasını çıkarmış olması tesadüf değildir ve Helyum3 kaynağının uzay madenciliğinde çok önemli bir yer tutacağını söylemek mümkündür. Bu çerçevede aydaki Helyum3 madenciliğini elinde tutan bir nevi dünya enerji kaynaklarını da kontrol etmiş olacaktır. Bu yüzden zaman kaybetmeden hızla Türkiye’de bu enerji yarışında yer almalı ve uzay çalışmalarında uzay madenciliğine yönelmelidir. Unutmayın enerji kaynaklarını kontrol eden hem kendi ülkesinin kaderini kontrol edebilecek hem de dünyada stratejik anlamda söz sahibi olacaktır. **Prof. Dr. Uğur GÜVEN** *Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Yüksek Mühendisi* ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven **Tags:** ay enerjisi, dünya enerji ihtiyacı, füzyon enerjisi, helyum 3 füzyon, helyum3 ve ay, uzay enerjisi, uzay ve enerji --- ### [Çin Uzay Ajansına Ait Change-5 Uzay Aracı Aya Geri Dönüyor](https://uzayportal.com/cin-uzay-ajansina-ait-change-5-uzay-araci-aya-geri-donuyor/) **Published:** September 7, 2021 **Author:** admin **Content:** Çin’in aydan örnek alma görevli uzay aracı Change-5, şu anda bilinmeyen hedefiyle genişletilmiş görevine devam ediyor. ![Change-5 Uzay Araci Ay Gorevi](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/change-5-uzay-araci-300x169.jpg "change-5-uzay-araci - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Geçen yıl Çin’in karmaşık ay örneğinin geri dönüşünü kolaylaştıran Chang’e-5 yörünge modülü, derin uzay testlerinin ardından aya doğru yola çıktı. Dört farklı Chang’e-5 görev uzay aracından biri olan orbiter, motorlarını uzun bir görev için derin uzaya ateşlemeden önce 16 Aralık’ta Dünya’ya 1.731 kilogram ay numunesi içeren bir geri dönüş modülü gönderdi. Bu 1970’den sonra Aydan Dünyaya gelen ilk numune olduğundan dolayı çok önemliydi. Chang’e-5 yörünge aracı daha sonra Mart ayında Sun-Earth Lagrange noktası 1 etrafında, kabaca 1,5 milyon kilometrelik bir yörüngeye başarıyla girdi. Orada yörünge kontrolü ve Dünya ve Güneş gözlemleriyle ilgili testler yaptı. Uydu izleyicilerinden gelen yeni veriler şimdi Chang’e-5’in Sun-Earth L1 etrafındaki yörüngesini terk ettiğini ve 9 Eylül Doğu saatinin başlarında bir ay uçuşuna yöneldiğini gösteriyor. Amatör uydu izleyicileri Daniel Estevez ve Scott Tilley ile bağımsız astronomi yazılımı geliştiricisi Bill Gray’in gözlemlerine ve verilerine dayanarak Chang’e-5’in 30 Ağustos’ta yörüngesini değiştirmiş olabileceği kaydedildi. Uzay aracı, telemetri, izleme ve uzay aracının komutasından sorumlu olan Pekin Havacılık ve Uzay Uçuş Kontrol Merkezi’nin (BACC) kontrolü altındadır. BACC, Chang’e-5 planları hakkında henüz bir güncelleme sağlamadı. Ay yörüngesine giriş, başka bir Güneş-Dünya Lagrange noktasına odaklanma, veya bir Dünya-Ay Lagrange noktasına yönelme gibi potansiyel manevralar, yörüngede ne kadar itici yakıt kaldığına bağlıdır. Başka bir olasılık da, Chang’e-5’i, Dünya’nın yarı uydusu ve Çin’in 2024 Dünya’ya yakın asteroit numune iade misyonunun hedefi olan 469219 Kamoʻoalewa’nın yanından geçecek bir yörüngeye yerleştirmek için kullanmak olabilir. Change-5 ile ilgili bilgiler geldikçe size duyurmaya devam edeceğiz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Ay gorevi, aya gidiş, Change5 uzay aracı, çin ay görevi, çin uzay ajansı, çin uzay çalışmaları --- ### [Elon Musk şirketi SpaceX'in Aya 2024 ten önce gidebileceğini öne sürdü](https://uzayportal.com/elon-musk-sirketi-spacex-aya-2024ten-once-gider-dedi/) **Published:** August 24, 2021 **Author:** admin **Content:** ![SpaceX-Aya-Inis](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/08/spacex-lunar-landing.jpg "spacex-lunar-landing - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")SpaceX CEO’su Elon Musk, şirketin devasa yeni Yıldız Gemisini NASA için aya fırlatabileceğini, sözleşme ve diğer gecikmeler karşısında bile uzay ajansının 2024 hedefinden “muhtemelen daha erken” olabileceğini söyledi. Starship, Nisan ayında Artemis insan iniş sistemi (HLS) için NASA’nın tercih ettiği uzay aracı olarak seçildi, ancak o zamandan beri iki durum sözleşmeyi durdurdu. Önce rakipler Blue Origin ve Dynetics tarafından, kısmen NASA’nın iki yerine bir sağlayıcı seçme kararıyla ilgili endişelerini dile getiren protestolar oldu (şirketler olası bir neden olarak HLS için daha az bütçe fonu sağladılar). Devlet Hesap Verebilirlik Ofisi, NASA’nın SpaceX tercihini bu ayın başlarında yayınlanan ayrıntılı bir kararla doğrulamasının ardından Blue Origin dava açtı. Bu, çalışmanın en az Kasım ayına kadar HLS’de tekrar duraklatıldığı anlamına gelmektedir. [NASA](https://nasa.gov) yöneticisi Bill Nelson 23 Ağustos Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ajansın 2019’dan bu yana (Nelson’ın görev süresinden önce) 2024 aya inişini hedefleyen Artemis için planlarında “daha fazla gecikme” beklediğini söyledi. İyimser zaman çizelgeleriyle tanınan Musk, Everything Artemis’in resmi olmayan Twitter hesabından gelen bir soruya yanıt olarak 2024’ten önceki bir yorumu Twitter’da yaptı ve 2024’e son teslim tarihini yapıp yapamayacağını sordu. Musk’ın yanıtı: “Muhtemelen daha erken.” olarak cevap verdi. Hesap ayrıca, CNBC uzay muhabiri Michael Sheetz’in, GAO’nun rakiplerine yönelik protestoları reddetmesinin ardından, SpaceX’in 30 Temmuz’da NASA’dan 300 milyon dolar aldığına dair 14 Ağustos tarihli bir raporuna atıfta bulundu. Bu ayın başlarında, Genel Müfettişlik Ofisi, ofise göre, 2024 aya inişi “mümkün değil” yapan Artemis ay yüzeyi uzay giysisi geliştirmesinde 20 aylık bir gecikme olduğunu belirtti. Tabiiki burada SpaceX’in de dikkate alınması gereken kendi geliştirme zaman çizelgesi vardır. Starship uzay aracının, henüz yörünge görevi yapmamış bir prototip olduğunu unutmamak gerekir. SpaceX bunu Temmuz ayında yapmak istemesine rağmen şirket Federal Havacılık İdaresi’nden bir program çevresel değerlendirmesinin sonucunu bekliyor. Medya raporlarına göre, bununla ilgili tipik bir zaman çizelgesi aylardır beklemekte. 2024 son tarihine ilişkin diğer hususlar arasında, şimdiye kadar ajansın taleplerine uymayan HLS için Kongre fonu; 2021’in sonlarında olabilecek, denenmemiş Uzay Fırlatma Sistemi ay roketinin fırlatılması; ve önümüzdeki haftalarda ABD’de yeni yavaşlamalara neden olabilecek COVID-19 Delta varyantının devam eden pandemisi ve yayılması. Ancak [ay yarışı](https://uzayportal.com/uzay-yarisinda-kim-onde-aya-kim-once-erisecek/) tüm hızıyla devam ediyor. Peki, SpaceX aya gidebilir mi? SpaceX yıldız gemisi aya ulaşabilir mi? (Ay’a giden yıldız gemisi).Bunu zaman gösterecek. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Artemis NASA, Artemis Projesi, Artemis Projesi ve NASA, Artemis SPaceX, Ay gorevi, NASA ve SpaceX, SpaceX aya gidiyor, SpaceX Gorev, SPaceX ve NASA AY gorevi, Starship aya gidebilirmi --- ### [Uzay Madenciliği için Asteroitler Kullanılabilirmi?](https://uzayportal.com/uzay-madenciligi-icin-asteroitler-kullanilabilirmi/) **Published:** August 22, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Asteroid Madenciliği](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/08/asteroid-mining-for-resources-300x169.jpg "asteroid-mining-for-resources - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Dünyadaki kaynaklar azaldıkça, doğal kaynaklara olan ihtiyaç katlanarak artıyor. Doğal olarak, insanlar bu ihtiyaçlarını karşılamak için uzaya bakarlar. Birçok bilim adamı, asteroitlerin altın, demir, nikel, alüminyum gibi her türlü değerli mineralleri ve doğal kaynakları ve ayrıca mikro elektronikte kullanılan bazı eser elementleri içerdiği konusunda hemfikirdir. Bu kaynakları insanlığın yararına kullanabilmek ihtiyatlı olacaktır. Bu nedenle, uzay madenciliği her zamankinden daha önemli hale gelebilir. Peki bu metalleri bu uzaklardaki asteroitlerden nasıl elde ederiz? Belki de en iyi yol, uzay kayalarını Dünya’ya getirmektir. Gezegenimiz hala erimişken, neredeyse tüm ağır metaller çekirdeğe battı, bu da ulaşılması oldukça zor. Altın, çinko, platin ve diğer değerli metallerin erişilebilir damarları, bunun yerine daha sonra Dünya yüzeyindeki asteroid etkilerinden geldi. Bu asteroitler neredeyse gezegenlerin parçalanmış kalıntılarıdır, ancak daha büyük gezegensel kuzenleriyle aynı element karışımlarının hepsini içerirler. Ve bunu elde etmek için çekirdeklerini kazmak zorunda değilsiniz. Ancak asteroitlerle ilgili temel sorun, çok uzakta olmalarıdır. Sadece uzayda (“yakın” -Dünya asteroitleri için bile on milyonlarca mil) değil, aynı zamanda hızda da. Ortalama bir asteroitle buluşmak için roketin hızını saniyede 3.4 mil (5,5 km/s) daha değiştirmesi gerekir. Ve asteroit çıkarıldıktan sonra, asteroit araştırmacıları zor bir seçimle karşı karşıya kalacaklardı: Cevheri tam orada asteroit üzerinde rafine etmeye çalışabilirler, bu da tüm bir rafineri tesisi kurmayı veya ham cevheri Dünya’ya geri göndermeyi gerektirecektir. dahil olacak tüm atıklar. Öyleyse uzaktaki bir asteroidi kazmak yerine, asteroidi Dünya’ya geri getirmeye ne dersiniz? [NASA](https://nasa.gov)‘nın talihsiz Asteroid Yönlendirme Misyonu (ARM) tam da bunu yapma girişimiydi. Görevin amacı, yakındaki bir asteroitten 4 metrelik bir kaya parçası almak ve onu boş zamanlarımızda inceleyebileceğimiz cislunar uzaya (Dünya ve Ay’ın yörüngeleri arasında) geri göndermekti. Kayayı hareket ettirmek için ARM, güneş panelleri güneş ışığını emerek ve onu elektriğe dönüştürerek, güneş enerjisiyle elektrik tahrikini kullanacak. Bu elektrik de bir iyon motoruna güç sağlayacaktı. Hızlı olmayacaktı ama verimli olacaktı ve sonunda işi bitirecekti. Aslında, yakın zamanda yapılan bir araştırma, çapı 6.6 ila 66 fit (2 ila 20 metre) arasında değişen ve saniyede 1.640 fitten (500 m) daha az bir hızda Dünya’ya yakın yörüngeye getirilebilecek bir düzine potansiyel asteroit buldu. /s). Ve ARM için hazırlanan güneş enerjisiyle çalışan elektrik tahrik planları, biraz zaman alacak olsa da, bunu mükemmel bir şekilde yapabilirdi. Bir asteroit Dünya’ya yakın uzayda olduğunda, asteroit madenciliğinin zorluklarının çoğu önemli ölçüde azalır. Tabii ki, bir cislunar asteroidi üzerinde çalışmak çok daha kolay ve farklı madencilik stratejilerini test etmek çok daha kolay olurdu. Ek olarak, kaynaklarını Dünya’ya geri getirmek çok daha kolay olurdu. Dünyadaki kaynaklar azaldıkça, daha fazla mühendis ve şirket uzay madenciliği için yeni çözümler bulmaya çalışıyor. Belki 30 yıl sonra uzay madenciliği kavramı herkes için sıradan bir gerçeklik olacak. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** asteroid madenciliği, asteroit, asteroit madenciliği, türk uzay madenceiliği, uzay madenciliği, uzay madenleri --- ### [2021'de Dünyada Uzay Teknolojisi Sektöründe Neler Oluyor?](https://uzayportal.com/2021de-dunyada-uzay-teknolojisi-sektorunde-neler-oluyor/) **Published:** September 22, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Uzay Sektöründe Gelişmeler](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/uzay-sektorunde-gelismeler-300x169.jpg "uzay-sektorunde-gelismeler - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Benim eski Podcastlerimi ve videolarımı izleyenler bilirler. 2021 yılının uzay konusunda çok ciddi ilerlemeler gebe olduğunu ve kesinlikle pandemiye rağmen uzay çalışmalarının çok ciddi nokatalara taşınacağını anlatmıştım. Hakikaten bu konuda yanılmadım ve öncelikle Çin Uzay Ajansının Ay Misyonu ve Aydan toprak getirme görevi 50 yıl sonra bir ilkti. Tabiiki buna ek olarak ABD nin [NASA Mars Perseverance](https://science.nasa.gov/mission/mars-2020-perseverance/) misyonuda büyük bir başarıydı ve Mars hakkında çok önemli veriler ve bilgiler elde ettik. İlk Mars helikopterinin varlığıda bu konuda çok önemliydi çünkü artık Mars’ı araştırırken sadece MArs Roverı menziline bağlı değiliz. Tabii Çin ve BAE’ninde Mars görevleri 2021 yılında dikkat çekici uzay misyonları. Buna ek olarak sivil uzay sektöründe SpaceX roketlerinin yeniden kullanılabilirliği ve dikey inişleri; ayrıca Virgin Galactic, Blue Origin ve tabiiki SpaceX firmalarının yaptığı ticari uzay uçuşlarıda bence sivil uzay sektörünün ve uzay turizminin gelişmesi anlamında çok ciddi sonuçları olan bir gelişmelerdi. Bu anlamda 2021 yılı uzay sektörüiçin çok heyecanlı geçti ve muhtelif uzay gelişmeleri ile ve yeni uzay keşifleri ile dahada iyi geçecek gibi gözüküyor. Aşağıdaki videomdan 2021 [uzay gelişmeleri](https://uzayportal.com/category/haberler/) özetini dinleyebilirsiniz: ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler, Prof. Dr. Uğur Güven **Tags:** 2021 uzay, Ay gorevi, çin uzay ajansı, mars görevi, NASA görev, SpaceX Sivil Uçuş, spacex uzay, ticari uzay uçuşları, uzay turizmi, uzaya gidiş, virgin galactic uzay --- ### [Rus Uzay Ajansı Direktörü Uluslararası Uzay İstasyonunun Geleceğini Sorgularken NASA İşbirliğine Devam Mesajı Verdi](https://uzayportal.com/rus-uzay-ajansi-direktoru-uluslararasi-uzay-istasyonunun-gelecegini-sorgularken-nasa-isbirligine-devam-mesaji-verdi/) **Published:** March 6, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Rusya-Ukrayna çatışması tırmanmaya devam ederken ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar artarken; Ruz Uzay Ajansı Roscosmos başkanı, NASA’nın istasyondaki operasyonların normal olduğunu söylemesine rağmen, Rusya’nın Uluslararası Uzay İstasyonuna (ISS) katılımını sona erdirme tehditlerini yineledi. ![Roscosmos ve Uluslararası Uzay istasyonu işbirliği](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/roscosmos-chief-dmitry-rogozin.jpeg "- Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")[Roscosmos](https://www.iafastro.org/membership/all-members/roscosmos.html)‘un (Rus Uzay Ajansı) başkanı Dmitry Rogozin, 2 Mart’ta Twitter hesabında Rus devlet kontrolündeki yayın kuruluşu Russia Today’in bir videosuna bir bağlantı yayınladı. Videoda Rogozin, ABD’nin Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya yönelik yaptırımları sürdürmesi halinde ISS üzerindeki işbirliğini yeniden gözden geçireceğini öne sürdü. “Amerikalılar pragmatik insanlardır. Rogozin, bir tercüman aracılığıyla, “Çok sayıda yaptırıma rağmen Uluslararası Uzay İstasyonu içinde Rusya ile işbirliğini sürdürmek istiyorlar” dedi. “Niye ya? Çünkü biz olmadan uzay istasyonunu yönetmek imkansız. Navigasyonundan ve yakıt dağıtımından biz sorumluyuz. Tüm kontrol sistemlerinin karşılıklı bağımlılığından bahsetmiyorum.” “Bu nedenle, Amerikalı ortaklarımızın eylemlerini yakından izleyeceğiz ve düşmanlıklarını sürdürürlerse, Uluslararası Uzay İstasyonunun varlığı sorununa geri döneceğiz” dedi. “Böyle bir senaryodan hoşlanmam çünkü Amerikalıların soğumasını bekliyorum.” Rus haber servisi TASS ile yaptığı ayrı bir röportajda Rogozin, benzer yorumlarda bulundu, ancak yakın vadede herhangi bir işbirliği askıya alınmasından ziyade 2024’ten sonra ISS’nin geleceğine atıfta bulunduğunu öne sürdü. “O zaman bu ISS ile nasıl başa çıkacaklar? Bilmiyorum,” dedi Rusça makalenin bir tercümesinde. Rogozin’in söyleminin aksine, NASA’daki meslektaşı istasyonda Rusya ile devam eden işbirliğini vurguladı. NASA Yöneticisi Bill Nelson, [NASA](https://nasa.gov) Danışma Konseyi’nin 1 Mart toplantısında yaptığı konuşmada, “Dünyadaki zorluklara ve bunlar önemli olmasına rağmen, NASA Uluslararası Uzay İstasyonundaki yedi astronot ve kozmonotta kararlıdır.” Dedi. “NASA, güvenliklerini ve ISS’nin devam eden güvenli operasyonlarını sağlamak için tüm uluslararası ortaklarımızla çalışma ilişkisini sürdürüyor” dedi. Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgal etmeye başlamasından bu yana Nelson’ın ISS ortaklığı hakkında yaptığı tek kamuoyu yorumları bunlar. Diğer ajans yetkilileri, değişirse bazı planlamalar yaparken bile, istasyonun devam eden normal operasyonlarını vurguladılar. NASA’nın [uzay](https://uzayportal.com/) operasyonlarından sorumlu yönetici yardımcısı Kathy Lueders, 28 Şubat’ta istasyona yapılacak olan Ax-1 ticari görevi hakkında bir brifingde, “Her zaman nasıl daha fazla operasyonel esneklik elde edeceğimizi araştırıyoruz” dedi. “Kargo sağlayıcılarımız, farklı yetenekleri nasıl ekleyebileceğimize bakıyor.” Uzay Portalı olarak Ukrayna-Rusya savaşının uzay işbirliğindeki global etkilerini araştırmaya ve takip etmeye devam edeceğiz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Roscosmos, Rusya Uzay Ajansı, Rusya Yaptırımlar, ukrayna savaşı ve uzay, Uluslararası Uzay istasyonu --- ### [Zamanda Yolculuk ve Zaman Paradoksları](https://uzayportal.com/zamanda-yolculuk-ve-zaman-paradokslari/) **Published:** August 25, 2024 **Author:** admin **Content:** Hiç bilim kurgu filmlerindeki karakterlerin yaptığı gibi zamanda yolculuk yapmayı hayal ettiniz mi? Yüzyıllardır zamanda yolculuk kavramı insanların hayal gücünü tetiklemiştir. Düşünsenize zaman yolculuğu yaparak zamanda geri gidebildiğinizi belki eski zamanlarda eski kadim topluluklarda insanların nasıl yaşadığımı gördüğünüzü veya geleceğe gidip gelecekte dünyamızın ne halde olduğunu deneyimlediğinizi. Belki de geçmişe gidip ölmüş eski akrabalarınızı belki ölmüş anne ve babanızı ziyaret edebildiğinizi ve görebildiğinizi düşünün. Kesinlikle çok enteresan ve duygusal bir deneyim olurdu. ## Zamanda Yolculuk Nedir? [Zaman yolculuğu](https://tr.wikipedia.org/wiki/Zamanda_yolculuk), tıpkı farklı yerler arasında hareket ettiğiniz gibi, zamanın farklı noktaları arasında hareket etme kavramıdır. Bilim kurgu bu konuya farklı şekillerde el atmış durumda zaten. Peki bu sadece filmler için eğlenceli bir fikir mi, yoksa gerçekten olabilir mi? Zamanın geri döndürülebilir olup olmadığı sorusu bilimdeki çözülmemiş en büyük sorulardan biri olmaya devam ediyor. Eğer evren termodinamiğin kanunlarına uyuyorsa bu mümkün olmayabilir. Termodinamiğin ikinci yasası, evrendeki şeylerin zamanla ya aynı kalabileceğini ya da daha da düzensizleşebileceğini belirtir. Bu biraz, yumurtalar piştikten sonra tekrar eski haline döndürülemeyeceğini söylemeye benziyor. Bu yasaya göre evren hiçbir zaman tam olarak eski haline dönemez. Zaman tek yönlü bir yol gibi yalnızca ileri gidebilir. Zaman yolculuğu konusunda ciddi araştırmalar yapan ve bu konuda dünyada en ileri araştırmaları yürüten bilim adamı ise Ordinaryus Profesör [Ronald Mallett](https://en.wikipedia.org/wiki/Ronald_Mallett), Connecticutt Üniversitesinde çalışmalarını gerçekleştirmektedir. ![Zaman Yolculuğu Nedir?](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/Zaman-Yolculugu.webp "Zaman Yolculuğu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") ## Zaman Yolculuğunu Mümkün Kılan Astrofizikçi Bu değerli astrofizikçinin zaman yolculuğu ve denklemi konusundaki takıntısının kökleri çocukluğuna dayanıyor. Profesör Mallett, televizyon tamircisi olan ve çok sevdiği babası kalp krizinden aniden öldüğünde 10 yaşındaydı. Bilim adamı, bu olayın hayatının gidişatını sonsuza dek değiştirdiğini söylüyor ve üzüntüsüyle başa çıkmaya çalışırken, H.G. Wells’in bilimkurgu klasiği “*Zaman Makinesi*” isimli romanı okuyunca bir nevi zaman yolcuğu onun için takıntı haline geliyor. Mallett kitabı okurken ilk paragrafın onun zaman yolculuğuna bakışını komple değiştirdiğine inanıyor. “*Kitap hayatımı değiştirdi. Hayatımı değiştiren ilk paragraftı. Şu alıntıyı hâlâ hatırlıyorum: Bilim adamları zamanın yalnızca bir tür uzay olduğunu çok iyi biliyorlar. Peki neden Zaman’ın içinde hareket ederken diğerinde de hareket edemiyoruz?”* Connecticut Üniversitesi’nden Ordinaryüs Fizik Profesörü Ronald Mallett, yıllar süren astrofizik araştırmalardan sonra [zaman yolculuğu](https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/zamanda-yolculuk) denklemini geliştirdiğini iddia etmektedir. Profesör kariyerini Albert Einstein’ın kara delik ve genel görelilik teorilerini araştırarak geçirdi. Ancak ilham anı, kendisi kalp rahatsızlığı geçirdikten sonra hastanede yatarken geldi. “*Kara deliklerin, zamanda geriye gitmemizi sağlayacak zaman döngülerinin oluşmasına yol açabilecek bir çekim alanı yaratabildiği ortaya çıktı*” diye açıklamaktadır. Zaman makinesine ilişkin vizyonu, yerçekimini manipüle etmek için “yoğun ve sürekli dönen bir ışık huzmesi” olarak adlandırdığı şeye odaklanıyor. Cihazı, bir kara deliğin uzay-zamanı bozan etkilerini taklit etmek için bir lazer halkası kullanıyor. Ancak bu cihazın “*galaktik miktarda enerjiye*” ihtiyaç duyacağını ve bu “zaman makinesinin” çalışması için ne kadar büyük olması gerektiğini bilmediğini söyledi. Ayrıca bunun ne zaman yapılıp yapılmayacağından da emin olmamakla beraber, zaman yolculuğunun mümkün olduğunu ve bunun teorisini oldukça düzgün bir şekilde oluşturduğunu düşünüyor. Her ne kadar diğer bilim adamları, cihazının çok büyük olması gerektiğini söylüyor ise de gene de Profesör Mallett, bunun bir gün gerçekleştirilebileceği konusunda oldukça iyimser. ## Zaman Yolculuğu Teknolojileri Bazı bilim insanları teorik olarak zaman yolculuğuna izin verebilecek başka fikirleri de araştırıyorlar. Konseptlerden biri, evrendeki yolculuklar için kısa yollar yaratabilecek solucan deliklerini veya uzayda var olabilecek varsayımsal tünelleri içermektedir. Eğer birisi bir solucan deliği inşa edebilir ve yukarıda bahsedilen varsayımsal uzay gemisi gibi bir ucunu evrende [ışık hızına yakın bir hızda](https://uzayportal.com/evrende-isik-hizindan-hizli-gitmek-mumkunmudur/) hareket ettirmenin bir yolunu bulabilirse, hareketli uç, sabit uçtan daha yavaş yaşlanır. Hareketli uca giren ve solucan deliğinden sabit uçtan çıkan biri geçmişinde ortaya çıkacaktır. Ancak solucan delikleri henüz teorik aşamadadır. Bilim insanları henüz bir tanesini tespit edememekle beraber teorik olarak ve matematiksel olarak varlıklarını biliyoruz. Genede zaman yolculuğu olacaksa ve eğer Profesör Mallett’in yüksek çevrimli lazer yöntemi kullanılmayacaksa o zaman solucan deliği ve karadelikler zaman yolculuğu için kaçınılmaz gibi durmaktadır. ## ![Zaman Yolculuğu Teknolojileri](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/Zaman-yolculugu-copy.jpeg "Zaman yolculuğu copy - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Zaman Yolculuğu Paradoksları Tabii zaman yolculuğuyla ilgili paradokslar da var. Mesela ünlü “büyükbaba paradoksu”, birisinin zamanda geriye gitmesi ve kazara büyükanne ve büyükbabasının buluşmasını engellemesi durumunda ortaya çıkabilecek varsayımsal bir sorundur. Bu, hiç doğmamanız gibi bir paradoks yaratır ve bu da şu soruyu gündeme getirir: İlk etapta zamanda nasıl geriye yolculuk yapabildiniz? Madem zamanda yolculuk yaptınız o zaman tarihin akışını değiştirdiniz mi? Eğer büyükbabanız büyük annenizle hiç buluşmadıysa siz nasıl doğdunuz? Diğer bir paradoksta zamanda geriye gidip bir icadı bir bilim adamına vermeniz. O zaman o bilim adamı o icadı gerçekten yaptı mı, eğer yapmadıysa ve ona zaman yolculuğu ile bu icat verildiyse, o zaman mucidi kimdi. ## Zaman Yolculuğu Yapan Turistler Nerede? Ünlü fizikçi Stephen Hawking, tarih, saat ve koordinatların belirtildiği davetiyelerin olay gerçekleşene kadar gönderilmediği bir akşam yemeği partisi düzenleyerek zaman yolculuğu olasılığını test etti. Umudu, davetinin gelecekte yaşayan, zamanda geriye yolculuk etme yeteneğine sahip biri tarafından okunmasıydı ve zaman yolculuğu yapılarak oraya gelinmesiydi. Ancak kimse gelmedi. Hawking’inde belirttiği gibi: “*Zaman yolculuğunun mümkün olmadığına ve hiçbir zaman da olmayacağına dair sahip olduğumuz en iyi kanıt, gelecekten gelen turist ordularının istilasına uğramamış olmamızdır.”* Anlaşılan zaman yolcuğu pratikte soyut bir kavram olarak kalmaya devam edecek ancak teorik olarak artık mümkün olduğunu biliyoruz ve Profesör Mallett deneylerine çoktan başladı bile. Kim bilir belki biz olamasak da torunlarımız zaman yolculuğu kavramını deneyebilirler ve biz dedeleri üzerinde Büyükbaba Paradoksunu test edebilirler. Peki o zaman nasıl doğdular? Tarih nasıl yazıldı? Hep beraber düşünmeye değer sorular ve cevapları olmasa bile insanoğlunun zihinsel gelişimi için güzel sorular. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** büyükbaba paradoksu, zaman, zaman yolculuğu, zaman yolculuğu paradoksları, zaman yolculuk teknoloji, zamanda yolculuk, zamanda yolculuk mümkünmü --- ### [Uzay Çağının Başlangıcı olan 4 Ekim Kutlu Olsun](https://uzayportal.com/uzay-caginin-baslangici-olan-4-ekim-kutlu-olsun/) **Published:** October 4, 2021 **Author:** admin **Content:** Bu hafta tüm dünyada Uzay Haftası olarak kutlanıyor. Bunun sebebi özellikle 4 Ekim 1957 tarihinde, 64 yıl evvel, ilk insan yapımı uydu olan Sputnik’in Sovyetler tarafından uzaya fırlatılmış olması. ![Sputnik Uydusu 4 Ekim 1957de Fırlatıldı](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/10/Sputnik-uydu-4-Ekim-1957-300x169.jpg "Sputnik-uydu-4-Ekim-1957 - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Sputnik Uydusu 83,6 kilogramdı ve alçak bir dünya yörüngesindeki ana işlevi, radyo sinyallerini düzenli aralıklarla biplemekti. Sputnik’in fırlatılması, Amerikalılar ve Sovyetler arasındaki Uzay Yarışı’nın başlamasına da yol açtı. Sputnik, pilleri bitmeden önce üç hafta yörüngede kaldı ve daha sonra 4 Ocak 1958’de atmosfere geri düşmeden önce iki ay boyunca sessizce yörüngede döndü. Radyo sinyali radyo amatörleri tarafından kolayca algılanabiliyordu ve yörüngesinin 65 derecelik yörünge eğimi ve süresi neredeyse tüm yaşanılan Dünya’yı kapsamaktaydı. Uydunun içinde, 20.005 ve 40.002 MHz olmak üzere iki frekansta çalışan Moskova Elektronik Araştırma Enstitüsü NII-885’ten Vyacheslav I. Lappo tarafından geliştirilen bir watt, 3.5 kg (7.7 lb) radyo verici ünitesi vardı. Birinci frekanstaki sinyaller, 0,3 s darbelerle (f = 3 Hz’e yakın) (gemideki normal sıcaklık ve basınç koşulları altında) iletildi, aynı süredeki duraklamalar ikinci frekanstaki darbelerle dolduruldu. iyonosferin elektron yoğunluğu hakkında bilgi toplamak. Sıcaklık ve basınç, radyo biplerinin süresinde kodlanmıştır. Günümüz uydularıyla karşılaştırıldığında, Sputnik çok basitti ancak 4 Ekim 1957’de fırlatılması insanlık tarihini değiştirdi ve dünya uzay çağı üzerindeki etkisi bugün bile hala hissediliyor. Lansmanın anısına, her yıl 4 Ekim günü ve devam eden hafta Uzay Haftası olarak adlandırılır ve tüm dünyada kutlanır. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** dünya uzay çağı, dünya uzay haftası, sovyet uzay programı, Sputnik uydusu, uzay haftası --- ### [Çin Uzay Ajansı Ay Iletişimi ve Navigasyon için Uydu Kümesi Fırlatmayı Planlıyor](https://uzayportal.com/cin-uzay-ajansi-ay-iletisimi-ve-navigasyon-icin-uydu-kumesi-firlatmayi-planliyor/) **Published:** April 28, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Çin uzay ajansı, ay yüzeyindeki gelecekteki operasyonlar için iletişim ve navigasyon hizmetleri sağlamak üzere ayın etrafında bir uydu kümesi kurmayı planlıyor Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA) müdür yardımcısı Wu Yanhua, 24 Nisan’da Çin medyasına verdiği demeçte, Çin’in küçük bir ay röle iletişim ve navigasyon sisteminin gösterilmesinde öncülük edeceğini söyledi. Wu’ya göre, küçük takımyıldızın ilk lansmanı 2023 veya 2024’te gerçekleşebilir ve dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin onu ortaklaşa inşa edebileceğini de sözlerine ekledi. Daha fazla ayrıntı verilmedi, ancak Çin’in ay keşif yol haritası ve görev kavramları, planları hakkında fikir veriyor. İletişim rölesi ve navigasyon hizmetlerinin en acil kullanımı, Chang’e-6 örnek geri dönüş görevini ve bir yörünge aracı, iniş aracı, gezici ve su için gölgeli kraterleri araştırmak için küçük bir atlamalı uzay aracı içeren Chang’e-7’yi desteklemek olacaktır. -buz. Wu, ulusal bir uzay günü töreninde Chang’e-6’nın 2024 veya 2025’te fırlatılabileceğini belirtti. Chang’e-7’nin daha önce aynı zaman diliminde ve muhtemelen Chang’e-6’dan önce fırlatılmasının planlandığı belirtilmişti. Hem Chang’e-6 hem de Chang’e-7’nin Ay’ın güney kutbu civarındaki inişleri hedeflemesi bekleniyor. Çin, Chang’e-4 iniş aracı ve Ay’ın uzak tarafındaki Yutu-2 gezici ile iletişimi kolaylaştırmak için Dünya-Ay Lagrange noktası 2 çevresinde hale yörüngesine yerleştirilmiş bir röle uydusuna sahip olsa da, iletişimi geliştirmek için farklı bir yörüngeye ihtiyaç duyulacaktır. Dünya ve Ay’ın güney kutbu arasında daha büyük hacimlerde veri gönderilmesini kolaylaştırır. Yerinde kaynak kullanımı ve 3D baskı teknolojisi testleri için tasarlanan Chang’e-8, Rusya ile işbirliği yaparak Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu’na (ILRS) doğru bir adım taşı olarak takip edecek. ILRS projesi, 2030-2035 yılları arasında ayda kalıcı, robotik bir tesisin inşasını görecek. Üs, tamamlandığında, uzun süreli insan konaklamalarına ev sahipliği yapabilecektir. NASA, Avrupa Uzay Ajansı ve özel firmalar da Artemis ay keşif programını desteklemek için ay iletişim ve navigasyon altyapısını planlıyor. Artemis ve ILRS projeleri, bazıları tarafından yükselen bir cis-ay ekonomisinin ilk gelişmeleri olarak görülüyor. Çin’in ay iletişim ve navigasyon takımyıldızının, ay planları ilerledikçe artan yetenekler sağlayarak kademeli olarak inşa edilmesi muhtemeldir. Bir röle uydusu için Chang’e-7’yi desteklemek için bir konsept, 300 kilometrelik bir perilün ve 8.600 kilometrelik bir apolün ve 54,8 derecelik bir eğim ile eğimli, oldukça eliptik bir donmuş yörünge kullanacak. Bu, yaklaşık 12 saatlik yörüngesi boyunca Dünya ile Ay’ın güney kutbu arasındaki iletişim bağlantılarına 8 saatten fazla izin verecektir. Benzer yörüngelere ek uydular eklemek, Molniya yörüngelerindeki çoklu uyduların Dünya’daki yüksek enlemler için kullanılmasına benzer şekilde, sürekli iletişim ve navigasyon kapsamı sağlayacaktır. **Editörün Notu:** *Çin Uzay Ajansının özellikle Ayla ilgili planlamaları ve çalışmaları Ay üzerinde kalıcı bir Ay üssü kurmak için NASA ile direkt rekabet halinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca Çin Uzay Ajansının Ayla ilgili çok kapsamlı bir ay maden haritasına sahip olmasıda onun için ek bir avantaj. Şu an itibarıyle NASA ve Çin Uzay Ajansı dışında ayda üs kurma kapasitesi olan başka bir uzay ajansı henüz yok (Rus Uzay Ajansı ve Avrupa Uzay Ajansıda bu kapasitede değil).* ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** ay iletişim, ay üssü, chang'e 6, çin ay, çin ay görevi, çin uzay ajansı, molniya yörüngeleri --- ### [Ekonomi Dünyası Dergisi Mayıs 2022: Ekonomik Savaşlar Uzayamı Taşınıyor?](https://uzayportal.com/ekonomi-dunyasi-dergisi-mayis-2022-ekonomik-savaslar-uzayami-tasiniyor/) **Published:** April 30, 2022 **Author:** admin **Content:** Dünyada genel olarak soğuk savaşların yeniden başladığı bir dönem geçirdiğimizi söylemek mümkün. Özellikle Rusya-Ukrayna arasında meydana gelen savaştan sonra dünya üzerindeki soğuk savaş yaşanan bloklar ve ülkeler daha da belirginleşmektedir. Şu an Rusya – Çin ekseninde bir ortak ekonomik blok oluşurken ABD ve AB arasında karşı bir blok oluşmuş vaziyettedir. Ancak Çin – Hindistan rekabeti, Kolombiya – Venezuela rekabeti, ABD ve AB arası rekabet gibi alt konu başlıklarından dolayı da bölgesel çapta bloklar oluşmakta ve genel olarak soğuk savaş bir nevi ekonomik savaş olarak yürütülmektedir. Özellikle Rusya’ya konulan ekonomik yaptırımlar esasında şu anda Üçüncü Dünya Savaşının bir nevi küresel ekonomik savaşlar olarak gerçekleştiğini dahi söyleyebiliriz. Ama tabii tüm bunlara ek olarak bir de uzayda gerçekleşen soğuk savaştan da bahsetmek mümkündür. Dünyada kaynakların azaldığı şu günlerde uzaydaki kaynaklara erişim her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Yapılan birçok bilimsel araştırma asteroitlerde ve ayda trilyonlarca dolar değerinde değerli uzay madenleri olabileceğini bize söylemekte ve doğal olarak dünyadaki uzay gücüne sahip devletler şimdiden bunlara erişmek için ciddi bir rekabete girişmektedirler. Bu anlamda ciddi bir uzay ekonomik savaşlarından da bahsetmek mümkün olabilir. Özellikle uzaydaki bu ekonomik savaş şu sıralar ABD ve Çin ekseninde gerçekleşmekte ve alt eksenler olarak Hindistan, Rusya, Fransa gibi ülkelerde de bunun yansımaları görülmektedir. [Ekonomi Dünyası Dergisi](https://www.ekonomidunya.com/haberler/u%C4%9Fur-g%C3%BCven) Mayıs 2022’de çıkan tüm yazı için aşağıdaki linki tıklayınız. [Ekonomik Savaslar Uzayami Tasiniyor](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Ekonomik-Savaslar-Uzayami-Tasiniyor.pdf) ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** ekonomi dünyası, uzay ekonomisi, uzay ekonomisi savaş --- ### [Virgin Galactic, Ticari Uzay Turizmi Uçuşlarını 2023'e Erteledi](https://uzayportal.com/virgin-galactic-ticari-uzay-turizmi-ucuslarini-2023e-erteledi/) **Published:** May 8, 2022 **Author:** admin **Content:** [Virgin Galactic](https://www.virgingalactic.com/), SpaceShipTwo suborbital uzay uçağının ticari hizmete başlamasını 2022’nin sonlarından 2023’ün başlarına kadar erteliyor ve en son gecikmeyi tedarik zinciri ve işçilik sorunlarına bağlıyor. Böylece [uzay turizmi](https://uzayportal.com/uzay-turizmi-nedir/) projeside ertelenmiş oluyor. Şirketin 5 Mayıs’taki ilk çeyrek kazanç açıklamasında Virgin Galactic, araç ve WhiteKnightTwo taşıyıcı uçağı VMS Eve’in yükseltmelerini tamamladıktan sonra VSS Unity uzay uçağının ticari uçuşlarına 2023’ün ilk çeyreğinde başlamayı beklediğini söyledi. Şirket daha önce bu uçuşların 2022’nin dördüncü çeyreğinde başlamasını planlamıştı, 2021 mali sonuçlarının açıklanmasıyla Şubat ayında onayladığı bir program. Virgin Galactic’in CEO’su Michael Colglazier, bir kazanç çağrısında “yüksek düzeyde tedarik zinciri kesintisi” yaşadığını ve projeksiyonlara ayak uyduramayan işe alımların olduğunu belirtti. “İşe alma konusundaki tahminlerimiz ve belirli uzun vadeli malzeme teslimatlarına ilişkin tahminimiz, ek program aciliyetine ihtiyacımız olabileceğini gösteriyor” dedi. “Bu nedenle, ticari hizmetin beklenen başlangıcını ’22’nin 4. çeyreğinden ’23’ün 1. çeyreğine kaydırıyoruz.” Daha sonra belirli tedarik zinciri sorunları hakkında sorulan Colglazier, araçlarda kullanılan ve esas olarak karbon kompozitlerden yapılan “yüksek performanslı metallerin” mevcudiyetinden bahsetti. Bir zamanlar “birkaç, üç hafta” teslim süresi olan böyle bir alüminyum alaşımı, “Gerçekten oldukça uzamış teslimat sürelerini gördüğümüz metaller” dedi. Şirket, alternatif kaynaklar bularak bu gecikmeleri azaltmaya çalışsa da, “kümülatif olarak bu şeyler artmaya başlar.” Diğer konu ise işe alım. Virgin Galactic mühendislik kadrosunu genişletiyor, ancak yeni çalışanların çoğunun şirketin on yılın ortalarında hizmete girmeyi beklediği yeni “Delta sınıfı” uzay uçağının tasarımı üzerinde çalıştığını söyledi. Mevcut personelin, 2023’ün ortalarında ticari hizmete girmesi planlanan yeni suborbital uzay uçağı Unity, Eve ve Imagine üzerinde çalıştığını söyledi. “Unity ve Eve daha çok uçuş testinde olduğu için, Imagine adlı bir gemi inşa eden bir mühendislik ekibimiz vardı” dedi. “Artık üç gemiye de yayılmış deneyime sahip aynı mühendislik ekibimiz var.” Colglazier, 2023’ün başlarında ticari hizmete başlamadan önce planlanan bir süzülme uçuşu ve bir motorlu test uçuşu ile Unity ve Eve’in şu anda dördüncü çeyrekte uçuş testlerine devam etmesi planlandığını söyledi. Yeni uzay uçağı Imagine, uzaya ilk uçuşunu yapacak. 2023 yılının ortalarında müşteri taşımaya başlamadan önce birkaç “gelir getirici” test uçuşu ile 2023’ün ilk çeyreği. Geçmişte Virgin Galactic araçlarının deneyimlerine dayanarak, motorlu uçuşlara başlamadan önce muhtemelen bir dizi tutsak taşıma ve süzülme uçuşunu içerecek olan Imagine için genel test uçuş programı hakkında ayrıntılı bilgi vermedi. Mevcut tedarik zinciri sorunlarına rağmen Virgin Galactic, Delta sınıfı uzay uçaklarını inşa etme stratejisiyle ilerliyor, bu da işin daha fazlasını tedarikçilere kaydıracak ve şirket, araçların son montajını üstlenecek. Colglazier, Virgin Galactic’in yakın zamanda bir tedarikçiler konferansına ev sahipliği yaptığını ve muhtemel tedarikçilerden bilgi talepleri yayınladığını, ancak araçların yapı elemanları için herhangi bir kesin sözleşme açıklamadığını söyledi. “Millet için malzeme olacak sözleşmeleri ve satın almaları bir araya getiriyoruz” dedi ve tedarik zincirleri bugün “hırpalanmış” olsa da, bu araçlar iki ila üç yıl içinde durumun ne olacağını tahmin edemediğini de sözlerine ekledi. inşa ediliyor. Virgin Galactic, tüm gecikmelere rağmen yörünge altı uzay turizmi uçuşlara hala büyük ilgi görüyor. Şirketin şu anda 800 kayıtlı müşterisi var ve Colglazier, şirketin 2023’ün başlarında ticari hizmet başladığında 1.000 müşteriye sahip olma hedefine kolayca ulaşacağını söyledi. Geçen yıl fiyatları 450.000 dolara çıkaran şirketin, bunu planlamadığını da sözlerine ekledi. daha yüksek enflasyon oranlarına rağmen kısa vadede tekrar yükseltmek. “Son 200 kişi gittikten sonra, piyasaya göre fiyatlandırmayı uygun şekilde değerlendireceğiz” dedi. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** uzay turizmi, virgin galactic, virgin galactic uzay --- ### [Samanyolunda Sagittarius A* ismindeki Muazzam Büyüklükte Karadelik Resimleri Elde Edildi](https://uzayportal.com/samanyolunda-sagittarius-a-ismindeki-muazzam-buyuklukte-karadelik-resimleri-elde-edildi/) **Published:** May 13, 2022 **Author:** admin **Content:** Samanyolu’nun kalbindeki gizem sonunda çözüldü. Event Horizon Teleskobu (EHT) gökbilimcileri, bu sabah dünyanın dört bir yanındaki eş zamanlı basın toplantılarında Samanyolu’nun merkezindeki süper kütleli kara delik olan Sagittarius A\*’nın ilk görüntüsünü ortaya çıkardı. Bu işbirliğinin bize verdiği bir kara deliğin ilk resmi değil; bu, 10 Nisan 2019’da ortaya çıkardıkları M87\*’nin ikonik görüntüsüydü. Ama en çok istedikleri buydu. Sagittarius A\*, galaksimizin etrafında döndüğü hareketsiz nokta olan kendi özel süper kütleli kara deliğimizdir. Bilim adamları uzun zamandır galaksimizin kaotik merkezi bölgesinin derinliklerinde gizlenmiş süper kütleli bir kara deliğin, orada meydana gelen tuhaf şeylerin tek olası açıklaması olduğunu düşünüyorlardı – dev yıldızların uzayda görünmez bir şeyin etrafında gözle görülür bir hızda sapan atması gibi. ışığın. Yine de bunu açıkça söylemekten çekindiler. Örneğin, gökbilimciler Reinhard Genzel ve Andrea Ghez, Sagittarius A\* üzerindeki çalışmaları nedeniyle 2020 Nobel Fizik Ödülü’nün bir bölümünü paylaştıklarında, yaptıkları alıntı, “galaksimizin merkezinde süper kütleli bir kompakt nesnenin keşfi için ödüllendirildiklerini belirtti. Arizona Üniversitesi’nde astronomi ve fizik profesörü ve EHT Bilim Konseyi üyesi Feryal Özel, bu sabah Washington DC’deki Ulusal Basın Kulübü’nde, üç parlayan trilyon düğümle çerçevelenmiş karanlık bir halka olan resmi tanıttı. -derece gaz. Özel, “\[Sagittarius A\*\] ile 20 yıl önce tanıştım ve onu sevdim ve o zamandan beri anlamaya çalıştım” dedi. “Ama şimdiye kadar doğrudan resme sahip değildik.” Kara delikler, ışık da dahil olmak üzere, düşen her şeyi hapseder, bu nedenle gerçek anlamda görülemezler. Ancak etraflarında uzay-zamanı o kadar şiddetli bir şekilde bükerler ki, yerçekimsel kavramalarında parçalanan parıldayan madde akışları tarafından aydınlatıldıklarında, bir “gölge” oluştururlar. Gölge, bir kara deliğin olay ufkundan yaklaşık iki buçuk kat daha büyüktür: sınırı ve tanımlayıcı özelliği, içinden geçen hiçbir şeyin geri dönemeyeceği uzay-zamandaki çizgi. EHT, tüm astronomide en yüksek çözünürlüğe sahip bir araç olan sanal bir Dünya boyutunda teleskop oluşturmak için birden fazla kıtadaki radyo gözlemevlerini birleştiren çok uzun taban çizgisi interferometrisi (VLBI) adı verilen bir teknik kullanarak bu gölgenin görüntülerini yakalar. Nisan 2017’de EHT işbirliği, bu sanal enstrümanı Sagittarius A\* ve diğer süper kütleli kara deliklerde işaret ederek birkaç gece geçirdi. Bu çabanın ilk bitmiş ürününü zaten gördük: M87\*. Ekip, aynı kampanyadaki Yay A\* görüntüsü için ham verileri de yakaladı, ancak bu gözlemleri gerçek bir resme dönüştürmek çok daha uzun sürdü. Bunun nedeni Sagittarius A\*’nın sürekli değişmesidir. M87\*, galaksi Messier 87’nin veya M87’nin kalbindeki kara delik o kadar büyük ki etrafında dönen maddenin tam bir yörüngeyi tamamlaması saatler alıyor. Pratik olarak konuşursak, bu, ona uzun süre bakabileceğiniz anlamına gelir ve hemen hemen değişmez. Sagittarius A\* 1.000 kat daha az kütlelidir, bu nedenle madde kara deliğin etrafında daha sıkı, daha hızlı yörüngelerde hareket ettikçe yaklaşık 1.000 kat daha hızlı değişir. EHT’nin görüntüleme çalışma grubunun eş başkanı olan California Teknoloji Enstitüsü bilgisayar bilimcisi ve gökbilimci Katie Bouman, maddenin Sagittarius A\* yörüngesinde o kadar hızlı döndüğünü ve “dakikadan dakikaya” değiştiğini söyledi. Hızlanan bir merminin hızlandırılmış fotoğrafını çektiğinizi hayal edin – bunu yapmak kolay değil. Bu nedenle, 2017 gözlem çalışmasında toplanan verilerden Sagittarius A\*’nın net bir görüntüsünü çıkarmak birkaç yılın işi olmuştur. Sagittarius A\*’nın özel doğası görmeyi zorlaştırdıysa, aynı zamanda onu gelecekteki kara delikler ve Einstein’ın genel görelilik kuramı, kutsal yerçekimi kuramı üzerine yapılacak çalışmalar için heyecan verici bir laboratuvar haline getiriyor. Her tür teleskopla onlarca yıl süren çalışmalar sayesinde, gökbilimciler, Sagittarius A\*’nın temel ölçümlerini (kütlesi, çapı ve Dünya’dan uzaklığı) büyük bir doğrulukla zaten biliyorlardı. Şimdi, sonunda, gerçek zamanlı olarak onun evrimini izleme – parıldayan, yanıp sönen madde akışlarıyla beslenirken izleme yeteneğini kazandılar. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** galaksimizdeki karadelik, kara delikler, karadelik, karadelik gözlem, karadelik nasıl oluşur, Sagittarius A* --- ### [Hindistan'a Uzay Enkazı Düştü](https://uzayportal.com/hindistana-uzay-enkazi-dustu/) **Published:** May 20, 2022 **Author:** admin **Content:** Hintli yetkililer, 12 Mayıs’ta batı Hindistan’ın kırsalına düşen şüpheli uzay enkazlarını inceliyor ve olayın zamanlaması, bunların o gün atmosfere yeniden giren bir Çin roketinin parçaları olabileceğini düşündürüyor. Yerel basın, nesnelerin Gujarat’ta “yeri sallayan yüksek sesle” çarptığını bildirdi. Indian Express’e göre herhangi bir can kaybı veya maddi hasar meydana gelmedi. Gazete, düşen nesnelerin hepsinin 15 kilometrelik bir yarıçap içinde keşfedildiğini ve aralarında yaklaşık beş kilo ağırlığında siyah bir metal top olduğunu söyledi. Ne yerel yetkililer ne de [Hindistan Uzay Araştırmaları Örgütü](https://isro.gov.in) (ISRO) nesneleri olumlu bir şekilde tanımlamadı. ![uzay enkazları tehlike yaratıyor](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/05/uzay-enkazlari-tehlike-yaratiyor.jpeg "uzay enkazları tehlike yaratıyor - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Ancak Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden uzay gözlemcisi Jonathan McDowell, enkazın muhtemelen 12 Mayıs’ta atmosfere yeniden giren Çin Uzun Yürüyüş 3B roketinin üçüncü aşamasının bir parçası olduğunu söylüyor. Roket, Çin’in ZX-9B iletişim uydusunu taşıyan Eylül ayında fırlatıldı. . McDowell, SpaceNews’e 16 Mayıs’ta e-posta yoluyla Çin roketinin Spacetrack katalog adına atıfta bulunarak, “CZ-3B Y86’nın o sabah yeniden girdiğini biliyoruz” dedi. “Nerede olduğundan emin değiliz, ancak öngörülen iz Gujarat’ı yaklaşık doğru zamanda geçiyor, bu yüzden iyi bir aday ve o sabah yeniden giren başka büyük nesneler yoktu. Bu nedenle, bu enkazın CZ-3B Y86 ile tanımlanmasının çok güçlü olduğu sonucuna varıyorum (%100 kesin olmasa da yüksek güven). Şüpheli enkazın bir Çin roketinin parçası olduğu doğrulanırsa, Çin fırlatma enkazının iki aydan kısa bir süre içinde ikinci kez Hindistan topraklarına düşmesi olacak. 2 Nisan’da Hindistan, büyük bir metal halka da dahil olmak üzere birkaç nesnenin başka bir kırsal batı köyüne düştüğünü gördü. 15 Nisan’da yerinde inceleme yapan ISRO bilim adamları, nesneleri geçici olarak Çin Uzun Yürüyüş roketinin parçaları olarak etiketlediler. McDowell, nesnelerin fotoğraflarına ve videolarına dayanarak, düşen nesnelerin Şubat 2021’de piyasaya sürülen Long March 3B seri numarası Y77’nin üçüncü aşamasının parçaları olabileceğini söyledi. Çin, yeniden giriş olayına sessiz kaldı. Buna ek olarak, son yıllarda bir Çin roketinin rahatsız edici bir şekilde yeniden giriş yaptığı birkaç başka vaka daha vardı. Mayıs 2021’de, Çin’in Uzun Yürüyüş 5B roketinin kabaca 30 metre uzunluğunda, beş metre genişliğindeki çekirdek aşamasından kalanlar, enkazın nereye ineceği konusunda günlerce süren spekülasyonların ve Çin’in sessizliğinin ardından Hint Okyanusu’na düştü. NASA, Çin’i “uzay enkazlarıyla ilgili sorumlu standartları karşılamadığı” için eleştirdi. Bir yıl önce, başka bir Uzun Yürüyüş 5B’den gelen enkaz, roketin çekirdek aşamasının kontrolsüz bir şekilde yeniden girişinin ardından Fildişi Sahili’ndeki en az iki köyün üzerine düştü. Kasım 2019’da, Uzun Yürüyüş 3B’nin kullanılmış bir aşaması, Çin’deki Xichang Uydu Fırlatma Merkezi’nin yakınına düşerek bir evi yok etti. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** hindistan uzay, hint uzay ajansı, uzay çöpleri, uzay enkaz --- ### [İlk Türk Astronotunun Seçimi için Başvurular Başladı](https://uzayportal.com/ilk-turk-astronotunun-secimi-icin-basvurular-basladi/) **Published:** May 24, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında bir Türk vatandaşının, Uluslararası Uzay İstasyonuna (UUİ) gönderilmesi için başvurular başladı. **İlk defa bir Türk vatandaşı astronot unvanı alacak** İlan edilen şartları taşıyanlar arasında seçilecek kişi Türkiye’nin insanlı ilk uzay görevini gerçekleştirecek ve bilim misyonunu yerine getirerek UUİ şartlarında deney yapma imkânı sağlayacak. İlk defa bir Türk vatandaşı astronot unvanı alacak. Başvurular 23 Haziran 2022, saat 20:23’e kadar uzaya.gov.tr üzerinden yapılacak. Proje kapsamında Türk vatandaşları tarafından yapılan başvurular arasından iki uzay yolcusu adayı belirlenecek. Astronot eğitimlerini başarıyla tamamlayan adaylardan biri yaklaşık 10 gün sürecek bu ilk milli insanlı uzay görevini gerçekleştirmek üzere uluslararası iş birliği ile UUİ’ye gönderilecek. Aranan şartlar arasında; 23 Mayıs 1977’den sonra doğmuş olmak, yükseköğretim kurumlarının en az 4 yıllık lisans eğitimi veren mühendislik, fen bilimleri/temel bilimler, fen bilimleri alanındaki eğitim ve tıp fakültelerinden birini bitirmiş olmak, çok iyi derecede İngilizce bilgisine sahip olmak- anlamak, konuşmak ve yazmak öne çıkıyor. Ayrıca başvuru yapacak kişinin boyunun 149,5 ila 190,5 santimetre arasında, kilosunun da 43 ila 110 kg arasında olması gerekiyor. ![İlk Türk Astronotu olmak için Kriterler](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/05/İlk-Türk-Astronotu-olmak-için-Kriterler.jpeg "İlk Türk Astronotu olmak için Kriterler - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")İlk aşamayı geçen başvuru sahiplerinin, sonraki değerlendirme aşamalarına geçebilmeleri için ek bilgi, belge, doğrulama, test, tetkik ve muayeneler talep edilecek. Mülakata çağrılacak adaylar, detaylı değerlendirme süreci sonrasında belirlenecek. Seçilen adaylar TUA veya TÜBİTAK bünyesinde istihdam edilecek ve on yıl mecburi hizmet yükümlülüğü olacak. Sizde uzaya giden ilk Türk astronot olmak için [uzaya.gov.tr](uzaya.gov.tr) sitesinden başvurabilirsiniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** ilk uzaya çıkan türk, türk astronot, türk astronot seçim kriterleri --- ### [Türkiye Uzay Ajansı Başkanı: Uzay yolcumuzun bize has unsurları oraya götürmesini arzuluyoruz](https://uzayportal.com/turkiye-uzay-ajansi-baskani-uzay-yolcumuzun-bize-has-unsurlari-oraya-goturmesini-arzuluyoruz/) **Published:** June 9, 2022 **Author:** admin **Content:** ### Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı **Serdar Hüseyin Yıldırım**, Milli Uzay Projesi ve ilk insanlı uzay yolculuğu ile ilgili açıklamalarda bulundu Türkiye’nin insanlı ilk uzay görevi başlıyor ve bu yolculuğa çıkacak Uzay yolcusu için seçimler yapılıyor. Bir Türk vatandaşı, gerekli eğitimleri tamamladıktan sonra Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilecek ve Türk Astronot uzayda 1 hafta deney yapacak. Sabah’ın [haberine göre](https://www.sabah.com.tr/galeri/gundem/turkiye-uzay-ajansi-baskanindan-flas-aciklamalar-1-ay-icinde-basliyor-dikkat-ceken-elon-musk-detayi/12), TUA’nın çok büyük bir ihtiyaç olduğunu ve uzun yıllardır da beklenen bir şey olduğunu ifade eden Yıldırım, “Milli Uzay Programı aslında bir dönüm noktası. Bu programda 10 büyük hedefimiz var ve bu hedeflere ilk 10 senelik dönemde büyük ölçüde ulaşmayı planlıyoruz. Bu hedeflerden bir tanesi bir Türk vatandaşının ilk defa uzaya çıkması, Uluslararası Uzay İstasyonu’na giderek orada bilimsel çalışmalar yapması ve Türk bayrağının da uzayda temsil edilen bayraklar arasına girmesi. Bu görev için şu an hazırız, başvuru sürecimiz devam ediyor. [uzaya.gov.tr](uzaya.gov.tr) sitesine girip bakanların sayısı 5 milyonu aşmış durumda, başvuru için kaydını tamamlayanların sayısı 36 bini geçti. ” ![İlk Türk Astronotu Seçiliyor](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/06/ilk-turk-astronotu.jpg "ilk-turk-astronotu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") “Bunlar Türkiye için ciddi rakamlar. Tamamen başvurusunu tamamlayıp astronot adayı diyebileceğimiz de 460’dan fazla kişi var ve bu sayı sürekli artıyor. Başvuruların ardından seçim süreci başlayacak. Önce bir ön eleme ve birtakım tercihler olacak. Sağlık, yabancı dil, fiziki özellik şartları var. 2023’te yani Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında ilk defa bir Türk insanı da uzaya çıkmış ve bizim bilim camiamızın belirlediği bilimsel çalışmaları da gerçekleştirme fırsatı bulacak. Yerçekimsiz bir ortamda bilim yapmak bugüne kadar Türk bilim camiasında ilk defa olacak” şeklinde konuştu. ### “Bize has bazı unsurları oraya götürmesini arzuluyoruz” Uzaya gidecek Türk vatandaşının yanında Türkiye’yi temsil edecek sürpriz nesneler götürebileceğini söyleyen Yıldırım, “Uzay istasyonuna giderken her gramın önemi var, istediğiniz her şeyi oraya götürme şansınız yok. Götürmek istediğimizi beyan ettiğimiz her şey çok ciddi bir kontrolden geçiyor. Uzay yolcumuzun mutlaka bayrağımızı ve bize has bazı unsurları oraya götürmesini arzuluyoruz. Bu konuda sürprizler olabilir. Mesela yiyecek olarak Türk mutfağından bir şeyler götürülebilir. Neden bizim zengin mutfağımızdan bir şeyler gitmesin? Hatta uzay yolcumuz orada bulunanlara da bundan ikram etsin. Şu an bunun ne olacağı konusunda çalışmalar devam ediyor” dedi. ### “Aya gitmeyi tecrübe etmemiz gerekiyor” ![ilk uzaya giden türk astronot](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/05/ilk-uzaya-giden-türk-astronot.jpeg "ilk uzaya giden türk astronot - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Uzaya bir Türk insanının bilimsel bir misyonla gönderilmesi dışında çok sayıda önemli hedefleri olduğunu dile getiren Yıldırım, “İlk hedefimiz aya ulaşmak. Ancak biz aya insan göndermeyeceğiz. Bu kapasite şu an dünyada sadece 3 ülkede var. Aya ulaşmamızın iki safhası var. Nihai hedefimiz 2028 sonunda ayın üzerine yumuşak inişle bir rover indirmek ve orada bilimsel veriler toplayacak birtakım çalışmaları yapmak. Fakat bu Türkiye’de hiç denenmemiş bir şey olduğu için öncelikle aya gitmeyi tecrübe etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla ara hedefimiz de aya ulaşmak ve bu da 2 sene içerisinde gerçekleşecek. Geçen senenin sonunda bu konudaki en yetkin kuruluşumuz olan TUBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’yle bir anlaşma imzaladık ve aya gidecek aracımızı hazırlama görevini onlara verdik. Tahminimize göre bu ay sonu, Temmuz başı gibi bu iş bitecek ve artık aracın imalatı başlayacak. Bu aracımızın bizi aya götürecek olan motoru tamamen yerli bir motor ve bununla 2 sene içerisinde aya ulaşmayı hedefliyoruz. Yaklaşık 2 buçuk ton ağırlığında, bir otomobilden biraz daha büyük olacağını öngördüğümüz bir araç. Türkiye bu araçla aya ulaşabilen ve bir araç gönderebilen çok az sayıdaki ülke arasına girmiş olacak. Bu arada öğreneceğimiz şeyler Türkiye’yi çok farklı bir noktaya taşıyacak” ifadelerini kullandı. ### “Aya gidecek uzay aracımızı Space X götürmek istiyor” **Elon Musk** ve Space X ile yapılan görüşmelere de değinen Yıldırım, şunları söyledi: “Elon Musk dünya çapında çok önemli bir figür şüphesiz. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşüyorlar. Fakat sadece Space X değil Amerika’daki diğer büyük kuruluşlarla da temasımız var. Avrupa, Rusya, Çin ve Japonya’daki şirketlerle ve kurumlarla da iş birliği çalışmaları yürütüyoruz. Bizim son atılan Türksat 5A ve 5B uydularımız da Space X’in roketleriyle fırlatıldı ve yörüngeye yerleştirildi. Aya gidecek uzay aracımızı da onlar götürmek istiyor. Dünyadaki uzay camiası Türkiye’nin milli uzay planının farkında. Hatta bizim gibi ya da bizden biraz daha geride olan birçok ülke ‘Biz sizin bu programınızdan istifade edebilir miyiz’ diyor. Biz de memnuniyetle yardımcı olmak için kapıları açıyoruz. Uluslararası ilişkiler uzay çalışmalarında çok önemlidir. Burada bir ülkenin her şeyi tek başına çok zor ve zaman alıcı şeylerdir.” ### “Türkiye’nin bundan geri kalması düşünülemez” [Uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/) ve Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasına yönelik eleştirilere de değinen Yıldırım, şunları söyledi: “Bu tip eleştiriler dünyanın her yerinde oluyor. Bu işin içinde olan birisi olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Uzayda yoksanız dünyada da söz sahibi olmanız mümkün değil. Bizim sloganımız, uzayda izi olmayanın dünyada sözü olmaz. Bunun önemini önümüzdeki 5-10 sene içerisinde herkes anlayacak. Bugün haberleşme ile ilgili ne varsa uzaydan devam ediyor. Dünyada olup bitenler, denizlerin durumu, trafik, çevre ve şehircilik konuları, ormanlar ve tabii afetler sırasındaki problemler uzaydan takip ediliyor. Eskiden sadece kontrol vardı artık birçok konuda uzaydan müdahale de var. Türkiye’nin bundan geri kalması düşünülemez. Bu çalışmalara harcanan parayı ve kaynağı başka yerlerde harcamak gerektiğini söyleyenlere eğer bugün biz bu paraları ve da kaynakları uzay çalışmalarına harcamazsak ileride daha fakir olacağız diyoruz. Bütün toplumun Milli Uzay Programımızı desteklemesini bekliyoruz. Yapılan araştırmalarda uzay çalışmalarına harcanan her bir liranın 3-4 misliyle ekonomiye geri döndüğü tespit edildi. Uzay ekonomisi dediğimiz şey yakında 1 trilyon dolar hacmine ulaşacak ve biz de bundan pay almalıyız.” ### “Türkiye’mizin yeni bir ‘Kızılelma’sı olacaksa bu uzay olmalıdır” Uzayda ve gök cisimlerinde Türkiye’nin de hakkı olduğunu ve bu işin hukuki tarafının bulunduğunu söyleyen Yıldırım, şunları kaydetti: “Bu hakları Birleşmiş Milletler Sözleşmesi kayıt altına almış. Eğer o hakkınızı kendiniz alacak güce, bilgiye, teknolojiye sahip değilseniz kimse bu hakları size sunmaz. Eğer milletimizin, devletimizin uzaydaki ve gök cisimlerindeki haklarını korumak istiyorsak orada olmak zorundayız. Bana göre uzay çalışmaları bütün milletimizin anlaması ve el ele vermesi gereken bir hedeftir. Ben bunu ‘Yeni Kızılelma’ diye ifade ediyorum. Türkiye’mizin yeni bir ‘Kızılelma’sı olacaksa bu uzay olmalıdır.” ### “TUA’nın askeri projelerle bir ilgisi yoktur” Türkiye’nin uzay programının geliştiği ölçüde milli güvenliğe de katkı sunacağını dile getiren Yıldırım, “Bir yeri korumak istiyorsanız öncelikle o yerin çevresini takip etmeniz, görebilmeniz ve kontrol edebilmeniz gerekir. Bunların artık uzay sistemleri olmadan düşünülmesi mümkün değil. TUA’nın askeri projelerle bir ilgisi yoktur ama teknoloji olarak iç içedir. Bir uydunuz ve uzaktan algılama teknolojiniz varsa bazı şeylerin farkında olabilirsiniz. Bu uydular yerdeki cisimlerin ve olan bitenin fotoğrafını çeker, verisini toplar. Bunları siz çevre, gelişimin kontrolü, verimlilik, güvenlik ve istihbarat için de kullanabilirsiniz” diye konuştu. ### “Uzay turizmi de çoktan başladı” “Gelişmekte olan uzay madenciliğinde en kıymetli maddenin su olduğuna değinen Yıldırım, “Madencilik deyince bizim aklımıza hep altın, gümüş, platin gibi değerli metaller geliyor. Uzay madenciliği uzayda en kıymetli olan nesneyle başlıyor yani suyla. Sonraki adım da nadir toprak elementleri diye bilinen stratejik sektörlerde çok büyük bir önem taşıyan 17 tane elementin gök cisimlerinden elde edilmesi, öncelikle uzayda kullanılması ve sonra dünyaya getirilmesi. Türkiye olarak elbette buna ilgimiz var ama adım adım gideceğiz, dünyadaki gelişmeleri görmemiz lazım. Uzay turizmi de çoktan başladı ve yakın gelecekte birçok insanın kolaylıkla uzaya çıkabilecek. Elbette sıradan insan için bu hala bir hayal gibi gözüküyor ama 100 yıl önce dünyada uçaklar uçmaya başladığında da birçok kişi için hayaldi. Bugün gelinen noktada artık uçağa binmek sıradan bir hadise. Kimsenin şüphesi olmasın uzay da böyle olacak. Belki 100 yıl bile sürmeyecek bilet fiyatları çok daha aşağı inecek ve dünyada yaşayan birçok insanın bunu karşılayabileceği bir seviyeye gelecek. Biraz daha zamana ihtiyaç var ve ben ülkemizden de çok yakın gelecekte birçok kişinin bu turizm faaliyetine katılacağını düşünüyorum. Uzayda yakın yörüngede platformlar oluşturuluyor ve bunların bazıları otel olarak da hizmet verecek. Şu anki Uluslararası Uzay İstasyonu’nun artık bilimsel çalışmalar için ömrünü tamamladığı ve devreden çıkarılacağı biliniyor ve onun otel yapılması yönünde tartışmalar var. Otel gibi bir haftalık tatil için uzaya gitmek ve kalmak mümkün olacak” ifadelerini kullandı. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** ilk türk astronotu, türk astronot, türk bayrağı uzayda, Türk mutfağı ve uzay, türk uzay ajansı, türk uzay çalışmaları, uzay vatan, uzay vatan ve türkiye --- ### [Bilim ve Ütopya Dergisi - Mayıs 2022 - Savaşlar Artık Uzayamı Taşınıyor, Türkiye'nin Uzay Savunması](https://uzayportal.com/bilim-ve-utopya-dergisi-mayis-2022-savaslar-artik-uzayami-tasiniyor-turkiyenin-uzay-savunmasi/) **Published:** June 19, 2022 **Author:** admin **Content:** \[pdf-embedder url=”https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/06/Haziran-2022-Baski-Dosyasi-1-sayfalar-38-40.pdf” title=”Savaşlar artık Uzayamı Taşınıyor – Prof. Uğur Güven”\] ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** savaşlar artık uzayamı taşınıyor, türkiye uzay savunması, Uzay savaşları, uzay vatan, uzayvatan --- ### [Karadeliklerden Başka Yaşama Geçiş Var mı? Sonumuz Karadeliklerle mi Gelecek?](https://uzayportal.com/karadeliklerden-baska-yasama-gecis-var-mi-sonumuz-karadeliklerle-mi-gelecek/) **Published:** July 24, 2024 **Author:** admin **Content:** Kuşkusuz evrenin en önemli gizemlerinden biri karadeliklerdir. İnsanoğlunun Göbeklitepe’den beri uzaya baktığı tarihten beri evrenin en anlaşılmaz ögesi olmayı sürdürmüşlerdir. Bu anlamda Karadelikler, evrenin en gizemli ve büyüleyici varlıklarından biridir. Öylesine yoğun bir kütleye sahiptirler ki, ışık bile onlardan kaçamaz. Bu nedenle, doğaları hakkında doğrudan gözlem yapmamız mümkün değildir. Bu durum, karadelikleri çevreleyen gizemleri ve soruları daha da derinleştirir. ![Karadelikler](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/07/karadelikler.jpeg "karadelikler - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") ## **Karadeliklerin Oluşumu:** Karadelikler, büyük yıldızların ölümüyle oluşur. Çalışma prensibi olarak olağanüstü enerji üreten bir süreç olan füzyon ile çalışırlar. Füzyonda yıldızlarda bol miktarda bulunan Hidrojen atomları ve izotopları yüksek sıcaklık ve yüksek basınçlar altında birleşerek Helyuma dönüşürler ve bu dönüşüm esnasında Einstein’ın ünlü E=mc2 denklemi çerçevesinde enerji üretirler. Bu üretilen enerji kendisini ısı ve ışık olarak gösterir. Bir nevi güneşimizin dünyadaki hayata dinamo olmasının altında da bu süreç vardır. Bir yıldızın çekirdeğindeki nükleer füzyon sona erdiğinde, yıldız kendi ağırlığı altında çöker. Bu çöküş o kadar hızlıdır ki, eğer yıldız yeterince büyükse yıldızın geri kalanı uzay zamanın dokusunu yırtarak geri dönüşü olmayan bir tekillik oluşturur. Bu tekilliğin etrafındaki bölgeye ise karadelik deriz. ## **Karadeliklerin Özellikleri:** - **Çekim kuvveti:** Karadelikler, evrendeki bilinen en güçlü çekim kuvvetine sahiptir. Bu çekim kuvveti o kadar güçlüdür ki, ışık bile onlardan kaçamaz. Işığın kaçma hızı, bir karadeliğin olay ufkunu (tamamen içeri çekilme sınırı) tanımlayan önemli bir parametredir. - **Olay Ufku**: Olay ufku, karadeliğin geri dönüşü olmayan sınırıdır. Bu sınırı geçen her şey, karadeliğin muazzam çekim kuvveti tarafından içeri çekilir ve sonsuza dek kaybolur. - **Hawking radyasyonu**: Karadelikler, kuantum mekaniğinin etkisiyle Hawking radyasyonu olarak bilinen zayıf bir ışıma yayarlar. Bu ışıma, karadeliklerin zamanla küçülmesine ve sonunda yok olmasına neden olabilir. Bazı bilim adamları Hawking Radyasyonu sayesinde karadeliklerden bilgi almanın mümkün olduğunu düşünmektedirler. - **Tekillik**: Karadeliğin merkezindeki tekillik, sonsuz yoğunluk ve sıfır hacim gibi aşırı koşulların hüküm sürdüğü bir noktadır. Burası, bildiğimiz fizik yasalarının bozulduğu ve yeni bir fizik teorisi geliştirmemizi gerektiren bir bölgedir. ## **Karadelikler ve Diğer Evrenlere Geçiş:** Bazı teoriler, karadeliklerin diğer evrenlere açılan geçitler olabileceğini öne sürmektedir. Bu teorilere göre, karadeliğin olay ufkunu geçmek, bizi bambaşka bir boyuta veya evrene taşıyabilir. Ancak, bu teoriler hala spekülasyondan öteye geçmemiştir ve somut bir kanıtla henüz desteklenmemektedir. Buna rağmen birçok bilim adamı yaptıkları simülasyonlar ile göstermişlerdir ki kara deliklerin tam karşısında başka bir evrende beyaz delik denilen ve kara deliklerin aksine maddeyi çeken değil de onu iten cisimler bulunmaktadır. Yani bu teoriye göre kara deliklerin içine çektiği madde ve ışık, karadeliklerin diğer evrene açılan kapısı olan beyaz delikler tarafından dışarıya yani başka evrene fırlatılmaktadır. Bu şekilde birçok kara deliğin esasında başka bir evreni doldurma konusunda dinamo görevi gördükleri düşünülmektedir. Peki bu doğru ise kara delikleri kullanarak başa bir evrene geçmek mümkün olabilir mi? Bunun cevabını vermek oldukça zordur çünkü Karadeliklerde Olay Ufkunu geçtikten sonra geri dönüş olmadığından ve ışık dahil hiçbir şeyden haber alınamadığından geri planda ne olduğunu anlamak oldukça imkânsızdır. Bazı fizikçiler yüksek çekim kuvvetlerinin karadeliklerin içine düşen her şeyi yok ettiğini öne sürerken bazı fizikçiler olay ufkundan sonra çekim kuvvetlerinin bitebileceği ve direkt tekillik olabileceği ve tekillikte fizik yasaları bozulduğu için her şeyin olabileceğini öne sürmektedirler. Dolayısıyla bir ihtimal kara deliklerden başka evrenlere geçiş mümkündür ancak bunun için tekillik denen kavramı (singularity) çok çok daha iyi anlamamız gerekir. ## **Galaksimizin Dinamosu Karadelikler** Samanyolu galaksimizin çekirdeğinde evrenin oluşumundan kalan dev bir kara delik olduğu düşünülmektedir. Bu kara delik aynı zamanda galaksimizin kendi etrafında dönüşünü sağlamakta hatta bir teoriye göre samanyolu galaksimizin bir arada kalmasını sağlamaktadır. Hatta ben dahil kimi bilim adamına göre galaksimizin çekirdeğindeki dev karadelik galaksimizin ve dolaysıyla güneş sistemimizin oluşumunda ve dengede kalmasından en önemli unsurlardan biridir ve belki bu kara delik olmasaydı güneş sistemimizde hayat olamayacaktı (Güneş sistemimiz galaksinin merkezine daha yakın olsaydı hayatı engelleyen radyasyon kaynakları daha fazla olacaktı veya daha uzak olsaydı istenilen ısı ve ışık dengesi olamayacaktı). Ayrıca galaksilerin merkezindeki karadeliklerin şu an için evrenin genişlemesine katkıda bulunduğuna dair bulgularda bulunmaktadır. ## **Karadeliklerin Geleceği:** Karadelikler, evrenin en gizemli ve büyüleyici varlıklarından biri olmaya devam etmektedir. Bilim insanları, karadeliklerin doğasını ve evrendeki rolünü daha iyi anlamak için yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Belki de bir gün, karadeliklerin gizemini çözecek ve evren hakkında yeni ve şaşırtıcı bilgiler edineceğiz. Karadeliklerin gizemini çözmek, evrenin işleyişi hakkında temel bilgiler edinmemizi sağlayabilir. Ayrıca, karadelikler hakkında daha fazla bilgi edinmek, gelecekteki uzay keşifleri için yeni teknolojiler geliştirmemize de yardımcı olabilir. Bu anlamda ülkemizde de bu tür çalışmalar derinlemesine yapılmalıdır. Karadelikler, bir teoriye göre evrenin enerjisi tükendiğinde ve tüm yıldızlar ya karadeliğe ya da Süpernovalara dönüştüğünde evrenden geriye kalan tek şeyler olabilir. Kim bilir belki şu anki evrenimiz yok olduğunda bir sonraki evren karadeliklerden doğacak. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** beyazdelik, karadelik, karadelik çekim, karadelikler naıl oluşur, olay ufku nedir, solucan deliği --- ### [Artemis 1 Aya Fırlatılmaya Hazır Bekliyor](https://uzayportal.com/artemis-1-aya-firlatilmaya-hazir-bekliyor/) **Published:** August 29, 2022 **Author:** admin **Content:** Amerikan uzay ajansı, dev yeni Ay roketi – Uzay Fırlatma Sistemi’nin kalkışı için geri sayım yapıyor. SLS, NASA tarafından şimdiye kadar geliştirilen en güçlü araç ve 50 yıllık bir aradan sonra insanları tekrar Ay yüzeyine çıkarmayı amaçlayan Artemis projesinin temelini oluşturacak. Roketin Pazartesi günü yerel saatle 08:33’te (12:33 GMT; 13:33 BST) Kennedy Uzay Merkezi’nden kalkması planlandı. (Türkiye saati ile 15:33) Görevi, Orion adlı bir test kapsülünü Dünya’dan uzağa itmek olacak. Bu uzay aracı, altı hafta içinde Pasifik Okyanusu’ndaki inişinden evvel evine dönmeden önce büyük bir yay üzerinde Ay’ın etrafında dönecek. Orion bu gösteri için mürettebatsız, ancak tüm donanımın gerektiği gibi çalıştığını varsayarsak, astronotlar 2024’ten başlayarak gelecekteki bir dizi daha karmaşık görev yapacaklar. Nasa astronotu Randy Bresnik, “Bu Artemis I uçuşuyla yaptığımız her şeye, Artemis II mürettebatlı görevi için riski satın alacak neyi kanıtlayabileceğimizin ve ne gösterebileceğimizin merceğinden bakıyoruz” dedi. **Artemis yeni nesil için Apollo mu?** 1969’da Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay’da ilk küçük adımlarını attıklarında, uzay araştırmalarının altın çağını başlattılar. Apollo programı, gezegenimizi ve kendimizi nasıl gördüğümüzü değiştirdi. Şimdi, 50 yıl sonra, Ay yeniden insanlığın gözü önünde. Apollo misyonlarına hiç tanık olamayanlar için umut, Artemis’in yeni bir nesle ilham vermesidir. Yeni görevler farklı olacak. NASA, Ay’a ilk kadın ve ilk renkli insanı indirmeyi planlıyor – uzay araştırmalarının herkese açık olduğunu gösteriyor. Ve ay yüzeyi sadece başlangıç. Nasa’nın tutkusu daha da uzaklarda, gözleri Mars’ta. Ve bu gerçekten deneyimlemek için dev bir adım olacak. Artemis I Uzay aracının aya fırlatılmasını canlı olarak aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** artemis 1 canlı izle, artemis 1 fırlatma, artemis fırlatmasını seyret, aya dönüş, aya gidiş, kennedy uzay üssü, orion kapsül, uzay fırtlatma sistemi --- ### [Artemis I Uzay Görevi ile NASA Aya Geri Dönüyor](https://uzayportal.com/artemis-i-uzay-gorevi-ile-nasa-aya-geri-donuyor/) **Published:** August 28, 2022 **Author:** admin **Content:** Roket şimdi fırlatma rampasındayken, Artemis I Moon görevi gerçek oluyor: 29 Ağustos, SLS roketinin NASA’nın Florida, ABD’deki Kennedy Uzay Merkezi’nin fırlatma rampasından 39B fırlatılması için ilk fırsat. ![Artemis 1 Aya Gidiyor](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/08/Artemis-1-Aya-Firlatiliyor.jpg "Artemis 1 Aya Firlatiliyor - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Bu ilk Artemis görevi, NASA’nın Orion uzay aracını ve Avrupa Servis Modülünü Ay’ın ötesine ve arkasına bir yolculuk sırasında teste tabi tutacak. Uzay aracı, hız kazanmak ve kendisini Dünya’dan neredeyse yarım milyon km uzağa itmek için Ay’ın yerçekimini kullanarak ay yörüngesine girecek – insan tarafından değerlendirilen herhangi bir uzay aracının şimdiye kadar seyahat ettiğinden daha uzağa. Bu yolculuk, hem Orion uzay aracının hem de SLS roketinin, Ay’a yapılan mürettebatlı uçuşlar öncesinde bir test görevi görecek. Bu durumda, Orion’da hiçbir mürettebat olmayacak ve uzay aracı burada, Dünya’daki ekipler tarafından kontrol edilecek. Ancak ikinci Artemis görevi, doğal uydumuzun etrafında bir uçuş yolculuğunda dört astronotun Ay’ın etrafında seyahat ettiğini görecek. Mürettebatsız Artemis I, ayın ötesine geçen ve Dünya’ya dönen bir göreve çıkacak. Uzay aracı fırlatıldıktan sonra, 42 gün boyunca 1,3 milyon mil (2,1 milyon kilometre) seyahat ederek ayın etrafında uzak bir retrograde yörüngeye ulaşacak. Artemis I, 10 Ekim’de San Diego kıyılarında Pasifik Okyanusu’na inmesi planlanıyor. Orion’un dönüşü, Dünya’ya dönüş yolunda şimdiye kadar deneyimlenen herhangi bir uzay aracından daha hızlı ve daha sıcak (atmosfere giriş ısısı) olacak. NASA’ya göre Orion uzay aracı, insanlar için yapılmış herhangi bir uzay aracının uçtuğundan daha uzağa gidecek ve ayın uzak tarafının 40.000 mil (64.000 kilometre) ötesine ulaşacak. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Artemis NASA, Artemis Projesi, aya geri dönüş, NASA, NASA ve Ay --- ### [20 Temmuz: Uluslararası Ay Günü](https://uzayportal.com/temmuz-20-uluslararasi-ay-gunu/) **Published:** July 21, 2022 **Author:** admin **Content:** Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2021 yılında “Uzayın barışçıl kullanımlarında uluslararası işbirliği” konulu 76/76 sayılı kararında, her yıl 20 Temmuz’da gözlemlenecek olan Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen uluslararası bir gün olan Uluslararası Ay Günü ilan etti. Uluslararası Ay Günü, Apollo 11 ay görevinin bir parçası olarak insanların Ay’a ilk ayak basmasının yıldönümünü kutlar. Ay günü neden kutlanır? Bu, Apollo 11’in 20 Temmuz 1969’da saat 20:17’de Dünya’nın tek uydusuna indiği gündü. İnişten altı saat sonra, Komutan Neil Armstrong 21 Temmuz’da saat 2:56’da ay yüzeyine adım attı. Armstrong ay yüzeyine ilk adım attığında, an canlı olarak yayınlandı. Kutlamalar ayrıca tüm Devletlerin Ay’ın keşfindeki başarılarını göz önünde bulunduracak ve sürdürülebilir Ay keşfi ve kullanımı konusunda halkı bilinçlendirecek. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Uzay Tarihi **Tags:** Ay Günü, Uluslararası Ay Günü --- ### [Ayda Bulunan Mağara Ne Anlama Geliyor? İnsanoğlu Aya Yerleşmeye Yakınmı?](https://uzayportal.com/ayda-bulunan-magara-ne-anlama-geliyor-insanoglu-aya-yerlesmeye-yakinmi/) **Published:** July 29, 2024 **Author:** admin **Content:** Bildiğiniz üzere geçen haftanın en büyük keşiflerinden biri ayda bulunan mağara keşfiydi. Temmuz 2024’te bilim insanları, Ay’ın Mare Tranquillitatis (Sessizlik Denizi) bölgesinde, ilk kez bir mağaranın varlığını doğruladı. Bu heyecan verici keşif, uzay araştırmaları ve insanlığın Ay’daki geleceği için önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Peki bu mağara ne anlama geliyor ve insanlık olarak Ay’a yerleşme hayalimize ne kadar yaklaştık? ## **Ay Mağaraları: Gizemli Bir Dünyanın Kapıları** Uzun zamandır Ay’ın kraterlerinde ve lav tüplerinde mağaraların var olduğu düşünülüyordu. Fakat bu zamana kadar, doğrudan kanıtlar bulmak mümkün olmamıştı. Son keşif, NASA’nın Lunar Reconnaissance Orbiter (LRO) uzay aracı tarafından toplanan radar verileri sayesinde gerçekleşti. Yeni analiz teknikleri, Mare Tranquillitatis’teki bir çukurun altında uzanan bir tünel sisteminin varlığını ortaya çıkardı. ![Ayda Mağara](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/07/Ayda-Magara.jpeg "Ayda Mağara - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Bu mağaranın uzunluğu ve genişliği tam olarak bilinmemekle birlikte, ilk tahminler 50-100 metre genişliğinde ve kilometrelerce uzunluğunda bir tünel sistemi olduğunu gösteriyor. Mağaranın içi karanlık ve soğuk olmalı diye düşünülüyor, ancak Ay’ın sert koşullarından izole edilmiş bir ortam sunabilir. Bu da, su buzu ve diğer potansiyel kaynakların korunmasına katkıda bulunmuş olabilir. Unutmayalım ki suyun varlığı aynı zamanda ayda kurulacak bir üs için oksijen ve yakıt demektir. ## **AYda Kolonileşme için Mağaralar** Ay’daki mağaralar, gelecekteki Ay kolonileri için barınma ve koruma sağlayabilir. Mağaralar, astronotları aşırı sıcaklıklardan, radyasyondan ve mikro meteoritlerden koruyabilir. Ayrıca, mağaralar enerji üretimi, su arıtma ve gıda yetiştirme gibi faaliyetler için de kullanılabilir. - **Koruma:** Ay mağaraları, astronotları ve Ay üslerini aşırı ısı değişiminden, radyasyondan ve mikrometorlardan korumak için ideal bir ortam sağlayabilir. Bu da uzun vadeli Ay araştırmaları ve yerleşimleri için kritik önem taşır. - **Su Kaynağı:** Mağaraların karanlık ve soğuk ortamları, Ay’ın kutup bölgelerinde su buzu şeklinde saklanmış olabilecek suyun korunmasına yardımcı olabilir. Bu su kaynağı hem içme suyu hem de roket yakıtı üretimi için kullanılabilir. - **Bilimsel Araştırma:** Mağaralar, Ay’ın jeolojik geçmişine ve oluşumuna dair ipuçları sağlayabilecek mineraller ve jeolojik oluşumlar içerebilir. Bu keşifler, güneş sistemimizin oluşumu ve evrendeki diğer gök cisimleri hakkında bilgi edinmemize yardımcı olabilir. Aynı zamanda bulunan farklı mineraller bize enerji üretimi gibi ek imkanlar sağlayabilir. ## **İnsanlığın Aya Yerleşmesine Ne Kadar Yakınız?** Yakın gelecekte Ay’da bir üs kurmak şu anda artık imkânsız görünmüyor. Son yıllarda uzay teknolojisindeki gelişmeler ve artan özel sektör yatırımları, Ay’a yapılan seyahatlerin ve görevlerin daha sık ve daha ucuz hale gelmesine katkıda bulunmaktadır. 5 yıl içinde Ay’da kalıcı bir üs kurmak oldukça iddialı bir hedef ve gerek ABD-Avrupa Uzay Ajansları gerek Çin gerek Rusya gerekse Hindistan bu konuda yarış halindeler. Bu hedefe ulaşmak için yoğun bir uluslararası işbirliği, önemli finansal yatırımlar ve teknolojik inovasyonlar gerekmektedir. Bununla birlikte, Ay’daki mağaraların keşfi, bu hedefe ulaşma potansiyeline sahip olduğumuzu gösteren ilham verici bir gelişmedir. Önümüzdeki on yıllar içinde Ay’da kalıcı bir insan varlığının kurulması, uzay araştırmaları ve insanlığın geleceği için bir dönüm noktası olabilir. Sonuç olarak, Ay’da bulunan mağaralar, insanlığın uzayda yaşam kurma hayallerini gerçekleştirme yolunda önemli bir kilometre taşı olarak karşımıza çıkıyor. Teknolojik ve bilimsel ilerlemeler sayesinde, Ay’da kalıcı yerleşimler kurmak ve uzayda yaşamı sürdürülebilir kılmak artık daha mümkün görünüyor. Ancak, bu sürecin başarılı olabilmesi için biyolojik adaptasyon, mühendislik çözümleri ve uluslararası işbirlikleri büyük bir öneme sahip. Ay’daki mağaralar, bu zorlu yolculukta insanlığa ışık tutan bir rehber olabilir ve belki de gelecekte, Ay’da yerleşik bir insan kolonisi görmek hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşebilir. ## ***Ay Yarışında Hangi Ülke Önde?*** Amerika Birleşik Devletleri, Artemis programı aracılığıyla 2025 yılına kadar ayın güney kutbuna bir astronot ekibi göndermeyi planlıyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) da Ay Köyü projesi üzerinde çalışıyor. Bu proje, Ay’da 3D yazıcılar kullanarak inşa edilecek bir dizi yerleşim yerinden oluşacak. İngiltere bazlı Rolls Royce gibi firmalarında ayda kurulacak bir üs için enerji reaktörü tasarladığı da haberlere yansımış vaziyette. Çin, ayda üs kurma konusunda en önde gelen ülkelerden biridir. Chang’e (Çin Mitolojisinde Ay Tanrıçası) programı kapsamında 2003 yılında Ay’a ilk robotik uzay aracını gönderdiler ve o zamandan beri bir dizi başarılı görev gerçekleştirdiler. Çin, 2030’larda ayın güney kutbuna bir araştırma istasyonu kurmayı planlıyor. Bu istasyon, Ay’da uzun süreli insan varlığının ilk adımı olacak ve gelecekteki bir ay yerleşiminin temelini oluşturacak. Çin’in ayda üs kurma konusunda önde olmasının birkaç nedeni var. En başta Devlet desteği konusunda Çin oldukça avantajlı. Ayrıca Çin’in ay keşfi için uzun vadeli bir planı var. Bu plan, 2030’larda bir araştırma istasyonu kurmayı ve 2040’larda kalıcı bir yerleşim yeri kurmayı içeriyor. Ek olarak Çin, uzay aracı ve roket geliştirmede önemli ilerlemeler kaydetti. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere Çin Uzay Ajansının elinde ayın komple bir Atlası var ve aydaki tüm doğal kaynakların detaylı jeolojik haritası da ellerinde mevcut. Hindistan da ay keşfi konusunda artan bir ilgiye sahiptir. Chandrayaan programı kapsamında 2008 yılında Ay’a ilk uzay aracını gönderdiler ve 2023’te Chandrayaan-3 görevi ile ayın güney kutbuna iniş yapmayı başardılar. Hindistan, 2030’lara kadar kendi astronotlarını Ay’a göndermeyi planlıyor. Medyamıza yansımasa da aya yerleşim ve ayın kaynaklarına erişim konusunda dünyada çok ciddi bir uzay yarışı söz konusu ve çok geç olmadan da bizim de bu yarışın içinde olmamız gerekiyor. Bu konuda daha önce de yazmıştım ve Türkiye güçlü bir ülke olarak gelecek nesillere gerekli olan kaynaklara erişim için daha aktif bir uzay programını hızla benimsemelidir. Böylece çocuklarımıza ve torunlarımıza daha verimli bir ülke bırakabiliriz. Evet şu an bir ekonomik kriz içindeyiz ancak bu çalışmalar geleceğimizi garanti altına almak için oldukça katkı sunacaktır. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Artemis Programı, ay, ay habitat, ay istasyonu, ay madenciliği, ay mağara, ay merkezi, ay üssü, ayda yerleşim --- ### [Uzay Yarışında Kim Önde? Aya Kim Önce Erişecek?](https://uzayportal.com/uzay-yarisinda-kim-onde-aya-kim-once-erisecek/) **Published:** August 11, 2024 **Author:** admin **Content:** Dünyamız gittikçe daha fazla uzay çağına doğru ilerliyor. Evet dünyamızda ve özellikle ülkemizde ciddi bir ekonomik kriz var ancak uzay konusundaki bilim ve teknolojik ilerlemeler oldukça önemli; çünkü bu buluşlar ve teknolojiler çocuklarımıza ve torunlarımıza daha iyi bir dünya bırakabilir. Uzay teknolojileri bugün kullandığımız mikrodalga fırından tutunda, hastanedeki MR cihazına, cep telefonumuzdaki CMOS kameraya hatta tamiratta kullandığımız kablosuz tornavidaya kadar her alanda günlük teknoloji ve konforda rol oynuyor. Ayrıca birçok ilaç ve antibiyotiğin uzayda yapılan araştırmalarla yapıldığını da unutmamak lazım. Dolayısıyla uzay araştırmaları yapmak sadece dünyamızı ve evrenimizi keşfetmemizi sağlamıyor aynı zamanda daha konforlu ve daha güvenli bir hayat yaşamamızı da temin ediyor. Dolayısıyla uzay teknolojilerine ve daha önemlisi 2030 yılından itibaren çok önemli hale gelecek olan uzay kaynaklarına erişim olmadan müreffeh bir toplum olmak pek mümkün değil. Kesinlikle demek mümkündür ki geleceğimizi sadece uzay teknolojileri ve yapay zekâ şekillendirecek. ![Uzay Yarışında Kim Önde](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/uzay-teknolojileri.jpg "uzay teknolojileri - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Bu anlamda belki de en önemli yarışlardan biri uzay yarışı ve hatta daha önemlisi aya erişim için olan yarış. Bu konuda oldukça ciddi çabalar var ve her ne kadar ülkemiz bu yarışın içinde olmasa da bu yarışın sonuçları bizi de etkileyecek. Şu an için aya erişim konusunda erişim iki aks üzerinden gerçekleşmekte. İlk aksta Artemis Ay Programı ile 2025 yılında Aya bir erkek bir kadından oluşan iki astronot göndermeyi planlayan [NASA](https://nasa.gov) var. Bu uçuşun başarılı olması durumunda bu uçuşun on yılın geri kalanında başka insanlı uçuşlar ile desteklenmesi bekleniyor. Hedef 2030 yılında bir Ay Üssünün temellerini atmak ve ayda sürekli olarak insanların bulunabileceği bir ekosistemi hayata geçirmek. Bu çerçevede ay üssünde bulunabilecek bir nükleer reaktör ile sürekli enerji sağlanması gündemde. Bu proje için ABD, İngiltere ve birçok Avrupa ülkesi, Avrupa Uzay Ajansı, Kanada ve Japonya destek vermekte. Hatta İngiliz Rolls Royce firmasının bu tür bir ay üssü için çizilmiş planları mevcut. Şu ana kadar bu aksta aya sonda veya uzay aracı gönderebilen NASA, JAXA bir de ESA var. Diğerleri daha çok destek ve lojistik sistemleri üzerinde çalışıyor. Bu çalışmaların oldukça ciddi bir ekosisteme destek vermesi ve bu ülkelerde uzay ekonomisini büyütmesi ve reel ekonomiye de yansıması bekleniyor. ![Çin Solar Güç Uzay İstasyonu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Çin-Solar-Güç-Uzay-İstasyonu.jpeg "Çin Solar Güç Uzay İstasyonu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")İkinci aks olarak Çin’in başını çektiği ve Rusya’nında destek verdiği Asya Aksı diyebiliriz. Çin Uzay Ajansı esasında diğer hiç kimsede olmayan bir şansa sahip. 2007 yılından bugüne kadar devam eden Chang’e misyonları. Chang’e adı Çin Ay Tanrıçası olan Chang’e den geliyor. En son altıncısı 3 Mayıs’ta fırlatılan uzay misyonu oldukça başarılı oldu ve Ayın Karanlık Yüzünden ilk defa ay parçalarının ve örneklerinin dünyaya getirilmesini sağladı. Böylece 1957’de Sputnik uydusunun fırlatılmasıyla başlayan uzay çağında yeni bir döneme girildi ve ilk defa Ayın Karanlık tarafından toplanmış örnekler var. Biliyorsunuz Ayın sadece bir tarafı sürekli Dünya’ya dönük ve diğer tarafını bu yüzden göremiyoruz. Bu çerçevede oradan gelen örneklerle artık Ayın o tarafındaki jeolojik yapıyı daha net anlayabileceğiz. Bir diğer önemli bir avantaj olarak ise Chang’e 3 uzay sondasıyla ve diğer Chang’e uzay sondalarıyla Ayın çok kapsamlı bir haritasının çıkarılmış olduğu biliniyor hatta Çin Uzay Ajansı geçenlerde bir Ay Atlası bile yayınladı. Şu an ABD dahil kimsede bu kadar kapsamlı bir harita yok. Ayrıca haritanın Ayın mineral varlıklarını da kapsadığı biliniyor. Rusya biliyorsunuz en son 2023’te Luna 25 adında bir uzay sondasını aya fırlatmıştı ve başarısız olmuştu. Bu çerçevede Rus Uzay Ajansı daha çok Çin Uzay Ajansına bu ay projelerinde destek veriyor ama öncü kesinlikle Çin. Çin’de tıpkı ABD gibi başka ülkeleri kendi aksına davet etti ve birkaç ülkenin de bu aksa katılması bekleniyor. Çin’de 2030 yılından itibaren kendi Ay üssünü kurmayı planlıyor. Her ne kadar NASA ile iş birliği yapsa da bu konuda üçüncü bir oyuncuda Hindistan ve Hint Uzay Ajansı [ISRO](https://isro.gov.in). Son yıllarda Hindistan birçok ülkenin başaramadığını başararak muhtelif uzay projelerinde öncü olmuş durumda. Kendi nükleer reaktörleri, uçak gemileri, nükleer füzeleri ve Güneş Sistemine rahatça ulaşabilen uzay programı olan Hindistan oldukça ciddi çalışmalar yapıyor. 2023 yılında Chandrayaan 3 misyonuyla dünyada Ayın Güney Kutbuna ulaşan ilk ülke oldu. Zaten Chandrayaan-1 misyonuyla 2009 yılında Ayda su bulunduğunu ilk Hint Uzay Ajansı keşfetmişti. 2013’te Mars’a ilk sonda gönderen Asya ülkesi oldu. 2023’te Güneşe gönderdiği Aditya L1 sondası ile güneşimiz hakkında halen veri topluyor ve 2025’te gerçekleşmesi beklenene Solar Maxima yani artmış güneş aktivitesi içinde veri toplamaya devam ediyor. Gelecek yıl Venüs’e kendi sondasını göndermeyi de planlıyorlar ve 2026 yılında Aya iniş yapıp Aydan örnek getirecek bir uzay aracıda tasarlanıyor ve test aşamasına geçmek üzere. Yani kendi aksında Hindistan’da Ayla ilgili erişimi olan bir ülke ve çok ciddi çalışmalar yapıyor. ![Ay Kolonisi Yerlesim](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Temsili-Ay-Kolonisi-Resmi.jpeg "Temsili Ay Kolonisi Resmi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Özellikle Ayda bulunan Helyum 3 gibi kaynaklar enerji üretimi için oldukça önemli. Ayda kalıcı bir üs kurulması demek Ayın Kaynaklarının kontrollü bir şekilde çıkarılıp kullanılmasına da zemin hazırlıyor. Ayrıca Ayda kurulacak bir üs başka gezegenlere veya asteroitlere fırlatma yapmak için de oldukça ideal. Hatta uzay da bulunan kaynaklara erişimin en önemli noktası diyebiliriz. 2040 yılından itibaren bu uzay kaynaklarına normal bir erişim olması ve bu kaynaklarının çıkarılabilir ve kullanılabilir olması bekleniyor. Tabi bunca uğraş içinde bilim ve teknoloji AR-GE’sinden elde edilen sonuçlarda oldukça ek bir avantaj sağlayacak. Özelikle enerji dönüşüm alanında Ayla ilgili uzay teknolojileri sayesinde ciddi bir atılım bekleniyor. Bunlara ek olarak Robotik ve Yapay Zekâ konusunda da uzay çalışmalarının ciddi katkıda bulunması bekleniyor. Peki siz kendinize lütfen sorun. Biz kendi coğrafyamızda oldukça önemli bir ülke olarak bu yarışın neresindeyiz ve acilen neler yapmalıyız? ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** avrupa uzay, ay kaynakları, çin ay, hint uzay, hint uzay ajansı, ISRO, NASA, uzay yarış, uzay yarışı --- ### [Kessler Sendromu: Uzaya Artık Çıkamayacakmıyız?](https://uzayportal.com/kessler-sendromu-uzaya-artik-cikamayacakmiyiz/) **Published:** August 2, 2024 **Author:** admin **Content:** Geçtiğimiz hafta Fransız Uzay Ajansı CNES tarafından çok önemli bir uzay strateji toplantısına özel olarak davetliydim. Fransız Uzay Ajansından birçok mühendisin ve bilim adamının olduğu bu çalıştay toplantısına davet edilen tek Türk bilim adamıydım ve benim dışında Amerika’nın Uzay Ajansı [NASA](https://nasa.gov), Avrupa Uzay Ajansı ESA, ve Japon Uzay Ajansı JAXA gibi uzay ajanslarından gelen bilim adamları vardı. Genel olarak uzayın kirliliğini ve bunun ileriki uzay programlarına nasıl etki edeceğini tartıştık. ![Uzay çöpleri](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/Kessler-Sendromu-2.png "Kessler Sendromu 2 - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")İnsanoğlu 11.000 yıl önce Göbeklitepe’de oluşan ilk yerleşimden bu yana gökyüzüne bakıyor ve uzayın sonsuz derinliğini anlamaya çalışıyor. İnsanoğlunun uzaydaki çabaları 1957’de Sputnik’in Sovyetler Birliği tarafından fırlatılmasından bu yana oldukça gelişti. Ancak bu ilerlemenin elbette yüksek bir maliyeti oldu. Uzayda genişleyen varlığımız, uzay enkazı sorununun büyümesine neden oldu. Artık kullanılmayan uydular, roket parçaları ve diğer insan yapımı nesnelerden oluşan ve giderek artan bu enkaz bulutu, gelecekteki uzay görevleri için önemli bir tehdit oluşturuyor. Saatte on binlerce kilometrelik yörünge hızlarıyla hareket eden küçük enkaz parçalarıyla çarpışmalar, momentumları nedeniyle felaketle sonuçlanabilir, uzay aracına zarar verebilir veya yok edebilir ve bilimsel ilerlemeyi engelleyebilir. Uzay enkazının çok büyük hacmi oldukça endişe vericidir. Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) göre, şu anda Dünya’nın yörüngesinde 1 milimetreden daha büyük 130 milyondan fazla enkaz parçası bulunuyor. Çoğu çok küçük olsa da, bu küçük nesneler bile kritik hasara neden olabilir. Boyutu 1 santimetreyi aşan nesnelerin bir çarpışma senaryosunda potansiyel olarak öldürücü olduğu kabul edilir. Bu istikrarsız durum, çarpışmaların art arda gelen etkisiyle daha da kötüleşmektedir. Enkaz çarpıştığında daha da fazla parça oluşur ve tehdit katlanarak artar. [Uzay](https://uzayportal.com/) enkazının etkisi sadece teorik değildir. Güncel bir örnek, gerçek ve mevcut tehlikeyi vurgulamaktadır. Hindistan’ın 2023’te Ay’ın Güney Kutbu’na yapacağı ay keşif misyonu Chandrayaan-3’ün fırlatılışı, yörüngesinde potansiyel enkazın tespit edilmesi nedeniyle kritik bir dört saniye gecikmeye uğradı. Bu son dakika manevrası, uzay aracının güvenliğini sağlamak için sağlam uzay trafik yönetimi protokollerine olan artan ihtiyacın altını çizmektedir. Ayrıca geçmişte, uzay enkazı çarpışmalarının uyduları yok ettiği birkaç olay yaşandı; örneğin 1996’da Fransız CERISE uydusu, Ariane 1 roketinin bir parçasıyla çarpıştıktan sonra parçalanmıştı. 1991 yılında Rus Cosmos 1934 uydusu enkazla çarpıştı ve yörüngede parçalandı. 2009 yılında bir Iridium iletişim uydusu ile bir Rus Cosmos uydusu çarpıştı ve çapı en az 10 santimetre olan yaklaşık 2.000 parça enkaz oluştu. Hindistan, uydu karşıtı silahı göstermek için 2019’da bir uyduyu füzeyle yok etti ve Rusya da 2021’de benzer bir gösteri gerçekleştirdi. Bu iki uzay savaşı testi birlikte 1.500’den fazla enkaz parçası üretti. Rusların vurulmasının ardından, ISS’deki yedi mürettebat, istasyonun vurulması ihtimaline karşı geçici olarak Crew Dragon ve Soyuz kapsüllerine sığınmak zorunda kaldı. Uzay enkazının hafifletilmesinin ihmal edilmesinin sonuçları, tekli görevlerin çok ötesine uzanmaktadır. Kritik bir enkaz kütlesi, çarpışmaların o kadar sıklaştığı ve daha fazla enkaz üreterek belirli yörüngeleri kullanılamaz hale getirdiği bir senaryo olan Kessler Sendromu olayını yaratabilir. Bu, uzay faaliyetlerini etkili bir şekilde sekteye uğratacak, iletişimi, navigasyonu ve bilimsel araştırmayı engelleyecektir. Kessler Sendromu oluştuğunda alt uzay yörüngesinde çok fazla uzay aracı kalıntısı olacağından yeni bir uzay aracı veya roket fırlatmak imkânsız hale gelecek ve fırlatılsa bile kendi yörüngesine çıkarken bu alt yörüngedeki enkazlarla çarpışacak ve dolayısıyla hem yok olacak hem de bu enkaz bulutunu dahada yoğunlaştıracaktır. 2021’den bu yana uzay turizmi lansmanlarının artmasıyla birlikte, özellikle şimdi 2024’te Kessler Sendromu vakası daha yakın hale geldi. Birçok yeni model, özellikle 2025’te beklenen Solar Maxima’nın uydu arızalarına neden olması, artan uzay enkazı ve hızlandırılmış fırlatmalarla birlikte önümüzdeki 2-3 yıl içinde Kessler Sendromunun ortaya çıkmasının yatkın olduğunu gösteriyor. Özellikle Elon Musk’ın Starlink uyduları bu konuda ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Dünya’ya internet oluşturmak amacıyla yapılan bu uydu ağı 2024’ün ilk 6 ayında bile 25,000 adet yörünge düzeltme manevrası yapmıştır ve Musk’a göre bu manevralar Yapay Zekâ ile yapılmaktadır. Peki o zaman 2025’te olması beklenen yüksek güneş fırtınası aktivitesi olduğunda yapay zekayı çalıştıran devreler elektromanyetik enerji yüklemesiyle bozulursa ne olacak. Bu uydular manevra yapamayıp diğer uydularla çarpışırsa bu da Kessler Sendromuna sebep olmayacak mı ve bu da artık Türkiye dahil bütün ülkelerin gelecekteki uzay çalışmalarını sekteye uğratmayacak mı? Türksat uydumuz yüksek yörüngede olduğundan dolayı bundan etkilenmeyecektir ama yerine yenisini fırlatmak imkânsız hale gelebilir. Bu sadece TV kanallarını seyredememek anlamına gelmeyecektir ve aynı zamanda internet haberleşmesinin, askeri haberleşmelerin ve birçok çalışmanın sekteye uğraması anlamına gelecektir. Kessler Sendromu olduğu takdirde hem Uzay Vatan kavramını sekteye uğratacak hem de gelecek uzay çalışmalarını ve uzay madenlerine ve kaynaklarına erişimi imkânsız hale getirecektir. Dünyanın tüm uzay ajansları bu konuda çalışmalar yapıyor ve genelde tümüne ben davetliyim. Bence Türk Uzay Ajansıda bu konuda ciddi çalışmalar yapmalı, çalıştaylar düzenlemeli ve Asya’yı temsilen bu konuda öncülük yapmalıdır, bende gerekli bilgi katkısı için her zaman katkıda bulunmaya hazırım. Unutmayalım ki belki şu anda uzak gibi görünen bu kavramlar gerçekleştiği takdirde çocuklarımızın ve torunlarımızın uzayda olan haklarını engelleyebilir ve ülkemizin geleceği ve Uzay Vatan kavramı için milletimiz, devletimiz, üniversiteler ve hatta özel sektör el ele vermeli ve gereken her neyse yapmalıdır. Gene yazımı Yüce Önderimiz Atatürk’ün “İstikbal Göklerdedir” sözüyle bitirmek isterim. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Kessler Sendromu, uzay çarpışması, Uzay çöp, uzay çöpleri, uzay enkaz, uzay kirliliği --- ### [Uzayda Yaşamın Sırrı için Goldilocks Bölgesi ve Üç Cisim Problemi](https://uzayportal.com/uzayda-yasamin-sirri-icin-goldilocks-bolgesi-ve-uc-cisim-problemi/) **Published:** August 15, 2024 **Author:** admin **Content:** Dünyamız birçok yaşam formuna ev sahibi olan ve hayat dolu muhteşem bir gezegen. Dünyada yaşayan insanlar, hayvanlar, bitkiler bir anlamda çok şanslı çünkü bildiğimiz kadarı ile gerek güneş sistemimizde gerekse güneş sistemimiz yakınlarında başka bilinen bir canlı türü mevcut değil. Bazı bilim adamlarına göre Jüpiter’in uydusu Europa’da veya Satürn’ün uydusu Enceladus’ta mikrobik yaşam olabilir. Her iki gezegen uydusunda da donmuş okyanuslar olabileceği ve bu ayların merkezinde halen ısı olabileceği ve okyanus derinliklerinde yaşayan mikrobik organizmalar olabileceği düşünülüyor. Ancak ne buralarda nede Güneş Sistemimizin etrafında bitki, hayvan ya da akıllı bir yaşam formuna rastlanmasının imkânsız olduğu düşünülüyor. Peki ne oldu da güneş sisteminde Pluto’yuda (normalde Pluto artık gezegen sayılmıyor) sayarsak 9 gezegen varken sadece Dünya’da yaşam meydana geldi. Hatta etrafımızdaki yıldızlararası boşluğu da sayarsak neden bizden başka yaşam izine rastlayamıyoruz. İşten bunun en temel sebebi Goldilocks bölgesi denilen kavramdır. ## Goldilocks Bölgesi Nedir? Goldilocks bölgesi, bir yıldızın etrafında dönen bir gezegenin, sıvı suyun var olabilmesi için gerekli ideal koşullara sahip olduğu bölgeyi ifade eder. Bu bölgeye “yaşanabilir bölge” veya “habitable zone” da denir. Adını, “Goldilocks ve Üç Ayı” masalından alır. Masalda, Altın saçlı kız Goldilocks, her şeyin “tam kıvamında” olduğu evi bulana kadar üç farklı ayının evini ziyaret eder. Benzer şekilde, bir gezegenin Goldilocks bölgesinde olması da, yaşamın gelişmesi için gereken sıcaklık, atmosfer ve su gibi unsurların “tam kıvamında” olduğu anlamına gelir. Goldilocks bölgesinin önemi şunları gerektirir: - **Sıvı suyun varlığı:** Sıvı su, bildiğimiz kadarıyla yaşamın varlığı için en temel unsurdur. Birçok biyokimyasal reaksiyon suda gerçekleşir ve hücrelerin işlev görmesi için gereklidir. Goldilocks bölgesi, bir gezegenin yüzey sıcaklığının suyun sıvı halde kalmasına yetecek kadar yüksek, ancak onu buharlaştırmayacak kadar düşük olmasını sağlar. - **Atmosferin bileşimi:** Yaşamın gelişmesi için doğru atmosfer bileşimi de önemlidir. Atmosfer, gezegeni güneşten gelen zararlı radyasyondan korur ve ısıyı düzenler. Goldilocks bölgesindeki gezegenler, yaşam için gerekli olan oksijen ve diğer gazları içeren atmosferlere sahip olma eğilimindedir. - **Uzaklık:** Bir gezegenin yıldızıyla olan uzaklığı da Goldilocks bölgesi için önemlidir. Yıldıza çok yakın olan gezegenler aşırı sıcak olurken, çok uzak olanlar ise çok soğuk olur. Goldilocks bölgesindeki gezegenler, sıvı suyun var olabilmesi için gerekli olan doğru miktarda ışık ve ısı alır ve aynı zamanda atmosfer için gerekli fotosentez gibi biyokimyasal reaksiyonlar için de doğru mesafededir. ### ***Goldilocks bölgesinin keşfi:*** Goldilocks bölgesi fikri ilk olarak 1930’larda astronom Harlow Shapley tarafından ortaya atılmıştır. Shapley, bir yıldızın etrafında dönen bir gezegenin, yıldızdan aldığı ışık miktarının gezegenin yörüngesel uzaklığına bağlı olduğunu fark etti. Bu, bazı gezegenlerin sıvı suyun var olabilmesi için gerekli olan sıcaklık aralığında olacağını gösterdi. Goldilocks bölgesi fikri, 1960’larda ve 1970’lerde astronomlar tarafından daha da geliştirildi. Bu dönemde, bilim insanları, bir gezegenin yaşanabilirliği için gerekli olabilecek diğer faktörleri de göz önünde bulundurmaya başladılar. Bu faktörler arasında atmosferin bileşimi, gezegenin manyetik alanı ve jeolojik aktivitesi yer alır. ### ***Goldilocks bölgesi ve uzay araştırmaları:*** Goldilocks bölgesinin genişliği, yıldızın türüne ve parlaklığına bağlı olarak değişir. **Güneş benzeri yıldızlar** için bu bölge, yıldızdan yaklaşık **0.5 ila 2 kat** uzaklıktaki bir alanı kapsar. Bu bölgenin dışında, gezegenler ya çok sıcaktır ve su buharlaşır ya da çok soğuktur ve su donar. Bilim insanları, bu bölgedeki gezegenleri **atmosferlerini incelemek** ve **su varlığını** araştırmak için çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar. Uzay teleskopları ve spektrometreler, bu gezegenlerin atmosferik bileşimlerini ve sıcaklıklarını ölçmek için kullanılmaktadır. Ek olarak, uzay sondaları ve alıcılar, bu gezegenlerin yüzeylerinde su olup olmadığını doğrudan araştırabilir. Goldilocks bölgesi, uzay araştırmaları için son derece önemli bir kavramdır. Bilim insanları, güneş sistemimizdeki ve diğer yıldız sistemlerindeki Goldilocks bölgelerini aramak için teleskoplar ve araştırma sondaları kullanmaktadırlar. Bu araştırmalar, Dünya dışı yaşamın varlığını keşfetmemize yardımcı olabilir. Ancak Goldilocks bölgesi hakkında hala bilmediğimiz birçok şey var. Örneğin, bir gezegenin yaşanabilir olması için atmosferin tam olarak nasıl bir bileşime sahip olması gerektiğini tam olarak bilmiyoruz. Ayrıca, evrenimizde Goldilocks bölgesi dışında yaşamın var olup olmadığını da bilmiyoruz. Ancak Goldilocks bölgesi fikri, evrende yaşam arama şeklimizi kökten değiştirmiştir. Artık sadece Dünya’ya benzer gezegenleri aramıyoruz, aynı zamanda sıvı suyun var olabileceği her türlü gezegeni arıyoruz. Bu, evrende yaşamın ne kadar yaygın olabileceğine dair anlayışımızı geliştirmeye yardımcı olabilir. Goldilocks bölgesi hakkındaki araştırmalar, sadece uzay bilimi için değil, **Dünya’nın iklimi ve geleceği** hakkında da bilgiler sunmaktadır. İklim değişikliğinin Dünya’nın Goldilocks bölgesinden çıkmasına neden olup olmayacağı ve bunun **yaşam üzerindeki etkileri**nin ne olacağı araştırılmaktadır. Goldilocks bölgesi, evrendeki yaşamın ince dengesini ve [uzay](https://uzayportal.com/) da **yaşamın varlığının ne kadar nadir ve değerli olduğunu** gösteren bir kavramdır. Hatta ünlü [Üç Cisim Problemi](https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9C%C3%A7_cisim_problemi) kitabını veya dizisini düşünürsek oradaki canlı topluluğu 3 yıldız etrafında dönen bir gezegende yaşıyor ve gezegen Goldilocks bölgesinde olmadığı için bu gezegendeki canlıların kurduğu medeniyetler sürekli yok oluyor ve yeniden başlamak zorunda kalıyor. Onlarda dünyaya doğru gelmeye karar veriyorlar. Aslında bu dizi veya kitap aynı zamanda Goldilocks bölgesinin hem yalam hem de akıllıu yaşam açin çok önemli olduğunu gösteriyor. Ne diyelim şimdilik insanoğlu olarak gezegenimiz Goldilock bölgesinde olduğu için şanslıyız ama bakarsınız bir gün bu tanıma uyan başka gezegenlerde keşfederiz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** atmosfer, dünya, dünyada yaşam, Goldilocks bölgesi, suyun varlığı, uzayda yaşam --- ### [Fermi Paradoksu Evrende Tek Değilsek Uzaylılar Nerede?](https://uzayportal.com/fermi-paradoksu-evrende-tek-degilsek-uzaylilar-nerede/) **Published:** August 15, 2024 **Author:** admin **Content:** ## Uzayda Canlılar Nerede? Güneş sistemimizin 14 milyar yıl yaşında olan evrenin geri kalanıyla karşılaştırıldığında oldukça genç olduğu ve bu kadar geniş bir zaman diliminde eğer başka uygarlıklar var ise yıldızlararası yolculuğun gerçekleştirilmesinin oldukça kolay olabileceği göz önüne alındığında, Dünya’nın uzaylılar tarafından zaten ziyaret edilmiş olması gerekirdi diye düşünülmektedir. Sonuçta 14 milyar yıllık evren tarihi içerisinde illa insanoğlu gibi başka canlılar var ise şimdiye kadar bir izlerini bulmuş olmamız gerekirdi, ama şu ana kadar evrende bizden başka bir canlı izine rastlayamadık. Fermi Paradoksu bu ikilemi incelemek üzere ortaya sürülmüş bir teoridir. ### Fermi Paradoksu Nedir? Fermi Paradoksu, adını, 1950’de sıradan bir öğle yemeği sohbeti sırasında yukarıdaki noktalara değindiği varsayılan Nobel Ödüllü fizikçi Enrico Fermi’den alıyor. Fermi Paradoksu, evrendeki yıldız ve gezegenlerin muazzam sayısına ve yaşına rağmen, neden henüz dünya dışı akıllı yaşam formlarıyla herhangi bir temas kurmadığımız sorusuna odaklanır. Evren inanılmaz derecede geniş ve eskidir. Çeşitli teleskoplarla toplanan veriler, gözlemlenebilir evrenin yaklaşık 92 milyar ışık yılı genişliğinde olduğunu (ve bu arada giderek daha hızlı büyüdüğünü) gösteriyor. Ayrı ölçümler onun yaklaşık 13,82 milyar yaşında olduğunu gösteriyor. Yani bir nevi uzaylı uygarlıkların ortaya çıkıp yayılmak için bolca zamanları oldu diyebiliriz. Fermi o meşhur sözü söylediğinde bilim adamlarının bildiği tek gezegen bizim güneş sistemimizdeydi. Ancak 1992’de gökbilimciler, pulsar olarak bilinen aşırı yoğun bir yıldız cesedinin etrafında dönen dünyalar tespit ettiler. Ve birkaç yıl sonra, güneş benzeri bir yıldızın etrafındaki ilk ötegezegenin olduğu doğrulandı. Şu anda bilinen 5.000’den fazla onaylanmış ötegezegen var ve her yıl yeni ötegezegenler bulunmakta. Yabancı dünyaların çok sayıda olması, evrenin her yerinde yaşamın bol olabileceğini gösteriyor. Hatta son ölçümler bu ötegezegenlerin bazılarında su olabileceğini de gösteriyor. Mesela son bulunan ötegezegenlerden biri olan Gliese 12b insansı hayat barındırabilecek nitelikte, bir diğeride LHS 1140b ve bu gezegende su olduğu düşünülüyor. Evrenin büyüklüğünü anlamak, Fermi Paradoksu’nu anlamanın anahtarlarından biridir. Samanyolu galaksisinde yaklaşık 100-400 milyar yıldız olduğu tahmin edilmektedir ve her bir yıldızın çevresinde dönen muhtelif sayıda gezegenler olabilir. Üstelik, evrendeki galaksi sayısı da 100 milyardan fazladır. Bu devasa sayıların bir araya gelmesi, potansiyel olarak yaşam barındırabilecek milyarlarca gezegen anlamına gelir. ![Fermi Paradoksu uzaylılar nerede](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/Fermi-Paradoksu-2-scaled.jpeg "Fermi Paradoksu 2 - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Drake Denklemi Bize Galaksimizde Kaç Uygarlık Olduğunu Söylüyor** 1961’de [Frank Drake](https://en.wikipedia.org/wiki/Frank_Drake) tarafından formüle edilen Drake Denklemi, galaksimizdeki iletişim kurabilecek uygarlıkların sayısını tahmin etmeye çalışır. Denklem, yılda oluşan yıldızların sayısı, bu yıldızların etrafında gezegen bulunanların oranı, bu gezegenlerden yaşam barındırabileceklerin oranı, gelişmiş yaşam formlarının ortaya çıkma olasılığı ve bu uygarlıkların iletişim kurma yeteneğine sahip olma süreleri gibi çeşitli faktörleri dikkate alır. Drake Denklemi, çok sayıda değişkene bağlı olduğu için kesin bir sonuç vermez, ancak galaksimizde bile yüzlerce hatta binlerce gelişmiş uygarlık olabileceğini öne sürer. Drake denklemine göre galaksimizde tahminen 20,000 adet akıllı uygarlık bulunmaktadır. **Peki Neden Başka Canlılara Rastlamadık?** Aşağıdaki teoriler neden başka uygarlıklara rastlamadığımızı Fermi Paradoksuna göre açıklayabilme potansiyeline sahiptir. *Büyük Filtre Teorisi* Fermi Paradoksu’nun olası açıklamalarından biri Büyük Filtre Teorisi’dir. Bu teoriye göre, yaşamın ortaya çıkışından ileri teknolojik uygarlıklara kadar olan süreçte aşılması zor aşamalar vardır ve bu aşamalardan biri veya birkaçı o kadar zordur ki, çoğu uygarlık bu aşamaları geçemez. Büyük Filtre, yaşamın oluşumu, çok hücreli organizmaların gelişimi, akıllı yaşamın ortaya çıkışı ve teknolojik gelişim gibi çeşitli aşamalardan herhangi biri olabilir. Eğer Büyük Filtre gelecekte bir yerdeyse, insan uygarlığının da bu aşamayı geçemeyebileceği anlamına gelir. *Zaman ve Mesafe Faktörleri* Evrenin yaşı yaklaşık 14 milyar yıldır ve bu zaman diliminde gelişmiş uygarlıkların ortaya çıkıp yok olması mümkündür. Evrende milyarlarca yıl süren bu döngüler, farklı zaman dilimlerinde var olan uygarlıkların birbirleriyle iletişim kurmasını zorlaştırır. Ayrıca, yıldızlar arası mesafeler inanılmaz derecede büyüktür. En yakın yıldız sistemi olan Alpha Centauri bile yaklaşık 4.37 ışık yılı uzaklıktadır. Bu mesafeler, ışık hızına yakın seyahat edebilme yeteneği olmayan uygarlıklar için ciddi bir engel teşkil eder. *Sessiz Uygarlıklar Hipotezi* Bazı teoriler, gelişmiş uygarlıkların bilinçli olarak sessiz kaldığını ve kendilerini gizlediklerini öne sürer. Bu hipoteze göre, gelişmiş uygarlıklar, diğer potansiyel tehditlerden korunmak için kendi varlıklarını gizlerler. Ayrıca, bu uygarlıkların kendilerini gizlemesi, diğer gelişmiş uygarlıklarla olası çatışmalardan kaçınma stratejisi olabilir. *Teknolojik Zorluklar ve Kaynak Kısıtlamaları* Uzay yolculuğu ve iletişim, büyük teknolojik zorluklar ve kaynak gereksinimleri içerir. Gelişmiş bir uygarlık bile, yıldızlar arası seyahat veya iletişim için gerekli teknolojiyi ve kaynakları geliştirmek konusunda zorlanabilir. Bu zorluklar, dünya dışı uygarlıkların bize ulaşamamasının nedenlerinden biri olabilir. *Nadir Dünya Hipotezi* Nadir Dünya Hipotezi, yaşamın ortaya çıkışı ve evrimini destekleyen koşulların son derece nadir olduğunu savunur. Bu hipotez, Dünya’daki yaşamın ortaya çıkması için çok sayıda özel koşulun bir araya gelmesi gerektiğini ve bu koşulların diğer gezegenlerde çok nadir bulunabileceğini öne sürer. Dolayısıyla, dünya dışı yaşamın varlığı çok nadir bir durum olabilir. *Evrensel Katastrofik Olaylar* Evrensel katastrofik olaylar, uygarlıkların yok olmasına neden olabilir. Süpernova patlamaları, gama ışını patlamaları veya büyük meteor çarpmaları gibi olaylar, gelişmiş uygarlıkların ortaya çıkışını engelleyebilir veya var olan uygarlıkları yok edebilir. Bu tür olaylar, evrendeki uygarlıkların sayısını ve ömürlerini ciddi şekilde etkileyebilir. *Yapay Zekâ Engeli* Bir diğer açıklamada son zamanlarda bilim adamları tarafından popüler hale getirilmiştir. Buda aşırı derecede gelişen yapay zekanın her uygarlığın sonunu getirecek davranışlarda bulunması ve böylece farklı uygarlıkların dışarıya erişemediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, Fermi Paradoksu, evrende yalnız olmadığımız varsayımına rağmen, neden henüz dünya dışı akıllı yaşamla temas kuramadığımızı açıklamaya çalışır. Bu paradoks, evrendeki yıldız ve gezegenlerin muazzam sayısı, teknolojik zorluklar, Büyük Filtre Teorisi, zaman ve mesafe faktörleri, sessiz uygarlıklar hipotezi, nadir dünya hipotezi ve evrensel katastrofik olaylar gibi çeşitli faktörlerle açıklanabilir. Ancak, henüz kesin bir yanıt bulunmuş değildir ve bu, bilim dünyasında araştırma ve tartışmalara devam eden önemli bir konudur. Ancak bir çok bilim adamı bu konuda çalışmaya devam etmektedir ve öğrenilen her bilgi evrenimizi ve [uzay](https://uzayportal.com/) sonsuzluğunu anlamak konusunda bize bir çok ipucu sunmaktadır. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Drake denklemi, fermi paradoksu, ufo, uzay, uzayda yaşam, uzaylılar, uzaylılar nerede --- ### [Rus Uzay Ajansı Roscosmos Fransız Guyanası'ndan Soyuz fırlatmalarını durdurdu](https://uzayportal.com/rus-uzay-ajansi-roscosmos-fransiz-guyanasindan-soyuz-firlatmalarini-durdurdu/) **Published:** March 1, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Rus Uzay Ajansı Roscosmos, 26 Şubat’ta, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline yönelik Avrupa yaptırımlarına yanıt olarak Fransız Guyanası’ndan Soyuz fırlatmalarında Avrupa ile işbirliğini durdurduğunu ve personelini fırlatma alanından geri çektiğini duyurdu. Rus Uzay Ajansı Roscosmos, attığı bir çift tweet’te, başkanı Dmitry Rogozin tarafından yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, “İşletmelerimize yönelik AB yaptırımlarına yanıt olarak, [Roscosmos](http://archive.government.ru/eng/power/106/), Fransız Guyanası’ndan uzay fırlatmaları düzenlemede Avrupalı ortaklarla işbirliğini askıya alıyor” dedi. Ajans, Soyuz’un orada lansmanını destekleyen birkaç Rus şirketinin 87 çalışanını geri çekeceğini, ancak bu geri çekilmenin ayrıntılarının “çalışmakta olduğunu” söyledi. ![Rus Uzay Ajansı Fransız Uzay İşbirliğini Durdurdu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/Roscosmos-Halts-its-European-Launches.jpg "Roscosmos Soyuz Fırlatması - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Duyuru, en azından, Fransız Guyanası’ndan Nisan ayında yapılması planlanan iki Galileo navigasyon uydusunun Soyuz fırlatmasını ve yıl içinde başka bir Soyuz’da fırlatılması planlanan başka bir Galileo uydu çiftini geciktirecek. Avrupa Uzay Ajansı, Japon uzay ajansı JAXA ile işbirliği içinde geliştirilen EarthCARE Dünya bilim misyonunu 2023’te Öklid kızılötesi uzay teleskopu ile birlikte bir Soyuz üzerinde başlatmayı planladı. Fransız hükümetinin ayrıca CSO-3 keşif uydusunu 2023’ün başlarında bir Soyuz ile fırlatması bekleniyordu. ESA sözcüsünün ise 26 Şubat’ta ajansın Roscosmos duyurusu hakkında hemen bir yorum yapmadığı dikkat çekti. 28 Şubat’ta bir “iç kriz koordinasyon toplantısı” planlanıyor, ardından ESA bir açıklama yayınlayabilir. Fransız Guyanası ve diğer uzay limanlarından ticari lansmanlar için Soyuz’u sunan Arianespace, yorum talebine hemen yanıt vermedi. Portföyü uzayı da içeren Avrupa Birliği komiseri Thierry Breton, 26 Şubat’ta yaptığı bir açıklamada, kararın Galileo sisteminin “süreklilik ve kalitesi” veya Copernicus serisi Dünya bilim uzay aracı üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığını söyledi. “Bu karara cevaben ilgili tüm kararları zamanı gelince alacağız ve bu iki AB’nin ikinci neslini kararlılıkla geliştirmeye devam edeceğiz. egemen uzay altyapıları” dedi. Fransız Guyanası’ndan Soyuz fırlatmalarını askıya alma kararı, Rusya’nın Uluslararası [Uzay](https://uzayportal.com/) İstasyonu operasyonları gibi kendi uzay yeteneklerini tehlikeye atmadan Batı yaptırımlarına tepki vermek için uzayla ilgili konularda çekebileceği birkaç seçenekten biri. Rusya’nın ISS’ye uçan Soyuz uzay aracındaki koltuklara erişimi kesmek ve buna karşılık olarak Atlas 5’te kullanılan RD-180 motorlarının ihracatını durdurmakla tehdit ettiğinde, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesinden bu yana Batı’nın Rus uzay sistemlerine ve teknolojilerine bağımlılığı önemli ölçüde azaldı. ABD yaptırımlarına. Roscosmos ayrıca bir tweet aracılığıyla Rogozin’in ABD’nin Venüs’e önerilen Venera-D misyonunda Rusya ile işbirliğini sürdürmesinin “uygunsuz” olduğu sonucuna vardığını duyurdu. Bu hareket büyük ölçüde törensel bir hareket çünkü Amerikalı ve Rus bilim adamları arasında NASA’nın Venera-D’deki potansiyel rolü hakkında tartışmalar sürerken, görevin kendisi büyük gecikmelere maruz kaldı ve on yılın sonundan önce başlatılması pek mümkün değil. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** guyana, Roscosmos, rus uzay ajansı, soyuz fırlatma --- ### [Şubat 23, 1990: Pioneer Uzay Aracı Güneş Sistemini Terk Etti](https://uzayportal.com/subat-23-1990-pioneer-uzay-araci-gunes-sistemini-terk-etti/) **Published:** February 23, 2022 **Author:** admin **Content:** ![Pioneer 11 Uzay Araci](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/02/pioneer-11-uzay-araci.jpeg "pioneer-11-uzay-araci - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")23 Şubat 1990’da [NASA](https://nasa.gov)‘nın Pioneer 11 uzay aracı güneş sisteminden ayrıldı! Bu, güneş sistemimizin Neptün’ün yörüngesinde sona eren gezegensel bölümünün ötesine geçen ikinci uzay aracıydı. Pioneer 10 adlı neredeyse aynı bir uzay aracı, yaklaşık yedi yıl önce Neptün’ün yörüngesini geçti. Her iki Pioneer uzay aracı, uzayda herhangi bir uzaylıyla karşılaşmaları ihtimaline karşı, Dünya hakkında bilgi içeren altın plaketler taşıdı. Yıldızlararası uzaya giderken, Pioneer 11 asteroit kuşağından geçti ve Jüpiter ve Satürn’ün yanından geçti. Daha detaylı bilgi için lütfen [uzay tarihi](https://uzayportal.com/category/uzay-tarihi/) sayfamızı ziyaret ediniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Uzay Tarihi **Tags:** 23 Şubat 1990, Güneş Sistemi, Pioneer 11 Uzay Aracı, Pioneer Uzay --- ### [Evrenin Gizemli Yapıtaşları: Karanlık Enerji](https://uzayportal.com/evrenin-gizemli-yapitaslari-karanlik-enerji/) **Published:** August 18, 2024 **Author:** admin **Content:** Gözlemleyebildiğimiz kadarı ile evrenimiz her geçen gün hem biraz daha fazla büyüyor, hem de biraz daha hızlı. Bilim adamları olarak bunun nedenlerini tam bilmiyoruz. Ancak böyle devam ederse, neredeyse tüm galaksiler bizden o kadar uzakta olacak ki, bir gün onları en gelişmiş ekipmanlarla bile tespit edemeyeceğiz. Aslında Samanyolu’nun dışında yalnızca birkaç kozmik nesneyi tespit edebileceğiz. Neyse ki bu milyarlarca yıl boyunca gerçekleşmeyecek. Fakat mevcut teorilere göre bu şekilde olmaması gerekiyor. Albert Einstein’ın teorisi, yerçekiminin galaksileri bir araya getirdiği gerçeğine dayanarak, evrenin zaman içinde daha yavaş genişlemesi gerektiğini öngördü. Ancak 1998’de astrofizikçiler, gözlemleri evrenin giderek daha hızlı genişlediğini gösterdiğinde oldukça şaşırdılar. Astrofizikçiler bu fenomeni “kozmik ivme” olarak adlandırıyorlar. Astrofizikçiler bu konu hakkında çok az bilgiye sahip olsalar da, bu genişlemenin nedeninin kısaltması olarak sıklıkla “[**karanlık enerji**](https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/karanlik-enerji-nedir)” terimini kullanıyorlar. Etkilerine dayanarak, karanlık enerjinin evrenin toplam kütlesinin ve enerjisinin yüzde 70’ini oluşturabileceğini tahmin ediyorlar. Hem şu andaki fizik kanunları anlayışımızın dışında kalan hem de evrenin büyümesinde en büyük etkiye sahip olan bilinmeyen bir şey, fizikteki en büyük gizemlerden biri olarak görülüyor. ## Karanlık Enerji Nedir? Karanlık enerji, evrenin en büyük gizemlerinden biridir. Görünmez, doğrudan gözlemlenemez ve bildiğimiz fizik yasalarıyla tam olarak açıklanamaz. Fakat evrenin yaklaşık %68’ini oluşturduğu tahmin edilmektedir ve evrenin genişleme hızını artıran, adeta bir “anti-yerçekimi” kuvveti gibi davranan bir etkiye sahiptir. Bu gizemli enerjinin varlığı ve doğası, evrenin geçmişini, bugünkü durumunu ve gelecekte nasıl bir sona doğru evrileceğini anlamamız için kritik önem taşımaktadır. Karanlık enerjinin en basit açıklaması onun uzayın kendine özgü iç enerjisi olmasıdır. Albert Einstein, görelilik teorisini ortaya koyarken başlangıçta düz bir evrene izin verecek böyle bir kavramı ortaya attı. Einstein’ın sözde kozmolojik sabiti ne çöken ne de genişleyen bir evrene izin vermek için yerçekiminin çekici kuvvetine karşı koyan itici bir kuvvet olarak tanımlanır. Ancak sonuçta Einstein, Edwin Hubble’ın evrenin genişlediğini gözlemlemesinin ardından bu kavramı reddetti. 1990’larda bilim adamlarının Nobel ödüllü süpernova araştırması kozmolojik sabiti yeniden canlandırdı ve onu karanlık enerjiyle ilişkilendirdi. Fizik bize uzayın hiçbir şey yada boşluk olmadığını, enerji yaratma potansiyeline sahip olduğunu söylüyor. Albert Einstein, yerçekimi teorisinin, uzay genişledikçe boş uzaydaki enerjinin seyrelmediği bir versiyonu’nuda formüle etmişti. Buna göre daha fazla alan oluştukça, daha fazla uzay enerjisi ortaya çıkmakta ve bu da evrenin giderek daha hızlı genişlemesine neden oluyor. Yani, evren genişledikçe karanlık enerji miktarının da arttığı fikri bir süredir ortalıkta dolaşıyordu ancak 1990’daki Nobel ödülü alan bilimsel çalışma bunu daha oturaklı hale getirdi. Bu bulgulara göre evren yaşlandıkça karanlık enerjinin katkısı artarsa, evren zamanla giderek daha da hızlı genişleyecektir. Yerel Grubumuzun ötesinde, Milkomeda adı verilen tek bir dev galakside birleşecek olan diğer galaksiler, eninde sonunda o kadar uzak mesafelere fırlatılacak ki, güneş sistemimizin uzak gelecekteki sakinleri onları göremeyecek durumda olacaklardır. Bu hız artışı devam ettikçe ve evren genişledikçe, evrenin her yerinde sadece boşluktan oluşan alanlar olacak ve bu kümeler arasındaki mesafeler milyarlarca ışık yılı uzaklığında olacaklardır. Aslında, karanlık enerjiyi keşfeden her iki ekiple de çalışmış olan Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden gökbilimci Alexei Filippenko şöyle demektedir: “Tüm tarihi kayıtlar kaybolursa, gelecekteki uygarlıkların diğer galaksilerden haberi olmayabilir, onlar için Evren soğuk, karanlık ve yalnız bir yer olacak.” ## ![Karanlık Madde ve Karanlık Enerji nedir?](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/karanlik-madde-ve-enerji.jpeg "karanlik madde ve enerji - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Karanlık Enerjinin Varlığına Dair Kanıtlar Nedir? - **Evrenin Genişleme Hızının Artması**: 1920’lerde Edwin Hubble, uzak galaksilerin bizden uzaklaştığını ve uzaklıklarının arttıkça bizden daha hızlı uzaklaştıklarını keşfetti. Bu beklenmedik gözlem, evrenin sadece genişlemediğini, aynı zamanda genişleme hızının da arttığını gösteriyordu. Bu artan genişlemeyi açıklamak için, bildiğimiz madde ve enerjinin yanı sıra, evrenin %68’ini oluşturduğu tahmin edilen ve “karanlık enerji” olarak adlandırılan gizemli bir enerji türünün varlığı öne sürülmüştür. - **Evrenin Düz Olması**: Evrenin şekli, kritik yoğunluk olarak adlandırılan belirli bir madde ve enerji yoğunluğuna bağlıdır. Gözlemler, evrenin kritik yoğunluğa çok yakın bir yoğunluğa sahip olduğunu ve bu nedenle “düz” olduğunu gösteriyor. Bildiğimiz madde ve enerjinin yoğunluğu tek başına evrenin düz olmasını açıklamak için yeterli değildir. Karanlık enerjinin varlığı, evrenin düz olmasını ve kritik yoğunluğa yakın bir yoğunluğa sahip olmasını açıklayan bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. ## Karanlık Enerjinin Özellikleri: - **Görünmez:** Karanlık enerji, ışıkla veya diğer elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmez. Bu nedenle doğrudan gözlemlenemez. Varlığı, evrenin genişleme hızındaki artış gibi dolaylı etkilerinden anlaşılır. - **Negatif Basınç**: Karanlık enerjinin, negatif bir basınca sahip olduğu düşünülmektedir. Bu negatif basınç, evrenin genişleme hızını artıran ve adeta bir “anti-yerçekimi” kuvveti gibi davranan bir etkiye sahiptir. - **Doğası Bilinmiyor:** Karanlık enerjinin tam olarak ne olduğu ve nasıl işlediği hala bilinmemektedir. Bilim insanları, karanlık enerjinin bir tür kozmolojik sabit, bir dinamik alan veya daha egzotik bir varlık olabileceğini öngören çeşitli teoriler üzerinde çalışmaktadır. ## Karanlık Enerjinin Önemi: - **Evrenin Geleceği**: Karanlık enerjinin varlığı, evrenin geleceği için kritik önem taşımaktadır. Karanlık enerjinin etkisi, evrenin sonsuza kadar genişlemesine mi, yoksa bir noktada çökmesine mi yol açacağı sorusunun cevabını belirleyecektir. - **Evrenin Kökeni**: Karanlık enerji, Büyük Patlama’dan sonra evrenin ilk anlarında nasıl bir rol oynadığı ve evrenin erken evrimini nasıl etkilediği konusunda da önemli bir rol oynamaktadır. ## Karanlık Enerji Araştırmaları: Karanlık enerji, günümüzde evrenin en aktif araştırma alanlarından biridir. Bilim insanları, karanlık enerjinin doğasını ve evrenle nasıl etkileşime girdiğini anlamak için çeşitli deneyler ve gözlemler yürütmektedir. Karanlık enerjinin gizemini çözmek, evrenin kökeni, evrimi ve geleceği hakkındaki bilgimizi büyük ölçüde geliştirmemize yardımcı olacaktır. Sonuç olarak Karanlık enerji, evrenin en büyük gizemlerinden biridir. Varlığı, evrenin genişleme hızındaki artış gibi birçok gözlemsel kanıtla desteklenmektedir. Görünmez ve doğrudan gözlemlenemez olmasına rağmen, evrenin geçmişini, bugünkü durumunu ve gelecekte nasıl bir sona doğru evrileceğini anlamamız için kritik önem taşımaktadır. Karanlık enerji araştırmaları, evrenin en önemli gizemlerinden birini çözmek için devam etmektedir. Dolayısıyla[ karanlık madde](https://uzayportal.com/evrenin-gizemli-yapitaslari-karanlik-madde/) ve karanlık enerjiye evrenin en temel yapıtaşları diyebiliriz. Bu iki olguyu anladıkça evren hakkında bildiklerimiz daha çok somutlaşacaktır ve belki de evreni anlamakla evrenin içindeki kuvvetleri manipüle edecek teknolojiyi de bir gün üretmek mümkün olacaktır. Böylece belki de ışınlanma teorileri, ışık hızından hızlı gidebilen büküm motorları ve evrenin boşluğundan enerji çekmek gibi şu an için bilim kurgu gibi duran olgular her geçen gün daha mümkün hale gelecektir. Ancak ülkemizde bu konuda ciddi çalışmalar yapmalıdır ve bu çalışmalar sadece bilimsel çalışma gibi görülmemeli aynı zamanda teknolojik Ar-Ge içinde zemin olmalıdır. Böylece ülkemizde bilim ve teknoloji alanında en üst seviyede araştırma yapan bir ülke olarak dünya devleri arasında hak ettiği yeri alacaktır. Yüce Önderimiz Atatürk’ün dediği gibi “En Hakiki Mürşit İlimdir” ve bilim bize göstermektedir ki bu söz aynı zamanda tüm evren içinde geçerlidir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** evrenin genişlemesi, evrenin kökenş, karanlık enerji, Karanlık Enerji Araştırmaları, karanlık enerji nedir, karanlık enerjinin önemi, Karanlık Enerjinin Özellikleri, neden evren genişliyor --- ### [Evrenin Gizemli Yapıtaşları: Karanlık Madde](https://uzayportal.com/evrenin-gizemli-yapitaslari-karanlik-madde/) **Published:** August 18, 2024 **Author:** admin **Content:** Göbeklitepe’de 11,000 yıl önce kurulmuş olan ve bugünkü kalıntılarını incelediğimiz ilk şehirsel topluluktan da anladığımız üzere insanoğlu doğduğu günden beri evrene, yıldızlara ve bulunduğu uzaya her zaman ilgi duymuş bir varlık. Bunu eski kadim uygarlıklar olan Sümerler, Mısırlılar, Mayalılar dada görebiliyoruz. Hatta Sümerlilerin ortaya çıkardığı bazı bilimsel varsayımlar bugün Sicim Teorisi gibi son derece karmaşık olan evreni açıklayıcı teorilerde de kullanılmakta. Mısırlıların ve Mayalıların Astronomi konusunda yaptıkları bilimsel çalışmalar da su geçirmez bir gerçek ve onların bulduğu bazı bulguları bugün bile kullanmaktayız. Tabi şu an modern fizikçilerin de yardımıyla Evren konusunda oldukça fazla bilgiye sahibiz. Einstein’ın Hawking’in ver birçok bilim adamının çalışmalarıyla da evreni ve oluşumunu anlama konusunda oldukça ilerlemeler kat etmiş durumdayız. Böylece Evrenin oluşumundan bugüne kadar olan birçok fiziksel olgudan haberdarız. Tabii ki insanoğlunun ilk günden beri var olan uzaylara ve yıldızlara olan ilgisi de bu konuda ciddi rol oynamakta. Tabii ki evreni anlamak aynı zamanda temel kuvvetleri anlamak anlamına geleceği için bu da bir çok olasılık barındırmakta. [**Karanlık Madde**](https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/karanlik-madde-nedir) ise bu olguları anlamak için gereken önemli yapıtaşlarından biri. Şu anda Evren’in oluşumunu açıklayan teorilerden biri de Big Bang yani Büyük Patlama Teorisidir. Bu teori şu anda evrenin var oluşunu ve gelişimini açıklayan en önemli teorilerden biridir. Bu anlamda birçok çalışma yapılmakta ve yapılan deneyler ve gözlemler ile bu konuda ciddi bulgulara erişilmektedir. Evrenin Büyük Patlama sonrası hızla genişlediğini ve başlangıçta çok sıcak olduğunu daha sonra hem genişleyerek hem de soğuyarak büyüdüğünü şu anki gözlemlerimizle ve ölçümlerimizle biliyoruz. Ancak muhtelif tekniklerle mevcut evrendeki tüm atomları ve kütleyi hatta enerjiyi ölçtüğümüzde olması gerekenin sadece %5’den az gibi bir kısmına denk geldiğini görebiliyoruz. Buda bize görünen yani ölçülebilen madde ve enerjiden başka bazı madde ve enerji türlerinin olması gerektiğini gösteriyor. Bilim adamları bu eksik kısımların karanlık madde ve karanlık enerji olduğunu düşünüyorlar ve bazı gözlemler de bu bulguları destekliyor. Karanlık Madde mevcut elektromanyetik spektrumda görülemediği için direkt gözlemleyemiyoruz ancak muhtelif yöntemlerle etkileşimimi görebiliyoruz. Karanlık Enerji’nin ise evrenin genişlemesini sağlayan en önemli öge olduğunu düşünüyoruz. Her ikisinin de evrenin toplam %95’ine denk geldiğini de bazı çalışmalarla saptamış durumdayız. ## ***Karanlık Madde: Evrenin Kütle Fazlalığı*** Karanlık madde, evrenin yaklaşık %27’sini oluşturduğu düşünülen, ancak doğrudan gözlemlenemeyen gizemli bir madde türüdür. Karanlık madde, evrenin sıradan maddeden beş kat daha büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Ancak onun hakkında yalnızca yerçekimi yoluyla sıradan maddeyle etkileşime girdiği dışında çok az şey bilmekteyiz. Bilgi eksikliğimize rağmen, bilim adamlarının karanlık maddeye dair çok büyük dolaylı kanıtları olduğunu çalışmalarından görebiliyoruz. Örneğin bilim insanları, karanlık maddenin varlığıyla galaksilerin nasıl döndüğünü ve evrenin büyük ölçekli yapısının nasıl oluşup geliştiğini açıklayabiliyorlar. Karanlık madde terimi, 1933 yılında California Teknoloji Enstitüsü’nden Fritz Zwicky tarafından evrenin bir özelliğine, ve evrenin en yoğun galaksi kümesi olan Saç Galaksi Kümesine hâkim olması gereken görünmeyen maddeyi tanımlamak için icat edildi. Saç Kümesi’ndeki galaksiler göründüğü kadar büyük bir kütleye sahip olmayacak kadar hızlı hareket ediyorlardı ve karanlık madde de olası bir açıklama olarak mantıklı görüldü. 1970’lerde Carnegie Enstitüsü’nden bilim adamı Vera Rubin ise galaksinin dönüşü üzerine yaptığı araştırmada karanlık maddeye dair kanıtlar buldu. Ancak karanlık maddenin doğası direkt olarak gözlemlenemediğinden dolayı hala bir sır olarak kalmaya devam etmektedir. Karanlık maddenin varlığı, galaksilerin ve galaksi kümelerinin kütleçekimsel davranışları üzerindeki etkisiyle dolaylı olarak kanıtlanmıştır. Işıkla veya elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmediği için karanlık maddeyi teleskoplar veya diğer geleneksel astronomik araçlarla gözlemlemek imkansızdır. Bu durum, bazı bilim adamlarında şüphe oluştursa da dolaylı kanıtlar oldukça ikna edicidir ve karanlık madde bulguları evrenle ilgili birçok sırrı anlamamıza yardımcı olmaktadır. Şu anki verenle ilgili teorilerimiz karanlık maddenin varlığına dayanmaktadır. ![Karanlık Maddenin Oluşumu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/karanlik_madde2.jpeg "karanlik_madde2 - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Galaksi kümeleri, her biri kendi karanlık madde halesine sahip olan yüzlerce veya binlerce galaksiyi içerebilir. Ancak bu kümelerin kendi karanlık maddesi olduğu bunların toplam kütle oluşumunu açıklayabiliyor. Bu karanlık madde, aynı zamanda galaksilerin ve sıcak gazın küme içinde nasıl hareket ettiğini etkiler. Gökbilimciler, tıpkı galaksilerde olduğu gibi, görünür malzemenin hareketiyle bir kümenin içinde ne kadar görünmez kütle olduğunu ölçebilirler. Araştırmacılar ayrıca kümedeki karanlık madde miktarını, yerçekiminin ışığı etkileme biçimine göre de belirleyebilirler. Bu etkiye yerçekimsel merceklenme denir ve bir kümede ne kadar kütle olduğuna ve nerede bulunduğuna ilişkin bağımsız bir ölçüm sağlar. Kurşun Kümesi olarak bilinen özel bir galaksi kümesi, karanlık maddenin varlığına dair elimizdeki en iyi kanıtlardan bazılarını sağlamaktadır. Bu küme geçmişte bir ara çarpışan iki küçük kümeden oluşmaktadır. Bu çarpışma sırasında sıcak plazmanın, merminin yarattığına benzer bir şok dalgası oluşturmak üzere etkileşime girdiği düşünülüyor. Ancak kütle çekimsel merceklenme, birleşik kümenin kütlesinin çoğunun gazın bulunduğu merkezde değil, gökadaların çevresinde toplandığını göstermektedir. Bu bize, çoğu kümede plazma ve karanlık maddenin aynı bölgeleri işgal ettiği bir galaksi kümesinde ne kadar gaz ve karanlık madde bulunduğunun ilk bağımsız ölçümünü sağlamaktadır. ## ***Karanlık Maddenin Oluşumu:*** Karanlık maddenin nasıl oluştuğuna dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bilim insanları, karanlık maddenin Büyük Patlama’nın ilk anlarında mı yoksa daha sonra mı oluştuğu konusunda farklı teoriler geliştirmişlerdir. - *Büyük Patlama’dan Sonra Oluşma*: Bu teoriye göre, karanlık madde, Büyük Patlama’dan sonra evren soğurken ve genişlerken oluşan egzotik parçacıklardan oluşmuştur. Bu parçacıklar, zayıf nükleer kuvvetle etkileşime girerek normal maddeden ayrı bir varlık oluşturmuş olabilir. - *Büyük Patlama’dan Önce Oluşma*: Bu teoriye göre, karanlık madde, Büyük Patlama’dan önce var olan ve evrenin oluşumunda rol oynayan bir madde türüdür. Bu teorinin bazı versiyonları, karanlık maddenin evrenin temel bir bileşeni olduğunu ve Büyük Patlama’dan önce var olan kuantum alanlarından türediğini öne sürmektedir. ### ***Karanlık Maddenin Varlığını Tespit Yöntemleri:*** Karanlık maddenin varlığını kanıtlayan üç ana gözlemsel kanıt türü vardır: - *Galaksilerin Dönüş Eğrileri*: Galaksilerin dönme hızı, merkeze olan uzaklıklarıyla orantılı olarak artmalıdır. Ancak gözlemler, galaksilerin dış bölgelerinde bile yıldızların beklenenden daha hızlı döndüğünü göstermektedir. Bu durum, galaksilerin görünür maddesinin kütleçekimsel çekiminin galaksileri yeterince hızlı döndüremediğini ve galaksilerin etrafında halo şeklinde bir karanlık madde halesinin olması gerektiğini düşündürmektedir. - *Galaksi Kümelerindeki Sıcak Gaz*: Galaksi kümelerindeki sıcak gaz, kütleçekimi ile bir arada tutulur. Gözlemler, bu gazın kütleçekimsel çekiminin kümeden beklenenden daha güçlü olduğunu göstermektedir. Bu durum, galaksi kümelerinde görünür maddeden çok daha fazla karanlık maddenin olması gerektiğini düşündürmektedir. - *Evrenin Yapısal Oluşumu:* Büyük ölçekte evrenin dağılımı, bilgisayar modelleriyle simüle edildiğinde, gözlemlerle uyuşmayan bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Bu durum, modellerde karanlık maddenin eklenmesiyle düzeltilebilmektedir. ### ***Karanlık Maddenin Önemi:*** Karanlık madde, evrenin oluşumu ve evriminde kritik bir rol oynamaktadır. Galaksilerin ve galaksi kümelerinin oluşmasını ve şekillenmesini sağlar, evrenin genişlemesini düzenler ve büyük ölçekli evrensel yapıyı oluşturur. Karanlık maddenin doğasını anlamak, evrenin işleyişi hakkındaki bilgimizi önemli ölçüde geliştirmemizi sağlayacaktır. ### ***Karanlık Madde Araştırmaları:*** Bilim insanları, karanlık maddenin doğasını anlamak için çeşitli deneyler ve gözlemler gerçekleştirmektedir. Bu araştırmalarda kullanılan yöntemlerden bazıları şunlardır: - *Yeraltı Deneyleri:* Bu deneyler, karanlık madde parçacıklarının doğrudan tespitini veya etkileşimlerini aramak için yeraltındaki laboratuvarlarda yapılmaktadır. - *Uzay Gözlemleri:* Uzay teleskopları ve diğer uzay araçları, karanlık maddenin evrendeki dağılımını ve etkilerini incelemek için kullanılmaktadır. - *Bilgisayar Modelleri*: Bilgisayar modelleri, karanlık maddenin evrenin oluşumu ve evriminde nasıl davrandığını simüle etmek için kullanılmaktadır. Karanlık madde, evrenin en büyük gizemlerinden biri olmaya devam etmektedir. Bilim insanları, bu gizemli maddeyi anlamak için yoğun bir şekilde araştırma yapmaktadırlar. Karanlık maddenin doğasını anlamak aynı zamanda evrenin doğasını anlamak anlamına gelmektedir. Bazı bilim adamları karanlık maddenin kendi özel atomik element tablosu olabileceğini dahi düşünmektedir. Bu durumda sadece karanlık maddeye özgü elementeler dahi olabilir ve bu durumda bizim gözlemleyemediğimiz birçok farklı özellik ve yapı dahi evrende olabilir. Ancak bu zamanla yapılan çalışmalarla anlaşılacaktır Fakat o zamana kadar karanlık madde gizemini korusada her geçen gün [bilim adamları](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) için daha anlaşılır hale gelmektedir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** big bang nedir, evren, evrenin oluşumu, evrenin yapıtaşları, karanlık madde, Karanlık Madde Araştırmaları, Karanlık Maddenin Oluşumu, Karanlık Maddenin Önemi, Karanlık Maddenin Tespiti --- ### [21. Yüzyılda Çin Uzay-Keşif ve Enerji Çalışmaları](https://uzayportal.com/21-yuzyilda-cin-uzay-kesif-ve-enerji-calismalari/) **Published:** July 3, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **21. Yüzyılda Çin Uzay-Keşif ve Enerji Çalışmaları** Özellikle son 2 yıldır tüm dünyada baş döndürücü bir hızla uzay çalışmaları devam etmektedir ve hem ülkeler arası hem de şirketler arası muazzam bir rekabet vardır. 2021 yılı tüm dünyada geçmiş uzay tarihine göre en fazla uzay uçuşu yapılan bir yıl olmuştur ve 2022 yılının da bu rekoru kırması beklenmektedir. Özellikle son 2 yıldır hem Mars’a hem Ay’a uçuşlar gerçekleştirilmiş ve ayrıca Yakın Uzaya onlarca uzay uçuşu sağlanmıştır. Daha da önemlisi, birden fazla ülke bu uçuşları gerçekleştirerek dünya çapında önemi olgulara yol açmışlardır. Ancak uzay çalışması denilince akla ilk olarak ABD gelse de dünyada uzaya insan göndermiş 3 ülkeden biri olan Çin Halk Cumhuriyeti ise uzay konusunda çok önemli çalışmamaları gerçekleştirmiş ve özellikle son 2 yıldır halen kırılamamış rekorlara ve başarılara imza atmıştır. Ayrıca şu an halen gerçekleştirmekte olduğu ve uzay projeleri ve enerji araştırmalarıyla 22. Yüzyıla doğru bilim ve teknolojide öncü ülke olarak yol almaktadır. Öncelikle bilinenin aksine Ay konusunda son yıllarda en fazla çalışma yapan ülke Çin’dir. Çin Uzay Ajansının elinde Ay’ın en kapsamlı maden ve doğal kaynak haritası vardır ve bu yıllarca yapılan Ay keşif çalışmalarının bir ürünüdür. Hatta geçtiğimiz haftalarda NASA bu haritanın kendileri içinde çok değerli olduğunu vurgulamıştır. Bu anlamda başta çok değerli bir kaynak olan Helyum 3 olmak üzere birçok kaynağın detaylı haritası şu an Çin Uzay Ajansının elindedir. ![Ay Maden Haritası](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Çin-Ay-Haritasi.jpeg "Çin Ay Haritası - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")**Figür 1: Çin Uzay Ajansının Oluşturduğu dünyada bulunan en kapsamlı Ay Haritası (Kaynak: Çin Uzay Ajansı)** 2020 yılında Aya inen Chang’e-5 uzay sondası ise 1970’li yıllardan sonra ilk kez aydan numune getirmeyi başaran bir uzay misyonu olmuştur ve bu bile başlı başına çok ciddi bir başarıdır. Chang’e 5 Uzay sondası Ayın kuzeybatısında bir kratere yakın yere inmiştir ve 1970’lerdeki NASA Apollo Ay inişleri sonrasında yaklaşık 50 yıl sonra Aydan ilk kez numune toplayıp geri gönderebilen ilk misyondur. Change’5 uzay sondası bulunduğu yerde su izleri bulmuş ve bunun güneşin solar rüzgarının taşıdığı moleküller sayesinde oluştuğu tahmin edilmektedir. Gerek getirdiği numunelerle gerek topladığı verilerle tüm dünyanın ay ile ilgili kolektif bilgisine çok önemli katkıda bulunmuştur. Bundan önce fırlatılan Chang’e 4 uzay sondası ise ayın karanlık tarafına inmeyi başaran ilk ay araştırma sondası olarak kırılması güç bir rekora imza atmıştır. Böylece ayın karanlık tarafından ilk kez lokal veriler elde edilebilmiş e daha önemlisi daha soğuk ve zor bir bölge olan Ayın karanlık tarafında da uzay araçlarının ve araştırma Roverlarının fonksiyonel olabileceği gösterilmiştir. ![Change4 Uzay Aracı](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Change4-Uzay-Araci.jpeg "Change4 Uzay Aracı - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")**Figür 2: Chang’e 4 Uzay Aracı (Kaynak: NASA)** Şu an Ay ile ilgili bilim adamlarının elinde en güncel bilgilerin olmasının en önemli etkenlerinden biri Ay konusunda yapılan bu çalışmalardır ve Çin bu son Ay misyonlarıyla çok önemli başarılara imza atmıştır. Şu anki Çin Uzay Ajansı çalışmaları hedefinde Rus Uzay Ajansı Roscosmos ile ay konusunda ortak çalışma yapıp, 2030 yılından itibaren Ayda kalıcı bir üs kurulması temel hedeftir. Özellikle tüm Güneş Sistemine bir sıçrama noktası olmak bakımından bu çok önemlidir çünkü Ay’ı kontrol eden bir nevi Güneş Sistemini de kontrol eder demek mümkündür. Ayrıca kıymetli ay madenlerinin çıkarılması ve işlenmesi de bu anlamda Çin ve Rusya’ya önemli avantajlar sağlayacaktır ve bu alanda NASA’nın hegemonyasını kırabilecektir. Ay’da kalıcı üs kurulması aynı zamanda insanlık için çok önemli bir adım olacak ve bir nevi tüm insanlığa güneş sisteminin kapılarını açacaktır. Şu anda Çin’de yürütülen en aktif uzay projelerinden biri ise şu an yapımına devam edilmekte olan ve aynı zamanda Gökteki Saray veya Gök Saray olarak da bilinen Tiangong Uzay İstasyonudur. Bilindiği üzere Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) yapılırken, siyasi sebeplerden dolayı Çin’in katılmasına izin verilmemiş, ve bu yüzden Çin Halk Cumhuriyeti uzay istasyonunda yapılan tüm faaliyetlerden uzakta kalmıştır. Şu an ise Çin geçen yıldan beri kendi uzay istasyonunu üretmekle meşguldür. Toplam 100 ton ağırlığında olacak uzay istasyonu 20 metre uzunluğunda ve 4,20 metre çapında olacaktır, ayrıca dünyadan 390 km yükseklikte işlev görmesi planlanmaktadır. Tiangong uzay istasyonunda çekimsiz ortamda yapılabilecek birçok uzay deneyi ve araştırma çalışması rahatça yapılabilecek ve Çinli Taykonotlar da uzayda uzun süre kalabileceklerdir. ![Tiangong Uzay Istasyonu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Tiangong-Uzay-Istasyonu.jpeg "Tiangong Uzay Istasyonu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")**Figür 3: Tiangong Uzay İstasyonu (Kaynak: CGTN)** Bu projeyi çok önemli kılan unsurlardan biri Çin Uzay Ajansının bu yeni yapılmakta olan Uzay İstasyonunu ticari uzay uçuşlarına ve ticari uzay deneylerine de açacak olması ve böylece Uluslararası Uzay İstasyonunun aksine tüm dünyanın bu uzay istasyonundan faydalanabilecek olmasıdır, hatta bir nevi bu da bilimde bir devrim olarak düşünülebilir. Bu tür bir uzay istasyonunun varlığı Çin Uzay Ajansı açısından çok önemli bir avantaj olacaktır ve Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) ile Dünya arasındaki operasyonları oldukça kolaylaştıracaktır. Ayrıca daha derin uzay çalışmaları içinde önemli bir bilgi birikimi oluşturulmasını da sağlayacaktır ve özellikle 2023 yılında uzay istasyonuna fırlatılması beklenen Xuntian Uzay istasyonu Telekobu ise Hubble Teleskopundan 350 kez daha geniş bir görüş açısına sahip olacak ve 2.5 Gigapixel çözünürlüğündeki kamerasıyla yeni keşiflere pencere olacaktır. Tiangong Uzay istasyonu doğal olarak daha kapsamlı Güneş Sistemi projelerine altyapı olmasına da kapı açacaktır ve sadece Çin Halkına değil bilimsel buluşlarıyla tüm dünyaya hizmette bulunacaktır. Bunlar dışında Çin Uzay Ajansının elde ettiği önemli başarılardan biri de Mars misyonuyla elde ettiği başarıdır. Şubat 2021’de Mars yörüngesine ulaşan Tianwen-1 uzay sondası, Mayıs 2021’de Zhurong Rover’ını Mars yüzeyine indirerek ABD ve Rusya’dan (Sovyetler Birliği) sonra Mars’a Rover indirmeyi başaran üçüncü ülke olmuştur. Özellikle Mars’ta su araştırması ve atmosferik analizler başta olmak üzere yapılan deneylerden elde edilecek bilimsel veriler sadece Çin’e değil tüm dünya bilimine hizmet edecektir. Buna ek olarak Beiodu Navigasyon sistemi de devreye girmiş ve diğer navigasyon sistemlerine Asya-Pasifik’te rakip olmuştur. Çin Uzay Ajansı aynı zamanda Uzay Teknolojilerini kullanarak kendi ülkesinde yüksek üretimin yol açtığı enerji açığını da çözebilecek enerji projeleri peşindedir ve bu konuda epey yol almış gibi görünmektedir. Bu anlamda çalıştığı en önemli projelerden biri uzayda güneş enerjisini toplayarak bunu dünyaya mikrodalga olarak iletme projesidir. Bilindiği üzere güneş içinde var olan füzyon reaksiyonu nedeniyle olağanüstü miktarda enerji üretmektedir ve bu enerji elektromanyetik spektrumun neredeyse her dalga boyunda ışımaktadır. Özellikle ışık ve ısı ise dünyamızda hayatın devamı için çok önemlidir. Çin Uzay Ajansı bu enerjiyi elde etmek ve yeryüzüne ışınlamak için uzun yıllardır projelendirmekte ve üzerinde Ar-Ge yapmaktadır. Esasında enerji açığına çok ciddi çözüm olacak bir yöntem olmasından dolayı gerek ABD gerekse İngiltere bu konuda benzer çalışmalar yapmaktadırlar. Ancak Çin bu konuda çok daha fazla irade göstermiş ve AR-GE aşamasında oldukça ileri düzeylere gelmiştir. 2026 yılından itibaren küçük ölçekte de olsa bu sistemi kullanmayı düşünmektedir. ![Çin Solar Güç Uzay İstasyonu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Çin-Solar-Güç-Uzay-İstasyonu.jpeg "Çin Solar Güç Uzay İstasyonu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Figür 4: Çin Solar Uzay İstasyonundan Enerji Aktarımı Temsili Resim** Zaten uzay dışında Çin Devletinin Enerji konusunda ve özellikle Füzyon konusunda yaptıkları yadsınamaz. Bilindiği üzere füzyon enerjisi alanında Çin Halk Cumhuriyeti çok ciddi bütçeler ayırmakta ve önemli bilim adamlarını bu işe kanalize etmektedir. Füzyon enerjisi esasında güneşte olan ve ısı ile farklı elektromanyetik dalga boylarında enerji yaratan reaksiyonun dünyada replike edilmesidir. Tabi burada en büyük sorun milyonlarca derecelerde oluşan bu yüksek ısıyı kontrol altında tutmaktadır ve bunun için manyetik şişeleme veya manyetik kalkan kullanımı seçenekleri üzerinde durulmaktadır. Yakın aylarda yapılan denemeler füzyon konusunda da şu an Çin bilim adamlarının Avrupa ve ABD’ye göre özellikle pratik tecrübe anlamında rekabetçi düzeyde olduklarını söylemek mümkündür. Şu an İngiltere’de Birleşik Avrupa Torus (JET) projesi ile füzyon çalışmaları devam ederken Güney Fransa’da tüm Avrupa’nın ve Rusya ile Çin’inde katıldığı ITER Füzyon projesi devam etmektedir. Çin’de yürütülen EAST adı verilen Tokamak Nükleer Füzyon Reaktöründe 1056 saniye boyunca 70 milyon Celsius sıcaklığında ısılar elde edilmiştir ve bu güneşin ortalama ısısının beş katıdır. Yaklaşık 1 trilyon dolar tutması beklenen EAST projesiyle ve mensubu olduğu ITER Füzyon projesiyle Çin Halk Cumhuriyeti 2030 yılından itibaren füzyon enerjisi ile kendi elektriğini üretmeyi ve gerek fosil gerek yenilebilir enerji kaynaklarına bağımlı kalmadan elektrik üretim modeline geçmeyi planlamaktadır. ![Çin Füzyon Reaktörü](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Çin-Nükleer-Reaktör.jpeg "Çin Nükleer Reaktör - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")**Figür 5: Çin Füzyon Nükleer Reaktörü (EAST) ve Füzyon Deneyi (Kaynak: GB Times)** Dünyanın en büyük üretim ülkesi olan Çin’de gerek uzaydan mikrodalga ile enerji aktarımı projesi ve gerek se güneşteki füzyon reaksiyonun dünyada füzyon reaktörleri ile yapılma projesi gerçekleşirse kesinlikle Çin Halk Cumhuriyeti’nin enerji alanında bütün açığını kapayıp kendisi dışında hiçbir ülke veya kaynağa bağımlı olmayacağını söyleyebiliriz. Enerji sorununu çözmüş ve uzayda da uzay istasyonlarıyla ve ay istasyonlarıyla var olan bir Çin’in tüm dünyada üçüncü büyük süper güç olarak yerini perçinlediğini söylemek mümkündür. Ülkemizin de hem bilimsel hem teknolojik olarak bu gerçekler çerçevesinde tıpkı Avrupa ve ABD ile yürüttüğü ortak projelerde olduğu gibi Çin ile ciddi bilimsel projeler için anlaşmalar imzalamalı ve gerek enerji gerek uzay alanında Çin’in elde ettiği bilimsel deneyimlerden faydalanarak Türkiye’de kendine bilimsel ve teknolojik olarak yer edinmelidir. Bu anlamda Çin ile hem devlet bazında hem akademik bazda hatta özel sektör bazında yapılacak anlaşmalarla Türkiye’de 21. Yüzyılda hak ettiği yere daha hızlı ulaşabilecektir. **Bu yazı Bilim ve Ütopya Dergisinde Temmuz 2022 sayısında yayınlanmıştır.** \[pdf-embedder url=”https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Temmuz-2022-Baski-Dosyasi-sayfalar-61-63.pdf” title=”Çin Uzay ve Çin Enerji Gelişmeleri”\] ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya, Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** ay haritası, ay keşfi, ayda maden, çin ay çalışmaları, çin enerji çalışmaları, çin füzyon, çin nükleer enerji, çin uzay çalışmaları, Çin Uzay İstasyonu --- ### [Evrende Işık Hızından Hızlı Gitmek Mümkünmüdür?](https://uzayportal.com/evrende-isik-hizindan-hizli-gitmek-mumkunmudur/) **Published:** August 17, 2024 **Author:** admin **Content:** ## Işık Hızı Nedir? Astrofizikçilerin önem verdiği uzayla ve fizikle ilgili konulardan biri ışık hızının en yüksek mutlak hız olup olmadığıdır. Bu yüzden bir çok bilim adamı ışık hızı aşılabilirmi diye sormuşlardır. Birçok anlamda ışık hızı evrendeki birçok formülün belirlenmesinde ve önemli değerlerin oluşmasında etkendir. Işık hızı, fiziğin temel sabitlerinden biridir ve evrenin işleyişi hakkında temel bilgiler sağlar. Saniyede 300,000 km (üç yüz bin kilometre) olan değeri, boşluktaki en hızlı hızdır ve elektromanyetik dalgaların (ışık, radyo dalgaları, X-ışınları vb.) yayılma hızını temsil eder. Işık hızı, birçok açıdan önemlidir: - *Metrenin Tanımı*: Işık hızı, metre biriminin tanımında kullanılır. Bir metre, ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede kat ettiği yoldur. - *Rölativite Teorisi*: Albert Einstein’ın Özel Görelilik Teorisi’nin temelini oluşturur. Bu teoriye göre, ışık hızı tüm gözlemciler için sabittir ve hiçbir şey ışık hızından daha hızlı olamaz. - *Evrenin Ölçüsü*: Işık hızı, evrenin boyutlarını ve yaşını hesaplamak için kullanılır. Örneğin, bir galaksinin bizden ne kadar uzakta olduğunu belirlemek için ışık kaynağından bize ulaşan ışığın ne kadar sürdüğünü ölçeriz. - *Teknoloji:* Işık hızı, lazerler, fiber optik iletişim ve GPS gibi birçok modern teknolojinin temelini oluşturur. Işık hızı, evrenin işleyişi hakkında temel bilgiler sağlayan ve birçok modern teknolojinin temelini oluşturan önemli bir fiziksel sabittir. Anlayışı, evreni daha iyi anlamamıza ve yeni teknolojiler geliştirmemize yardımcı olur. Peki ışık hızından daha hızlı gitmenin bir yolu var mı? Esasında bize Fizik Kuramları bildiğimiz kadarı ile ışık hızının mutlak en yüksek hız olduğunu söylese de ışık hızından hızlı olabilen iki kavramı bilmekteyiz. Bunların biri Quantum Entanglement (Kuantum Dolaşıklığı) diğeri de Warp Drive (Büküm Motoru) olarak bilinmektedir. ## **Kuantum Dolanımı Nedir?** Kuantum dolaşıklığı karmaşık bir olgudur fakat en basit açıklama, kuantum dolaşıklığının “*birbirlerinden ayrılmalarına bakılmaksızın iki parçacık ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlandığında*” meydana geldiğidir. Bu dolaşmış parçacıklar fiziksel olarak bağlı olmasalar da, yine de birbirleriyle anında bilgi paylaşabilmektedirler; ve görünüşe göre fiziğin en katı ve hızlı kurallarından birini çiğnemektedirler, yani hiçbir bilgi ışık hızından daha hızlı iletilemez kuralını. Bu, kuantum dolaşıklığının, iletişimi ışık hızından daha hızlı mümkün kılabileceği kavramının temelidir. Bu konu üzerinde araştırmalar devam etmektedir ve bazı fizikçiler, ışıktan hızlı iletişimin, dolaşmış parçacıkların karmaşık manipülasyonları ile mümkün olabileceğine inanmaktadırlar. Şimdilik, dolanık kuantum parçacıkları arasındaki etkileşimin ışık hızından daha hızlı olduğunu biliyoruz. Hatta Çinli fizikçiler bunun hızını ölçmeyi başardılar. Kuantum ışınlanmasını deneysel olarak gerçekleştirmek için kuantum dolaşıklığının kullanılabileceğini biliyoruz. Dolanıklığın yeni ortaya çıkan kuantum hesaplama ve kuantum kriptografi teknolojilerinde uygulamaları olduğunu da bilmekteyiz. Geleneksel verileri ve kuantum verilerini taşıyabilen bir fiber optik ağ ile kuantum internet daha da olası hale gelmektedir. Ancak aşılması gereken asıl engel, verileri kuantum dolaşma yoluyla iletebilmektir; işte o zaman ışık hızından daha hızlı iletişim kurabiliriz. Hatta kim bilir kuantum teleportasyon (ışınlama) bile mümkün olabilir. ## **Uzay Zaman Bükülmesi ve Warp Sürücüsü** 1994 yılında Meksikalı teorik fizikçi [Miguel Alcubierre](https://tr.wikipedia.org/wiki/Miguel_Alcubierre), uzay gemisinin önünde uzay-zamanı sıkıştırıp arkasında genişletmenin Genel Görelilik yasaları çerçevesinde matematiksel olarak mümkün olduğunu gösterdi. Peki bunun anlamı nedir? İki nokta arasındaki mesafenin 10 metre olduğunu düşünün. A noktasında duruyorsanız ve saniyede 1 metre yol alabiliyorsanız, B noktasına ulaşmanız 10 saniye sürer. Ancak diyelim ki, B noktasıyla aranızdaki boşluğu bir şekilde sıkıştırarak aradaki mesafeyi sadece bir metreye düşürebilirsiniz. Daha sonra uzay-zamanda saniyede bir metrelik maksimum hızınızla ilerleyerek yaklaşık bir saniyede B noktasına ulaşabileceksiniz. Teorik olarak bu yaklaşım, etrafınızdaki uzayda ışıktan daha hızlı hareket etmediğiniz için görelilik yasalarıyla çelişmez. Alcubierre, Uzay Yolu isimli eski dizideki warp sürüşünün aslında teorik olarak mümkün olduğunu gösterdi. ![Işık Hızında Seyahat](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/isik-hizinda-seyahat.jpeg "ışık hızında seyahat - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Alcubierre’nin warp (büküm) sürücüsü, uzay gemisinin etrafında düz bir uzay-zaman kabarcığı yaratarak ve mesafeleri azaltmak için uzay-zamanı bu kabarcığın etrafında bükerek çalışmaktadır. Warp sürücüsünün çalışması için ya negatif kütle ya da negatif enerji yoğunluğu halkası gerekir. Fizikçiler hiçbir zaman negatif kütleyi gözlemleyemediler, bu yüzden geriye tek seçenek negatif enerji kalmaktadır. Negatif enerji yaratmak için bir warp sürücüsü, parçacıklar ve anti-parçacıklar arasında bir dengesizlik yaratmak amacıyla çok büyük miktarda kütle kullanacaktır. Örneğin, warp sürücüsünün yakınında bir elektron ve bir anti-elektron belirirse, parçacıklardan biri kütle tarafından sıkışıp kalacak ve bu da bir dengesizliğe yol açacaktır. Bu dengesizlik negatif enerji yoğunluğuna neden olmaktadır. Alcubierre’nin warp sürücüsü bu negatif enerjiyi uzay-zaman balonunu yaratmak için kullanabilir. Ancak warp sürücüsünün yeterli miktarda negatif enerji üretmesi için çok fazla maddeye ihtiyaç olmaktadır. Alcubierre, 100 metrelik baloncuklu bir warp sürücüsünün tüm görünür evrenin kütlesini gerektireceğini tahmin etmiştir. Ancak 1999’da fizikçi Chris Van Den Broeck, baloncuğun içindeki hacmi genişletirken yüzey alanını sabit tutmanın enerji ihtiyacını önemli ölçüde, yani neredeyse Güneş’in kütlesine kadar azaltacağını gösterdi. Görebildiğiniz üzere bilim geliştikçe daha önce olmaz denilen olguların olabileceğini gösteren yeni teoriler ve bilgiler ortaya çıkmaktadır. Işık hızı da bunların biridir ve zamanla ışık hızının da aşıldığını ve belki çok daha farklı teknolojik eşiklerinde aşıldığını bir gün göreceğiz. Belki de bu sayede torunlarımız çok daha farklı ve çok ileri bir dünyada yaşayacak. Sizinde bildiğiniz üzere [uzay teknolojileri](https://uzayportal.com/) sürekli gelişiyor. Ünlü bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke’ın dediği gibi “*Yeterince gelişmiş herhangi bir teknoloji sihirden ayırt edilemez*”. Hepinize teknolojik ve sihirli günler dilerim. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Genel Görelilik, ışık hızı, ışık hızı aşılabilirmi, ışık hızından hızlı, Uzay Zaman Bükülmesi, Warp Sürücüsü --- ### [Türkiye’nin İkinci Astronotu ve Uzay Vatana Giden Yol](https://uzayportal.com/turkiyenin-ikinci-astronotu-ve-uzay-vatana-giden-yol/) **Published:** May 11, 2024 **Author:** admin **Content:** ## İkinci Uzay Astronotumuz Tuva Cihangir Atasever Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta Türkiye’nin ikinci astronotunun da uzaya gideceği ve alt yörünge uçuşu yaparak toplamda 7 deney yapacağı bildirildi. Öncelikle bu uçuş ilk uçuştan farklı olarak alt yörüngede gerçekleşecek. Uzay dediğimiz kavram Karman Hattı üzerinde başlayan bir kavramdır. Karman hattı deniz seviyesinden itibaren 100 km yüksekliktedir ve teknik olarak uzay bu 100 km yüksekliğin üstünde bulunur. Bu noktadan itibaren az da olsa atmosfer bulunmasına rağmen hava oldukça incelir ve uzayın karanlık boşluğu başlar. 100 km ile 500 km arasındaki yükseklikler genelde “Low Earth Orbit” ya da “Alçak Dünya Yörüngesi” diye bilinir ve Uluslararası Uzay İstasyonu dahil, bir çok küp uydu, mikro uydular, yakın gözlem uyduları ve hatta Starlink gibi internet bağlantı uyduları bu yörüngede bulunur. Bu yörüngedeki uydular dünyayı 90 dakikada bir turlarlar ve oldukça hızlıdırlar. Bu yüzden özellikle bu Alçak Dünya Yörüngesinde olan uzay çöpleri (geçtiğimiz günlerde yazdığım yazıya bakınız) oldukça ciddi tehlike arz ederler, çünkü bu çöplerde dünyayı 90 dakikada bir turladığı için bu yüksek hızdan dolayı küçücük metal parçaları bile bir uyduya veya uzay aracına çarptığında büyük hasar bırakabilir. ### Virgin Galactic ile Uzay Uçuşu Ülkemizin ikinci astronot eğitimi almış olan ve [Türk Uzay Ajansı](https://tua.gov.tr) mensubu astronotumuz Tuva Cihangir Atasever, 8 Haziran 2024 tarihinde ABD’nin New Mexico eyaletinde bulunan özel uzay limanından Richard Bronson’un Virgin Galactic isimli şirketinin aracılığı ile uzay alt yörüngesinde kısa bir uçuş yapacak. Bilindiği üzere Virgin Galactic firması SpaceX tarzı gibi roketle fırlatma yapmıyor ve tıpkı bir uçak gibi yatay olarak havalanan bir uzay aracı ile kalkış yapıyor. Virgin Galactic, iki araçtan oluşan bir hava fırlatma sistemi kullanmaktadır: VMS Eve adı verilen bir taşıyıcı uçak ve VSS Unity olarak bilinen bir alt yörünge uzay gemisi. Eve, kanatlarının altındaki Unity ile bir pistten havalanmakta, ardından uzay aracını yaklaşık 13.700 metre yüksekliğe bırakmaktadır. Unity daha sonra yerleşik roket motorunu çalıştırarak yörünge altı uzaya doğru yol alır. Aşağı yukarı Karman Hattına ulaşan bu uçan uzay uçağı 4-5 dakika gibi bir sürede çekimsizlik ortamı yaşatmakta ve daha sonra Dünya’ya dönmektedir. Unity’ye binmek için bir bilet şu anda 450.000 dolara satılıyor. İniş işlemi de dünyaya süzülen bir uzay mekiği gibide yapılabilmekte gerektiğinde kapsül gibide iniş yapabilmektedir. Konvansiyonel roket fırlatmalarının aksine sadece alt bir yörüngeye ve sadece birkaç dakikalığına bu alt yörüngede kalabilen VSS Unity daha çok uzay turizmine yönelik hizmet vermektedir. Böylece birkaç dakikalığına çekimsizlik hissimi yaşamak isteyen uzay turistleri bunu 450 bin dolara yapabilmektedirler. Buna ek olarak bu 4-5 dakikalık çekimsizlik zaman diliminde bazen üniversiteler ve araştırma enstitüleri belirli deneyleri de bu uzay uçağında fırlatmaktadırlar. 8 Haziran 2024’de gerçekleşmesi planlanan ve astronotumuzunda bulunacağı bu uçuşta Purdue Üniversitesinin ve UC Berkeley Üniversitesinin deneyleri de yer alacak. Purdue Üniversitesi roket motorlarında yakıtların çalkalanması ile ilgili bir akışkanlar mekaniği deneyi yaparken, UC Berkeley ise çekimsiz ortamda bir 3D Yazıcının çalışma deneyini yapacak. Bu aynı uçuşta astronotumuzunda çekimsiz ortamda yedi kadar deney yapması planlanıyor. Aşağı yukarı fırlatma ve iniş olarak 90-120 dakika arası sürecek bu uçuşta ikinci astronotumuzun hem çekimsizlik yaşaması hem de bu deneylerle uzay ekosistemimize katkıda bulunması bekleniyor. Tabi ilk astronotumuz Uluslararası Uzay İstasyonuna da giderek oldukça önemli bir çalışma yaptı ancak ikinci astronotumuz da aynı eğitimi aldığı için daha kısıtlı olsa da oda uzay ile ilgili bir çalışma yapmış olacak. ## Uzay Vatan Ve Türkiye Uzay Ekosistemi Tabii bu ekonomik krizde neden bu kadar çok uzay çalışması yaptığı sorulabilir. Ancak, tıpkı Mavi Vatan gibi Uzay Vatanda korumamız gereken bir kavramdır. Her ülke gibi Türkiye’de uzayda pay sahibidir ve söz hakkı vardır. Gelecekte Milli Güvenliğimiz tıpkı Mavi Vatan gibi Uzay Vatandan geçer ve uzaydaki haklarımızı korumayı başaramazsak o zaman aynı zamanda uzayda değerli madenler, kaynaklar, Ay Hakları gibi kavramlardan da yoksun kalırız. Artı uzay teknolojilerinin gelişimi direkt olarak o ülkenin millî savunma sanayisine, AR-GE teknolojilerine ve genel bilimin gelişmesine ciddi katkılarda bulunur. Uzay teknolojisine sahip olmayan ülkeler artık Dünya’dada söz sahibi değildirler. Yüce Önder Atatürk’ün dediği gibi İstikbal Göklerdedir ve şu anki zamanda artık bu İstikbal Uzaydadır diye telaffuz edilebilir. Tüm milletimiz, devletimiz, üniversitelerimiz ve özel sektör bu hedefe odaklanmalı ve tam destek vermelidir. İşte o zaman 21. Yüzyılın güçlü ve söz sahibi ve dev kaynaklara erişimi olan bir ülke haline tam anlamıyla gelmiş oluruz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** İstikbal Uzaydadır, türk astronot, türkiye uzay, Tuva Cihangir Atasever, uzay vatan --- ### [Uzay Savaşları: Uzayda Muharebe ve Uzay Savunma Yeteneğine Sahip Ülkeler ve Gelişmeler](https://uzayportal.com/uzay-savaslari-uzayda-muharebe-ve-uzay-savunma-yetenegine-sahip-ulkeler-ve-gelismeler/) **Published:** August 16, 2024 **Author:** admin **Content:** 4 Ekim 1957’de Sovyetler Birliğinin Sputnik adlı bir uyduyu uzaya fırlatan ilk ülke olmasından sonra dünyada uzay çağı başladı diyebiliriz. Hatta bu yüzden Ekim’in ilk haftası Birleşmiş Milletler tarafından uzay haftası ilan edilmiştir ve ülkemizde pek kutlanmasa bile tüm dünyada muhtelif aktivitelerle coşkuyla kutlanmaktadır. 1957’den beri uzay çağında çok ciddi gelişmeler olmuştur. Özellikle soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği uzaya ilk hayvanı (Laika isimli köpek), ilk insanı (kozmonot Yuri Gagarin) ve ilk kadını (Kozmonot Valentina Tereshkova) fırlattı. Bunun dışında kozmonot Alexei Leonov sayesinde ilk uzay yürüyüşünü başaran ülke oldu ve aynı zamanda Salyut isimli ilk uzay istasyonunu yapan ve fırlatan ülke oldu. Ancak daha sonra bütçe sorunlarından dolayı ABD uzay ajansı [NASA](https://www.nasa.gov/)’nın gerisinde kalan Sovyetler Birliği uzay yarışını Amerikalıların [Aya Gidiş](https://uzayportal.com/temmuz-20-uluslararasi-ay-gunu/) projesini gerçekleştirmesiyle [ABD](https://www.usa.gov/)’ye kaptırdı. Bugünün uzay gerçekliği ise ABD, Rusya, Çin ve Hindistan’ın başını çektiği ciddi bir uzay yarışının varlığı ve belirli ülkelerin uzaydaki kaynaklara sahip olmak için çaba sarf ediyor olmasıdır. Ancak bahsedilmeyen bir gelişmede bu 4 ülkenin de uzayda muharebe ve uzay savunma yeteneğine sahip olması ve uzay savaşlarını başlatacak kabiliyetlerde olmaları. ### ***Balistik Füze Uzay Savunma Sistemleri*** Uzayda muharebe yeteneği denince akla birkaç şey gelmektedir. Tabii her ne kadar bilim kurgu filmi Star Wars kadar olmasa da bu dört ülkenin ciddi anlamda uzay muharebe yeteneği mevcuttur. İlk olarak yıllardan beri denemesi yapılan ve dünyadan fırlatılan nükleer füzeleri durdurabilecek bir saldırı yeteneği olan sistemleri dizaynıdır. Bir nevi ABD Yıldız Savaşları Projesiyle bunu 1980’den beri deniyor ama hiçbir ülkenin tüm füzeleri durdurabilecek gücü yok. Gene de büyük bir savaş esnasında uzaydan balistik savaş başlıklı füzeleri durdurabilmek genel bir savaşın seyrini değiştirebilir. ### ***Kinetik Saldırı Silahları*** İkinci olarak uzay savaşlarında üzerinde bilim adamlarının çalıştığı bir silah ise “***Kinetic Kill Weapon***” yani Kinetik Saldırı Silahı. Tamamen hızlı olan bir obje başka bir objeye çarptığında ne kadar hızlıysa o kadar hasar bırakır prensibiyle çalışan bu silah, çok kuvvetli titanyum alaşımlı veya tungsten den yapılmış çubukların uydulardan yeryüzüne doğru fırlatılmasından başka bir şey değil. Dünyaya düşerken gittikçe hız kazanan ve bir telefon direği boyutunda olan bu metal çubuklar hipersonik hızlara ulaşıp momentum ilkesinden hareketle dünyada bir hedefe çarptıklarında çok büyük bir patlama ve hasara meydan verip ciddi bir üstünlük sağlayabilirler. ABD’nin Thor Projesi kapsamında çalışmasını yaptığı bu projede uzayda savaş uydularında konuşlandırılmış bu metal çubukların saldırı esnasında fırlatılması yer almaktadır. Üstelik balistik füzelerden bile hızlı hareket eden bu metal çubuklar (tamamen motorsuz bir şekilde ve dünyaya düşmenin etkisiyle) durdurulması oldukça zor bir silah haline geliyor. Buradaki zorluk ise bu çubukların öncelikle dünyadan uzaya taşınması lazım ve uydulara monte edilmesi lazım. Bu oldukça zor ve pahalı bir işlem ama radyoaktif bir serpinti bırakmadan sadece konvansiyonel bir patlama oluşturması ve bu silaha karşı korunmanın çok çok zor olması çok büyük bir avantaj. Gerek ABD gerek Rusya’nın elinde deneysel olarak bu Kinetik Saldırı Silahları olduğu düşünülüyor ama çok sayıda olduklarını düşünmüyorum. Daha çok bir iki önemli hedef için kullanılabilirler diye düşünmekteyim. ### ***Uydu Saldırı Silahları*** ![uydu saldırı silahı ASAT](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/uydu-saldiri-silahi.jpeg "uydu saldırı silahı - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Üçüncü muharebe aracı ise Anti Satellite Weapons (ASAT) yani Uydu Saldırı Silahları yer almaktadır. Genelde bunlar uydudan uyduya fırlatılan ve uzay boşluğunda uçacak şekilde tasarlanmış füzelerdir ve amaçları karşı tarafın uydu kabiliyetini yok etmek. Bu füzelerle karşı tarafın askeri uydularını etkisiz hale getirmek mümkün. ASAT silahlarında diğer bir yöntem ise çok acil durumlarda bir uydunun manevrayla aynı düzlemde olan bir uyduyla çarpışıp onu etkisiz hale getirmesi. Hele buna karşı savunma yapmak oldukça zor ama tabi bu tür bir saldırıda kendi uydunuzu da feda etmeniz gerekiyor. Üçüncü bir yöntem ise lazer sistemleri kullanarak uydunun uçuş sistemlerine ve elektronik kontrol sistemlerine zarar vermek. Anlaşılacağı üzere karşı tarafın uzaktan gözlem, haberleşme, GPS uydularını yok etmek illaki yerde Kara Kuvvetlerinin çatışmalarında da ciddi bir avantaj sağlayacaktır. Özellikle uzaktan gözlem uyduları karşı tarafın kara, deniz ve hava kuvvetlerinin net bir şekilde nerede olduğunu size bildirdiği için oldukça faydalıdır ve askeri savaşta size taktik bir üstünlük sağlar. Bunun dışında radar ve diğer savunma sistemleri ile entegre edildiğinde toprağınızı daha iyi koruyabilmenizi sağlar. Bir nevi savaşı kazanmanın yolu öncelikle hava üstünlüğünü sağlamak ve karşı tarafın uçuş yapmasına izin vermemektir. Bu anlamda artık gelişen savaş taktikleriyle süper güçler savaşa tutuştuğunda savaşın bir komponenti uzayda gerçekleşecektir. Burada amaç karşı tarafın gözlem yeteneğini yok etmek ve aynı zamanda karşı tarafın balistik füze saldırılarını etkisiz hale getirirken aynı zamanda kinetik saldırı silahlarıyla büyük hedeflere saldırı düzenlemektir. ABD, Rusya, Çin ve belirli oranlarda Hindistan’da olan bu uzay muharebe kabiliyeti ileride kendilerine birçok avantaj sağlayabilir. Unutmamak gerekir ki 2030’lu yıllardan itibaren uzaydaki kaynaklara erişim dünyanın yeni teması olacaktır. Bu anlamda ülkemizin de bu konularda acilen çalışmalar yapmaya başlaması gerekmektedir. Yüce Önderimiz Atatürk’ün dediği gibi “***İstikbal Göklerdedir***”. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** ASAT silah, balistik füze, uydu saldırı, uydu savunma sistemleri, uzay muharebe, uzay savunma, uzayda savunma --- ### [Güneşte Gittikçe Artan Aktivite: Güneş Lekeleri ve Güneş Fırtınaları](https://uzayportal.com/guneste-gittikce-artan-aktivite-gunes-lekeleri-ve-gunes-firtinalari/) **Published:** August 16, 2024 **Author:** admin **Content:** ![güneş döngüsü](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/Gunes-Dongusu-Minimum-ve-Maksimum-300x300.jpeg "Güneş Döngüsü Minimum ve Maksimum - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Güneşimiz dünyamızda hayat olabilmesi için en önemli etken. Güneşten gelen enerji sadece bitkilerin fotosentez yapıp oksijen oluşturmasına katkıda bulunmamakta aynı zamanda yaşam için gerekli olan ısı enerjisini dünyamıza vermektedir. Daha önce [Goldilocks bölgesi](https://uzayportal.com/uzayda-yasamin-sirri-icin-goldilocks-bolgesi-ve-uc-cisim-problemi/) hakkındaki yazımda belirttiğim gibi güneşin varlığı dünyamızda hayat oluşumu için ve sıvı su varlığı için oldukça önemli. Ancak güneşimiz sabit duran ve kendi halinde bir enerji topu değil. Güneşimizin yüzeyinde birçok patlama ve aktivite meydana gelmektedir. Güneşimiz enerji üretirken füzyon denilen bir reaksiyon ile enerji üretmekte ve bu enerji gerek ışık gerek ısı olarak dünyamıza ulaşmaktadır. Bu reaksiyon esnasında bazen milyonlarca dereceye varan sıcaklıklar oluşmakta artı gerek güneşin rotasyonundan gerekse bu yüksek sıcaklıktaki plazmadan oluşan manyetik enerjiden dolayı güneşin yüzeyinde ve içinde olağanüstü bir hareketlilik olmaktadır. Füzyon esnasında Hidrojen izotopları yüksek sıcak ve yüksek basınç altında birbirleriyle birleşmekte ve daha üst bir element olan Helyüm ve izotoplarını oluşturmaktadır. Bu işlem esnasında bu atomların ve moleküllerin bir kısmı enerjiye dönüşmektedir ve işte bu enerji güneşin yaydığı ışık ve ısıyı oluşturmaktadır. ## Güneş Fırtınası Nedir? Bu yüzden Güneş, sadece ışık ve ısı kaynağımız değil, aynı zamanda devasa patlamalara da ev sahipliği yapan dinamik bir yıldızdır. Bu patlamalar, Güneş fırtınaları olarak bilinir ve uzaya yüklü parçacıklar ve elektromanyetik radyasyon fırlatarak Dünya’yı da etkileyebilir. Güneş fırtınalarının arkasındaki itici güç, Güneş’in manyetik alanındaki değişimlerdir. Güneş’in manyetik alanı, sürekli olarak kıvrılır, bükülür ve kopar, bu da güneş lekeleri ve güneş patlamaları gibi olaylara yol açar. Güneş patlamaları, aniden açığa çıkan muazzam enerji patlamalarıdır ve koronal kütle atımları (CME) adı verilen plazma ve manyetik alan bulutlarını uzaya fırlatabilir. CME’ler, Dünya’ya doğru ilerlerken uzay araçlarına, uydulara ve elektrik şebekelerine zarar verebilecek yüksek enerjili parçacıklar taşırlar. Ayrıca Dünya’nın atmosferinde kutup ışıkları olarak bilinen ışık saçılımlarına da neden olabilirler. Güneş fırtınalarının şiddeti ve etkileri, CME’nin büyüklüğüne, Dünya’ya olan uzaklığına ve Dünya’nın manyetik alanıyla etkileşim şekline bağlı olarak değişir. Bazı güneş fırtınaları küçük ve zararsızken, bazıları ise büyük çaplı elektrik kesintilerine, iletişim kesintilerine ve hatta uzay aracında hasara neden olabilir. Güneş fırtınalarının etkilerini tahmin etmek ve azaltmak için bilim insanları, Güneş’i ve uzay ortamını izleyen karmaşık sistemler geliştirmişlerdir. Bu sistemler, CME’lerin ne zaman ve nerede oluşacağını tahmin etmeye ve potansiyel etkilerini belirlemeye yardımcı olur. Bu sayede, elektrik şebekeleri ve uzay araçları gibi altyapılar korunabilir ve güneş fırtınalarının neden olabileceği hasar en aza indirilebilir. Güneş fırtınaları, Dünya için bir tehdit oluştursa da, aynı zamanda doğanın büyüleyici ve gizemli bir gücüdür. ### **Güneş Fırtınalarının Etkileri:** - *Elektrik şebekelerinde kesintiler*: Güneş fırtınalarından kaynaklanan yüksek enerjili parçacıklar enerji yüklü olduğundan, elektrik şebekelerinde aşırı gerilim ve akım yükselmelerine neden olarak kesintilere yol açabilir. - *İletişim kesintileri*: Güneş fırtınaları, radyo ve uydu iletişimini bozabilir, bu da uçuş gecikmelerine, mobil şebekelerde kesintilere ve internet kesintilerine yol açabilir. - *Uzay araçlarında ve uydularda hasar:* Güneş fırtınalarından kaynaklanan yüksek enerjili parçacıklar, uzay araçlarının elektronik sistemlerine zarar verebilir veya işlevlerini bozabilir. - *Kutup ışıkları:* Güneş fırtınalarından gelen yüklü parçacıklar, Dünya’nın atmosferinde kutup ışıkları olarak bilinen ışık saçılımlarına neden olur. Hatta Aurora Borealis denilen Kuzey ışıklarını güneşten gelen bu parçacıkların dünyanın manyetik enerjisiyle etkileşimi oluşturur. ### **Güneş Fırtınalarına Karşı Hazırlık:** - *Erken uyarı sistemleri:* Bilim insanları, Güneş’i ve uzay ortamını izleyen karmaşık sistemler kullanarak güneş fırtınalarını önceden tahmin edebilirler. Bu bilgiler, elektrik şebekeleri ve uzay araçları gibi altyapıların korunmasına yardımcı olmak için kullanılabilir. - *Teknolojiyi güçlendirmek*: Elektrik şebekeleri ve uzay araçları, güneş fırtınalarının etkilerine karşı daha dayanıklı olacak şekilde tasarlanabilir ve geliştirilebilir. - *Acil durum planları:* Güneş fırtınalarının neden olabileceği kesintilere ve hasara karşı acil durum planları hazırlanabilir ve uygulanabilir. Örneğin elektrik şebekesi ve/veya internet şebekesi çökerse ne yapılmalıdır, hangi yedek sistemler devreye sokulmalıdır gibi. ### 2025’te Güneş Aktivitesi Artacak Güneş, yaklaşık 11 yılda bir aktivite döngüsünden geçer. Bu döngüler boyunca, Güneş lekelerinin sayısı, güneş patlamaları ve koronal kütle atımları (CME’ler) gibi güneş aktivitesi belirtileri artar ve azalır. 2025’te, Güneş’in şu anda içinde bulunduğu döngünün (Güneş Döngüsü 25) zirvesine ulaşması bekleniyor. Bu, **solar maksimum** olarak bilinir. Güneş bilimcileri ve [NASA](https://www.nasa.gov/), Güneş Döngüsü 25’in zirvesinin **2025 Temmuz** civarında gerçekleşeceğini ve en az 115 güneş lekesi meydana geleceğini tahmin ediyorlar ancak şu anki göstergelere baktığımızda 2024 yılından itibaren bu konuda güneş aktivitelerinin hızlandığını görmekteyiz. Güneş fırtınaları, uzay havasının doğal bir parçasıdır ve Dünya’yı etkilemeye devam edecektir. Zaten geçmişte de bu tür etkileşimler olmuştur ve birçok uzay aracı ve hatta dünyadaki elektrik şebekesi bu tür döngülerden etkilenmiştir. Ancak her geçen gün daha teknolojik hale gelen yaşam biçimimiz dünyanın Güneşin bu döngülerinden daha çok etkilenmesi anlamına gelmektedir. 2025 yılının bu yoğun Güneş aktiviteleri ile geçeceğini düşündüğümüzde ülkemizde ulusal güvenlik açısından gerek internet ağımızın gerekse elektrik şebekelerimizin etkilenmemesi adına bu konuda hızla önlemler almalı hatta Güneş Bilimleri Konseyi toplayıp bu konudaki çalışmaları resmi olarak yapmalı ve kamuoyunu bilgilendirmelidir. Böylece hem uzay vatan ve milli güvenliğimiz sağlanacak hem de ülkemizin ekonomisinin etkilenmesi engellenebilecektir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** CME, füzyon, güneş, güneş fırtınaları, güneş fırtınası, koronal kütle atımları --- ### [Uzay Ajansları Bütçeleri ve Türk Uzay Ajansı Bütçesi](https://uzayportal.com/turk-uzay-ajansi-butcesi/) **Published:** August 13, 2024 **Author:** admin **Content:** <https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/TUA-ve-Butcesi.m4a> NASA ve diğer ülkelerin uzay ajanslarının 2023 bütçeleri ne kadar? Uzay Ajansının bütçesi ne kadar olmalı? TUA bütçesi yeterlimi? TUA Proje bazlı bütçemi kullanıyor? Türk Uzay Ajansınım bütçesi ne kadar olmalı? [Türk Uzay Ajansı](https://tua.gov.tr) bütçesi hakkındaki düşüncelerimi Aydınlık Gazetesine röpörtaj olarak verdim. Buradanda dinleyebilirsiniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** nasa bütçesi, tua bütçesi, türk uzay ajansı, uzay ajans --- ### [Uzay Teknolojileri, Yapay Zekâ ve Füzyon Enerjisi İnsanlığa Yeni bir Çağ Açmaya Hazırlıyor](https://uzayportal.com/uzay-teknolojileri-yapay-zeka-ve-fuzyon-enerjisi-insanliga-yeni-bir-cag-acmaya-hazirliyor/) **Published:** August 15, 2024 **Author:** admin **Content:** Medyaya her zaman yansımasa bile esasında dünyada çok fazla yoğun AR-GE çalışması yapılmakta ve bu konuda başı çeken ülkeler muazzam bütçeler ayırarak uzay teknolojileri, yapay zekâ ve füzyon enerjisi konusunda ciddi ilerlemeler kaydetmiş vaziyetteler. Geleceğin kontrolünü sağlayacak olan bu 3 teknoloji 2030 yılı itibariyle dünyayı yeniden dizayn edebilecek etkinliğe gelebilecekler. Peki biz bunlara ne kadar hazırız? Örneğin geçtiğimiz makalelerimde Aya üs kurulması için 2030 yılının hedeflendiğini ve ABD, Rusya, İngiltere, Çin ve Hindistan’ın bu konuda bir yarış halinde olduklarını yazmıştım. Özellikle ayda bulunan Helyum 3 gibi değerli elementlerin dünya enerji üretiminde önemli bir yer kaplaması bekleniyor. Bu konuda ayın kapsamlı bir jeolojik haritasına sahip olan [Çin Uzay Ajansı](https://www.cnsa.gov.cn/english/) önde diyebiliriz. Tabi Elon Musk’un 2035 yılında Mars’a iniş yapma ve koloni kurma fikrini de göz önünde bulundurmak gerek. Yani [uzay teknolojileri](https://uzayportal.com/) yeni bir çağda çok önemli rol oynayacak diyebiliriz. Diğer çok önemli bir gelişme ise Yapay Zekâ alanında. Yapay Zekayı insanlar sadece ChatGPT gibi düşünse de esasında bunun çok çok ötesine geçmiş vaziyette. Yapay zekâ, tıbbi görüntüleme verilerini analiz ederek kanser, kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarını erken teşhis edebiliyor. Ayrıca, ilaç keşfi ve geliştirme süreçlerinde Yapay Zeka’nın kullanımı hızla artıyor. Yapay zekalı sürücüsüz araçlar, trafik kazalarını azaltma ve ulaşımda verimliliği artırma potansiyeline sahip. Bu alanda yurtdışında Tesla, Google gibi şirketler yoğun çalışmalar yapmakta. Buna ek olarak yapay zekalı Dronlar, tarım, lojistik ve acil durum müdahalelerinde kullanılıyor. Robotlar ise üretim hatlarında, ev içi hizmetlerde ve sağlık sektöründe önemli roller üstlenebiliyor. Bir 10 yıl içerisinde Veri (Data), yeni petrol olarak kabul edilecek ve Yapa Zekâ, bu verileri işleyerek inanılmaz değerler yaratacak. Büyük veri analitiği, iş dünyasında daha bilinçli kararlar alınmasını sağlayarak ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunarak müşteri deneyimini üst seviyeye çıkarabilir. Bu, pazar dinamiklerini değiştirecektir ve yeni iş modellerinin ortaya çıkmasına yol açacaktır. Akıllı evler, şehirler ve ulaşım sistemleri, Yapay Zekâ ile optimize edilerek yaşam standartlarını yükseltecek. Yaklaşık bir 10 yıl içerisinde İnsanlar ve makineler arasındaki işbirliği, yeni bir yaşam biçimi oluşturacak potansiyele ulaşacak gibi duruyor. Şu an yapay zekâ konusunda en önde olan ülke rahatlıkla ABD ve onu Hindistan takip ediyor. Füzyon Enerjisi de insanoğlunun gidişatını değiştirebilecek çok önemli bir teknoloji. Füzyon enerjisi, yıldızların kalbinde gerçekleşen ve evrenin enerji kaynağı olan bir süreçtir. Güneş’in ve diğer yıldızların ışığını ve ısısını sağlayan bu süreç, dünyada da temiz, güvenli ve neredeyse sınırsız bir enerji kaynağı olarak insanlığın hizmetine sunulmak için son dönemecinde diyebiliriz. Füzyon enerjisindeki son gelişmeler, insanlığı kökten değiştirecek bir dizi yeniliği ve dönüşümü beraberinde getirebilir. Füzyon enerjisi, deniz suyundan elde edilebilecek yakıtlarla (döteryum ve trityum) çalışır ve bu kaynaklar neredeyse sınırsızdır. Füzyon reaktörleri, fosil yakıtların tükenmesi veya iklim değişikliği gibi sorunları geride bırakacak bir enerji devrimi sunar. Ülkeler, enerji bağımsızlığına ulaşarak enerji ithalatına olan bağımlılıklarını azaltacak ve bu da jeopolitik dengeleri kökten değiştirecektir. Enerji üretim maliyetlerinin düşmesi, ekonomik büyümeyi hızlandıracak ve yeni sanayi devrimlerinin kapısını aralayacaktır. Endüstriyel üretimden tarıma, ulaşım sistemlerinden ev içi enerji kullanımına kadar her alanda daha verimli ve sürdürülebilir bir ekonomi doğacaktır. Füzyon enerjisi, neredeyse hiç karbon salınımı yapmadan enerji üretebilir. Bu, küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede devrim niteliğinde bir adım olacaktır. Hava kalitesi iyileşecek, doğal kaynaklar korunacak ve biyolojik çeşitlilik zenginleşecektir. Füzyon enerjisi, her ülkenin ve toplumun erişebileceği bir enerji kaynağı olabilme potansiyeline sahiptir. Böylece enerji fakirliği sona erecek, tüm insanlık daha yüksek yaşam standartlarına ulaşabilecek ve enerjiye erişim konusunda daha adil bir dünya düzeni sağlanacaktır. Şehirler, enerji altyapılarının yenilenmesiyle daha akıllı ve sürdürülebilir hale gelecektir. Kırsal bölgeler ise enerjiye daha kolay erişim sağlayarak ekonomik ve sosyal olarak canlanacaktır. Yenilenebilir enerji teknolojileri ile birleşen füzyon enerjisi, yaşam alanlarının daha yaşanabilir ve çevre dostu olmasını sağlayacaktır. Şu an Füzyon enerjisinde önü çeken ülke Çin diyebiliriz onu da [ABD](https://www.usa.gov/) takip ediyor. İngiltere’de bu konuda çalışmalar yapmaktadır. Yani uzay teknolojileri, yapay zekâ ve füzyon enerjisi üçlüsü önümüzdeki 10 yıl içerisinde insanlığı çok ciddi şekilde değiştirebilecek bir potansiyele sahip. Tabii her ülke aynı anda bu olanaklara sahip olmayacak ve bu üç konuda AR-GE si yüksek düzeyde olan ülkeler daha avantajlı konuma gelecek. Peki biz bu üç konuda ne durumdayız? Bunun devlet kurumlarında, üniversitelerde ve özel sektörde ciddi şekilde tartışılması bu konuda kurultaylar yapılması ve halkımızın da desteğiyle bu konuda üst düzey çalışma yapmak şart. Evet şu anki ekonomik kriz ve zorluklardan dolayı tüm bu kavramlar fütürist görünse bile çocuklarımıza ve torunlarımıza teknolojik olarak gelişmiş ve geleceğin kaygılarına ve gereksinimlerine uygun bilimsel altyapıyı sağlamak hepimizin görevidir yoksa bugünleri kurtarsak da yarınları tamamen kaybedebiliriz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** füzyon, uzay, yapay zeka --- ### [Yapay Zekâ İnsanlığın Uzaya Çıkmasını ve Gelişmesini Engelleyecekmi?](https://uzayportal.com/yapay-zeka-insanligin-uzaya-cikmasini-ve-gelismesini-engelleyecekmi/) **Published:** August 11, 2024 **Author:** admin **Content:** İnsanoğlu Göbeklitepe’de kurulan ilk toplu şehirden itibaren sürekli bulunduğu ortamı anlamaya ve kontrol etmeye çalışıyor. Eski kadim topluluklar gerek astronomi gerek kimya, gerek fizik, gerek felsefe ile dünyayı ve evreni anlamaya çalıştılar ve bugün bile Sümerliler gibi kadim toplulukların bulduğu kavramları kullanarak evrenimizi açıklayabiliyoruz. Tabii ki bilgisayarın ve diğer teknolojilerin icadıyla bu ilerlemeler dahada ivmelenerek bugünkü teknolojimizi oluşturmaktadır. Ancak belki de 20. Yüzyılın en önemli teknolojik buluşlarından biri bilgisayar ve internete ek olarak yapay zeka kavramının icadıdır. Enigma kodunu kıran Matematikçi Alan Turing tarafından ilk defa 1951 civarı ortaya atılan yapay zekâ kavramı 21. Yüzyılın en önemli kavramlarından biri haline gelmiş durumda. ![yapay zeka ve uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/yapay-zeka-ve-uzay-2-300x167.jpeg "yapay zeka ve uzay 2 - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")[**Yapay Zekâ**](https://gemini.google.com/app?hl=tr) en basit tanım olarak insan zekasının kreatif yapısına benzer bir şekilde dış çıpa gerektirmeksizin kendi haline bırakıldığında etrafındaki verileri algılayabilen ve onlarla karşılıklı etkileşime geçebilen bir teknoloji gibi düşünebiliriz. Bir şeyin gerçekten yapay zekâ olup olmadığını anlayabilmek için Turing Testi denilen bir sorgulamayı kullanmamız gerekebilir. Bu testte kullanıcı ya yapay zekâ ile ya da bir insan ile klavye kullanarak ve birbirlerini görmeden yazışmaktadır. Eğer insan olan kullanıcı yapay zekâ ile yazıştığını anlayamıyorsa o zaman o sistem yapay zekâ testini yani Turing testini geçmiş demektir ve gerçek bir yapay zekâ olarak adlandırabilir. Ancak hemen söylemem gerekir ki şu ana kadar Turing testini tam anlamıyla geçebilen bir yapay zekâ sistemi halen mevcut değildir. Ancak yapay zekâ konusunda çalışan birçok bilim adamı bu testin yakın zamanda geçilebileceğini ve hatta süper yapay zekâ denilen ve kurgulama yapmadan çevresini anlayabilen ve herhangi bir programa bağlı kalmaksızın etkileşime geçebilecek sistemlerin her an ortaya çıkabileceğini söylemekteler. Ancak bazı bilim adamlarının yapay zekâ insanlığın geleceğini kolaylaştırabileceği gibi aynı zamanda zorlaştırabileceğine ve hatta tehlikeye sokabileceğine dair düşünceleri var. Yapay zekanın hızla gelişmesi, bilimin ve uzay çalışmalarının geleceği hakkında bazı endişelere yol açmıştır. Bu endişeler, yapay zekanın insan zekasını aşma potansiyeline ve bunun sonucunda bilimsel keşif ve inovasyonun engellenmesine ilişkin spekülasyonlardan kaynaklanmaktadır. Yapay zekâ uzay çalışmalarının ve uzay teknolojilerinin gelişimini engelleyebilir mi sorusu, birçok boyutu olan karmaşık bir konudur. Yapay zekanın uzay araştırmalarına sağladığı büyük faydalar göz ardı edilemezken, bu teknolojinin potansiyel tehditleri ve engelleri de dikkatlice göz önünde bulundurulmalıdır. Öncelikle, Yapay zekanın uzay çalışmalarına sunduğu faydalar oldukça belirgindir. Otomasyon ve makine öğrenimi algoritmaları, uzay araçlarının ve uzay robotlarının ve keşif araçlarının daha otonom bir şekilde çalışmasını sağlamakta, büyük veri setlerinin analizi ve yorumlanmasında önemli roller üstlenmektedir. Örneğin, Mars’taki keşif araçları, yapay zekâ algoritmaları sayesinde bağımsız olarak hareket edebilmekte ve bilimsel verileri analiz edebilmektedir. Ayrıca, teleskoplar tarafından toplanan büyük miktardaki astronomik verinin işlenmesi, yapay zekâ teknolojileriyle çok daha hızlı ve doğru bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Ancak, yapay zekanın uzay çalışmalarını engelleyebilecek ve tehdit oluşturabilecek birkaç önemli faktörü bulunmaktadır. Birincisi, yapay zekâ teknolojilerinin güvenilirliği ve öngörülebilirliği konusundaki endişelerdir. Uzay araştırmalarında kullanılan yapay zekâ sistemlerinin hata yapması veya beklenmedik sonuçlar üretmesi, büyük maliyetlere ve zaman kaybına yol açabilir. Örneğin, uzay araçlarının navigasyon sistemlerinde bir hata meydana gelirse, bu durum milyarlarca dolarlık projelerin başarısız olmasına neden olabilir. Mesela güneş sisteminin uzaklarına bir uzay sondası gönderildiğini ve yapay zekâ nedeniyle devre dışı kaldığını düşünün. Zarar oldukça büyük olacaktır. İkincisi, yapay zekanın etik ve güvenlik boyutlarıdır. Yapay zekâ sistemlerinin önyargılı veya hatalı kararlar vermesi, bilimsel verilerin doğruluğunu ve güvenilirliğini tehlikeye atabilir. Bu tür hatalar, uzay araştırmalarının temel dayanaklarından biri olan veriye dayalı karar verme süreçlerini zayıflatabilir. Ayrıca, yapay zekâ sistemlerinin siber saldırılara karşı savunmasız olması, uzay misyonlarının güvenliğini tehlikeye sokabilir. Uzay teknolojilerinin askeri ve stratejik önemini düşündüğümüzde, bu tür güvenlik açıkları büyük bir tehdit oluşturabilir. Üçüncüsü, yapay zekanın uzay araştırmalarında insan faktörünü ikinci plana itmesiyle ilgilidir. Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması, insan araştırmacıların ve mühendislerin rollerinin azalmasına yol açabilir. Bu durum, genç bilim insanlarının ve mühendislerin eğitim ve deneyim kazanma fırsatlarını sınırlayabilir. Uzun vadede, bu tür bir bilgi ve beceri eksikliği, uzay araştırmalarının inovasyon ve yenilikçilik kapasitesini olumsuz etkileyebileceği gibi yeni gelişmelerin oluşmasını sekteye uğratabilir. ![Uzayda Yapay Zeka](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/08/Yapay-Zeka-ve-Uzay.jpg "Yapay Zeka ve Uzay - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Son olarak, yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanması süper yapay zekâ denilen ve insanların kontrolünden bağımsız bir yapay zekâ oluşumuna neden olabilir. Böyle bir yapay zekâ insanoğlunun genel durumuna bakıp gelişmemesi gerektiğine karar verebilir ve bu durumda uzay teknolojilerinin başarısını engelleyip insanların Dünya’da kalmalarını zorlayacak algoritmalar geliştirebilir. Bu durum, genel bilimsel ilerlemeyi ve uzay teknolojilerinin çeşitliliğini kısıtlayabilir ve insanlığın uzayın kaynaklarına erişimini engelleyebilir. Sonuç olarak, Yapay zekanın [uzay](https://uzayportal.com/uzay-yarisinda-kim-onde-aya-kim-once-erisecek/) çalışmalarının ve uzay teknolojilerinin gelişimini engelleyebilecek ve tehdit oluşturabilecek çeşitli yolları bulunmaktadır. Yapay zekanın getirdiği faydalar ve potansiyel riskler arasında dikkatli bir denge kurulması gerekmektedir. Yapay zekâ teknolojilerinin güvenilirliğini artırmak, etik ve güvenlik sorunlarını ele almak, insan becerilerini ve bilgi birikimini korumak ve finansal kaynakları dikkatli bir şekilde yönetmek, uzay araştırmalarının sürdürülebilir ve başarılı bir şekilde devam etmesini sağlayacaktır. Bu şekilde, yapay zekâ, uzay çalışmalarının itici gücü olabilir ve insanlığın evreni anlama çabalarına önemli katkılar sunabilir. Şu an için yapılması gereken bu konuda çalışmalara devan etmek ama aynı zamanda yapay zekanın gelişimini yakından izlemektir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** yapay zeka, yapay zeka ve uzay --- ### [Dünyamıza Göktaşı Çarparsa Neler Olur?](https://uzayportal.com/dunyamiza-goktasi-carparsa-neler-olur/) **Published:** July 24, 2024 **Author:** admin **Content:** Dünyamız yaklaşık 4.5 milyar yıldır var olmaktadır ve insanlık ise yaklaşık 12,000 yıldır yerleşke halinde (Göbeklitepe) dünyamızda bulunmaktadır. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere Dünyamız Güneş Sistemimiz içinde doğal bir konumda bulunmakta ve Goldilocks bölgesi içinde olduğu için yaşam mümkün olmaktadır. Ancak son yıllarda muhtelif uzay ajanslarının üzerinde düşündüğü konu ise dünyamıza bir Meteor çarpması durumunda ise dünyamıza ne olacağı sorusudur. Bu konuda birçok makale yazılsa da gerçekten ne olacağını hep beraber hesaplayalım. ### **Dünyaya Göktaşı Çarpması Ne kadar Olası?** Dünyaya büyük bir meteorun çarpması, jeolojik zaman ölçeğinde oldukça sık gerçekleşen bir olaydır. Küçük göktaşları atmosferde yanarak kül olurken, daha büyük göktaşları ise yeryüzüne ulaşarak hasara neden olabilirler. Son büyük çarpışma 66 milyon yıl önce Chicxulub asteroitinin Dünya’ya çarpmasıyla gerçekleşmiş ve dinozorların neslinin tükenmesine yol açmıştır. Bilim insanları, Dünya’ya çarpma potansiyeline sahip göktaşlarını takip etmektedirler. Bu göktaşlarına “Yakın Dünya Nesneleri” (Near Earyh Object- NEO) adı verilmektedir. NASA’nın <https://cneos.jpl.nasa.gov/ca/> web sitesinde, şu anda Dünya’ya yakın yörüngelerde bulunan ve çarpışma riski taşıyan NEO’ları takip etmek mümkündür. ![Göktaşı Çarpması](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2024/07/Asteroit-Carpmasi.jpeg "Asteroit Çarpması - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Şu anda Dünya’ya çarpma riski en yüksek olan göktaşı **2023 RQ2**‘dir. Bu göktaşı yaklaşık 60 metre çapındadır ve 2046 yılında Dünya’ya çok yakın bir şekilde geçecektir. Çarpışma olasılığı çok düşük olsa da (yaklaşık 1600’de 1), bu göktaşı Dünya’ya çarparsa büyük bir hasara yol açabilir. Bilim insanları, Dünya’ya potansiyel olarak tehdit oluşturabilecek NEO’ları saptamak ve izlemek için yeni yöntemler geliştirmeye devam etmektedirler. Ayrıca, bir NEO’nun Dünya’ya çarpması durumunda onu saptamak ve yönünü değiştirmek için uzay araçları da geliştirilmektedir. ### **Dünyaya Göktaşı Çarpması: Muhtemel Sonuçlar** Dünyaya büyük bir göktaşı çarpması, jeolojik zaman ölçeğinde oldukça nadir olsa da, son derece yıkıcı sonuçlara yol açabilecek bir olaydır. Göktaşının büyüklüğü, bileşimi ve çarpma hızı gibi faktörler, etkilerin şiddetini belirlemektedir. Dünyaya büyük bir göktaşı çarpması halinde meydana gelecek olaylar, çarpışmanın boyutuna, hızına ve çarpma noktasına bağlı olarak değişecektir. Ancak genel olarak, böyle bir olayın etkileri oldukça yıkıcı ve geniş kapsamlı olacaktır. Büyük bir göktaşının çarpması, bir dizi doğrudan ve dolaylı etkiyi tetikleyebilir. Öncelikle, göktaşının çarpma anı ve hemen sonrasındaki etkiler incelendiğinde, çarpışma noktasında devasa bir patlama meydana gelir. Bu patlama, nükleer bombaların kat kat üzerinde bir enerji açığa çıkarır. Çarpışmanın etkisiyle büyük bir krater oluşur ve bu kraterin çevresindeki tüm yaşam formları anında yok olur. Patlama, aynı zamanda devasa şok dalgaları ve ateş topları yaratır. Şok dalgaları, çarpma noktasından binlerce kilometre uzaklıktaki alanlarda bile büyük yıkıma neden olabilir. Binalar yıkılır, ormanlar devrilir ve büyük yangınlar başlar. Çarpmanın ardından atmosferde büyük miktarda toz ve enkaz yükselir. Bu partiküller, güneş ışığını bloke eder ve “nükleer kış” olarak bilinen bir olayı tetikleyebilir. Güneş ışığının azalması, küresel sıcaklıkların düşmesine ve fotosentezin durmasına neden olur. Bitki örtüsü hızla azalır, bu da bitki yiyen hayvanların ve onları takip eden etçil hayvanların toplu ölümlerine yol açar. Küresel ekosistemler çöker ve gıda zinciri kırılır. Denize çarpan bir göktaşı, aynı zamanda devasa tsunamilere neden olabilir. Bu tsunamiler, kıyı şeritlerini vurur ve iç bölgelere kadar ilerleyerek milyonlarca insanın hayatını tehdit eder. Su kaynakları kirlenir, altyapı tahrip olur ve büyük ölçekli göçler başlar. Kıyı ekosistemleri ve deniz yaşamı da büyük zarar görür. Çarpışmanın hemen sonrasındaki haftalar ve aylar içinde, yangınlar ve asit yağmurları gibi ikincil felaketler meydana gelir. Orman yangınları, geniş alanları kaplayarak daha fazla karbon dioksit ve diğer sera gazlarının atmosfere salınmasına neden olur. Bu durum, uzun vadede iklim değişikliğini daha da şiddetlendirebilir. Asit yağmurları, su kaynaklarını kirletir ve bitki örtüsüne zarar verir. İnsan medeniyeti üzerindeki etkileri de büyük olacaktır. Ekonomik sistemler çöker, tarım ve sanayi durma noktasına gelir. Sağlık sistemleri, artan yaralanmalar ve hastalık salgınlarıyla başa çıkmakta zorlanır. Sosyal düzen bozulur ve kaynaklar üzerindeki rekabet artar. Bu dönemde, insanoğlunun hayatta kalma mücadelesi, toplumsal dayanışmanın ve uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyar. Uzun vadede, çarpışmanın etkilerinden kurtulmak yıllar hatta on yıllar alabilir. Atmosferdeki toz ve enkaz yavaş yavaş çökerken, güneş ışığı tekrar yeryüzüne ulaşmaya başlar ve bitki örtüsü yavaş yavaş kendini toparlar. Ancak, biyolojik çeşitlilik ciddi şekilde azalmış olabilir ve birçok tür tamamen yok olmuş olabilir. İnsan toplulukları, yıkılan altyapıyı yeniden inşa etmeye ve yeni bir düzen kurmaya çalışırken, bu süreçte teknoloji ve bilimsel bilgi birikimi büyük önem kazanır. Sonuç olarak, büyük bir göktaşı çarpmasının etkileri, hem doğal çevre hem de insan toplulukları üzerinde derin ve kalıcı izler bırakır. Bu tür bir felaketin olasılığı düşük olsa da, olası sonuçları göz önüne alındığında, bilim insanları ve hükümetler, böyle bir senaryoya karşı hazırlıklı olmanın yollarını aramaya devam etmektedir. Göktaşı çarpışmalarını önceden tespit edebilmek ve etkilerini en aza indirebilmek için yapılan çalışmalar, insanlığın bu tür felaketlere karşı savunmasız olmadığını gösterir. Bu bağlamda, uluslararası işbirliği ve bilimsel araştırmalar, Dünya’nın güvenliği açısından kritik bir rol oynamaktadır. Tabi göktaşının çarptığı yere göre ciddi etkiler olabilmektedir ve çarptığı yerdeki ülkeler göktaşının büyüklüğüne göre daha fazla risk altında olabilirler. Peki böyle bir olasılığa karşı biz ne kadar hazırız ve ülke olarak ne tür planlarımız var bunların her zaman gözden geçirilmesi ve hazır olunması gerekmektedir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** asteroid çarpması, asteroit, göktaşı, göktaşı çarpması, meteor, meter düşmesi, uzay --- ### [NASA ve Boeing Starliner ile Astronot Gönderme Projesini 2023'e Erteledi](https://uzayportal.com/nasa-ve-boeing-starliner-ile-astronot-gonderme-projesini-2023e-erteledi/) **Published:** July 28, 2022 **Author:** admin **Content:** Yetkililer Perşembe günü düzenlediği ortak basın toplantısında, NASA ve Boeing, Boeing’in uzun süredir ertelenen Starliner uzay aracının ilk mürettebatlı uçuşu için 2023’ün başlarını hedeflediklerini söyledi. NASA’nın Ticari Mürettebat Programı yöneticisi Steve Stich’e göre, fırlatma yetkilileri görevin Şubat ayı başlarında başlayabileceğini söylüyor. ![Starliner Uzay Uçuşu 2023e ertelendi](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/08/Starline-ucusu-2023e-ertelendi.jpeg "Starline-ucusu-2023e-ertelendi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Starliner’ın astronotları 2022’nin sonuna kadar uzaya göndermesi planlanmıştı. Ancak Starliner’ın Mayıs ayındaki mürettebatsız bir test uçuşunda tespit edilen birkaç önemli sorun üzerinde devam eden çalışmalar, programı geri itti. Starliner zaten programın yıllar gerisinde. Mayıs 2020’den bu yana Uluslararası Uzay İstasyonu’na ve Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan astronotları taşıyan SpaceX’in Crew Dragon kapsülü ile aynı amaca hizmet etmesi amaçlanıyor. Yetkililerin Starliner’ın mürettebatsız test uçuşu sırasında belirlediği sorunlar, uzay aracının birkaç iticisinin amaçlandığı gibi açılmaması ve yazılım sorunlarıydı. Bununla birlikte, bu sorunların hiçbirinin test görevi üzerinde büyük bir etkisi olmadı ve araç hala ISS’ye olan çok günlük yolculuğunu tamamlayabildi ve güvenli bir şekilde Dünya’ya geri dönebildi. Ancak yetkililer, mürettebatın araca binmesine izin vermeden önce bu sorunları düzeltmeyi gerektirecek kadar ciddi buldular. Özellikle, Starliner’ı 2019’un sonlarında bir yörünge test çalışmasına göndermek için yapılan ilk girişim, yazılım sorunları aracı rotadan çıkardıktan sonra, aracı bir ISS yerleştirme yerine doğrudan karaya geri götürmek zorunda kaldı. Starliner’ın fırlatma rampasına geri dönmeye hazır hale gelmesi yaklaşık iki yıl sürdü. Ardından, yapışkan valflerle ilgili bir sorun, kapsülün uçuşa dönüşünü daha da geciktirdi. Gerilemelerine rağmen, NASA, 2011’de Uzay Mekiği programı emekli olduktan sonra uzay ajansının astronot değerinde bir uzay aracı inşa etmek için başvurduğu iki şirketten biri olan – diğeri SpaceX olan Boeing’in yanında yer aldı. Uzay ajansı bile başlangıçta bekliyordu. NASA’nın onlarca yıldır ortağı olan Boeing’in SpaceX’i fırlatma rampasında yeneceği düşünülürse, Boeing şimdi görece yeni başlayan rakibinin en az iki yıl gerisinde. Ancak NASA, ISS’ye astronot getirebilecek ve geri dönecek en az iki uzay aracı istiyor, her iki araç da onu yerde tutacak bir sorunla karşılaşırsa, her zaman bir yedek taşıma seçeneği vardır. Ancak, NASA’nın astronotları ISS’ye götürmek ve geri getirmek için Rus yapımı Soyuz araçlarına da güvenebileceği ve güvendiği belirtilmelidir. İki ülkenin Rus kozmonotlarının ve NASA astronotlarının ABD veya Rus araçlarında koltuk paylaşmalarına izin veren araç paylaşım anlaşmaları var ve bu ortaklık artan jeopolitik gerilimlere rağmen devam etti. NASA astronotları Barry ‘Butch’ Wilmore ve Sunita Williams, gelecek yıl Starliner’da uçan ilk astronotlar olarak görevlendirildi. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** astronot, Boeing, NASA, starliner, starliner uzay uçuşu, uzay --- ### [22. Yüzyıla Doğru Tarihte Uzay ve Enerji Çalışmalarında Kadınların Rolü](https://uzayportal.com/22-yuzyila-dogru-tarihte-uzay-ve-enerji-calismalarinda-kadinlarin-rolu/) **Published:** July 3, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **22. Yüzyıla Doğru Tarihte Uzay ve Enerji Çalışmalarında Kadınların Rolü** Birleşmiş Milletlerin 30 maddelik kalkına ve sürdürülebilirlik programında yer alan önemli kriterlerden birisi de cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasıdır. Ne yazık ki halen 21. yüzyılda bile cinsiyet eşitsizliği ciddi bir sorun olarak var olmaya ve gerek çalışma hayatının gerekse sosyal hayatın her yönünde süre gelmektedir. Bilim ve teknoloji çalışmaları da maalesef cinsiyet eşitsizliğinden nasibini almaktadır ama aynı zamanda vurgulamak lazımdır ki bir yandan bilim ve teknoloji aynı zamanda bu konudaki eşitliği sağlayacak en önemli araçlardan biridir. Özellikle temel bilimlerde kadınlar tüm dünyada birçok başarıya yıllardan beri imza atmaktadırlar. Yavaş yavaş mühendislik alanlarında da kadınlar ciddi başarılar göstermektedirler. Özellikle kadınların özgürleşmeye başladığı 20. Yüzyıla baktığımızda gerek uzay gerek enerji alanlarında kadınların birçok faaliyete damga vurduğunu görebiliyoruz. Mesela nükleer enerji alanında radyoaktivite alanında çok önemli çalışmaları ve keşifleri bulunan Madam Curie (Maria Salome Skłodowska Curie) başarılı çalışmalarından dolayı 1903 ve 1911 yılında Nobel ödülüne layık görülmüştür. Çalışmaları hem nükleer enerji alanında ve özellikle nükleer tıp alanında ciddi faydalar sağlamıştır. ![Marie Curie Radyasyonu keşfeden kadın](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/Marie-Curie.jpg "Marie-Curie - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Figür 1: Radyasyonu Keşfeden Kadın Maria Curie** Gene Nükleer Enerji alanında başka bir kadın Lise Meitner Nükleer Fisyon reaksiyonunun 1939’da bulunmasına Otto Hahn ile katkılar sağlamıştır ve bugün bunun etkileri tüm dünyada elektrik üretiminde çalışan nükleer reaktörlerin faydaları ile görülmektedir. Gerek Madame Curie, gerek Lise Meitner çalışmalarıyla çığır açmışlardır ve onların buluşlarının sonuçlarını bizler halen bugün 21. Yüzyılda yaşamaktayız. Bunlar dışında burada bahsedilemeyecek kadar çok sayıda kadın bilim adamı, enerji ve bununla ilgili matematik ve fizik dallarında katkıda bulunmuşlardır. Örneğin tüm yüzyılların en önemli bilim adamı olarak kabul edilen Albert Einstein bile buluşlarında bir kadın bilim adamı olan Emmy Noether’in kuantum mekaniğinin temeli olan bazı matematiksel teoremlerini kullanmıştır ve Einstein onun dünyanın en önemli kadın matematikçisi olduğunu belirtmiştir. Tıpkı enerji alanında olduğu gibi havacılık ve uzay teknolojileri alanında da kadın bilim adamları ve mühendislerinin ciddi katkısı olmuştur. Havacılık alanında Amelia Erhart tek başına bir kadın pilot olarak hem Atlas Okyanusunu hem de Pasifik okyanusunu tek başına geçmiştir ve önemli havacılık rekorlarına imza atmıştır. Mesela ülkemizden Sabiha Gökçen de tarihçiler tarafından dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak kayda alınmıştır ve böylece Guinness Rekorlar kitabına da girmiştir. Sabiha Gökçen ABD Hava Kuvvetleri tarafından dünyanın en önemli 20 havacı listesine de girmiştir ve faaliyetleri ile gerek ülkemize gerek dünya havacılık tarihine Sabiha Gökçenin çok ciddi katkıları olmuştur. ![Sabiha Gökçen Dünyanın ilk Kadın Savaş Pilotu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/sabiha-gökçen.jpeg "sabiha-gökçen - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Figür 2: Sabiha Gökçen – Dünyanın ve Türkiye’nin ilk Kadın Savaş Pilotu** Uzay alanında da kadınların katkıları oldukça fazladır. Mesela Valentina Tereshkova bir Sovyet kozmonotu olarak 1963’te uzaya giden ilk kadındır ve uzayda 70 saatten fazla kalmıştır ve o dönemde uzaya giden tüm Amerikalı astronotların (Merkür programı) toplamının uzayda geçirdiği zamandan daha fazladır. Aynı zamanda uzaya tek başına gitmiş tek kadın olma unvanını da halen korumaktadır. Bir Amerikan Astronotu olan Kathyrn Sullivan ise uzayda yürüyüş yapan ilk kadındır. Sayısız miktarda kadın astronot ve kozmonot uzay teknolojilerine katkıda bulunmuştur. Örneğin başka bir astronot olan Peggy Whitson ise uzayda 665 gün geçirerek dünyada uzayda en fazla zaman geçiren ilk 3 kişi arasına girmiştir ve ABD’de ise uzayda en çok zaman geçiren astronot unvanına sahiptir. Bunun dışında Nancy Roman ise astronomi alanında Hubble Teleskobunun annesi olarak bilinmektedir. ![Uzaya Çıkan İlk Kadın](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/07/valentina-tereshkova.jpeg "valentina-tereshkova - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Figür 3: Valentina Tereshkova – Uzaya Çıkan İlk Kadın** Burada görüldüğü üzere teknolojinin üst dallarından olan Uzay Teknolojileri ve Nükleer Enerji teknolojileri dallarında kadınların tüm insanlığa katkısı yadsınamaz. Tabii ki matematik, kimya, biyoloji, bilişim alanlarında da kadın bilim adamlarının inanılmaz katkıları vardır ve onların buluşları ve çalışmaları bugünkü modern hayatımızı sağlamıştır. Bu anlamda özellikle ülkemizde de başarılı birçok kadın mühendis ve bilim adamı vardır ve kesinlikle desteklenmelidirler. Özellikle yüksek öğrenimde fen ve mühendislik alanlarında başarılı kız öğrencilerine ek destekler ve burslar sağlanmalı ve önleri kesinlikle açılmalıdır. Bu hem ülkemizin milli menfaatleri için önemlidir hem de insanlığa katkı için önemlidir. Böylece 22. yüzyıla doğru yürürken hem cinsiyet eşitsizliği ile mücadele edilmiş olunur hem de dünya bilim ve teknoloji alanlarına katkıda bulunmuş oluruz. Prof. Dr. Uğur Güven** [www.drguven.com](http://www.drguven.com) Bu yazı Ekonomi Dergisi Temmuz sayısında yayınlamıştır. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** 22. Yüzyıla Doğru Tarihte Uzay ve Enerji Çalışmalarında Kadınların Rolü, dünyanın ilk kadın savaş pilotu, Enerji Sektöründe Kadınlar, sabiha gökçen, uzaya çıkan ilk kadın, Uzayda Kadınlar --- ### [Prof. Dr. Uğur Güven ve Deniz Çağlayan: İlk Türk Uzay Astronotu ve Uzayda Rekabette Son Gelişmeler - Ulusal Kanal](https://uzayportal.com/prof-dr-ugur-guven-ve-deniz-caglayan-ilk-turk-uzay-astronotu-ve-uzayda-rekabette-son-gelismeler-ulusal-kanal/) **Published:** June 11, 2022 **Author:** admin **Content:** Uzay Vatan Son durum, ilk türk astronotunun seçimi, ilk türk astronotu hangi kriterlere göre seçilecek, ilk türk astronotu uzaya nasıl gidecek, ilk türk astronotu kaç kişi arasından seçilecek, Uzayda rekabette son durum, uzayda neler oluyor, uzay vatan çalışmaları, uzayda kaynak arayışı, uzay madenciliği nedir? Uzay Turizminde son gelişmeler, Türkiye Uzaya ne zaman gidecek, Türkiye Uzay Ajansı çalışmaları, Türk Uzay Çalışmaları ne durumda? Uzaya gitmeye değer mi? Türkiye ve AY, türk uzay ajansı son gelişmeler, Çin Uzay Ajansının yaptığı çalışmalar, Rusya uzay ajansının yaptığı çalışmalar, Çin Uzay istasyonu Son Durum, Uzay Yarışında kim önde, hepsi ve daha fazlasını Ulusal Kanal’da Deniz Çağlayan’ın programında Uzay Teknolojileri Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Uğur Güven anlatıyor. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** çin uzay ajansı, ilk türk uzay astronotu, prof dr, Prof. Dr. Uğur Güven, türk uzay, türk uzay ajansı, türkiye uzay çalışmaları, uzay çalışmaları, uzay vatan, uzayda rekabet, uzayvatan --- ### [Savaşlar Artık Uzaya mı Taşınıyor? Uzayda Rekabet Nasıl Olacak? Uzay Savaşları ve Uzay Vatan](https://uzayportal.com/savaslar-artik-uzaya-mi-tasiniyor-uzayda-rekabet-nasil-olacak-uzay-savaslari-uzay-vatan/) **Published:** April 23, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **Uzay Savaşları Nasıl Olacak? Uzayda Ekonomik Savaş** Özellikle Ukrayna-Rusya geriliminden sonra tüm dünyada Üçüncü Dünya Savaşı çıkacak mı diye kaygılar yeniden başladı. Eskiden 1980’li yıllarda bu kaygı zaten doruk yapmıştı ve özellikle ABD’de moda o yıllarda üçüncü dünya savaşına karşı evlerin altında veya bahçede bir sığınak inşa etmek ve içine yaşam için gerekli malzeme doldurmaktı. Ne yazık ki aradan geçen 40 yıl sonra tekrar aynı korkular tüm dünyada canlanmış oldu. Tabi ki gelişen teknolojiden dolayı çıkabilecek küresel savaşların daha ürkütücü olduğu ve çok daha fazla yıkıma yol açabileceği de görülmektedir. Nükleer silahların kullanımının zaten dünyayı yok etmeye yeteceğini düşünürsek üçüncü dünya savaşının ne kadar kötü olabileceğini tahmin edebiliriz. ![dünyada nükleer savaş](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/dünyada-nükleer-savaş.jpeg "dünyada nükleer savaş - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Ancak bir de nükleer silah kullanmadan oluşabilecek yüksek teknoloji temelli savaş senaryolarıda bir süredir dünya diplomasi koridorlarında konuşuluyor. Hatta bir sonraki savaşın uzayda olabileceğini söyleyenler de var. Sonuçta uzay teknolojisinin varlığı hem askeri anlamda hem stratejik anlamda ciddi bir avantaj sağlıyor. GPS teknolojisi sayesinde askeri ordular daha yüksek manevra kabiliyetine bağlı iken, uzaktan gözlem uyduları ise karşı tarafın kara, hava ve deniz kuvvetlerinin tüm hareketlerini görebiliyor ve buna göre aksiyon alınabilmesini sağlıyor. Eğer siz karşı tarafın tüm kara, hava, ve deniz hareketlerini gözlemleyebiliyor ve tüm manevralarını görebiliyorsanız zaten düşman önünde ciddi bir askeri avantaj ve manevra kabiliyeti kazanmışınız demektir. Buna ek olarak askerî harekât sahasında hava durumlarını ve sahanın özel koşulları bilmek ve kapsamlı bir uydu haritasına ve reel zamanlı takip yeteneğine sahip olmak askeri harekatın başarıya ulaşma şansını artıracaktır. Buna ek olarak uydular üzerinden özel askeri haberleşme yapılarak, her tür coğrafya koşullarında askeri birliklerle haberleşmek ve bu haberleşmeyi karşı tarafın çözmesini engelleyici aksiyonlar almak mümkündür. Yukarıdaki sebeplerden dolayı şu an uzayda ağırlıklı olarak meydana gelecek bir savaş halinde karşı tarafın uzaktan algılama ve askeri istihbarat uydularının nasıl yok edileceği üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Şu an dünyada ABD, Rusya, Çin ve Hindistan uzayda uyduları uydu yok edici silahlarla vurma yeteneğine sahiptirler. Silah uzayda ateşlendiği için algılanması ve yeterince hızlı aksiyon alınması oldukça zordur. Yeryüzünde bir savaş durumunda öncelikli olarak istihbarat alınabilmesini ve kullanılmasını engellemek ve karşı tarafın haberleşmesini sekteye uğratmak için uydu silahlarının devreye sokulması düşünülmekte ve böylece düşman üzerinde bir üstünlük sağlanması amaçlanmaktadır. Tabii uzayda bazı askeri uydularda özel savunma sistemi olduğu ve belli oranlarda uzay saldırılarına karşı koyma yeteneği olduğu bilinmektedir. Ancak uzay dinamiğindeki harekât kısıtlılığından ve her yörüngenin kendine özgü hızı olmasından dolayı basit bir uzay çöpüyle bile bir uyduyu devre dışı bırakmak veya yok etmek mümkün olduğundan dolayı uzayda uydu savunması mevcut savunma teknolojilerine rağmen zor bir görevdir. Bu durumda her iki tarafında uydularının birbirlerini nötralize edeceği stratejiler üzerinde çalışılmaktadır. Ayrıca ABD’nin üzerinde çalıştığı “kinetic kill weapons” tarzı silahlarda ciddi bir tehdit olmaya devam ediyor. Kinetik silahların özelliği dünyaya düşüş esnasında düşmenin getirdiği ivmelenmeden faydalanarak meydana gelen transonik hızlarla (ses katının 25 katı civarına ulaşan, bazı kinetik silahlar ses hızının 40 katına kadar çıkabiliyorlar) çok şiddetli bir şekilde yeryüzünde bir hedefe çarpmaktadırlar ve yok edici güçleri bir nükleer bombadan daha fazla olabilmektedir. Çok basit manevra yeteneği ile doğru hedefin üstüne çok düşük bir hata payı ile düşebilmekte ve bu hedef bir gemi, bir bina veya bir şehir olabilmektedir ve şu an mevcut olan hiçbir hava savunma sistemi, kinetik silahların yüksek hızından dolayı karşı koyamamaktadır. Yüksek hızdan dolayı hava savunma sistemleri hedefe kilitlense bile saliseler mertebesinde yer değişimi olduğundan yakalanmaları imkânsız bir hedef profili sunmaktadırlar. Çarpma esnasında ortaya çıkan enerji çok şiddetli olmakta ve hedef menzilindeki her şeyi yüksek ısı ve çarpışma basıncıyla yok etmektedir. Her ne kadar balistik nükleer silahlarda aynı imkânı sunsa da, kinetik silahların durdurulamaz olması onlara çok önemli avantaj sağlamaktadır. Sonuçta balistik nükleer silahları S-400, S-500, Patriot gibi savunma sistemleriyle atmosferde vurarak durdurmak az da olsa mümkündür. Artı kinetik silahların vurduktan sonra radyasyon serpintisine yol açmaması düşman işgalinde ek bir avantaj sağlamaktadır. 1980li yıllarda Soğuk Savaş esnasında Thor Projesi ile başlayan bu fikir bugün daha modernize edilmiş haliyle var olmaya devam etmektedir. Daha önce yapılan hesaplamalarda 6 metre uzunluğunda bir tungsten direğin silaha çevrilmesiyle 50 GigaJoule civarında enerjiyi açığa çıkaracağı görülmüştür. Silah boyutu ve kalınlığı artıkça ortaya çıkan yıkıcı güç de artacaktır ve büyük kinetik silahlarda meydana gelen yıkım gücü termonükleer silahları geçebilmektedir. ![Kinetik Uzay Silahları](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Kinetik-Uzay-Silahlari-1.jpeg "Kinetik Uzay Silahları - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Ayrıca ABD’li Rayhtheon Firması Exoatmospheric Kill Vehicle (EKV) ile benzer bir kinetik enerji silahı kullanarak yörüngedeki bir platform yardımıyla kıtalararası balistik nükleer füzelerin durdurulması hususunda 2017 yılında denemeler yapmış ve Pasifik Okyanusunun üzerinde ICBM tarzı balistik bir füzeyi başarıyla yok etmiştir. 2019 yılında da benzer bir deneme de başarı ile sonuçlanmıştır. Hatta EKV direkt savaş esnasında atmosfer dışına fırlatılarak da hazır platform olmaksızın kullanılabilmektedir. Şu anda hem Rusya hem Çin bu tür bir anti-balistik füze silahı geliştirmek için ciddi çalışmalar yapmaktadırlar. Bir nevi bu savunma silahlarının varlığı çıkabilecek bir nükleer savaşın etkilerini azaltmaya yardımcı olabilecektir ama aynı zamanda savaşların uzayda meydana gelmesine de zemin hazırlayacaktır. ![EKV AntiBalistik Füze Silah](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/EKV-AntiBalistik-Füze-Silahi.jpeg "EKV AntiBalistik Füze Silahı - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Ama tabii bir de uzayda gerçekleşen soğuk savaştan da bahsetmek mümkün. Dünyada kaynakların azaldığı şu günlerde uzaydaki kaynaklara erişim her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Yapılan birçok bilimsel araştırma, asteroitlerde ve ayda trilyonlarca dolar değerinde değerli uzay madenleri olabileceğini bize söylemekte ve doğal olarak dünyadaki uzay gücüne sahip devletler şimdiden bunlara erişmek için ciddi bir rekabet halindedir. Bu anlamda ciddi bir uzay ekonomik savaşlarından da bahsetmek mümkün olabilir. Şu an birçok devlet uzayda ve özellikle ayda hakimiyet sağlamak için çalışmalar yapmakta ve özellikle ayda bir üs kurup ayda bulunan madenleri çıkartmak için ön çalışmalarını yapmaktadır. Şu an dünyadaki uzay ajanslarının genel durumuna baktığımızda aya iniş ve ayda bir üs kurma kabiliyetine sahip olan sadece iki ülke vardır ve bunlar Amerika Birleşik Devletleri ile Çin’dir. Her iki ülkeden 2025 yılından itibaren aya düzenli ve insanlı uçuşlar gerçekleştirmeyi planlamakta ve ayrıca 2030 yılından itibaren ayda kalıcı üsler kurmayı planlamaktadırlar. Burada Çin Uzay Ajansı daha önceki fırlattığı 6 adet Chang-e uzay sondaları sayesinde ayın en kapsamlı maden haritasına sahiptir. Bu tür bir harita ayda bir üs kurulduğunda bu kaynaklara erişmeyi kolaylaştırmaktadır. Özellikle ayda bulunan Helyum 3 maddesi çok değerli bir maddedir ve dünyanın tüm enerji sorununu bitirebilecek olan füzyon enerjisi kullanımında çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. Dünyada sadece savaş başlıklarında eser miktarda bulunan Helyum 3 maddesi ayda ise bol miktarlarda bulunmaktadır. Buna ek olarak ayda buluna bir üs aynı zamanda Mars gezegenine ve Güneş Sisteminin diğer gezegen ve doğal uydularına misyonlar göndermek için bir basamak görevi görebilecektir. Ayın çekim gücünün az olması, aydan yapılan bir fırlatmayı kolay hale getirmekte ve ayda buzul halde bulunan su ayrıştırılarak oksijen ve hidrojene dönüştürüldüğünden, bu da aydaki “in-situ” yani aya özgün kaynakların kullanımının imkanını ortaya koymaktadır. Böylece birçok üretim tesisinin ayda kurulup dünyadan bağımsız bir şekilde işlem yapabilmesi ve aydaki su kullanılarak elde edilen hidrojenin diğer gezegenlere fırlatılacak roketler için yakıt olması büyük avantajdır. Ancak bir sonraki savaşın uzayda olmasından dolayı maalesef bu tesislerde hedef olarak görülmektedir. ![Ay Kolonisi Yerlesim](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Temsili-Ay-Kolonisi-Resmi.jpeg "Temsili Ay Kolonisi Resmi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Her ne kadar uzayda savaş kötü bir kavram olsa da, unutmamak gerekir ki uzay aynı zamanda uzay ciddi bir birleştiricidir. Mesela Soğuk Savaşın en şiddetli zamanlarından olan 1975’de Sovyetler Birliği ABD ile ortak uzay projeleri gerçekleştirmiş ve iki tarafın uzay aracından çıkan astronot ve kozmonotlar diğer uzay aracına bir yürüyüş gerçekleştirmiştir. Sovyetler Birliğinin Salyut ve Mir Uzay İstasyonlarında muhtelif ülkeler ortak deney yapma şansı bulmuş ve her iki Sovyet uzay istasyonu da bugünkü Uluslararası Uzay istasyonun temellerinin atılmasına katkıda bulunmuştur. Dolayısıyla uzay her zaman ortak bir iş birliği imkânı sunan bir mecradır ve dünyadaki ayrılıklar ne olursa olsun uzay iş birlikleri insanlığı biraya getirmektedir. 2011 yılından beri Rus Uzay Ajansı Roscosmos, Amerikalı astronotları Uluslararası Uzay İstasyonuna taşımaktadır ve daha geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Uzay İstasyonunda 1 yıla yakın kalmış olan bir Amerikalı astronot da Rusların Soyuz Uzay Aracı yardımıyla dünyaya döndürülmüştür. Bu yüzden ortak uzay çalışmaları desteklenmeli ve Doğu ile Batı arasındaki uzay çalışmaları aynı zamanda Doğu ve Batıyı bir araya getiren ortak payda olmalıdır. Tabii ülkemizde uzay vatan kavramı çerçevesinde herkesle bu iş birlikleri yapmalı ve özellikle Doğuda güçlü uzay çalışmaları yapan Rusya, Çin ve Hindistan ile uzay iş birlikleri artırılmalıdır. Böylece ülkemizde uzayda hak ettiği yeri alabilecektir ve ülkemizde tıpkı mavi vatanda olduğu gibi uzay vatanı da korumuş olacaktır. Özellikle 2030 yılına yaklaşırken Uzay Vatan kavramı daha da önem kazanmaktadır. **Yazıyı Bilim ve Ütopya Mayıs 2022 sayısında okuyabilirsiniz. Uzayda Savaş, Ekonomik Uzay Savaşları, Uzay Madenciliği ve Ülkelerarası Rekabet ve Uzay Vatan ile ilgili Yazımı mutlaka okuyunuz.** ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** antibalistik füze, uzay ekonomisi, uzay ekonomisi savaş, uzay madenciliği, uzay madenciliği rekabet, uzay madenciliği ve türkiye, Uzay savaşları, uzay savunma, uzay vatan, uzayda savaş --- ### [Ulusal Kanal Dünyada Uzay Sektöründe Neler oluyor ve Uzay Vatan Kavramı Prof. Dr. Ugur Guven](https://uzayportal.com/ulusal-kanal-dunyada-uzay-sektorunde-neler-oluyor-ve-uzay-vatan-kavrami-prof-dr-ugur-guven/) **Published:** May 5, 2022 **Author:** admin **Content:** Ulusal Kanaldaki programda Deniz Çağlayan moderatörlüğünde Prof. Dr. Uğur Güven dünyadaki uzay çalışmalarının ne durumda olduğunu, farklı ülkelerin uzay ajanslarının çalışmalarının ne durumda olduğunu, ticari uzay uçuşu yapan şirketlerin son projelerini, uzay madenciliği nedir ve uzay madenciliği yapan ülkeleri anlatıyor. En son olarak Türkiye’de yapılan uzay çalışmaları, Türk Uzay Ajansının yaptığı son çalışmalar, Türkiyenin 2023 teki ay hedefi ve uzay vatan kavramının önemi ve uzay vatan kavramının aynı zamanda milli kalkınma ve ulusal güvenlik ile ne kadar alakalı olduğunu anlatıyor. Ulusal Kanaldaki uzay ile alakalı her sorunun yanıtlandığı programı yukarıda izleyebilirsiniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** uzay vatan, uzay vatan ve türkiye, uzayvatan --- ### [Uzay Vatan Kavramı ve Uzay Madenciliği ve Türkiye Podcast](https://uzayportal.com/uzay-vatan-kavrami-ve-uzay-madenciligi-ve-turkiye-podcast/) **Published:** May 15, 2022 **Author:** admin **Content:** Uzayda Neler oluyor, uzay vatan nedir, uzay madenciliği nedir, ay madenciliği nedir, türkiye uzay çalışmaları, türkiye ve uzay madencilik, uzayda son gelişmeler ve daha fazlası bu Podcastte. Prof. Dr. Uğur Güven’in tüm İngilizce ve Türkçe Podcastlerine ulaşmak için: <https://open.spotify.com/show/1PLimu7txz8yE0IDt2prVP> ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** türkiye uzay, uzay vatan, uzayvatan --- ### [Ulusal Radyo Söyleşi: Uzay Vatan - Uzay Madenciliği - Uzayda Koloni Kurmak - Uzay Savaşları - Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/ulusal-radyo-soylesi-uzay-vatan-uzay-madenciligi-uzayda-koloni-kurmak-uzay-savaslari-prof-dr-ugur-guven/) **Published:** May 15, 2022 **Author:** admin **Content:** Ulusal Radyo Söyleşi: Uzay Vatan – Uzay Madenciliği – Uzayda Koloni Kurmak – Prof. Dr. Uğur Güven, Uzayda son çalışmalar, türkiye uzaya ne zaman astronot gönderecek, türk uzay ajansı neler yapıyor, türkiye uzay madenciliği yapacakmı, türkiye uzay çalışmaları, türkiye ne zaman aya gidecek, uzayda savaşlar nasıl olacak. Hepsi ve daha fazlası Bu Podcastte. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** ay üssü, türk uzay ajansı, uzay koloni, uzay madenciliği, uzay vatan --- ### [Çin Uzay Ajansı 2025 civarında asteroit sapma denemesi yapacak](https://uzayportal.com/cin-uzay-ajansi-2025-civarinda-asteroit-sapma-denemesi-yapacak/) **Published:** April 26, 2022 **Author:** admin **Content:** ### Çin uzay ajansı, gezegen savunma sistemi planlarının bir parçası olarak kinetik çarpma testi ile potansiyel olarak tehdit edici bir asteroidin yörüngesini değiştirmeyi hedefleyecek Çin Ulusal Uzay Ajansı (CNSA) müdür yardımcısı Wu Yanhua, Çin Merkez Televizyonu’na (CCTV) verdiği demeçte, Çin bir gezegen savunma planı hazırlıyor ve yakın Dünya asteroitlerinin oluşturduğu tehditlere karşı koymak için sistemler geliştirmek için teknik çalışmalar ve araştırmalar yürütecek. Aynı zamanda, CNSA bir erken uyarı sistemi kuracak ve yakın Dünya nesnelerine karşı operasyonları simüle etmek ve temel prosedürleri test etmek ve doğrulamak için yazılım geliştirecek. Son olarak, bir görev, seçilmiş potansiyel olarak tehlikeli bir asteroitin yakın gözlemlerini yapacak ve ardından yörüngesini değiştirmek için hedefi etkileyecektir. Wu, misyonun 14. Beş yıllık plan döneminin (2021-2025) sonunda veya 2026’da planlandığını söyledi. Wu’ya göre sistem, Dünya’ya yakın nesnelerin insanlığa yönelik tehdidiyle başa çıkmaya ve gelecekte Çin’e yeni bir katkı sağlamaya yardımcı olacak. Wu, Çin’in Hainan eyaleti Wenchang’daki yedinci ulusal uzay gününü kutlamak için düzenlenen bir etkinlikte açıklama yaptı. 24 Nisan, Çin’in 1970 yılında yörüngeye gönderilen ilk uydusu Dongfanghong-1’in fırlatılışının yıl dönümü. Ocak ayında yayınlanan bir uzay “beyaz raporunda”, Çin’in dünyaya yakın bir nesne savunma sistemi inşa etme planlarını inceleyeceği ve 2021’de dünyaya yakın nesne izleme, kataloglama, erken uyarı ve müdahale kapasitesini artıracağı belirtildi. 2025 dönemi. Çin, bir dizi ilgili konuda oturumlar, bildiriler ve sunumlarla ilk Gezegen Savunma Konferansını Ekim 2021’de düzenledi. Çin, gezegen savunma yetenekleri geliştiren tek veya ilk uzay ajansı değil. NASA, Çift Asteroid Yönlendirme Testini (DART) Kasım 2021’de başlattı. Uzay aracı, bu yıl Eylül ayında, Dünya’ya yakın asteroit Didymos’un yörüngesinde dönen küçük gezegen uydusu Dimorphos ile çarpışacak. Avrupa Uzay Ajansı, DART görevinin etkisinin sonraki etkilerini incelemek için Hera misyonunu on yıl sonra Didymos ve Dimorphos’a gönderecek. Çin ayrıca birleşik bir asteroit numune-dönüş ve kuyruklu yıldız buluşma misyonu geliştiriyor. 2025’ten önce başlaması beklenen görev, Dünya’nın yarı uydu Kamoʻoalewa’sını hedef alacak, Dünya’ya örnekler teslim edecek ve ardından ana kuşak kuyruklu yıldızı 311P/PANSTARRS ile bir randevuya gidecek. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** asteroit sapma denemesi, çin uzay, çin uzay ajansı, çin uzay çalışmaları, çin uzay işbirliği, CNSA, gezegen koruması --- ### [Hint Uzay Ajansı ISRO Son Gelişmeleri ve Son Uzay Misyonlarını Açıkladı](https://uzayportal.com/hint-uzay-ajansi-isro-son-gelismeleri-ve-son-uzay-misyonlarini-acikladi/) **Published:** April 23, 2022 **Author:** admin **Content:** ### Hindistan’ın uzay ajansı ISRO son birkaç yıldır ortaklıklar imzalıyor, roketler inşa ediyor ve iddialı görevler planlıyor ve bu planlamanın çoğu yıl sonuna kadar meyvelerini verecek. İşte 2022 ve sonrası için planlanan ISRO misyonlarının listesi **Chandrayaan-3 Ay’a iniş görevinin** Ağustos ayında yapılması planlanıyor. Başarılı olursa, görev Hindistan’ı Ay’a başarılı bir şekilde bir gemi indiren dördüncü uzay gemisi ülkesi yapacak. Chandrayaan-2, 2019’da zorunlu iniş yaptı. Chandrayaan-1, aydaki suyu tespit edebildi ve bu keşif onu tüm dünya için anıtsal bir ay görevi haline getirdi. Böylece Ay’da artık su olduğunu biliyoruz ve ay kolonizasyonu için çalışmalar yapabiliyoruz. **ISRO’nun Küçük Uydu Fırlatma Aracının (SSLV)** açılış uçuşunun Temmuz-Eylül ayları arasında olması hedefleniyor. Şubat ayında ISRO, EOS-04 radar görüntüleme uydusunu Polar Uydu Fırlatma Aracı (PSLV) ile fırlattı. **Aditya L1 güneş sondası**, 2022’de Güneş’in koronasını (Görünür ve Yakın kızılötesi ışınlar), kromosferini (Ultra Mor), Güneş’in fotosferini (yumuşak ve sert X-ışını), güneş rüzgarlarını ve parlamalarını, güneş emisyonlarını ve Koronal Kütle Ejeksiyonlarını incelemek için başlatılacak. (CME’ler). Aynı zamanda Güneş’in 24 saat görüntülenmesini de gerçekleştirecek. Güneş Hava Sistemindeki Varyasyonun Etkilerini incelemeye yardımcı olacaktır. Bu havadaki varyasyonlar uyduların yörüngelerini değiştirebilir, hatta hayatlarını kısaltabilir ve ayrıca güneş fırtınalarının Dünya’yı nasıl etkilediğini anlamaya yardımcı olacaktır. **Gaganyaan insanlı uzay uçuşu misyonunun**, ISRO’nun 2023 yılına kadar uzaya üç Hintli astronot göndermesini görmesi bekleniyor, ilk mürettebatsız görevinin ise 2022’nin ikinci yarısının başında yapılması planlandı. Projelerin hazırlıkları devam ediyor. Raporlara göre, ilk mürettebatlı görevin başlangıçta ISRO’nun GSLV Mk III’ünde Aralık 2021’de başlatılması planlanmıştı. ISRO, Hint Astronotları ile yörüngeye insanlı bir uzay aracı başlatmayı başardığında, Hindistan ABD, Rusya ve Çin’den sonra uzaya insan gönderebilen 4. ülke olacak. **Hindistan’ın Shukrayaan adlı Venüs misyonunun** 2024’te başlatılması bekleniyor. Shukrayaan, Venüs’ü dört yıl boyunca inceleyecek. ISRO’ya göre, Venüs misyonunun bilimsel hedefleri, yüzey süreçlerinin ve sığ yüzey altı stratigrafisinin araştırılması; Venüs İyonosferi ile güneş rüzgarı etkileşimi ve atmosferin yapısını, bileşimini ve dinamiklerini incelemek. **Editörün Notu**: Hindistan, 21. yüzyıldan itibaren uzay misyonları başlatma konusunda kesinlikle ilk 3’te, ABD ve Çin’in gerisinde kalıyor, ancak uzay araştırma kabiliyetinde Rusya’nın önüne geçiyor. Bu konuda lütfen Hint Uzay Ajansı faaliyetlerini anlatan ve CNN Türkte yayınlanmış olan videoyu izleyiniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** hindistan ay, hindistan uzay, Hindistan uzay ajansı ISRO, hindistan uzay çalışmaları, hindistan venüs, hinidtsan mars, ISRO, ISRO uzay ajans, isro uzay ajansı, ISRO ve Uzay --- ### [Çin yeni uzay istasyonu misyonları için hazırlanıyor, rekor kıran mürettebat eve dönmeye hazırlanıyor](https://uzayportal.com/cin-yeni-uzay-istasyonu-misyonlari-icin-hazirlaniyor-rekor-kiran-murettebat-eve-donmeye-hazirlaniyor/) **Published:** April 16, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Çin yeni uzay istasyonu misyonları için hazırlanıyor. Uzun Yürüyüş (Long March) roketi, Mayıs ayında başlayacak yeni bir uzay istasyonu görevi turuna hazırlık olarak Pazartesi günü Wenchang uzay limanına geldi. Çin’in insanlı uzay uçuşu ajansı 11 Nisan’da yaptığı açıklamada, Long March 7 roketinin kuzey liman kenti Tianjin’den yaklaşık bir hafta süren yolculuğun ardından Wenchang’a teslim edildiğini duyurdu. Roketin, yaklaşık 13,5 metrik tonluk Tianzhou-4 kargo gemisini önümüzdeki ay Çin’in Tianhe uzay istasyonu çekirdek modülüne fırlatması planlanıyor. Tianzhou-4, Haziran ayında Gobi Çölü’ndeki Jiuquan uzay limanından fırlatılması beklenen Shenzhou-14 mürettebatlı görevi için malzeme ve itici güç sağlayacak. Üç kişilik Shenzhou-14 ekibi, yıl içinde üç modüllü, T şeklindeki Çin uzay istasyonunu tamamlayacak olan Wentian ve Mengtian adlı iki yeni modülün gelişi için Tianhe uzay modülünde olacak. Çin, kargo gemisini uzay istasyonu modül aktarma testleri için kullandıktan sonra geçen ayın sonlarında Tianzhou-2 uzay aracının yörüngesinden çıkarak yeni göreve yol açtı. Tianzhou-5 ve Shenzhou-15’in 2022’nin sonlarında lansmanı, Tiangong uzay istasyonunda altı astronotla ilk mürettebat devrini ve projenin 11 görev inşaat aşamasının tamamlanmasını görecek. Çin, Tiangong istasyonunu en az 10 yıl işletmeyi planlıyor ve istasyonu ticari faaliyetlere ve potansiyel olarak turistik misyonlara açma planlarını şimdiden açıkladı. Tianhe şu anda üç Shenzhou-13 astronotu Zhai Zhigang, Wang Yaping ve Ye Guangfu’ya ev sahipliği yapıyor. Görev, Çin’in şimdiye kadarki en uzun insanlı uzay uçuşu çalışmasıdır ve yörüngede 181 gün ile 2021 Shenzhou-12 görevi tarafından belirlenen önceki 92 günlük ulusal rekorun neredeyse iki katıdır. Hava sahası kapatma bildirimleri, Shenzhou-13’ün 9:35 ile 22:05 arasında Dünya’ya döneceğini gösteriyor. Doğu 15 Nisan (9:35-10:05 yerel saat, 16 Nisan) Tianhe’den ayrıldıktan sonra. Shenzhou dönüş kapsülünün İç Moğolistan’daki Gobi Çölü’ndeki Dongfeng yakınlarındaki belirlenmiş bir iniş bölgesine inmesi planlanıyor. Önceki inişler, İç Moğolistan, Siziwang’ın otlaklarında meydana geldi. Değişikliğin faktörleri arasında, Siziwang çevresindeki artan nüfus yoğunluğu ve Çin’in uzay uçuşu görevlerinin süresi arttıkça astronot kurtarma için optimize etme ihtiyacı yer alıyor. Shenzhou-13 misyonu, bir çift araç dışı aktiviteyi içeriyordu, bir dizi deney gerçekleştirdi ve Dünya’daki öğrenciler için canlı bilim derslerine ev sahipliği yaptı. Misyon, amiral gemisi Ay Yeni Yılı canlı televizyon programında bir görünüm de dahil olmak üzere, yerel izleyiciler için bir dizi sosyal yardım ve mesajlaşma etkinliğinde yer aldı. Ancak astronotlar, 9 Nisan’da Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nde düzenlenen uzay araştırmaları etkinliğindeki katılımcılarla da etkileşimde bulundu. Elon Musk, etkinliğe önceden kaydedilmiş açıklamalarla katkıda bulundu ve uzayda “insanlığın birlikte çalışmasını” dört gözle beklediğini söyledi. Büyükelçi Qin Gang, uzay araştırmalarının “insanlığın devasa bir projesi ve kapsamlı uluslararası işbirliği gerektirdiğini” söyledi. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** çin uzay ajansı, çin uzay çalışmaları, Çin Uzay İstasyonu, çin uzay misyonu --- ### [Ekonomik Savaşlar Uzaya mı Taşınıyor?](https://uzayportal.com/ekonomik-savaslar-uzaya-mi-tasiniyor/) **Published:** April 14, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **Ekonomik Savaşlar Uzaydamı Devam Edecek?** Dünyada genel olarak soğuk savaşların yeniden başladığı bir dönem geçirdiğimizi söylemek mümkün. Özellikle Rusya-Ukrayna arasında meydana gelen savaştan sonra dünya üzerindeki soğuk savaş yaşanan bloklar ve ülkeler daha da belirginleşmektedir. Şu an Rusya – Çin ekseninde bir ortak ekonomik blok oluşurken ABD ve AB arasında karşı bir blok oluşmuş vaziyettedir. Ancak Çin – Hindistan rekabeti, Kolombiya – Venezuela rekabeti, ABD ve AB arası rekabet gibi alt konu başlıklarından dolayı da bölgesel çapta bloklar oluşmakta ve genel olarak soğuk savaş bir nevi ekonomik savaş olarak yürütülmektedir. Özellikle Rusya’ya konulan ekonomik yaptırımlar esasında şu anda Üçüncü Dünya Savaşının bir nevi küresel ekonomik savaş olarak gerçekleştiğini dahi söyleyebiliriz. Ama tabii tüm bunlara ek olarak bir de uzayda gerçekleşen soğuk savaştan da bahsetmek mümkündür. Dünyada kaynakların azaldığı şu günlerde uzaydaki kaynaklara erişim her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Yapılan birçok bilimsel araştırma asteroitlerde ve ayda trilyonlarca dolar değerinde değerli uzay madenleri olabileceğini bize söylemekte ve doğal olarak dünyadaki uzay gücüne sahip devletler şimdiden bunlara erişmek için ciddi bir rekabete girişmektedirler. Bu anlamda ciddi bir uzay ekonomik savaşlarından da bahsetmek mümkün olabilir. Özellikle uzaydaki bu ekonomik savaş şu sıralar ABD ve Çin ekseninde gerçekleşmekte ve alt eksenler olarak Hindistan, Rusya, Fransa gibi ülkelerde de bunun yansımaları görülmektedir. ![Uzay ekonomisi](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/uzay-ekonomisi.jpeg "uzay-ekonomisi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")uzay ekonomisi ve rekabetŞu an özellikle ayda olan kaynaklara ciddi bir talep vardır. En başta temiz füzyon enerjisinin temel taşlarından biri olan Helyum 3 maddesinin ayda bol miktarlarda bulunması (ve tabii dünyada çok eser miktarlarda bulunması), buna ek olarak güneş sisteminin geri kalan kısmına hâkim olmak için Ayda bir koloni kurma zorunluluğu, Ay’ın önemini her ülke için ciddi şekilde artırmış bulunmaktadır. Bu anlamda Artemis Projesi ile ABD öne çıkmakta ve 2026 yılında aya tekrar astronot göndermeyi ve 2030 yılına kadar Ayda bir kalıcı üs kurmayı hedeflemektedir. Buna karşılık Çin Uzay Ajansıda 2030 yılında Ayda bir üs oluşturmayı planlamaktadır ve buna ek olarak Ayın en kapsamlı maden haritalarının Chang-E Ay misyonları nedeniyle Çin’in elinde olduğunu hatırlamak gerekmektedir. Tabii bir yandan Hindistan, bir yandan Rusya, bir yandan Avrupa Birliği de Ay üzerindeki kaynakların çıkarılması ve kullanımı konusunda bende varım demektedirler. Fakat bu anlamda ABD ve Çin diğerlerinden teknolojik kapasite ve bütçe olarak daha ileri konumdadırlar. Hatta ABD‘de Ay’dan tapu satan firmalar bile türemiş durumdadır. Her ne kadar uluslararası hukukta geçerliliği olmasa da bu bile ekonomik savaşın boyutlarını göz önüne sermektedir. Ay dışında asteroitlerse ikinci bir uzay ekonomisi savaşı alanıdır. Herhangi bir 100 metre çapında bir asteroitte bile milyonlarca dolarlık ham madde bulunduğu göz önünde bulundurulursa, bu da ciddi bir rekabet alanı oluşturmaktadır. Avrupa’nın en küçük ülkelerinden olan Lüksemburg’un Avrupa’da uzay madenciliğine en çok bütçe ayıran ve yatırım yapan ülke olduğunu göz önünde bulundurursak, uzay ekonomisinin önemi ve uzay madenciliğinin önemi daha iyi anlaşılır. ![Küresel Uzay Ekonomisinde Büyüme](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Küresel-Uzay-Ekonomisinde-Büyüme.jpg "Küresel Uzay Ekonomisinde Büyüme - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Son olarak şu anda dünyada devam eden uzay turizmi kaynaklı ekonomik savaştan da bahsetmek mümkündür. Özellikle Virgin Galactic, SpaceX ve Blue Origin ciddi anlamda uzaya turist götürmek için para talep etmektedir ve en son uzay turizmi misyonunda kişi başı 55 milyon dolar alındığı haberlerde rapor edilmiştir. Buna karşılık Rusya Uzay Ajansı çok daha düşük bedeller ile isteyen uzay turistini gerek alt yörüngeye çıkarmakta ve hatta Uluslararası Uzay istasyonunda misafir etmektedir. Çin Uzay Ajansı ise yeni yapmakta olduğu uzay istasyonunu ticari uçuşlara ve yolculara açmayı planladığını bildirmektedir. Buna karşılık bir Türk mühendis tarafından koordine edilen Orbital Assembly Corporation firması 2026 da yörüngedeki ilk uzay otelini 280 misafire hizmet edecek bir kapasitede açmak için uğraşmaktadır. Böylece uzay turistleri bir bedel ödeyip uzayda uzay oteli içinde çekimsiz ortamda tatil yapabileceklerdir. Uzay turizminin özellikle 2023’ten itibaren dünya ekonomisinde hatırı sayılır bir payı olacağı düşünülmektedir ve bu yüzden yüzlerce alt yüklenici firma şimdiden kurulmuştur ve gelecek için hazırlık yapmaktadır. 2021 yılında hemen hemen kurulan yeni uzay firması sayısının daha önceki yıllarda kurtulan uzay firmalarının toplam sayısından fazla olması da bu anlamda bir ciddi rekabet ve fırsatın olduğuna dair en kuvvetli işaretlerdendir. Genel olarak uzay ekonomisi 1 Trilyon Dolar bandına doğru yükselmektedir ve uzay ekonomisi gittikçe küresel ekonominin dinamolarından biri haline gelmektedir. ![uzay turizmi](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/uzay-turizmi-son-gelişmeler.jpeg "uzay turizmi son gelişmeler - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Dolayısıyla ekonomi savaşlarının zaten uzaya taşınmış olduğunu söylemek mümkündür. Ancak ülkemiz bu konuda geride kalmak riskiyle karşı karşıyadır ve bu yüzden ülkemizin devlet kurumları, özel sektör ve üniversiteleri el ele çok hızlı şekilde ortak yatırım ve araştırma projeleriyle Türk Uzay Ajansının koordinasyonunda bir araya gelmelidirler. Böylece uzay vatan kavramı çerçevesinde ülkemizin milli menfaatleri de korunmuş olur, ayrıca genel sanayi ve kalkınma hamlemiz dede ciddi ilerlemeler sağlanabilir. **Prof. Dr. Uğur GÜVEN** *Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Yüksek Mühendisi* *BM Asya-Pasifik Uzay Bilimleri ve Uzay Teknolojileri Eğitim Merkezi Kurul Üyesi* ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Ay Madenleri, Çin – Hindistan, Ekonomik Savaşlar Uzaya mı Taşınıyor?, Helyum 3, ilk uzay otelinde, Rusya – Çin, türk uzay ajansı, uzay ekonomisi, uzay ekonomisi savaşı, uzay ekonomisinin önemi, uzay madenciliğinin önemi, uzay madenleri, uzay oteli, uzay turistleri, uzay vatan, uzay vatan ve türkiye --- ### [NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu Yerine Yenisini Geliştirmek İçin Orbital Reef Firmasını Seçti](https://uzayportal.com/nasa-uluslararasi-uzay-istasyonu-yerine-yenisini-gelistirmek-icin-orbital-reef-firmasini-secti/) **Published:** April 12, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **ULUSLARARASI UZAY İSTASYONUNUN ORBİTAL REEF UZAY İSTASYONU İLE DEĞİŞTİRİLMESİ** NASA için en büyük sorunlardan biri, ISS’nin ([**Uluslararası Uzay İstasyonu**](https://uzayportal.com/uluslararasi-uzay-istasyonu-iss-nedir/)) Alçak Dünya Yörüngesindeki tek büyük uzay istasyonu olması ve ömrünü ve mevcut bütçesini doldurmak üzere olmasıdır. ISS’nin birkaç yıl içinde ve hatta 2030’a kadar uzatılmadığı takdirde 2026 gibi erken bir tarihte emekli olması bekleniyor. Şu anda ABD Uzay Politikası, yaşlanan uzay istasyonunun yerini alacak bir LEO yörüngesinde ticari bir uzay istasyonuna sahip olmak. Bu nedenle, birçok ticari uzay şirketi, Alçak Dünya yörüngesinde yer alacak geleceğin bir sonraki uzay istasyonunu inşa etmek için bir sözleşme için rekabet etti. ![Orbital Reef Uzay İstasyonu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Orbital-Reef-Uzay-İstasyonu.jpeg "Orbital Reef Uzay İstasyonu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Blue Origin ve Sierra Space ortakları tarafından yönetilen [**Orbital Reef**](https://www.orbitalreef.com/), Aralık 2021’de NASA tarafından, düşük Dünya yörüngesinde (LEO) ticari olarak sahip olunan ve işletilen bir uzay istasyonu tasarlamak için işbirliği için finanse edilen bir Uzay Yasası Anlaşması için seçildi. NASA’nın Ticari LEO Geliştirme programı, NASA’nın LEO’daki araştırma ve keşif faaliyetlerini ticari uzay istasyonlarına kaydırmayı ve Uluslararası Uzay İstasyonu emekli olmadan önce büyüyen bir uzay ekonomisini canlandırmaya yardımcı olmayı hedefliyor. Orbital Reef ekibi Boeing, Redwire Space, Genesis Engineering Solutions ve Arizona Eyalet Üniversitesi’ni içeriyor. Blue Origin Gelişmiş Geliştirme Programları Kıdemli Başkan Yardımcısı Brent Sherwood, “NASA’nın, Dünya yörüngesini çeşitli müşteriler ve endüstriler için daha erişilebilir hale getirmek için devrim niteliğinde bir yaklaşım olan Orbital Reef’in gelişimini desteklemesinden memnunuz” dedi. “ISS ortaklarının ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, Orbital Reef karma kullanımlı uzay iş parkı, düşük maliyetler ve karmaşıklık, anahtar teslim hizmetler ve herhangi bir işi desteklemek için ilham verici uzay mimarisi sunacak. Ticari LEO pazarlarının nasıl gelişeceğini kimse bilmiyor, ancak öğrenmeyi amaçlıyoruz.” Sierra Space CEO’su Tom Vice, “Blue Origin ve Sierra Space, NASA Ticari Destinasyon Ücretsiz Uçuş programı ile ödüllendirilmekten gurur duyuyor” dedi. “Blue Origin ve Sierra Space, insanlığın uzayda medeniyetler inşa etmesini sağlarken, burada Dünya’daki yaşamı zenginleştirme vizyonumuzu gerçekleştirmeye kararlıdır. Alçak Dünya yörüngesinin ticarileştirilmesi bu yolculukta önemli bir ilk adımdır. İnsanlığın uzaya yerleşmesini ilerletecek bu önemli programda NASA ile birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz.” Boeing’in Uluslararası Uzay İstasyonu Başkan Yardımcısı ve Program Yöneticisi John Mulholland, “Bu ödül, NASA’nın gelecekte Uluslararası Uzay İstasyonu mirasına layık olacak bir ticari uzay istasyonu hazırlama konusundaki öngörüsünü gösteriyor” dedi. “Orbital Reef, mikro yerçekimi ortamından yararlanamayan gruplara uzay araştırma yeteneklerine erişimi genişletmeye devam edecek. Orbital Reef’i yörüngede önemli bir başarı haline getirmek için ISS operasyonlarında yirmi yılı aşkın uzmanlığı uygulamaktan heyecan duyuyoruz.” Redwire’ın Sivil Alan ve Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mike Gold, “NASA’nın Orbital Reef’e desteği, Ajansın Amerika ve uluslararası ortaklarının LEO’da sürekli bir insan varlığını sürdürmesini sağlayan yenilikçi bir kamu özel ortaklığından yararlanma konusundaki güçlü taahhüdünü temsil ediyor” dedi. . “Redwire’da, Roll Out Solar Arrays, dijital mühendislik ve bilimsel ve ticari faaliyetler için dahili donanım gibi yenilikçi teknolojilerimiz aracılığıyla Orbital Reef rüyasını gerçeğe dönüştürmekten heyecan duyuyoruz. Orbital Reef’te yürüttüğümüz çığır açan mikro yerçekimi araştırma, geliştirme ve yeni nesil üretim, yalnızca Ay, Mars ve ötesine gelecekteki keşif misyonlarını mümkün kılmakla kalmayacak, aynı zamanda buradaki Dünya’daki yaşamı önemli ölçüde iyileştirecek. Orbital Reef’in vizyonu, herkes için “yörüngede bir adres” sağlamaktır. İlk müşteriler arasında NASA, geleneksel ISS ortakları ve uzaya daha kolay erişime ihtiyaç duyan geleneksel olmayan hükümetler ve ajanslar yer alabilir. İstasyon, araştırma ve üretim, medya ve eğlence, spor ve oyun ve macera seyahati ve turizm gibi ticari endüstriler dahil olmak üzere pazarlar büyüdükçe büyüyecek. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** NASA Ticari, Orbital Reef, Uluslararası Uzay istasyonu, Uzay istasyonu, uzay oteli, uzay turizmi --- ### [Uzay Teknolojilerinin Son Durumu ve Uzay Vatan Kavramı * Bilim ve Ütopya Dergisi Mart 2022](https://uzayportal.com/uzay-teknolojilerinin-son-durumu-ve-uzay-vatan-kavrami-bilim-ve-utopya-dergisi-mart-2022/) **Published:** April 4, 2022 **Author:** admin **Content:** Uzaya erişim anlamında gerek bilimsel, gerek teknolojik, gerek savunma, gerekse uzay kaynakları konusunda çok ciddi bir yarış vardır ve şimdiden ülkemiz bu yarışa geç başladığı için önünde kat etmesi gereken uzun bir yol bulunmaktadır. Sadece uydu fırlatma açısından değil, özellikle uzaydaki kaynaklara erişim hakkımızın var edilebilmesi adına şimdiden bu tür projeler açıklanmalı, Türkiye’nin ileriki 30 yıllık kalkınma programlarına dâhil edilmeli ve Devlet, Türk Uzay Ajansı ve Özel Sektör üçgeninde hem parasal, hem yasal, hem teknolojik olarak gerekli çalışmalar hızla yapılmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Bu detaylı yazı tüm dünyadaki uzay gelişmelerini ve tüm dünyada uzay ajanslarının çalışmalarını anlatmakta ve dünyada var olan uzay yarışını detaylı biçimde anlatmaktadır. NASA Ne Yapıyor, Roscosmos Ne Yapıyor, Çin Uzay Ajansı Ne Yapıyor?, Hint Uzay Ajansı Ne Yapıyor gibi soruların cevabını vermekte aynı zamanda özel sektörde uzay çalışmaları ne alemde, uzay turizmi ne durumda, ticari uzay çalışmaları ne durumda gibi sorularıda bu makalede inceledim. En son olarak Uzay Vatan kavramı ile ilgili detaylı anlatımda bulundum. Bilim ve Ütopya Dergisi Mart 2022 sayısındaki Dünya Uzay Çalışmaları ve Uzay Vatan Yazım (Linki Tıklayınız) [Mart 2022 Baskı Dosyası-sayfalar-30-35](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/Mart-2022-Baski-Dosyasi-sayfalar-30-35.pdf) ![Göbeklitepeden Bugüne Uzay Serüveni](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/dawn-to-civilization-space.jpeg "dawn-to-civilization-space - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** uzay vatan, uzay vatan ve türkiye --- ### [Dünyada Uzay Teknolojilerinin Son Durumu ve Türkiyede Uzay Çalışmaları ve Uzay Vatan - Bilim ve Ütopya Dergisi Webinarı](https://uzayportal.com/dunyada-uzay-teknolojilerinin-son-durumu-ve-turkiyede-uzay-calismalari-ve-uzay-vatan-bilim-ve-utopya-dergisi-webinari/) **Published:** April 7, 2022 **Author:** admin **Content:** ### **Dünyada Uzay Teknolojilerinin Son Durumu ve Türkiyede Uzay Çalışmaları ve Uzay Vatan – Bilim ve Ütopya Dergisi Webinarı** Bilim ve Ütopya dergisi sayesinde Dünyada Uzay Teknolojileri durumu ve Türkiyede Uzay Çalışmaları ve [\#UzayVatan](https://twitter.com/hashtag/UzayVatan?src=hashtag_click) kavramını tartıştığımız güzel bir webinar oldu. Dünyada ve Türkiye’de [\#uzay](https://twitter.com/hashtag/uzay?src=hashtag_click) çalışmalarını merak edenler aşağıdaki linkten webinarı seyredebilirsiniz. Dünyada NASA Uzay çalışmalarında neler yapıyor, Rus Uzay Ajansı Roscosmos çalışmaları ne durumda, Uzay Yarışını kim önde götürüyor, Uzay Teknolojilerini Günlük Hayatta Nerelerde Kullanılıyor, Çin Uzay Ajansı Çalışmaları, Hint Uzay Ajansı ISRO çalışmaları, Avrupa Uzay çalışmaları, Asya ülkeleri uzay çalışmaları, Uzay Turizmi çalışmaları, uzay turizminde bir sonraki adım nedir, Uzay madenciliği nedir, uzay madenciliği son durumu ve ülkelerin uzay madenciliği girişimleri, Türkiyenin uzay madenciliği konusunda durumu, Türkiye Uzay çalışmaları ve Türk Uzay Ajansının uzay çalışmaları ne durumda, ilk Türk astronot uzaya ne zaman gidecek ve Uzay Vatan kavramının ülke güvenliği için önemini bu medya etkinliğinde Prof. Dr. Uğur Güven anlattı. Bilim ve Ütopya Dergisi önderliğinde düzenlenen bu uzay webinarı linkine tıklayarak seyredebilirsiniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** çin uzay çalışmaları, hint uzay çalışmaları, türkiye uzay, türkiye uzay ajansı, türkiye uzay çalışmaları, türkiye uzay savunması, uzay turizmi, uzay turizmi nedir, uzay vatan, uzay vatan ve türkiye --- ### [Nükleer Saldırıdan Korunmak için Neler Yapılabilir? Nükleer Saldırıdan Sonra ilk 72 Saat Ne Yapmalı? Critürk TV Söyleşi](https://uzayportal.com/nukleer-saldiridan-korunmak-icin-neler-yapilabilir-nukleer-saldiridan-sonra-ilk-72-saat-ne-yapmali-criturk-tv-soylesi/) **Published:** April 7, 2022 **Author:** admin **Content:** ### Nükleer Saldırıdan Korunmak için Neler Yapılabilir? Nükleer Saldırıdan Sonra ilk 72 Saat Ne Yapmalı? Critürk TV Söyleşi Dünyada gelişen olaylar ışığında gittikçe daha fazla Üçüncü Dünya Savaşının yaklaştığı şu günlerde medyada Nükleer Savaşın varlığı ve Nükleer Savaş olması durumunda neler yapılması gerektiği hususunda Critürk TV’de detaylı anlatımlarda bulundum. Değerli gazeteci Mehmet Emre Öztürk moderatörlüğünde bir nükleer bomba atılması durumunda devletlerin korunmak için neler yapabileceğiniz, Patriot ve S400 hava savunma sistemlerinin nükleer füzelere karşı koruma oranları, alınabilecek tedbirler, halkın böyle bir durumda korunmak için nerelere sığınabileceğini, ilk 24 saat hayatta kalmak için neler yapılması gerektiğini, nükleer saldırıdan sonra ilk 72 saat neden önemli, nükleer serpintiden korunmak için ne tür tedbirler alınması gerektiğini, nükleer saldırıdan sonra şebeke suyunun içilip içilmeyeceğini, ne tür yiyecekler yenmesi gerektiğini anlattım. Ayrıca uzay savaşlarınında olabileceğini ve bunların olası etkilerinden de bahsettim. Critürk TV de Mehmet Emre Öztürk moderatörlüğünde Prof. Dr. Uğur Güven söyleşisini seyretmek için: ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** critürk, critürk tv, istanbula nükleer saldırı, nükleer bomba, nükleer saldırıdan korunma, Nükleer Saldırıdan Sonra ilk 72 Saat, Prof. Dr. Uğur Güven --- ### [İstanbula Nükleer Bomba Atılırsa Ne Olur? Critürk TV de Söyleşi](https://uzayportal.com/istanbula-nukleer-bomba-atilirsa-ne-olur-criturk-tv-de-soylesi/) **Published:** April 2, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **İstanbula Nükleer Bomba Atılırsa? Dünyadaki Termonükleer Silahlar? Critürk TV Söyleşi** Üçüncü dünya savaşının mevcut küresel gelişmeler ışığında tekrar bir potansiyel haline geldiğini göz önünde bulundurduğumuzda, muhtemel bir 3. Dünya Savaşının bir nükleer savaş olacağını tahmin etmek mümkündür. Bu çerçevede dünyada 13,000 adetin üstünde nükleer başlık olduğunu ve bu başlıkların ağırlıklı olarak ABD ve Rusya arasında paylaşıldığını biliyoruz. Critürk TV de yapılan bu söyleşide İstanbul’da tarihi yarımadaya 1 Megaton büyüklüğünde bir nükleer bomba atılması durumunda bunun yaratacağı sonuçlar ve İstanbulda hangi ilçelerin tahrip olacağını ve hangi ilçelerin ayakta kalacağını anlattım. Ayrıca İstanbula nükleer bomba atılırsa bu durumda Halk olarak neler yapılacağını, nükleer bomba atıldıktan sonra ilk 24 saat ve sonra ilk 48 saat yapılması gerekilenleri ve nasıl hayatta kalınabileceğini detaylarıyla anlattım. Özellikle ilk 72 saat doğru tedbirler alınırsa nükleer bombanın daha sonra oluşan radyoaktif serpinti tehlikesinden korunmak mümkün. Daha detaylı bilgi almak isteyenler Prof. Dr. Uğur Güven ile bu site üzerinden de iletişim kurabilirler. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** istanbula atom bombası, istanbula nükleer saldırı, nükleer bomba, Nükleer Savaş, nükleer silahlar, Üçüncü Dünya Savaşı, üçüncü dünya savaşı çıkabilir mi --- ### [Uluslararası Uzay Istasyonuna Özel Sektör Tarafından 6 Nisanda Fırlatma Yapılması Bekleniyor](https://uzayportal.com/uluslararasi-uzay-istasyonuna-ozel-sektor-tarafindan-6-nisanda-firlatma-yapilmasi-bekleniyor/) **Published:** April 6, 2022 **Author:** admin **Content:** ### Bir Amerikan uzay aracı tarafından Uluslararası Uzay İstasyonuna yapılacak ilk özel görev, bir şirketin ticari uzay istasyonu kurma planlarında ilk adım olarak hizmet etmek üzere bu hafta fırlatılması planlanıyor. Axiom Space, Kennedy Uzay Merkezi’nden bir SpaceX Crew Dragon uzay aracında Ax-1 görevinin başlatılması için 8 Nisan’ı hedefliyor. Şirket, 3 Nisan’ın sonlarında fırlatmayı 6 Nisan’dan ertelediğini, ancak NASA’nın bir Uzay Fırlatma Sistemi geri sayım testini temizledikten ve 4 Nisan’a yeniden planladıktan sonra gelmesine rağmen bir sebep vermediğini söyledi. ISS’ye kenetlenmiş sekiz gün de dahil olmak üzere uzayda günler. En az 9 Nisan’a kadar her gün ek lansman fırsatları var. ![Axiom Uzay](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/axiom-uzay-firlatma-gorevi.jpeg "axiom uzay firlatma gorevi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Endeavour, 2006-2007 yılları arasında ISS’de altı ay geçirmiş olan bir Axiom çalışanı ve eski NASA astronotu Michael López-Alegría tarafından yönetilecek. Diğer üçü Axiom müşterileri: Larry Connor, Mark Pathy ve Eytan Stibbe. Ax-1 mürettebatı ve şirket yetkilileri, 1 Nisan tarihli brifingde, önce uzay aracının hazır olması ve ardından Uzay Fırlatma Sisteminin KSC’deki ıslak elbise provası ile çakışmalardan kaçınmak için Şubat ayının sonundan itibaren ertelenen görev için hazırlıkların iyi gittiğini söyledi. López-Alegría, “Uçmaya hazır olduğumuzu hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim” dedi. Hem bu brifingde hem de önceki etkinliklerde şirket ve müşterileri kendilerini turist olarak görmediklerini vurgulamak için büyük çaba sarf ettiler. Dördü de Kanada, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kuruluşlar için bir dizi deney ve soruşturma yürütmeyi planlıyor. Aynı zamanda uzay aracının pilotu olacak Connor, “Uzay turistleri ile özel astronotlar arasındaki farkı ele almanın önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Uzay turistlerinin, uzayda 5-10 dakika boyunca 10 ila 15 saat eğitim alacaklarını savundu; bu, Blue Origin ve Virgin Galactic tarafından işletilen yörünge altı araçlara açık bir referans. Ax-1 ekibinin özel astronotlarını düşündü. “Bizim durumumuzda, rolümüze bağlı olarak, 750 saatten 1.000 saatin üzerinde bir eğitim harcadık” dedi. “Ayrıca, buradaki tüm astronotlar arasında, ISS’de bulunduğumuz sekiz gün boyunca 100 saatlik araştırmayı kapsayan 25 farklı deney yapacağız.” Ax-1 mürettebatı öncelikle NASA, Avrupa ve Japon modüllerini içeren istasyonun ABD Operasyonel Segmenti olarak bilinen bölgede yaşayacak ve çalışacak. Axiom Space’in başkanı ve CEO’su ve eski bir NASA ISS program yöneticisi olan Michael Suffredini, mürettebatın Roscosmos kozmonotlarından “davetiyeyle” Rus bölümünü ziyaret edebileceğini söyledi. Görev, 2024’e kadar ticari bir modül kurmadan önce Ax-1 gibi bir dizi görevi ISS’ye uçurmaya hazırlanan Axiom Space için önemli bir kilometre taşı. ISS’de daha büyük, potansiyel olarak kalıcı bir varlığa sahip olmak ve ISS emekli olduğunda bağımsız bir ticari uzay istasyonu için çekirdek olarak hizmet etmek. Suffredini, “Bu misyonla ilgili benzersiz olan şey, tamamen ticari olarak finanse edilmiş olmasıdır.” Dedi. Axiom, NASA’ya ISS kaynaklarının kullanımı için tazminat ödeyecek, ancak aynı zamanda, geri dönen ekipman ve Crew Dragon üzerinde deneyler gibi hizmetler için NASA tarafından ödeme yapılacak. Axiom, 2023’ün başlarında fırlatılması planlanan ve eski NASA astronotu Peggy Whitson tarafından yönetilen Ax-2 ile Ax-1’i takip edecek. Axiom, aracın pilotu olacak bir müşteriyi John Shoffner’ı seçti, ancak göreve başka kimin gideceğini belirlemedi. Şirketin, ISS’ye iki ek Crew Dragon görevi için SpaceX ile anlaşması var. Suffredini, Ax-4 ile, Axiom’un komutan olarak profesyonel bir astronot olmadan görevde dört müşteriyi uçurmayı beklediğini söyledi. Dört Balta-1 mürettebatının tamamı, istasyon üzerinde araştırma yapmayı dört gözle beklediklerini söyledi. Kanadalı bir girişimci olan Pathy, “Kanada araştırmasının değerini ve önemini ve mevcut olan büyük miktarını vurgulamada başarılı olmayı umuyorum” dedi. “Bu fırsatı sağladığım için mutluyum.” ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** axiom space, ticari uzay istasyonu --- ### [Amazon MultiMilyar Dolarlık Takım Uydulardan Oluşan Kuiper Projesi Uzaya Fırlatma Anlaşması İmzaladı](https://uzayportal.com/amazon-multimilyar-dolarlik-takim-uydulardan-olusan-kuiper-projesi-uzaya-firlatma-anlasmasi-imzaladi/) **Published:** April 6, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Şimdiye kadarki en büyük ticari uydu fırlatma anlaşmasında Amazon, birkaç milyar dolar değerinde sözleşmeli 3,236 uydudan oluşan Kuiper Projesi geniş bant mega takımyıldız uydularının çoğunu uzaya fırlatmak için Arianespace, Blue Origin ve United Launch Alliance’dan 83’e kadar fırlatma satın alıyor. Amazon, 5 Nisan’da Ariane 6, New Glenn ve Vulcan Centaur roketleri üzerinde beş yıl boyunca belirsiz sayıda uydu fırlatma anlaşmalarını duyurdu. Lansmanlar, bir yıl önce ULA’dan satın aldığı dokuz Atlas 5 lansmanına ek olarak meydana gelecek. Amazon finansal şartları açıklamadı ancak takımyıldızın toplam 10 milyar dolarlık maliyetinin bir parçası olarak bu sözleşmelere milyarlarca dolar harcadığını söyledi. ![Kuiper Projesi ile Uzaydan Internet.](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Kuiper-Projesi-ile-Uzaydan-Internet.jpeg "Kuiper Projesi ile Uzaydan Internet - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Amazon’da Project Kuiper teknoloji başkan yardımcısı Rajeev Badyal yaptığı açıklamada, “Birden fazla sağlayıcıdan başlatma kapasitesini güvence altına almak, ilk günden itibaren stratejimizin önemli bir parçası oldu.” Dedi. “Bu yaklaşım, fırlatma aracının durmasıyla ilişkili riski azaltır ve Amazon için rekabetçi uzun vadeli fiyatlandırmayı destekler.” Amazon, ULA’dan 38 Vulcan lansmanı satın alıyor. Anlaşma, Kuiper uydularının Vulcan fırlatmaları için özel bir fırlatma platformu gibi daha yüksek bir uçuş hızını desteklemek için fırlatma altyapısına ek yatırımlar içeriyor. ULA, iki fırlatma aracının paralel olarak işlenmesini desteklemek için kendi yatırımlarını yapacak. ULA CEO’su Tory Bruno bir şirket açıklamasında, “Atlas ve Vulcan araçlarımız arasında toplam 47 lansmanla, bu önemli takımyıldızın çoğunu başlatmaktan gurur duyuyoruz.” Dedi. “Amazon’un lansman altyapısına ve yetenek yükseltmelerine yaptığı yatırımlar hem ticari hem de devlet müşterilerine fayda sağlayacak.” Arianespace anlaşması, Arianespace CEO’su Stéphane Israël’in yaptığı açıklamada, şirket tarihindeki en büyük sözleşme olarak tanımladığı bir sözleşme olan 18 Ariane 6 lansmanını içeriyor. Blue Origin, 15 adet daha opsiyonlu 12 New Glenn lansmanı satıyor. Amazon, her aracın taşıyacağı uydu sayısı da dahil olmak üzere fırlatma anlaşmaları hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi reddetti. Daha önce RUAG Space olarak bilinen Beyond Gravity, İsveç’teki yeni bir tesiste Kuiper uyduları için uydu dağıtıcıları inşa edecek. Lansmanlar beş yıl içinde gerçekleşecek, ancak Amazon lansmanların ne zaman başlayacağını belirtmeyi reddetti. Hem Ariane 6 hem de Vulcan’ın bu yıl ilk lansmanlarını yapması planlanmasına rağmen, üç araçtan hiçbiri şu anda hizmette değil. Blue Origin, New Glenn’in açılışı için revize edilmiş bir tarih açıklamadı, ancak Mart ayındaki Satellite 2022 konferansında bu yıl gerçekleşmeyeceğini belirtti. Amazon, sözleşme verdiği üç araç dışında hangi araçları değerlendirdiğini açıklamadı. Falcon ve Future Starship araçlarına ek olarak, Kuiper ile rekabet edecek Starlink geniş bant takımyıldızını geliştiren SpaceX’in olmaması dikkat çekicidir. Amazon’u temsil eden bir sözcü SpaceNews’e verdiği demeçte, “Amazon her büyük fırlatma sağlayıcısıyla görüştü ve gelecekteki fırlatma hizmetleri için tüm seçenekleri keşfetmeye devam edecekler” dedi. Amazon’un Temmuz 2020’de aldığı Federal İletişim Komisyonu lisansının gereksinimlerini karşılamak için hızla birçok fırlatmaya ihtiyacı var. Bu lisans, Amazon’un uydularının yarısının Temmuz 2026’ya kadar yörüngede olmasını ve takımyıldızın tamamının üç yıl sonra yörüngede olmasını gerektiriyor. Amazon’u temsil eden sözcü SpaceNews’e, sözleşmelerin şirketi “FCC lisansında belirtilen son tarihleri ​​karşılama yolunda” tuttuğunu söyledi. Amazon henüz herhangi bir Kuiper uydusu fırlatmadı. ABL Space Systems’ın henüz ilk uçuşunu gerçekleştirmemiş olan RS1 küçük fırlatma aracında bu yıl içinde iki prototip uydunun fırlatılması planlanıyor. Amazon Cihazları ve Hizmetleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Dave Limp, “Bu lansman anlaşmaları, Project Kuiper’e olan inanılmaz bağlılığımızı ve inancımızı yansıtıyor ve misyonumuzu yerine getirmek için bu kadar etkileyici bir ortaklar dizisiyle çalışmaktan gurur duyuyoruz” dedi. **Editör Notu**: Gerek bu proje, gerekse SpaceX yürüttüğü Starlink uyduları sayesinde tüm dünyadan uzaydan internet bağlanmak artık mümkün olacak. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Amazon, Amazon Uzay, Kuiper Projesi, Uzaydan Internet --- ### [Uzay Teknolojilerinin Dünyada Son Durumu ve Turkiye Uzay Çalışmalari ve Uzay Vatan Kavramı](https://uzayportal.com/uzay-teknolojilerinin-son-durumu-uzay-vatan-kavrami-turkiye-uzay-calismalari/) **Published:** March 3, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **Uzay Teknolojilerinin Dünyada Son Durumu ve Türkiye Uzay Çalışmaları ve Uzay Vatan Kavramı** **Prof. Dr. Uğur GÜVEN** Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Yüksek Mühendisi Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi BM Asya-Pasifik Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Eğitim Merkezi Kurul Üyesi[\[1\]](#_ftn1) ![Dawn to Civilization Space race](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/dawn-to-civilization-space.jpeg "dawn-to-civilization-space - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Dünyada ilk uygarlığın sembolü olan Göbeklitepe’nin var oluşundan beri insanlar gökyüzünde parlayan aya ve yıldızlara bakmakta ve onları merak etmektedirler. Fransızların “***Le rêve des étoiles***” diye adlandırdığı “*The Dream of Stars*” veya “*Yıldızları Hayal Etmek*” kavramı bir nevi uygarlığın dinamosu olmuş ve tüm toplumların yüzyıllar boyu bilimsel gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Matematiğin temel kavramlarından atomun keşfine kadar bu kavram her zaman arka planda var olmuş ve insanlar gökyüzüne bakıp tamamen anlayamasalar da uzayı merak ederek önemli keşifler yapmışlardır. Özellikle Sumerler, Aztekler, Mayalar ve eski Yunanlar bu konuda çok önemli bilimsel keşifler yapmışlardır ve halen o günlerde bulunan birçok bilimsel kavram bugün bile kullanılmaktadır. Sumerlerin ve Mayaların evreni açıklayan buluşları bugün astrofizikte kullanılan bazı teorilerin temelini oluşturmaktadır. Daha güncel olarak ise 20. yüzyılda Einstein’ın bulduğu Görecelik Kuramları ise tamamen uzay kavramları üzerine dayanmaktadır ve bugün birçok bilimsel ve teknolojik keşfin temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla Uzay Bilimleri ve Teknolojileri esasında dünya bilim ve teknolojilerinin önemli bir temelini oluşturmakta ve özellikle uzay kavramı bilimin en temelinde öncü olarak yer almaktadır. Matematikten fiziğe ve kimyaya ve tabii astronomiye kadar tüm bilim dalları “***Le rêve des étoiles***” kavramından etkilenmiş ve gelişmiştir. ![Ay ve Dünya](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/ay-dunya-sistemi.jpeg "ay-dunya-sistemi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Figür 1: Dünya – Ay Sistemi** *(Kaynak: https://images.nasa.gov/details-PIA00342)* ***Uzay Teknolojilerinin Güncel Hayatta Kullanımı*** Tabii bilimsel gelişmelere ek olarak uzay teknolojilerinin günümüzdeki modern teknolojilere yansımasını da düşünmek lazımdır. Örneğin, bugün mutfaklarımızda kullandığımız mikrodalga, zamanında Apollo Aya Gidiş Uzay Misyonu kapsamında astronotlar aya gidiş esnasında yemeklerini ısıtabilsin diye icat edilmiş ve daha sonra güncel hayata entegre edilmiştir. Bugün herkesin mutfağındaki mikrodalga demirbaş bir alettir ve uzay teknolojilerinin hayatımızı nasıl konforlu bir hale getirdiğine dair güzel bir örnektir. Buna ek olarak hastanelerde önemli hastalıkların teşhisi için kullanılan MR cihazı, uzay teknolojilerinin hayatımızdaki önemine dair ciddi bir örnektir. Bir diğer örnek ise uzay mekiğinin fırlatılış masraflarını azaltmak için icat edilen inceltilmiş monitör teknolojisidir. İnce Plazma ve sonra gelen LED teknoloji ekranlar sayesinde eski usul CRT tipi ağır ve yer kaplayan monitörler daha hafif olan ince ekranlar ile değişmiş ve uzay mekiğini fırlatmak daha uygun hale geldiği gibi uzay mekiğinin ergonomik iç tasarımı da daha kullanışlı hale gelmiştir. Burada örnekler çoğaltılabilir ve yangın söndürücüleri, yapay zekâ teknolojileri, vücudunuzun şeklini alan yatak teknolojisi, uzayda çekimsiz ortamda (mikrogravite) geliştirilmiş bazı özel ilaçlar, yüksek manipülasyon yetenekli özel robotlar vs. gibi birçok farklı örnek gösterilebilir. Hemen hemen günlük hayatımızda kullanılan ve konfor ile kolaylık sağlayan birçok teknolojiden gerek ev hayatımızda gerekse sanayide aktif olarak faydalanılmaktadır. Tüm bunlara ek olarak şu an Ar-Ge’si yapılmakta olan çok önemli uzay teknolojileri vardır ve bunlar da yakında günlük kullanıma dahil olacaktır. Ayrıca uzay teknolojilerinin günlük hayatımızda aktif kullanımı da önemini göstermektedir. En öncelikle, dünya çapındaki internet bağlantısının en kritik omurgalarından biri de uzaydaki iletişim uyduları tarafından sağlanmaktadır ve internet ile dünyanın her yerinin iletişime açık ve ulaşılır olmasının en önemli sebeplerinden biri de budur. Ek olarak dünyadaki lojistik taşımacılığının omurgası da GPS uydularıdır ve gerek deniz taşımacılığı gerekse hava taşımacılığında GPS olmazsa olmaz sistemlerdedir. Bugün bile araba kullanırken GPS kullanarak insanlar bilmedikleri adrese ulaşabilmekte hatta kuryeler bile GPS sayesinde en hızlı şekilde teslimatlarınızı gerçekleştirebilmektedirler. Ayrıca hava durumu, küresel ısınma gibi olgular da uzayda uzaktan algılama ile kontrol edilebilmektedir ve uzaktan algılama uydularıyla tarımsal alanların kontrolü, optimal balıkçılık rotalarının tespiti, maden ve kıymetli doğal kaynakların tespiti ve analizi gibi aktiviteler de başarıyla yerine getirilmektedir. Bunların yanı sıra tsunami, deprem gibi doğal afetler sonrası doğru hizmetin doğru yerlere götürülmesinin koordinasyonunda uzay teknolojileri çok mühim bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla uzay teknolojilerinin günümüz yaşamının en ciddi ve önemli ögelerinden biri haline geldiğini söylemek mümkündür. **Figür 2: Okyanusların Isı Haritasının Uzaktan Algılama Uydusu ile Gözlemi** *(Kaynak:* [*https://images.nasa.gov/details-PIA05071*](https://images.nasa.gov/details-PIA05071)*)* ***Uzay Teknolojilerinin Dünya Ekonomisine Katkısı*** Tabii ki burada uzay teknolojilerinin dünya ekonomik gücüne katkısını da vurgulamak, uzayın önemini anlamak açısından da önemlidir. Örneğin, bugün uzay çalışmalarının ve uzay teknolojilerinin finans sektörüne de önemli bir etkisi vardır. Mesela, özellikle Hindistan’ın kırsal bölgelerinde ve Asya’da birçok kırsal bölgede, ATM cihazları tamamen VSAT denilen mini uydu istasyonları ile ana sisteme bağlanmakta, yapılan işlemleri takip edebilmekte ve merkeze aktarabilmektedir. Tüm dünyada finans sisteminin birbirine bağlı olduğu düşünülürse uzay teknolojilerinin katkısı burada daha net anlaşılabilir. Büyük banka merkezlerinde kullanılan veri aktarma merkezlerinde de çoğu zaman global aktarımlar uydular üzerinden yapılmakta ve yedeklenmektedir. Ayrıca finans sektörüyle iç içe olan lojistik sektörü de zaten tamamen GPS uydularından alınan verilerle global nakliye işlemlerini yerine getirmektedir. Bir önceki paragrafta bahsedildiği gibi bugün GPS uyduları olmasa, tüm dünyadaki kara, hava ve deniz nakliyelerinin olumsuz etkileneceği aşikardır. Örneğin özellikle deniz ve hava ulaşımında doğru GPS ile en efektif rotalar belirlenmekte ve minimum yakıt tüketimiyle yolcular ve ürünler hedeflerine en hızlı şekilde ulaşmaktadırlar. Daha önceki yazılarımızda bahsedildiği üzere uzay teknolojilerine ve araştırmalarına harcanan bütçeler oldukça ciddi miktarlara ulaşmıştır ve dünyadaki global hasılanın önemli bir kısmı da bu bütçelerden etkilenmektedir. Hatta uzay sektörüne harcanan para, özel sektörde kritik bir ihracat kalemine dönüşmekte ve kamu sektöründe de ekonomik anlamda bir uyarıcı ve destekleyici etki de yaratmaktadır. Birçok ülke, başta Rusya ve Hindistan olmak üzere uzay teknoloji ve hizmetlerinin ihracatından (roketlerle uydu fırlatma ve uzaya kargo göndermek gibi) önemli bir gelir elde etmektedir. Bunun dışında uydu haberleşme de lojistik hizmetlerinin temelini oluşturmaktadır. Uzay ekonomisinin dünya ekonomisine ikinci etki şekli ise direkt uzay teknolojilerinin uzay çalışmalarını gerçekleştirmek için gereken para ve efor toplamından oluşmaktadır. Başta NASA olmak üzere uzay ajansları uzay görevleri için milyarlarca dolar harcamakta ve bu para aynı zamanda kamu sektörüne iş yapan özel sektöre de dağılmaktadır. Sonuçta fırlatılan her uzay aracı özel şirketler tarafından yapılmakta ve hatta artık fırlatmalar bile SpaceX gibi özel firmalara neredeyse devredilmiş durumdadır. Ayrıca uzay turizminin de gelişmesiyle Virgin Galactic, Blue Origin gibi şirketler, potansiyel uzay turistlerinden para toplamakta ve 2022’nin ikinci yarısından itibaren turistleri uzaya göndermeyi vaat etmektedirler. 2023’ten itibaren ise uzaya tarifeli sivil uçuşların başlaması bu 3 büyük uzay şirketi tarafından planlanmaktadır. Bu çerçevede uzay teknolojileri sektörü hem kamu hem özel sektör olarak her geçen gün büyümektedir. Uzay ekonomisinin hem dolaylı hem direkt katkılarının tümünü düşünürsek küresel olarak yıllık 1 trilyon doların üstüne çıkan bir ekonomi büyüklüğü görmek olasıdır ve bu her gün daha da gelişmekte ve büyümektedir. Birçok ekonomist uzay ekonomisinin önümüzdeki 10 yıl içinde küresel ekonominin en önemli bileşenlerinden biri olacağını öngörmektedir ve bazı ülkeler bu yarışın en önünde olmak için yoğun çaba sarf etmektedirler. Muhakkak ülkemizde bu yarışın en ön sıralarında olmalıdır. ***Uzay Kaynakları ve Uzay Madenciliği*** Tabii burada uzay madenciliğinden de muhakkak bahsetmek gerekmektedir. Özellikle dünyada kıtlaşmakta olan hammaddeler nedeniyle yavaş yavaş bir arz krizine doğru gidildiği aşikardır. Bu anlamda tüm dünyada yeni kaynaklara doğru bir yöneliş vardır. Mevcut hammadde kaynakları ve enerji kaynakları çoğaltılamayacağına göre (yenilebilir kaynak ve enerji formları hariç), yeni hammadde ve enerji kaynakları bulmak elzem olmuştur. Burada uzay teknolojileri ve uzay madenciliği devreye girmektedir. Uzayda birçok kaynağın bulunduğu uzun yıllardan beri bilinmektedir. Gerek asteroidlerde bulunan metal ağırlıklı maddeler, gerekse ayda bulunan Helyum 3 tarzı enerji üretiminde kullanılabilecek maddelerin varlığı gelecekteki küresel ekonomi için önemli bir rol oynamaktadır. Bu olgu da ABD, Rusya, Çin gibi uzay madenciliğine soyunabilecek ülkelerin iştahını kabartmaktadır. Ayrıca bu uzay madenlerine ve değerli maddelere en hızlı ulaşabilen ülkelerin hem stratejik hem de lojistik anlamda çok ciddi bir avantaja sahip olacağı da aşikardır. Mesela Çin Uzay Ajansı’nın, Ay’ın çok kapsamlı bir doğal kaynak haritasına sahip olması (hatta ayın en kapsamlı jeolojik kaynak haritasına sahip olması) veya küçük bir ülke olan Lüksemburg’un uzay madenciliği için ciddi yatırım yapıyor olması tesadüf değildir. Asteroitlerde özellikle farklı silikatların bol miktarda bulunduğu, buna ek olarak demir, nikel, platin, iridyum, paladyum, osmiyum, rutenyum, rodyum bulunduğu; tüm bunlara ek olarak da bazı asteroitlerde bol miktarda altın bulunduğu da bilinmektedir. Muhtelif uzay madencilik uzmanları, bir asteroitte bulunan malzemelerin yüz milyonlarca dolar edebileceğini söylemektedir ve eğer tek bir asteroid yüz milyonlarca dolar ediyorsa, o zaman sadece güneş sistemimizde katrilyonlarca dolar değerinde hammadde bulunduğu aşikardır. Buna dünyanın doğal uydusu olan Ay’da bulunan kaynakları ve özellikle Ay’da bol miktarda bulunan Helyum 3’ün füzyon ile enerji üretimindeki potansiyel önemini göz önünde bulundurursak, ortada neredeyse fiyat konulamayacak kadar büyük bir değerin var olduğu görülmektedir. Buna ek olarak, uzay madenciliğinin aynı zamanda uzay ekonomisi olarak ele alındığında, tüm dünya ekonomisindeki üretim değerinden çok daha büyük bir değer elde edilebileceği ve bu getirinin dünya ekonomisine enjekte edilmesi durumunda, dünya çapında global bir kalkınma olacağı ve dünyanın birçok sorununun çözümü için gereken finans kaynağının da ortaya çıkacağı âşikardır. Tabii burada en önemli konu bu madenlerin dünyaya nasıl getirileceği sorusudur. Bu konuda bilim adamları arasında iki temel görüş mevcuttur. Birinci görüşe göre uzay derinliklerinde üretim fabrikaları kurulmalıdır ve bu hammaddeler orada işlenmelidir, ancak bunun teknolojik olarak mümkün olması henüz çok uzaktır. Daha yaygın olan ikinci görüşe göre bu maddeler dünyanın yörüngesine getirilmeli ve dünya yörüngesinde kurulacak fabrikalarda işlenmeli ve son ürünler dünyaya getirilmelidir. Tabii ki bu asteroitleri dünya yörüngesine getirmenin de ciddi bir ekonomik maliyeti vardır. Caltech’de (California Institute of Technology) hazırlanan bir 2012 fizibilite raporunda 7 metrelik bir asteroidi sadece Ay yörüngesine bile getirmenin maliyeti yaklaşık olarak $2,6 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. Tabii ki bu çok ciddi bir maliyet olarak görülse bile bunun sistematik olarak yapılması bu işlemlerin maliyetini azaltacak ve bazı teknolojik yaklaşımlarla birden fazla asteroidi toplu şekilde getirmek mümkün olabilecek ve bu da milyarlarca dolarlık kaynağın elde edilmesini sağlayacaktır. Bu konuda gerek NASA gerek ESA ve gerek Roscosmos şimdiden birçok benzeri simülasyona başlamış bulunmaktadır. Ek olarak Çin ve Hint Uzay Ajansları da yakın yerlerdeki uzay kaynaklarına ulaşmanın fizibilitelerini yapmaktadırlar. Teknolojik anlamda ilk etapta, aydaki var olan kaynakların çıkarılması ve işlenmesi ekonomik olarak daha uygun olacaktır. Sadece 1 kilogram Helyum 3’ün yaklaşık 3 milyon dolar değere sahip olduğu düşünülürse bunun çok kârlı olacağı da aşikardır. Tabii ki ayda Helyum 3 dışında da birçok kaynak olduğu ve özellikle az bulunan bazı elementlerin ayın karanlık bölgesinde bulunduğu birçok haritalandırma görevi esnasında anlaşılmıştır. Özellikle NASA ve Çin Uzay Ajansı bu konuda yoğun bir rekabet halindedir ve her iki devlet uzay ajansı da hızlı bir şekilde Ay’a insan göndermek ve daha da önemlisi ayda bir üs kurmak çalışmalarını hızlandırmıştır ve her iki uzay ajansı da 2030 itibariyle Ay’da kalıcı bir üs kurmayı uzay programlarına dahil etmişlerdir. Tahminen bunun gerçekleşmesinin en geç 5 yıl ötesinde, Ay kaynakları çıkarılmaya ve işlenmeye başlayacaktır. Birçok bilim adamı 2040 yılı itibariyle gerek Ay’da gerek asteroitlerde uzay madenciliğinin belirli bir düzeyde bile olsa var olacağını belirtmektedir. Burada önemli olan Türkiye’nin de bu uzay madenciliği yarışında en baştan yer alması gerektiğidir ve bu konuda öncü ülkelerden biri olmalıdır. ![Moon Assets and Moon Resources](https://images-assets.nasa.gov/image/PIA12927/PIA12927~thumb.jpg) **Figür 3: Ay Kaynakları Temsili Gözlemi** *(Kaynak: https://images-assets.nasa.gov/image/PIA12927/PIA12927~thumb.jpg)* Tabii uzay çalışmalarının ekonomik tarafı kadar aynı zamanda teknolojik tarafı da önemlidir. Makalenin başında belirtildiği gibi uzay teknolojilerinde meydana gelen buluşlar, yeni teknolojiler ve yeni algoritmalar, rahatlıkla güncel teknolojilere uyarlanabilmektedir. Bu çerçevede özellikle otomasyon ve yapay zekâ teknolojilerinde uzay teknolojileri kullanılarak farklı türevler elde etmek ve önemli ilerlemeler sağlamak mümkündür. Buna ek olarak uzay teknolojilerinde kullanılan enerji üretme yöntemleri ve enerji depolama teknikleri de dünyada sanayide muhtelif yerlerde kullanılabilir ve farklı uyarlama teknikleriyle endüstriyel verimliliği artırmakta çok kritik roller oynayabilir. Hele uzay madenciliğinde bahsedilen Helyum 3 madenciliği yapılabilirse gerek Çin’de gerek İngiltere’de başarı ile denenen füzyon reaktörü benzeri reaktörler çok daha güvenli ve radyoaktif yan etkileri minimuma indirgenmiş bir biçimde dünyada yaygın hale gelebilir. Helyum 3 füzyon reaktörleri hem klasik füzyon reaktörlerinde yaşanan sorunların (nükleer atık, nükleer radyasyon ve güvenlik sorunları, stabilite ve “meltdown”) aşılmasını sağlayacak hem de karbon salımı sıfır olacağından dolayı küresel ısınmanın azaltılmasına ciddi katkılarda bulunacaktır. Ayrıca klasik elektrik üretim tesislerine göre yüzlerce hatta binlerce kez daha fazla kapasiteye sahip olan bu reaktörler sayesinde ilk yatırım finansmanı ödendikten sonra neredeyse sıfır maliyetle bol miktarda elektrik üretmek mümkün olacak ve bu üretim artık doğal kaynakları da tüketmeyecek ve karbon da doğaya salınmadığı için daha doğa dostu enerji üretmek mümkün olacaktır. Bu kadar bol ve zamanla çok ucuza mal olacak bir enerji dünya üretim maliyetlerinin de çok ciddi olarak düşmesine sebep olacaktır. Tabii buna uzay teknolojilerin robot, otomasyon, kontrol gibi konularda da etkilerini eklersek çok ciddi bir kazanım elde etmek ve dünya üretim teknolojilerini kökten dönüştürmek mümkün olacaktır. Özellikle Çin’de ve Asya’da kullanılan robotik üretim teknolojileri ve yapay zekâ kullanımı dünya üretiminde ve teknolojik kapasite artırımında hali hazırda önemli bir rol oynamaktadır. ***Uzay Teknolojileri ve Savunma Sanayi*** Savunma sanayi açısından uzay teknolojilerini ele alacak olursak, son zamanlardaki haberlerde birçok ülkenin uzay savunma kuvvetleri kurduklarını duymaktayız. Zaten askeri strateji uzmanları her geçen yıl normal konvansiyonel saldırı ve savunma sistemlerinin âtıl hale geldiğini ve özellikle büyük kuvvetler arasındaki savaşların yüksek teknolojiler ve uzay teknolojileri kullanılarak yapılacağını öngörmektedirler. Zaten şimdi bile nükleer saldırı gücüne sahip ülkelerin en büyük kozu balistik füzelerdir ve balistik füzeler atmosfer dışına çıkıp hipersonik hızlarla tekrar yeniden atmosfere giriş yapabilerek dünyada her yere hızla ulaşabilmekte ve hedeflerini yüksek enerjiyle tamamen imha edebilmektedirler. Bunun için balistik füzelerin nükleer olmasına da gerek yoktur çünkü balistik füzelerin kinetik enerjiden kaynaklı çarpışma gücü bile çok ciddi tahripkâr bir enerjiyi açığa çıkarabilmektedir. Burada S-400 ve Patriot gibi füze savunma sistemleri de özellikle balistik füzeleri durdurmak için önemli rol oynamaktadır. Buna ek olarak uzaydan uzaktan algılama uydularıyla elde ettikleri gözetleme imkanları da askeri anlamda çok önemlidir. **Figür 4: DART Gezegensel Savunma Uzay Aracı** *(Kaynak: https://images.nasa.gov/details-NHQ202111230022)* Askeri misyonların en önemli kavramlarından biri de bilgiye sahip olmaktır ve uzaydan karşı güçlerin kara, hava ve deniz kuvvetlerinin durumu ve hareketleri rahat bir şekilde gözlenebilmekte ve bu da gerek savunmada gerek saldırıda ciddi avantajlar sağlamaktadır. Hatta gelişmiş uydularla daha düşman saldırıda bulunmadan bunu tespit etmek ve buna göre pozisyon almak ayrıca ön saldırı ile ekstra avantaj sağlamak mümkündür. Buna ek olarak askeri GPS uydularıyla yüksek hassasiyetle askeri birliklerin konumları işaretlenebilmekte ve askeri manevralarda aynı yüksek hassasiyetle bu manevraları yapabilmek mümkün olmaktadır. Hele günümüzün yüksek teknolojilerinde doğru koordinatlar ve manevra yapma yeteneği askeri stratejide önemli bir rol oynamaktadır. Bu yüzden ABD, Rusya, Çin ve Hindistan askeri güçleri uzayda uyduları “kinetic-kill” silahlarıyla vurmanın denemelerini yapmaktadırlar. Askeri anlamda dünyada bir savaş başladığında aynı zamanda uzaydaki askeri uyduları vurup manevra üstünlüğü sağlayacak doktrinler de mevcuttur. Bu çerçevede uzay teknolojilerinin savunma amaçlı olarak askeri kullanımları konusunda da farklı ülkeler bu kapasiteye sahip olmak için yüksek bütçeli AR-Ge yapmaktadırlar. ***Uzay Çalışmalarında Dört Büyüklerin Durumu*** Dünyadaki uzay teknolojilerinin genel kapasite durumuna baktığımızda 4 büyük ülke öne çıkmaktadır. Bunlar ABD, Rusya, Çin ve Hindistan’dır. Dördünün de güneş sisteminde farklı noktalara ve gezegenlere uzay sondası fırlatma imkânı vardır. Özellikle Çin bu konuda son yıllarda ciddi ilerlemeler kaydetmiştir. 2019’da fırlattığı Chang’e 4 Ay Sondası ile ilk kez Ay’ın karanlık tarafına iniş yapılabilmiş ve ilk kez Ay’ın karanlık tarafından veri toplanabilmiştir. Özellikle Ay’ın karanlık tarafının çok soğuk olması ve manevra kabiliyetlerinin daha kısıtlı olması açısından bunun önemli bir görev olduğu hemen anlaşılmaktadır. Buna ek olarak 2020’de fırlattığı Chang’e 5 Ay Sondası, 1970’li yılların başından sonra ilk kez Ay’dan taş ve jeolojik örnekler alabilmeyi başardı ve bunları Dünya’ya döndürdü. Bu da uzun yıllar sonra insanlığa tekrar Ay örnekleriyle deney yapabilme ve çalışma imkânı sundu. İleride planlanan Chang’e 6 ve diğer misyonlarla Çin Uzay Ajansı 2030’dan itibaren Ay’ın güney kutbunda bir Ay İstasyonu kurmak konusunda ciddi bir ön hazırlık yapmaktadır. Ayrıca Mars’a gönderilen Tianwen-1 Uzay Sondası Mars’ın jeoloji haritasını çıkarmak, gezegende buz oluşumlarını inceleyip su araştırmak ve Mars atmosferinin iyonosferini ve hava değişim döngülerini araştırmak üzere hazırlanmıştır ve 2021’den beri bu görevleri sürdürmektedir. Ayrıca Çin’in 2026’dan itibaren tam kullanıma girecek uzay istasyonu ile ilgili 2021’den beri yaptığı çalışmalar büyük ihtimalle ISS 2026 civarında devre dışı bırakıldığında (ek bütçe sağlanamazsa) dünya yörüngesinde büyük çaplı tek uzay istasyonu olacaktır. Ayrıca Çin Uzay Ajansı’nın güneşi yansıtarak dünyaya enerji gönderme projesi de oldukça iddialıdır ve birçok fırsatı da beraberinde getirmektedir. Mikrodalga teknolojisiyle güneşin enerjisini dünyaya göndererek bir enerji ağı kurma projesi de Çin için çok iddialı bir uzay projesi olup eğer başarılabilirse yıllardır Amerikalı ve Avrupalı bilim adamlarının da çalıştığı bu alanda çok önemli bir proje ve kazanım olacaktır. Özellikle bu çalışma Çin’in ileri füzyon teknolojisi deneyleriyle kombine edilirse Çin devleti ve toplumu klasik enerji üretim teknolojilerine ve doğal kaynaklara ihtiyaç duymadan kendi ihtiyacının çok çok üstünde enerji üretebilir hale gelecektir. Dolayısıyla bu Çin’in diğer uzay projeleriyle de değerlendirildiğinde NASA için en büyük rakibin Rusya veya Avrupa Uzay Ajansları olmadığı, tam tersine Çin Uzay Ajansı olduğu aşikardır. Şu anki öngörülere bakarak Çin Uzay Ajansı’nın 2030’da dünya yörüngesinde tam donanımlı bir uzay istasyonuna sahip olabileceği, Ay’da outpost tarzı bir yapıya sahip olacağı ve hatta Ay’da uzay madenciliği konusunda ciddi çalışmalara başlayabileceği öngörülmektedir. Bu da ülkemiz için bu konuda yapılabilecek ciddi iş birliği fırsatlarını gündeme getirmektedir. **Figür 5: Chang’e 5 Çin Uzay Ajansı Ay Sondası** *(Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/Chang%27e\_5#/media/File:Chang-e-5-assembly-CG-1-Cropped.jpg)* Tabi Asya’da Çin Uzay Ajansı dışında Hint Uzay Ajansının (ISRO) 2009’da fırlattığı Chandrayaan Ay Sondası ise ilk kez Ay’da su keşfetmiş ve bu, gelecek Ay çalışmaları için tüm dünyaya ışık tutmuştur. Ayrıca 2013’te ISRO’nun fırlattığı Mangalyaan Mars sondası ilk kez bir Asyalı ülkenin Mars’a fırlattığı bir sondadır ve ayrıca tüm dünyada ilk fırlatmada başarılı olmuş ilk Mars misyonudur (Gerek ABD gerek Sovyetler ilk Mars misyonlarında başarısız olmuştur). Hatta Mangalyaan görevinin 60 milyon dolarlık toplam bütçesi ise Sandra Bullock’un oynadığı Gravity filminin 75 milyon dolarlık bütçesinden bile daha aşağıdadır ve dolayısıyla bir Hollywood filminden daha düşük bir bütçeyle de Mars’a gidilebileceğini ispatlamıştır. ISRO’nun gerek yeni Ay Chandrayaan 3 planları gerek 2022 Venüs Misyonu ve 2023’te kendi astronotunu uzaya fırlatma projeleri de dünya uzay projelerinde önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca ISRO halen dünyadan en fazla sayıda uyduyu uzaya tek seferde fırlatma rekorunu da elinde bulundurmaktadır. ***Uzay Çağının Gelişi*** Dünya uygarlığının Göbeklitepe’de “***Le Reve des Toiles”*** istemiyle başlayan uzaya merakı ve uzaya erişme serüveni 2020’li yıllarda Amerikalıların Artemis Projesiyle Ay’a tekrar dönüş ve Ay’da bir mini koloni kurma projesiyle yeni bir döneme girecek gibi durmaktadır. Buna yukarıda anlatılan Çin Uzay Ajansı’nın ciddi çalışmaları ve tabii ki Rus Uzay Ajansı olan RosCosmos’un da yapacağı çalışmalar eklendiğinde, özellikle 2030’lu yıllarda gerçek bir uzay çağının başlayacağını öngörmek mümkündür. Birçok ülke stratejik olarak da 2030 uzay çağına hazırlık yapmaktadır. Özel sektörde ise 2026’da Orbital Corporation’ının (başında bir Türk vardır) devreye alacağı ilk uzay oteli ve Virgin Galactic, Blue Origin, SpaceX gibi firmaların yapacağı muhtelif uzay turizmi uçuşları da artık sivillerin de uzaya rahat erişebileceği imkanları beraberinde getirecektir. Kuşkusuz özel sektörün yapacağı uzay teknolojisi yatırımlarıyla uzaya erişim hem insanlar hem de kargolar için daha rahat hale gelecektir. Nitekim “*DHL to the Moon*” şirketi şimdiden Ay’a ve uzaya kargo siparişlerini almaya başlamıştır. Bu çerçevede eğer bu trendler devam ederse 2040’lı yıllarda insanlar tıpkı şehirlerarası uçak yolculuğu yapar gibi uzaya erişebilecek hatta uzayda kurulacak otel ve diğer endüstrilerde çalışmaya başlayabilecektirler. **Figür 6: Göbeklitepeden Bugüne Keşifler ve Uzaya Gidiş** *(Kaynak: https://room.eu.com/images/contents/issue8-from-the-dawn-of-humankind-the-need-to-explore-has-driven-expansion-across-our-planet.jpg)* ***Uzay Vatan ve Türkiye’nin Uzay Çalışmaları*** Bu yukarıdaki gelişmeler ışığında tıpkı Mavi Vatan gibi Uzay Vatan kavramı da artık yavaş yavaş ülkemiz gündemine girmeli ve ülkemiz de uzay kaynaklarına hükmeden ülkeler sınıfında yer almalıdır. Uzay Vatan olarak var olmak hem milli kaynaklarımızın ve milli imkanlarımızın pekişmesini sağlayacak hem de stratejik güvenliğimizin teminine önemli katkılar sunacaktır. Ülkemiz nasıl vatan topraklarında ve Mavi Vatan ile deniz coğrafyasında bir varlığa sahip ise aynı şekilde Uzay Vatan’da da söz sahibi olabilmeli ve ulusal çıkarlarını koruyabilmelidir. Cumhurbaşkanımızın hedef olarak koyduğu 10 maddelik uzay çalışması hedefleri de bu önemli çerçeveyi oluşturmaktadır. ![Turkiye ve Uzay Calismaları](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/turkiye-ve-uzay.jpeg "turkiye-ve-uzay - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Figür 7: Uzay Vatan ve Türkiye** *(Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/bilim-teknoloji/turkiyenin-uzay-seruveni-554915.html)* Bu yüzden henüz daha yeni kurulmuş bir kurum olarak yolun başında olan Türk Uzay Ajansı’na çok önemli görevler düşmektedir. Unutmayalım ki Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi “*İstikbal Göklerdedir*” ve 21. yüzyılın gelişmeleri ışığında Türkiye’nin uzun vadeli geleceğinin uzayda olduğu da aşikardır. Bu yüzden gerek TUA’ya gerekse özel sektöre büyük görevler düşmekte ve devlet büyüklerimize de önemli sorumluluklar yüklemektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere uzaya erişim anlamında gerek bilimsel, gerek teknolojik, gerek savunma, gerekse uzay kaynakları konusunda çok ciddi bir yarış vardır ve şimdiden ülkemiz bu yarışa geç başladığı için kat etmesi gereken uızun bir yol vardır. Sadece uydu fırlatma açısından değil, özellikle uzaydaki kaynaklara da erişim hakkımızın var edilebilmesi adına şimdiden bu tür projeler açıklanmalı, Türkiye’nin ileriki 30 yıllık kalkınma programlarına dahil edilmeli ve Devlet, Türk Uzay Ajansı ve Özel Sektör üçgeninde hem parasal, hem yasal, hem teknolojik gerekli çalışmalar hızla yapılmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Böylece ülkemiz de en gelişmiş ülkeler sınıfında, Uzay Vatan kavramı ile beraber gerek dünyada gerek uzayda stratejik önemi olan bir ülke olarak hak ettiği yere kavuşacaktır. [Mart 2022 Baskı Dosyası-sayfalar-30-35](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/Mart-2022-Baski-Dosyasi-sayfalar-30-35.pdf) [\[1\]](#_ftnref1) [www.drguven.com](http://www.drguven.com) ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** çin uzay, dünyada uzay son durum, hindistan uzay, rusya uzay, türkiye uzay, türkiye uzay ajansı, uzay çağı, uzay madenciliği, uzay özel sektör, uzay vatan --- ### [Uzayda Savaş ve Nükleer Savaş Yakınmı? Nükleer Güçler Ne Durumda? Uzayda Savaş Nasıl Olur??](https://uzayportal.com/uzayda-savas-ve-nukleer-savas-yakinmi-nukleer-gucler-ne-durumda-uzayda-savas-nasil-olur/) **Published:** March 24, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Uzayda Savaş ve Nükleer Savaş Özellikle Rusya-Ukrayna savaşından dolayı tüm dünyada nükleer savaş olabilir mi, üçüncü dünya savaşı çıkabilir mi, uzayda savaş olabilirmi diye muhtelif sorular oluşmaktadır. Rusya Uzay Ajansı Başkanının Uluslararası Uzay istasyonuna desteğini kesebileceğini ve Uluslararası Uzay İstasyonunun düşebileceğini söylemesi ve buna ek olarak Rusların Soyuz roketi ile Avrupa devletlerinin işbirliğini kesmesi bir anlamda Uzay savaşlarınında başladığını gösteriyor. Tabii buda Uzayda Savaş ve Nükleer Savaş yakınmı ve üçüncü dünya savaşı başlıyormu sorusunuda beraberinde getiriyor. ![Minuteman Nükleer Füze Sistemi](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/Minuteman-fuze-sistemi.jpeg "Minuteman-fuze-sistemi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Nükleer savaş ve nükleer bomba tehdidine gelince ise Nükleer bombaların çoğu zaten balistik olmayan silahlar ama gerçek 3. Dünya Savaşında önemli faktörler balistik füzelerdir, hatta ICBM füze tarzı hipersonik füzelerdir. Bunları sürekli aktif tutamazsınız, fırlatma işlemi için yakıt doldurulmaları ve hazırlık işlemleri yapılması gerekir. Artı bunları yapsanız bile 2-3 gün içinde tekrar yeniden inaktif edilip bu döngülerin yeniden yapılması lazımdır. Filmlerin aksine tamamını aynı anda fırlatamazsınız. Ayrıca hipersonik olmayanları durdurmanın yolları mevcuttur, ve %29 üzerinde failure rate vardır. Çoğu hipersonik ICBM oldukça eskidir ve istenilen sonucu verebileceği şüphelidir. Denizaltından fırlatılan Trident tarzı füzelerinde menzili kıtadan fırlatılanlara göre düşük menzilllidir. Rusya’nın elinde halen çok eski R-36 füzeler ve ABD elinde Minutemen-III füzeler var ve fault rate oldukça yüksek olan ve ayrıca anti-missile özel sistemlerle durdurulması mümkün füzeler (Patriot değilde daha özel sistemler var bu tarz ICBM füzeleri durdurmak için, burada yazabilmem mümkün değil, bu konuda ilgisi ve uzmanlığı olan bilgi için bana ulaşabilir). Birde bazı medya kuruluşlarında atom bombası deniyor, artık atom bombası uzun süredir üretilmiyor, ağırlıklı olarak termonükleer silahlar üretiliyor ve daha yıkıcı. Tabi esas konuşulmayan artık dünyada nükleer silahlardan çok daha kudretli ve çok daha selektif yıkıcı silahlar var ve bunlar termonükleer silahlardan çok daha tehlikeli. ![Uydu yokedici silah](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/anti-uydu-yoketme-silah.jpeg "anti-uydu-yoketme-silah - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Ayrıca işin uzay savaşı boyutuda var. Şu an uzaydan kullanılabilen “kinetic kill” tarzı silahlar mevcut ve aynı zamanda savaşlarda karşı tarafın uydu kabiliyetini yok etmek için uydu yokedici silahlarda (anti-satellite weapon) şu an ABD, Rusya, Çin ve Hindistan’da mevcut. Böylece karşı tarafın uzaydan istihbarat almasını engellemek mümkün. Muhtelif uydu savunma sistemleri kullanarak uzayda da aktif savunmada rol almak mümkün. Buna ek olarak uzaya yeni uzay aracı fırlatılmasını engelleyecek ciddi karşı uzay tedbirleride mevcut. ![Uzay Savaşları ve uydu savunma sistemleri](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/Uzay-savaslari.jpeg "Uzay-savaslari - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Maalesef bunları bilgi ile tartışmak yerine tamamen magazinsel tartışılıyor. Bugün gerçek bir 3. Dünya Nükleer Savaşı çıksa emin olun ABD’de, Rusya’da bir şekilde ayakta kalır ama ülkemiz ve bir çok komşu ülke nuclear fallout’dan dolayı direkt hedef olmasa bile yaşanamaz hale gelir. Türkiye ve Uzay Savaşlarınında durumunu göz önünde bulundurmak ve Uzay Vatan kavramı çerçevesinde Türkiye’nin uzayda varlığını artırmak gerekmektedir. Bunları görmek ve gerekli tedbirleri almak gerekiyor, farklı teknolojileri üretmek veya satın almak oldukça önemli. Bu yüzden boş tartışmalar yerine gerçekçi tartışmalar yapmak ve bilgiyle yapmak kritik öneme sahiptir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** hipersonik füze, ICBM Füze, Nükleer Savaş, Üçüncü Dünya Savaşı, üçüncü dünya savaşı çıkabilir mi, uydu savunma sistemleri, Uzay savaş, Uzay savaşları --- ### [Çin Uzay Ajansı Tiangong Çin Uzay İstasyonunu Ticari Aktivitelere Açacak](https://uzayportal.com/cin-uzay-ajansi-tiangong-cin-uzay-istasyonunu-ticari-aktivitelere-acacak/) **Published:** March 14, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Çin Uzay Ajansından Üst düzey bir insanlı uzay uçuşu programı yetkilisine göre, Tiangong Çin uzay istasyonunu ticari görevlere ve faaliyetlere açmayı planlıyor. Çin’in insanlı uzay uçuşu programının baş tasarımcısı Zhou Jianping 9 Mart’ta Çin Merkez Televizyonu’na verdiği demeçte, “Uzay istasyonumuz tamamlandığında ve çalıştığında, özel sektörü çeşitli yollarla uzaya katılmaya aktif olarak teşvik edeceğiz.”“Birçok olasılık var. Uzay uygulamaları ve uzay kaynakları geliştirme dahil olmak üzere alanlara katılmak için rekabetçi, uygun maliyetli ticari uzay oyuncuları olacağını umuyoruz. Beklentiler iyi,” dedi Zhou. Çin’in geçen yılki lansman girişimleri, Tiangong uzay istasyonunu sözleşmeleri güvence altına almak için bir fırsat olarak göstermeye başladı. Bu, görünüşe göre, Çin’in insanlı uzay uçuşu ajansı CMSA tarafından Çin uzay istasyonu için düşük maliyetli kargo taşımacılığı çözümleri talep eden Ocak 2021 teklif çağrısına yanıt olarak geldi. ![Tiangong Uzay İstasyonu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/Tiangong-Space-Station-to-Provide-Commercial-Access.jpeg "Tiangong-Space-Station-to-Provide-Commercial-Access - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Çin Uzay İstasyonu Tiangong Devreye GiriyorDuyuru, ulusal uzay istasyonu projesinin ticari şirketlerin katılımına açılacağının ilk göstergesiydi. Hareket, önceki NASA ticari kargo girişimlerine benzer olarak görülebilir. “Uzayda ticari katılım, yurtiçinde ve yurtdışında herkesin aklındaydı. Bu, uzay sektörünün bilim ve ekonomik kalkınma için artan önemini gösteriyor” dedi. Çin, Tiangong uzay istasyonunun inşaatını bu yıl tamamlamayı planlıyor. Yörünge içi Tianhe çekirdek modülüne iki bilim modülü eklemenin yanı sıra iki kargo uzay aracı ve iki mürettebatlı görev olan Shenzhou 14 ve 15’i yörünge karakoluna göndermek için altı fırlatma planlandı. Çin’in insanlı uzay uçuşu operasyonlarına yönelik ihtiyaçlar, bilim ve diğer hedefleri karşılamak için şimdiden değişiyor. Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) bünyesinde faaliyet gösteren CMSA, 2020’nin sonlarında üçüncü bir astronot seçim turunda yedi pilot, yedi uzay uçuşu mühendisi ve dört yük uzmanı seçti. Tiangong istasyonunun en az 10 yıl boyunca alçak Dünya yörüngesinde çalışması planlanıyor. Diğer ülkelerden astronotların da üç modüllü, T şeklindeki karakolu ziyaret etmesi bekleniyor. NASA, son yıllarda Uluslararası Uzay İstasyonunun kullanımını ticarileştirmenin yollarını arıyor. Ajans ayrıca, ISS geçiş planlarının bir parçası olarak ticari uzay istasyonlarının geliştirilmesini ilerletmek için üç şirket grubuna Aralık ayında 400 milyon dolardan fazla değerde ödüller verdi. ABD ve ortakları son zamanlarda ISS’nin kullanımını 2030’a kadar genişletmeye başlamıştı. Ancak Ukrayna’nın işgali ve buna Batılı tepkiler Roscosmos başkanının Rusya’nın projeye katılımını sona erdirmekle tehdit etmesine yol açtı. Zhou ayrıca, Çin’in uzay istasyonu operasyonlarında daha fazla uluslararası işbirliğini davet ettiğini de kaydetti. “Birçok bilim insanı ve mühendisin Çin’in uzay laboratuvarında deney yapma fırsatlarını yakından incelediğini biliyorum. Bu harika bir şey,” dedi Zhou. “CMSA, Çin’in uzay laboratuvarı için açıklığı teşvik etmede aktif olduğumuzu birçok kez söyledi ve hem yerli hem de uluslararası bilim adamları ve mühendislere açık.” CMSA, Tiangong’a uluslararası deneyler göndermek için ortak bir işbirliği girişiminde Birleşmiş Milletler Dış Uzay İşleri Ofisi (UNOOSA) ile halihazırda çalışıyor. Nanoracks CEO’su Jeff Manber, geçen yıl şirketin Çin’e ve uzay istasyonuna işini kaybettiğini söyledi. Manber, Ağustos ayında “Bir müşterimi kaybettim, Çin uzay istasyonuna giderken kaybettiğim ilk müşterim” dedi. “Şimdi bir uzay yarışındayız.” Bu haberde esasında Çin Uzay Programının ne kadar rekabetçi olduğunu gösteriyor ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Çin Tiangong Uzay İstasyonunu Ticari Uzay Etkinliğine Açacak, çin uzay ajansı, Çin Uzay İstasyonu, çin uzay istasyonu ne zaman faaliyete geçecek, çin uzay programı, Tiangong Uzay İstasyonu --- ### [Soyuz Uzay Aracı Nedir? Soyuz Roketi Nedir?](https://uzayportal.com/soyuz-uzay-araci-nedir-soyuz-roketi-nedir/) **Published:** March 1, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **Soyuz Nedir?** Soyuz bir Rus uzay aracıdır. Soyuz, insanları ve malzemeleri uzay istasyonuna ve uzay istasyonundan taşır. Soyuz ayrıca insanları Dünya’ya geri getirebilir. **Soyuz Ne Yapabilir?** ![Soyuz Uzay Aracı](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/03/soyuz-roketi-nedir.jpeg "soyuz-roketi-nedir - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Rus mürettebat üyelerine kozmonot denir. ABD’den NASA mürettebat üyelerine astronot denir. Avrupa, Kanada ve Japonya’dan gelen mürettebat üyelerine de astronot denir. Soyuz, kozmonotları ve astronotları uzay istasyonuna götürür. Bir Soyuz’da üç kişinin binebileceği yer vardır. Uzay aracı ayrıca uzay istasyonuna yiyecek ve su getiriyor. Soyuz bir cankurtaran sandalı gibidir. En az bir Soyuz her zaman uzay istasyonuna bağlıdır. Uzay istasyonunda acil bir durum olsaydı, mürettebat uzay istasyonundan ayrılmak ve Dünya’ya geri dönmek için Soyuz’u kullanabilirdi. ### **Soyuz’un Parçaları Nelerdir?** Soyuz’un iki bölümü vardır. Bir parça Soyuz kapsülüdür. İkinci kısım Soyuz roketidir. **Soyuz kapsül nedir?** Soyuz kapsülü, Soyuz roketinin üstüne oturur. Kapsül üç bölümden oluşmaktadır. Parçalara modül adı da verilir. Kapsülün ilk kısmı Yörünge Modülüdür. Mürettebat üyeleri yörüngedeyken Yörünge Modülünde yaşarlar. Bu modül büyük bir minibüs boyutunda. Yörünge Modülü uzay istasyonuna bağlanabilir. Kapsülün ikinci kısmı İniş Modülüdür. “İnmek” aşağı inmek demektir. Soyuz uzay istasyonuna fırlatılırken mürettebat bu bölümde oturuyor. Ayrıca Dünya’ya iniş için İniş Modülünü kullanırlar. Üçüncü modül, yaşam destek sistemlerine ev sahipliği yapar. Piller, güneş panelleri ve direksiyon motorları gibi şeyleri tutar. **Soyuz Roketi** Soyuz kapsülü, bir Soyuz roketinin üzerine fırlatılır. İnsanları ve nesneleri uzaya fırlatan rokettir. Fırlatmadan sonra kapsül ve roket ayrılır. Soyuz’un roket kısmı Dünya’ya geri döner. Soyuz kapsülü devam ediyor ve spaya ulaşması sadece dokuz dakika sürüyor. **Soyuz Nasıl Fırlar ve İner?** Soyuz, Kazakistan adlı bir ülkeden fırlatıldı. Rusya’nın güney komşusudur. Soyuz’un uzay istasyonuna ulaşması sadece altı saat sürüyor. Mürettebat, istasyona girmek ve istasyondan çıkmak için Soyuz’daki kapağı kullanır. Mürettebat eve gelmeye hazır olduğunda, Soyuz kapsülünde Dünya’ya geri dönerler. Soyuz bir uçak gibi inmez çünkü Soyuz’un tekerlekleri veya kanatları yoktur. İnmek için Soyuz, Dünya atmosferine düşer. Atmosfer Soyuz’u yavaşlatır. Soyuz daha da yavaşlamak için paraşüt kullanır. Soyuz yere yaklaştığında, daha fazla yavaşlamak için küçük roket motorlarını ateşler. O zaman bile, iniş inişli çıkışlı. Soyuz, Kazakistan’ın çimenli ovalarına iniyor. Uzay istasyonundan ayrıldıktan sonra Soyuz’un inmesi sadece 3 1/2 saat sürüyor ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** WikiUzay **Tags:** rus soyuz, soyuz nedir, soyuz uzay aracı, soyuz uzay roketi --- ### [Şubat 1, 2003: Columbia Uzay Mekiği Patlayarak 7 Astronotun Ölümüyle Sonuçlandı](https://uzayportal.com/subat-1-2003-columbia-uzay-mekigi-patlayarak-7-astronotun-olumuyle-sonuclandi/) **Published:** February 1, 2022 **Author:** admin **Content:** ### Şubat 1, 2003: Columbia Uzay Mekiği Patlayarak 7 Astronotun Ölümüyle Sonuçlandı ABD uzay mekiği Columbia, Dünya atmosferine yeniden girerken parçalandı ve gemideki yedi astronotun hepsinin ölümüne sebep oldu. 42 yıllık Amerikan uzay uçuşu tarihinde ilk kez iniş kazası yaşandı. ![Columbia Uzay Mekiği Patlaması 1 Şubat 2003](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/02/columbia-uzay-mekigi-patlamasi.jpeg "columbia-uzay-mekigi-patlamasi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Başkan George Bush şokta olan bir ulusa şunları söyledi: “Kolombiya kayboldu. Kurtulan yok.” Yedi astronottan altısı ABD vatandaşıydı. Onlar Rick Husband, William McCool, Michael Anderson, David Brown ve kadın astronotlar Laurel Clark ve Hindistan doğumlu Kalpana Chawla’ydı. Yedinci – savaş pilotu Albay Ilan Ramon – İsrail’in ilk astronotuydu ve yanında Holokost’tan kurtulan bir minyatür Tevrat parşömeni taşıyordu. Columbia, Florida’daki Cape Canaveral’a inişinden sadece 16 dakika önce parçalandı. Yerel saatle 0900’de (1400 GMT) Görev Kontrolü, tüm verileri ve mürettebatla olan bağlantısını kaybetti. ABD uzay ajansı Nasa daha sonra “büyük bir patlama” raporları ve gökyüzünde duman ve ateş topları gösteren TV görüntüleri arasında Dallas-Fort Worth bölgesine arama ekipleri gönderdi. Teksas’a enkaz saçıldı Nasa yöneticisi Sean O’Keefe duygusal bir duyuruda, “Bugün gerçekten Nasa ailesi, astronotların aileleri için trajik bir gün ve aynı şekilde ulus için de trajik” dedi. Kennedy Uzay Merkezi’ndeki bayraklar yarıya indirildi. Mekiğin enkazı doğu Teksas ve batı Louisiana’ya dağılmış durumda ve otoparklara, ormanlara, arka bahçelere, bir rezervuara, bir çatı katına ve bir dişçi ofisine çarptı. NASA, mekik uçuşlarını geçici olarak askıya aldı. Mekik program yöneticisi Ron Dittemore, Houston, Teksas’ta düzenlediği basın toplantısında, “Bunu anlayana kadar tekrar uçmayacağız. Hat boyunca bir yerde bir şeyi gözden kaçırdık.” Suçlama parmağı, 16 gün önce havalanırken mekiğin sol kanadına çarpan harici bir yakıt deposundan gelen bir yalıtım köpüğüne işaret ediyor. Bazı uzmanlar, bunun, gemiyi Dünya atmosferine yeniden giriş sırasında yoğun ısıdan koruyan karolara zarar verebileceğini söylüyor. Ancak görev kontrolünde lider uçuş direktörü Leroy Cain, gazetecilere mühendislerin uzay aracında herhangi bir hasarın küçük olduğu sonucuna vardıklarına dair güvence verdi. Mekik dünyanın ilk yeniden kullanılabilir uzay aracıydı ve Columbia dört kişilik bir filonun en eskisiydi ve ilk seferini Nisan 1981’de yaptı. Kardeş gemisi Challenger, 17 yıl önce kalkıştan kısa bir süre sonra patladı ve altı astronot ve öğretmen Christa McAuliffe’yi ölümüne sebep olmuştu. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Uzay Tarihi **Tags:** Columbia faciası, Columbia Uzay Mekiği, uzay mekiği, uzay mekiği faciası --- ### [Virgin Galactic Uzay Firması 2022'de Uzay Turizmi Uçuşlarına Devam Edecek](https://uzayportal.com/virgin-galactic-uzay-firmasi-2022de-uzay-turizmi-ucuslarina-devam-edecek/) **Published:** February 23, 2022 **Author:** admin **Content:** ### Virgin Galactic Uzay Firması 2022’de Uzay Turizmi Uçuşlarına Devam Edeceğini Bildirdi. Bilindiği üzere 2021 yılı şu an kadar en fazla uzay uçuşunun gerçekleştiği bir yıldı ve uzay turizmi konusunda 2021’de çok ciddi adımlar atıldı. Bunlardan biride Virgin Galactic şirketininde gerçekleştirdiği uzay turizmi uçuşlarıydı. Özellikle Virgin Galactic uçuşlarının roket fırlatması şeklinde değilde, horizontal kalkan uzay uçağı şeklinde dizayn edilmesi, uzay turizmi açısından önemli bir milat kabul ediliyor. ![Virgin Galactic uzay turizmi uçuşları başlıyor](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/02/virgin-galactic-uzay-turizmi.jpeg "virgin-galactic-uzay-turizmi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Virgin Galactic yöneticileri, 22 Şubat’ta ticari insan yörünge altı misyonlarına yıl sonundan önce başlamak için programa devam ettiklerini, ancak şirketin kârlı hale gelmesinin birkaç yıl alacağını kabul ettiklerini söyledi. Virgin Galactic’in dördüncü çeyrek ve 2021 mali yılı mali sonuçlarının açıklanmasının ardından yapılan bir kazanç çağrısında yöneticiler, şirketin SpaceShipTwo suborbital uzay uçağı VSS Unity ve WhiteKnightTwo taşıyıcı uçağı VMS Eve’deki yükseltmelerin, ticari başlamalarına izin vermek için programda kaldığını söyledi. dördüncü çeyrekte uçuşlar Virgin Galactic’in CEO’su Michael Colglazier telefon görüşmesinde, “Bu yıl ticari hizmete başlamak için doğru yolda ve programda kalmaya devam ediyoruz” dedi. “Anne gemimiz Eve ve uzay gemimiz Unity’deki geliştirmelerde mükemmel ilerleme kaydediyoruz.” Şirket, Ekim ayında, bu araçlarda “belirli eklemleri değiştirmek için kullanılan belirli malzemelerin mukavemet marjlarında olası bir azalma” bulduktan sonra her iki araç için de beklenenden daha erken bir uzun vadeli bakım dönemine başladığını duyurdu. Şirket, İtalyan Hava Kuvvetleri için bu sonbaharda yapılması planlanan bir görevi erteledi ve 2022’nin üçüncü çeyreğine kadar sürmesi planlanan bakım çalışmalarına başladı. Colglazier görüşmede bu programa bağlı kaldı. Eve, uçak üzerindeki çalışmaların “üçüncü çeyrekte tamamlanmaya doğru ilerlediğini” ve Unity’nin de bu çeyrekte bakımını tamamlamasının beklendiğini söyledi. Her iki aracın çeşitli bileşenlerinde yapılan yükseltmeler, güvenilirliklerini artırmayı ve uçuş oranlarını artırmayı amaçlıyor. Aynı zamanda şirket, geçen Mart ayında duyurulan Spaceship III hattındaki ilk ve belki de tek araç olan bir sonraki uzay uçağı VSS Imagine üzerindeki çalışmalarını tamamlıyor. Colglazier, Imagine’in uçuş testlerinin bu yılın sonlarında başlayacağını ve 2023’ün ilk çeyreğinde gelir uçuşlarına başlama hedefiyle başlangıçta araştırma yüklerini taşıyacağını söyledi. New Mexico’daki Spaceport America’dan Unity ile birlikte faaliyet göstererek yılın ilerleyen saatlerinde müşterileri uçurmaya başlayacak. Virgin Galactic, bakım döneminden çıktığında Unity’nin ayda bir uçabilmesini beklerken, Imagine ayda iki kez uçacak şekilde tasarlanmıştır. “Mevcut gemilerimizden bu seviyede bir kapasite sunmaktan çok heyecanlıyız” dedi. Ancak bu uçuş oranı, Virgin Galactic’in uçuş talebini karşılamaya yetmeyecek. Şirket, geleceğini, şirketin geçen yıl açıkladığı gelecekteki bir “Delta sınıfı” uzay uçağı ve yeni nesil taşıyıcı uçaklar üzerine bahse giriyor. Şirket, her ikisi hakkında da birkaç teknik ayrıntı açıkladı, ancak Colglazier, Delta sınıfı araçların hacim olarak üretilecek şekilde tasarlandığını ve haftada bir kez uçabilecek şekilde tasarlandığını söyledi. Şirketin, bu araçlar için üretim yaklaşımını, geçmişteki her şeyi kendi bünyesinde inşa etme yaklaşımından değiştirdiğini söyledi. Virgin Galactic şimdi, 2023’ün sonuna kadar hazır olacak yeni bir Virgin Galactic tesisinde gerçekleşecek nihai entegrasyon ile bu araçların ana alt montajlarını oluşturmak için “birinci kademe” havacılık şirketleriyle birlikte çalışmayı planlıyor. “Bunun bize Delta filomuzu ve gelecekteki ana gemilerimizi inşa etmek için uygun maliyetli ve yüksek verimli bir üretim modeli sunacağını umuyoruz” dedi ve tam operasyonda yılda altı uzay uçağı üretebilme hedefiyle dedi. Şirket, büyüyen bir müşteri birikimine hizmet etmek için bu ek uzay uçaklarına ihtiyaç duyuyor. Colglazier, şirketin ticari uçuşların bu yıl yeniden başlamasına kadar 1000 müşteriye ulaşma hedefi olduğunu söyledi. Virgin Galactic, yaklaşık 750 koltuk sattığını ve bunun 150’sinin, şirketin geçen Ağustos ayında bekleme listesindekilere ve 15 Şubat itibariyle de halka 450.000 dolara bilet satışlarını yeniden açmasından sonra geldiğini söyledi. Geri kalanlar ise, bazıları 15 yıldan daha eskiye dayanan daha önceki bilet satışlarından. uzayportal.com olarak Virgin Galactic firmasına uzay uçuşlarında başarılar dileriz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler --- ### [Şubat 20, 1962: John Glenn Dünya Etrafında Uzaya Giden ilk Amerikalı Astronot Oldu](https://uzayportal.com/subat-20-1962-john-glenn-dunya-etrafinda-uzaya-giden-ilk-amerikali-astronot-oldu/) **Published:** February 21, 2022 **Author:** admin **Content:** ### 20 Şubat 1962’de NASA astronotu John Glenn, Florida’daki Cape Canaveral’dan Friendship 7 adlı küçük bir kapsülün içinde fırlatıldı ![John Glenn ilk Amerikalı Astronot](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/02/John-Glenn-First-American-Astronaut.jpeg "John-Glenn-First-American-Astronaut - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Merkür uzay aracı, Dünya’nın çevresini üç kez dolaştı ve en sonunda, kalkıştan dört saat 55 dakika sonra Turks ve Caicos Adaları yakınlarında denize düşerek iniş yaptı. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk mürettebatlı yörünge uzay uçuşuydu – ülkenin Soğuk Savaş rakibi Sovyetler Birliği’nin 10 ay önce Yuri Gagarin’in dönüm noktası göreviyle çentik attığı bir kilometre taşıydı. 20 Şubat 1962’de NASA astronotu John Glenn, Friendship 7 adlı küçük bir kapsülün içinde Florida’daki Cape Canaveral’dan fırlatıldı. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk mürettebatlı yörünge uzay uçuşuydu – ülkenin Soğuk Savaş rakibi Sovyetler Birliği’nin 10 ay önce Yuri Gagarin’in dönüm noktası göreviyle çentik attığı bir kilometre taşıydı. NASA’nın orijinal Mercury 7 astronotlarından biri olan Glenn, dönüm noktası uçuşunu çevreleyen çember öldükten sonra tam olarak karanlıkta kaybolmadı. Ocak 1964’te NASA’dan emekli oldu, ancak on yıl sonra kamu hizmetine geri döndü ve 1974’te Ohio’dan ABD Senatosu’na seçildi. 1980, 1986 ve 1992’de yeniden seçim kazandı ve toplam dört dönem görev yaptı. Ve Glenn tekrar yörüngeye çıktı. Ekim 1998’de, 77 yaşında, uzay mekiği Discovery’de dokuz gün geçirdi ve uzaya seyahat eden en yaşlı kişi oldu. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Uzay Tarihi **Tags:** 20 Şubat 1962, John Glenn, Mercury 7 Uçuşları --- ### [Jeff Bezosa Ait Blue Origin Firması Uzay Turizmi için New Shepard Misyonlarını Artıracak](https://uzayportal.com/jeff-bezosa-ait-blue-origin-firmasi-uzay-turizmi-icin-new-shepard-misyonlarini-artiracak/) **Published:** February 19, 2022 **Author:** admin **Content:** ## Blue Origin, bu yıl New Shepard yörünge altı sisteminde uçtuğu insan sayısını iki katından fazla artırmayı ve filosuna bir araç daha eklemeyi ve böylece sivil araştırma ve uzay turizmi uçuşlarını artırmayı planlıyor. ![Jeff Bezos Uzay Ucuslari](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/02/Jeff-Bezos-Uzay-Ucuslari.jpeg "Jeff-Bezos-Uzay-Ucuslari - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Blue Origin’in CEO’su Bob Smith, 17 Şubat’taki 24. Yıllık FAA Ticari Uzay Taşımacılığı Konferansı’ndaki bir sunumda, şirketin şu anda karşılamaya çalıştığı yörünge altı uçuşlar için “çok güçlü” bir talep gördüğünü söyledi. “Piyasa sağlam. Çok sağlam. Bu noktada Blue için zorluk, aslında arz sınırlı olmamızdır. Güçlü bir talep varken hiçbir işletme arzla sınırlı olmak istemez” dedi. “Gidip yeni araçlar inşa etmek, onları hazır hale getirmek ve güvenli bir şekilde uçmaya gitmek ve ayrıca fırlatma tempomuzu güvenli bir şekilde yükseltmek bize düşüyor.” Yıllarca süren geliştirme ve bir dizi mürettebatsız test uçuşundan sonra Blue Origin, ilk mürettebatlı New Shepard uçuşunu Temmuz 2021’de yaptı, ardından Ekim ve Aralık’ta lansman yaptı. Bu üç uçuş 14 kişiyi taşıdı: ilk iki uçuşta her biri dört kişi ve Aralık ayındaki lansmanda altı kişiden oluşan tam bir tamamlayıcı. Smith daha sonra Blue Origin’in bu yıl uçtuğu insan sayısını “kolayca ikiye katlamasını” beklediğini söyledi. Daha sonraki bir röportajda, şirketin bu yıl için planladığı hem mürettebatlı hem de yalnızca yük misyonlarını içerecek kaç New Shepard uçuşunu söylemeyi reddetti, ancak mürettebatlı uçuşların her birinin altı kişiyi taşıyacağını söyledi. Lansmanlardaki bu artış, kısmen şirketin bu yıl hizmete sunmayı beklediğini söylediği yeni bir araçla sağlanacak. Ayrıca uçuşlar arasında araçların daha hızlı dönüşünü gerektirecektir. “Düşünmemiz gereken yer burası çünkü uzay uçuşunun başının belaya girdiği yer orası” dedi. “Yeniden kullanılabilir bir fırlatma sistemini nasıl metodik olarak kontrol edebileceğimizi düşünmek için çok zaman harcadık.” ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Blue Origin, jeff bezos ve uzay uçuşları, sivil uzay uçuşları, uzay turizm, Uzay turizmi uçuşları --- ### [Uzay Ekonomisi ve Uzay Madenciliğinin Dünya Ekonomisine Gelecekteki Etkileri](https://uzayportal.com/uzay-ekonomisi-ve-uzay-madenciliginin-dunya-ekonomisine-gelecekteki-etkileri/) **Published:** January 14, 2022 **Author:** admin **Content:** Tüm dünyadaki genel duruma baktığımızda, tarih boyunca insanlığın sürekli doğal kaynaklar ve enerji kaynakları için savaştığını ve kavga ettiğini görmek mümkündür. Özellikle kıt kaynaklara hükmetmek isteyen toplumlar, devamlı savaşmışlar ve hatta iki dünya savaşı da hammadde ve enerji kaynaklarına hükmetmek için savaşılmıştır. Bu trendin bugüne kadar da devam ettiğini söylemek mümkündür. Özellikle üretim ekonomisi genişledikçe ve buna paralel olarak tüketim ekonomisi de büyüdükçe, dünyanın azalan doğal kaynakları daha da kıt hale gelmekte ve ilerisi için ciddi stratejik sorunları da beraberinde getirmektedir. ![Asteroidlerde uzay madenciliği](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/Asteroit-Uzay-Madencilik.jpg "Asteroit Uzay Madencilik - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Mevcut hammadde kaynakları ve enerji kaynakları çoğaltılamayacağına göre (yenilebilir kaynak ve enerji formları hariç), yeni hammadde ve enerji kaynakları bulmak elzem olmuştur. Burada uzay teknolojileri ve uzay madenciliği devreye girmektedir. Uzayda birçok kaynağın bulunduğu uzun yıllardan beri bilinmektedir. Gerek asteroidlerde bulunan metal ağırlıklı maddeler, gerekse ayda bulunan Helyum3 tarzı enerji üretiminde kullanılabilecek maddelerin varlığı gelecekteki küresel ekonomi için önemli bir rol oynamaktadır ve ABD, Rusya, Çin gibi uzay madenciliğine soyunabilecek ülkelerin iştahını kabartmaktadır. Ayrıca bu uzay madenlerine ve değerli maddelere en hızlı ulaşabilen ülkelerin hem stratejik hem de lojistik anlamda çok ciddi bir avantaja sahip olacağı da aşikardır. Mesela Çin Uzay Ajansının Ayın çok kapsamlı bir doğal kaynak haritasına sahip olması veya küçük bir ülke olan Lüksemburg’un uzay madenciliği için ciddi yatırım yapıyor olması tesadüf değildir. Asteroitlerde özellikle farklı silikatların bol miktarda bulunduğu, buna ek olarak demir, nikel, platin, iridyum, paladyum, osmiyum, rutenyum, rodyum bulunduğu; tüm bunlara ek olarak da bazı asteroitlerde bol miktarda altın bulunduğu da bilinmektedir. Birçok uzay madencilik uzmanı, bir asteroitte bulunan malzemelerin yüz milyonlarca dolar edebileceğini söylemektedirler ve eğer tek bir asteroit yüz milyonlarca dolar ediyorsa, o zaman sadece güneş sistemimizde katrilyonlarca dolar değerinde hammadde bulunduğu aşikardır. Buna dünyanın doğal uydusu olan Ayda bulunan kaynakları ve Helyum3’ün füzyon ile enerji üretimindeki potansiyel önemini göz önünde bulundurursak, ortada neredeyse fiyat konulamayacak kadar büyük bir değerin var olduğu görülmektedir. Buna ek olarak, uzay madenciliğinin aynı zamanda uzay ekonomisi olarak ele alındığında, tüm dünya ekonomisindeki üretim değerinden çok daha büyük bir değer elde edilebileceği ve bu getirinin dünya ekonomisine enjekte edilmesi durumunda, dünya çapında global bir kalkınma olacağı ve dünyanın birçok sorununun çözümü için gereken finans kaynağının da ortaya çıkacağı aşikardır. Tabii burada en önemli konu bu madenlerin dünyaya nasıl getirileceği sorusudur. Bu konuda bilim adamları arasında iki temel görüş mevcuttur. Birinci görüşe göre uzay derinliklerinde üretim fabrikaları kurulmalıdır ve bu hammaddeler orada işlenmelidir, ancak bunun teknolojik olarak mümkün olması henüz çok uzaktır. Daha yaygın olan ikinci görüşe göre bu maddeler dünyanın yörüngesine getirilmeli ve dünya yörüngesinde kurulacak fabrikalarda işlenmeli ve son ürünler dünyaya getirilmelidir. Tabii ki bu asteroitleri dünya yörüngesine getirmenin de ciddi bir ekonomik maliyeti vardır. Caltech’de (California Institute of Technology) hazırlanan bir 2012 fizibilite raporunda 7 metrelik bir asteroidi sadece Ay yörüngesine bile getirmenin maliyeti yaklaşık olarak $2,6 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. Tabii ki bu çok ciddi bir maliyet olarak görülse bile bunun sistematik olarak yapılması bu işlemlerin maliyetini azaltacak ve bazı teknolojik yaklaşımlarla birden fazla asteroidi toplu şekilde getirmek mümkün olabilecek ve bu da milyarlarca dolarlık kaynağın elde edilmesini sağlayacaktır. Bu konuda gerek NASA gerek ESA ve hatta Roscosmos şimdiden birçok benzeri simülasyona başlamış bulunmaktadır. ![Ayda Helyum 3 madenciliği](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/Ayda-Helyum3-Madencilik.jpg "Ayda Helyum3 Madencilik - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Ayrıca ilk etapta, aydaki var olan kaynakların çıkarılması ve işlenmesi ekonomik olarak daha uygun olacaktır. Sadece 1 kilogram Helyum3’ün 3 milyon dolar değere sahip olduğu düşünülerse bunun çok rantabl olacağı da aşikardır. Tabii ki ayda Helyum3 dışında da birçok kaynak olduğu ve özellikle az bulunan bazı elementlerin ayın karanlık bölgesinde bulunduğu birçok haritalandırma görevi esnasında anlaşılmıştır. Özellikle NASA ve Çin Uzay Ajansı bu konuda yoğun bir rekabet halindedir ve her iki devlet ajansıda hızlı bir şekilde Aya insan göndermek ve daha da önemlisi ayda bir üs kurmak çalışmalarını hızlandırmıştır ve her iki uzay ajansıda 2030 itibariyle ayda kalıcı bir üs kurmayı uzay programlarına dahil etmişlerdir. Tahminen bunun gerçekleşmesinin en geç 5 yıl ötesinde ay kaynakları çıkarılmaya ve işlenmeye başlayacaktır. Birçok bilim adamı 2040 yılı itibariyle gerek ayda gerek asteroitlerde uzay madenciliğinin belirli bir düzeyde bile olsa var olacağını belirtmektedir. Dolayısıyla uzay madenciliğinin dünya ekonomisinde önemli bir rol alacağını söylemek mümkündür. Burada önemli olan Türkiye’nin de bu uzay madenciliği yarışında en baştan yer alması gerektiğidir ve bu yüzden henüz daha yeni kurulmuş bir kurum olarak yolun başında olan Türk Uzay Ajansına çok önemli bir görev düşmektedir. Unutmayalım ki Atatürk’ün dediği gibi “*İstikbal Göklerdedir*” ve 21. Yüzyılın gelişmeleri ışığında Türkiye’nin uzun vadeli geleceğinin uzayda olduğu da aşikardır ve bu yüzden gerek TUA’ya gerek özel sektöre büyük görevler ve devlet büyüklerimize de önemli sorumluluklar düşmektedir. Tıpkı Mavi Vatan gibi Uzay Vatan kavramı da artık yavaş yavaş ülkemiz gündemine girmeli ve ülkemizde uzay kaynaklarına hükmeden ülkeler sınıfında yer almalıdır. Sadece kaynak erişimi açısından değil, uzaydaki kaynaklara da erişim hakkımızın var edilebilmesi adına şimdiden bu tür projeler açıklanmalı, Türkiye’nin ileriki 30 yıllık kalkınma programlarına dahil edilmeli ve Devlet, Türk Uzay Ajansı, ve Özel Sektör üçgeninde hem parasal, hem yasal, hem teknolojik gerekli çalışmalar hızla yapılmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Böylece ülkemizde, en gelişmiş ülkeler sınıfında, Uzay Vatan kavramı ile beraber gerek dünyada gerek uzayda stratejik önemi olan bir ülke olarak hak ettiği yere de kavuşacaktır. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** asteroit madenciliği, Atatürk ve Uzay, helyum 3 ve ay, İstikbal Göklerdedir ve Uzay, türk uzay ajansı, türk uzay madenciiliği, uzay madenciliği, uzay madenleri, uzayda demir, uzayda hammadde, uzayda nikel --- ### [Uzay Çağında Ekonomide Lojistik ve Teknolojik Çözümler](https://uzayportal.com/uzay-caginda-ekonomide-lojistik-ve-teknolojik-cozumler/) **Published:** January 14, 2022 **Author:** admin **Content:** ![Uzay Teknolojileri ve Lojistik](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/uzay-teknolojileri-ve-lojistik.png "uzay-teknolojileri-ve-lojistik - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Özellikle SpaceX, Virgin Galactic, ve Blue Origin firmalarının bu sene yaptığı ticari uzay uçuşlarından sonra kimse artık uzay çağında olduğumuzu reddedemez. Uzay çağında olmanın uzay teknolojilerinde ki gelişmeler dışında aynı zamanda güncel yaşamlarımızın daha da iyi olması içinde etkisi vardır. Tabi bu da ister istemez global ekonomiyi de etkilemekte ve özellikle lojistik sektörüne özel katkılar sağlamaktadır. Uzay teknolojilerinin güncel hayatımızda ve ekonomideki etkileri dinamik ve etkileşimli bir şekilde artmaktadır. Ekonomide en önemli kavramlardan biri tedariktir. Bir ürünün tedarik zinciri üretimle başlasa da, üretim için gerekli olan hammadde tedariki dışında, ürün üretildikten sonrada o ürünün gerekli pazarlara gerekli şartlar altında ulaştırılması gerekmektedir. Bu da deniz, hava ve kara yolları ile mümkün olmakta, ama arka planda uzay teknolojilerinin de ciddi bir katkısı olmaktadır. Örneğin özellikle deniz ve hava ulaşımında doğru GPS ile en efektif rotalar belirlenmekte ve minimum yakıt tüketimiyle ürünler hedeflerine en hızlı şekilde ulaşmaktadırlar. Bunun dışında uydu haberleşmede lojistik hizmetlerinin temelini oluşturmaktadır. Ayrıca gelişmiş az yakıt tüketimli yeni kargo uçakları sayesinde tazelik veya aciliyet gerektiren her ürün yerlerine en seri şekilde ulaştırılabilmektedir. Tabii uzay teknolojisi kavramı sadece roket teknolojilerini değil aynı zamanda güncel teknolojileri de barındırmaktadır. Bugün kullandığınız mutfaktaki mikrodalga, işyerimizdeki yangın söndürücü, kullandığımız LC ve Plazma monitörler, uzayda geliştirilmiş antibiyotikler gibi imkanlarda uzay teknolojisinden çıkmıştır. Yapay zekâ algoritmaları da bu kategorilerde yer almaktadır. Yapay zekâ algoritmaları ile üretim teknolojileri ciddi oranda hızlandırılmaktadır ve 24&7 üretim planlaması mümkün olmaktadır. Ayrıca yapay zekâ teknolojileriyle entegre olmuş insansız uçuş ve sürüş sistemleri lojistik dağıtımda ileride önemli yer tutacağa benzemektedir. Böylece ürünler insansız hava araçları ile de havada, ve insansız taşıtlarda da karada 24&7 esasına göre yapay zeka protokolleriyle ve otomatik kontrollü sınır geçişleriyle çok farklı bir boyutta tedarik zinciri hayata geçebilir. Şu an tüm dünyada hissedilen lojistik ve tedarik krizi ise bir nevi yetersiz teknoloji ve tekniklerle yapılan çalışmaların sonuçlarını göz önüne sermektedir. Buna ek olarak insanlı geçişlerdeki yavaşlık ve sorunlar olayların daha da çıkılmaz hale gelmesine yol açmaktadır. Ekonominin çarklarının düzgün çalışması aynı zamanda genel uygarlığın refah seviyesinin artmasına da yol açacak ve bu da eğitim, sağlık, kültür, sağlık gibi konularda da toplumların daha üst seviyelere ulaşmalarına sebep olacaktır. Böylece bu değişimler, hem bireyin hem toplumun daha iyi konumlara gelmesine ve herkesin daha müreffeh ve anlamlı bir hayat yaşamalarına yol açmaktadır. Ancak bunun yolu da 21. yüzyılda daha yüksek teknolojiden geçmektedir ve dolayısıyla uzay teknolojileri de teknolojilerin en üst noktası olarak üretimden enerjiye, kaynak elde etmekten lojistiğe kadar birçok yerde rol oynamaktadır. Tabii ki aynı şekilde, ülkemizde bu global değişimlerde rol alabilmelidir ve bu yüzden ülkemizde uzay teknolojileri konusuna mevcut duruma göre daha fazla eğilmek ve odaklanmak, ayrıca özel sektördeki firmalarıda fonlarla ve Ar-Ge destekleriyle desteklemek gerekmektedir. Belki de Atatürkün aşağıdaki sözü konuyu en iyi şekilde anlatmaktadır. “Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur” ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** kargo uzay teknolojisi, ticari uzay uçuşları, uzay teknolojisi ve taşımacılık, uzay tekolojileri ve lojistik --- ### [Uzay Bil.-Tek. Yük. Müh. Prof. Dr. Uğur Güven: ''Uzay Vatanı keşfedeceğiz ve ona sahip çıkacağız''](https://uzayportal.com/uzay-bil-tek-yuk-muh-prof-dr-ugur-guven-uzay-vatani-kesfedecegiz-ve-ona-sahip-cikacagiz/) **Published:** February 10, 2021 **Author:** admin **Content:** # Uzay Bil.-Tek. Yük. Müh. Prof. Dr. Uğur Güven: ”Uzay Vatanı keşfedeceğiz ve ona sahip çıkacağız” Türkiye’nin Uzay Çağı Başlıyor. Ulusal Kanalda Uzay Bil.-Tek. Yük. Müh. Prof. Dr. Uğur Güven değerlendiriyor ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** uzay çağı ve Türkiye, uzay vatan, uzay vatan ve türkiye --- ### [CNNTürk Röpörtaj- Hindistan Uzay Ajansı ISRO Yaptığı Uzay Teknolojileri Çalışmaları ve Aya Fırlatılan Sonda](https://uzayportal.com/cnnturk-roportaj-hindistan-uzay-ajansi-isro-yaptigi-uzay-teknolojileri-calismalari-ve-aya-firlatilan-sonda/) **Published:** November 24, 2019 **Author:** admin **Content:** CNNTürk Röpörtaj 5N1K Cüneyt Özdemir- Hindistan Uzay Ajansi ISRO Yaptığı Uzay Teknolojileri Çalışmaları ve Aya Fırlatılan Sonda, Hint Uzaj Ajansı Neler Yapıyor? Hint Uzay Ajansı uzay çalışmaları, Hindistan Ay Sondası, Chandraayan 2 ay sondası, Hindistan Mars Sondası, Hint Uzay Çalışmalarının önemini CNNTürkteki 5N1K programı için Prof. Dr. Uğur Güven değerlendirdi. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** hindistan uzay, hint uzay çalışmaları, ISRO ve Uzay --- ### [Ulusal Kanal - Türkiye 3. Dünya Savaşına Teknolojik olarak Hazırmı? Türkiye Uzay Savaşlarına Hazırmı Uğur Güven,Adil Erdem,Kıvanç Özdal](https://uzayportal.com/ulusal-kanal-turkiye-3-dunya-savasina-teknolojik-olarak-hazirmi-turkiye-uzay-savaslarina-hazirmi-ugur-guvenadil-erdemkivanc-ozdal/) **Published:** May 30, 2021 **Author:** admin **Content:** Dünyada savunma teknolojilerinde neler oluyor? Turkiyenin Hava ve Deniz Savunmasında teknoloji durumu nedir. Turkiyede Uzay Savunma Sistemleri varmı? Turkıyede uzay teknolojileri savunmada ne durumda? F35 savaş uçağı nedir? S400 lerın savunmada rolu nedir. Donanma teknolojisi ne durumda ve Turkıyede savunma fuzelerı uretılıyormu? Fırkateyn nedir ve MILGEM nedır. Insansız savas ucagımız ne durumda? SIHA nedir?Türkiye uzay savaşlarına hazırmı? ve tum soruların cevabı bu programda. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** Milgem, Türk Donanması, Türkiye 3 Dünya Savaşı --- ### [Radyo Söyleşi- Uğur ATİS'le Ayak Üstü Bir Şeyler: Prof Dr Uğur GÜVEN Turkiyede Uzay Teknolojisi](https://uzayportal.com/radyo-soylesi-ugur-atisle-ayak-ustu-bir-seyler-prof-dr-ugur-guven-turkiyede-uzay-teknolojisi/) **Published:** January 7, 2021 **Author:** admin **Content:** Türkiyede Uzay Çalışmaları ne durumda? Türk Uzay Ajansı neler yapıyor? TUA Uzay çalışmaları, Türkiye Uzayda geri kaldımı? Uzay Madenciliği ve Türkiye? Türkiye aya gidecekmi? Uzay Turizmi nedir? Ulusal Radyoda bu radyo söyleşisinde Uğur Atis soruyor, Prof. Dr. Uğur GÜVEN cevaplıyor. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** türk uzay ajansı, türkiye uzay, türkiye uzay ajansı --- ### [Ulusal Kanalda Prof Dr Uğur Güven değerlendirdi NASA'nın Perseverance uzay aracı Mars'a indi](https://uzayportal.com/ulusal-kanalda-prof-dr-ugur-guven-degerlendirdi-nasanin-perseverance-uzay-araci-marsa-indi/) **Published:** February 18, 2021 **Author:** admin **Content:** Perseverance uzay aracı Marsta önemli gözlemler yapmak için Mars’a iniş yaptı. Marsta yeni bulunan bulgular ne olacak. NASA’nın son Mars misyonun önemi nedir? Perseverance Marsta Yaşam bulacakmı? Marsta koloniler ne zaman kurulacak? Mars yaşama uygunmu? Marsta insanlar yaşayabilirmi? Ulusal Kanalda Prof Dr Uğur Güven değerlendirdi NASA’nın Perseverance uzay aracı Mars’a indi ve Perseverance neler yapacak? Jezere kraterinde yaşam izi varmı? ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** mars araştırma, mars görevi, Mars Misyonu, mars yaşam, marsda hayat, Perseverance uzay aracı --- ### [Critürk Radyo Söyleşi: Prof Dr Uğur Güven Anlatıyor Çin Uzayda Neler Yapıyor? Türkiye Uzay Çalışmalarında Ne Durumda?](https://uzayportal.com/criturk-radyo-soylesi-prof-dr-ugur-guven-anlatiyor-cin-uzayda-neler-yapiyor-turkiye-uzay-calismalarinda-ne-durumda/) **Published:** October 22, 2021 **Author:** admin **Content:** Prof. Dr. Uğur Güven: “Nükleer yakıtın uzay araçlarında kullanımını daha uzakları keşfetmemizi sağlayacak” “Çin uzayda fenomen sayılacak bir enerji projesini gerçekleştiriyor”, “Çin uzay çalışmalarında ciddi kapasitesi olan ve astronot fırlatabilen 3 ülkeden biri” ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** çin uzay ajansı, çin uzay çalışmaları, çin uzay işbirliği, nasa neler yapıyor, türkiye uzay ajansı, türkiye ve uzay --- ### [Uzay Vatan Kavramı, Uzay Madenciliği ve Türk Uzay Ajansı Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/uzay-vatan-kavrami-uzay-madenciligi-ve-turk-uzay-ajansi-prof-dr-ugur-guven/) **Published:** November 30, 2021 **Author:** admin **Content:** Dünyada sivil uzay sektöründe neler oluyor? Uzay Turizmi ne durumda? Uzay Turizmi Nedir? Uzay Madenciliği Nedir? Helyum 3 ve Ay Madenciliği, Türkiye Uzay Madenlerini elde edebilirmi? Türk Uzay Ajansı neler yapıyor? Uzay otelleri gerçekmi? Jeff Bezos ve Uzay, SpaceX Neler yapıyor? Türkiye ve Uzay Çalışmaları. Uzay Vatan kavramı nedir? Uzayda Türkiyenin hakları nedir? Türkiye uzay çalışmalarında ne durumda. Ulusal Radyoda Prof. Dr. Uğur GÜVEN cevaplıyor. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** TUA, türkiye uzay, türkiye uzay ajansı, uzay madenciliği, uzay turizm, uzay vatan --- ### [Ulusal Kanal - Dünyada ve Türkiyede Uzay ve Yapay Zeka Çalışmaları](https://uzayportal.com/ulusal-kanal-dunyada-ve-turkiyede-uzay-ve-yapay-zeka-calismalari/) **Published:** October 31, 2021 **Author:** admin **Content:** Yeni Ufuklar Programı, 31 Ekim 2021, Şule Perinçek Prof Dr Uğur Güven Prof Dr Ali Okatan Ulusal Kanal – Dünyada ve Türkiyede Uzay ve Yapay Zeka Çalışmaları, Türkiye Uzay Araştırmaları, Türkiye Uzay Çalışmaları Dünyada uzay ve yapay zeka çalışmaları ne alemde? Türkiyede çalışmalar ne durumda? Bilim ve Türkiye ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** Şule Perinçek, Türkiye Uzay Araştırmaları, Uğur Güven --- ### [James Webb Uzay Teleskopu ile İlgili Röpörtaj - Aydınlık Gazetesi ve Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/james-webb-uzay-teleskopu-ile-ilgili-roportaj-aydinlik-gazetesi-ve-prof-dr-ugur-guven/) **Published:** December 28, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Webb Uzay Teleskop Neler Yapabilir](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/Aydinlik-Roportaj-Webb-teleskop-Ugur-Guven.jpg "Aydinlik-Roportaj-Webb-teleskop-Ugur-Guven - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") BM Asya Pasifik Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Araştırma Merkezi Kurul Üyesi Prof. Dr. Uğur Güven (Uzay Mühendisi) de uzay teknolojilerine yapılan yatırımların günlük hayata mutlaka dönüşü olduğunu anlattı. Güven Aydınlık’a yaptığı açıklamada, “*Evreni ne kadar iyi anlarsak o kadar çok fizik ve bilim bilgisine sahip oluyoruz. Bunlar dönüp dolaşıp günlük hayatımızda kullandığımız teknolojilere dönüşüyor. Mutfaktaki mikrodalga fırından hastane- deki MR cihazına kadar hepsi bu bilgilerle bağlantıl*ı” dedi. JWST’nin Hubble’ın çok ötesinde veri sağlayacağını dile getiren Profesör Güven sözlerine şöyle devam etti: “Donanımdan öte teleskobun bulunduğu yer de alacağımız veriler açısından önemli. Hubble Dünya’ya 550 kilo-metre mesafede. Uzayın başlangıcı diyebileceğimiz bir yerde. Her ne kadar Dünya’nın atmosferinin üzerinde de olursa, moleküler partiküllerden, manyetik alanlardan etkilenebiliyor. JWST, Dünya’ya 1,5 milyon kilometre uzaklıkta olacak. Ayrıca JWST’de aşırı derece soğutulmuş özel kameralar var. -223 derecede çalışacak. Bu anlamda da bir ilk. Kriyojenik kamera uzak mesafeleri yüksek çözünürlükle görebilme imkanı tanıyacak.” [Aydinlik-Roportaj-27122021pdf (Röpörtaj için Tıklayın)](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/Aydinlik-Roportaj-27122021pdf.pdf) ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** Astronomi Teleskop, Dış Gezegenler, Hubble Uzay Teleskop, james webb, JWST nedir, Uzay Bilimleri, webb uzay teleskobu --- ### [Bengütürk TV: Marsda Bulunan Karbon İzi Ne Anlama Geliyor: Marsda Hayat Varmı? Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/benguturk-tv-marsda-bulunan-karbon-izi-ne-anlama-geliyor-marsda-hayat-varmi-prof-dr-ugur-guven/) **Published:** January 21, 2022 **Author:** admin **Content:** Bengütürk TV: Marsda Bulunan Karbon İzi Ne Anlama Geliyor: Marsda Hayat Varmı? Güneş Sisteminde Nerede Hayat Var? Uzayda Hayat Varmı? İnsanlık dışında Uzayda Yaşam Varmı, Marsta Koloni ne zaman kurulacak: Prof. Dr. Uğur Güven, Yüksek Uzay Mühendisi BengüTV de Anlatıyor ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Medya **Tags:** europa yaşam, güneş sisteminde hayat, mars hayat, mars yaşam, marsda hayat varmı, marsda karbon izi, marsta hayat --- ### [Uzay Turizmi Nedir?](https://uzayportal.com/uzay-turizmi-nedir/) **Published:** September 11, 2021 **Author:** admin **Content:** Son zamanlarda duyulan kavramlardan biri Uzay Turizmi kavramıdır. Özellikle Temmuz ayında Richard Bronson’un Virgin Galactic ile olan uzay uçuşu ve hemen 2 hafta sonrasında Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un Blue Origin ile olan uçuşu (dünyanın en yaşlı ve en genç astronotuda para ödeyip bu uçuşa katıldı) artık ticari uzay uçuşları devrinin başladığını gösteriyor. İleride insanların bilet alıp uzay sınırı kabul edilen 100 km irtifa üstüne çıkmalarıyla uzaya çıkmış oldukları kabul edilecek ve hatta uzay otellerinde 400-500 km irtifada kalmaları mümkün olabilecek. Şu an Orbital Assembly Corporation 2027 yılında alçak yörüngede yer alacak ilk uzay oteli için dizayn çalışmalarını bitirdi bile. Genel olarak uzay turizmi üçe ayrılmaktadır: - Alçak yörüngeye ticari uçuş ve çekimsizlik ortamını deneyimlemek - Alçak yörüngede bir uzay otelinde 1 gün veya daha fazla kalıp dünyaya dönmek - Uzak uçuşlarla ay yörüngesinde tur atmak ve geri dönmek. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** WikiUzay **Tags:** Blue Origin Uçuş, jeff bezos, richard bronson, türkiye uzay, türkiye uzay turizmi, uzay nerede başlar, uzay oteli, uzay turistleri, uzay turizmi, uzay turizmi nedir, uzay uçuşu ne kadar, Virgin gaalctic Uçuşu --- ### [Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Nedir?](https://uzayportal.com/uluslararasi-uzay-istasyonu-iss-nedir/) **Published:** September 16, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Uluslararası Uzay İstasyonu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/Uluslararasi-Uzay-İstasyonu-300x172.jpg "Uluslararası-Uzay-İstasyonu - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), düşük Dünya yörüngesindeki modüler bir uzay istasyonudur. NASA, Roscosmos, JAXA, ESA ve CSA: Beş katılımcı uzay ajansını içeren çok uluslu bir ortak projedir. Uzay istasyonunun mülkiyeti ve kullanımı, hükümetler arası anlaşmalar ve anlaşmalarla belirlenir. İstasyon iki bölüme ayrılmıştır: Rusya tarafından işletilen Rus Yörünge Segmenti (ROS); ve birçok ülke tarafından paylaşılan Amerika Birleşik Devletleri Yörünge Segmenti (USOS). Roscosmos, daha önce OPSEK adlı yeni bir Rus uzay istasyonu inşa etmek için segmentin öğelerini kullanmayı önererek, ROS’un 2024 yılına kadar devam eden operasyonunu onayladı. İlk ISS bileşeni 1998’de piyasaya sürüldü ve ilk uzun vadeli kalan astronotlar ise 2 Kasım 2000’de geldi. İstasyon o zamandan beri sürekli olarak kullanımda kaldı ve o günden bugüne sürekli astronot ve kozmonot kombinasyonları Uluslararası Uzay istasyonunda kaldı. Ayrıca ISS, Mir uzay istasyonu tarafından tutulan önceki 9 yıl 357 gün rekorunu geçerek, alçak Dünya yörüngesindeki en uzun sürekli insan varlığını temsil eden uzay yapısıdır. En son ana basınçlı modül Leonardo, 2011’de takıldı ve 2016’da deneysel bir şişme uzay yaşam alanı eklendi. İstasyonun geliştirilmesi ve montajı, 2020’de başlayan birkaç büyük yeni Rus unsuruyla devam ediyor. Aralık 2018 itibariyle, istasyonun 2030 yılına kadar faaliyet göstermesi bekleniyor. Aşağıdaki videoda ISS istasyonundan uzayı ve dünyayı canlı olarak gösteren kameradan uzayı ve dünyayı görebilirsiniz. Gerçek zamanlı anlık görüntüdür, lütfen play tuşuna basınız. Videonun altında uluslararası uzay istasyonunun dünya yörüngesinin neresinde olduğunuda görebilirsiniz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** WikiUzay **Tags:** ISS, ISS Nedir, iss nerede, Uluslararası Uzay istasyonu --- ### [Dijital Çağda Ekonomi: Uzay Ekonomisi, Yapay Zekâ Ekonomisi, Yüksek Teknoloji Ekonomisi ve Sanayileşme 5.0+ Geçiş](https://uzayportal.com/dijital-cagda-ekonomi-uzay-ekonomisi-yapay-zeka-ekonomisi-yuksek-teknoloji-ekonomisi-ve-sanayilesme-5-0-gecis/) **Published:** January 14, 2022 **Author:** admin **Content:** ![Yapay Zeka ve Robotik ve Uzay Teknolojileri](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/yuksek-teknoloji-ve-uzay-yapay-zeka.jpeg "yuksek-teknoloji-ve-uzay-yapay-zeka - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Ekonominin temel tanımları aynı kalmakla birlikte, ekonomi sürekli gelişen bir olgudur. Bu gelişim zamana göre olup tarih boyunca değişken olmuştur. Rönesans ile gelen yeni çağ, aynı zamanda Avrupa’da sanayi devriminin önünü açmışken, şimdi dünyada uzay ekonomisi ve yapay zekâ ekonomisi çağı konuşulmaktadır. Temmuz başlarında uzaya giden Richard Bronson, firması Virgin Galactic ile sadece ticari uzay uçuşlarının önünü açmakla kalmamış, aynı zamanda uzay turizmi kavramını ekonomik bir faaliyet olarak dünyaya katmıştır. Tıpkı 1930’larda olan havacılık sektörünün ani genişlemesi gibi ticari uzay sektörü de çok ciddi bir açılıma girmiştir ve büyük ihtimal ile önümüzdeki 10 yılı tanımlayan en önemli ekonomik faaliyetlerden biri de uzay ekonomisi olacaktır. Yine temmuz ayında gerçekleşecek ve Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un yapacağı ticari uzay uçuşuyla beraber multimilyar dolarlık bir uzay ekonomisinin de ayak sesleri çok net işitilmektedir. Buna Elon Musk’ın SpaceX firması da eklenince dünya yörüngesine veya aya, hatta Mars’a yapılacak ticari uçuşlar önümüzdeki 10 yılı domine edecektir. Şimdiden “DHL to the Moon” diye bir firma kurulmuş olup, bugünden aya göndereceğiniz kargo paketlerinin siparişini verebilir 2025’ten itibaren ticari kargolarınızı ve paketlerinizi aya gönderebilirsiniz. İleriki 50 yılda bazı üretim mekanizmalarının uzaya çıkarılması ve yapılandırılması ile uzaydaki ham maddelerin bu üretim döngüsünde kullanılması şimdiden konuşulmaktadır. Uzay ekonomisi, küresel ekonomiyi de değiştirecek ve yepyeni bir uzay çağının uygarlıkta açılmasına yol açacaktır ve bu ülkemizi de etkileyecektir. Tabii uzay ekonomisine ek olarak, yapay zekâ ve robotik alanında olan gelişmeler, ve tüm bunlara ek olarak yüksek teknoloji alanlarında ve yeni nesil enerji üretimlerinde yapılan ArGe çalışmaları ile tamamen yepyeni üretim modelleri oluşturmaktadır. Bu yüzden ekonominin işlevini açıklayan mekanizmalarında değişebileceğini öngörmek hayal olmaz. Sürücüsüz araçlardaki gelişmeler gerek ticari gerek bireysel kullanımlarda yaşam stilimizi değiştireceğe benzemektedirler. Bunun dışında tamamen robotik tabanlı ve 24&7 esasına dayalı üretim modelleri, yüksek teknoloji ile üretilen ve insan hayatını kolaylaştıran ürün ve hizmetler, yeni nesil enerji sistemleriyle oldukça düşük maliyetli ve karbon salınımı yapmayan enerji üretim modelleriyle tüm dünyada gerek ticari gerek toplumsal hayatın değişeceği, ve ekonomik akışında bu yeni dijital çağda buna uygun olarak dönüşeceğini öngörmek mümkündür. Özellikle enerji alanında önümüzdeki 20 yılda beklenen gelişmeler, enerjiyi daha erişimi kolay ve ucuz yaparak, tüm dünyada bunun etkileri yaşamın her alanında görülecektir. Hatta şu an konuşulan Sanayi 5.0 kavramının da ötesine çıkan bu değişimler, Sanayi 5.0+ olarak adlandırılabilir. Peki bu dijital çağa veya Sanayi 5.0+’a doğru giderken uzay ekonomisi, yapay zekâ ekonomisi, yüksek teknoloji ekonomisi gibi kavramlar ortaya çıkarken bunun jeopolitik sonuçları olacak mıdır diye sormakta mümkündür. Elbette Batı Devletleri bu ekonomik dönüşümlere ve imkanlara daha hızlı erişim sağlayabilecek (ilgili bilim ve teknoloji patentlerinin çoğunun Batılı ülkelerde çıkmasından dolayı) ve bu da dünyada her zamankinden daha fazla eşitsizliğinde meydana gelmesine yol açabilecektir. Bu yüzden Türkiye’de Bilim ve Teknoloji sektörüyle, sanayi ve ticaret sektörünün de, hızla devlet teşvikleri ile bir nevi bu yeni dijital dönüşümde hızla yer almaları gerekmektedir. Türkiye’de bu yüzden bu konularda çalışacak bilim adamlarının ve genç mühendislerin önü hızla açılmalı ve bir milli dönüşüm programı ilan edilerek ülkemizin de bu yeni alanlarda en ön sıralarda yer alması sağlanmalıdır. Özellikle uzay sektöründe ve yapay zekâ sektöründe olan hızlı değişimlerin çok reel sonuçları olacağı için bu dönüşümde en ön sıralarda yer almalıdırlar. Böylece ülkemiz bu yeni ekonomik düzende en ön sıralarda yer alabilecektir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** Dİjital Çağda Uzay Ekonomisi, endüstri 4.0 ve uzay, robotik ve uzay, Sanayileşme 5.0, sanayileşme ve uzay, yapay zeka ve uzay --- ### [Uzay Teknolojilerinin Günlük Teknoloji ve Global Finansa Etkisi](https://uzayportal.com/uzay-teknolojilerinin-gunluk-teknoloji-ve-global-finansa-etkisi/) **Published:** January 14, 2022 **Author:** admin **Content:** [![Space Technology and Finance](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/space-technology-finance-300x213.webp "space-technology-finance - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/01/space-technology-finance.webp)Herkes uzay teknolojisi deyince özellikle Aya gitmek, Marsa gitmek gibi aktiviteleri anlar. Doğal olarak toplumun önemli bir kesimi bunu desteklerken, küçük sayılmayacak bir bölümü de uzay araştırmalarına harcanan parayı gereksiz bir harcama olarak görmektedir. Hatta en son olarak çevre aktivisti Greta Thunberg bile uzay araştırmaları için yapılan harcamaları eleştirmiştir. Toplumun bazı kesimlerindeki bu duruş ister istemez uzay araştırmalarına ve çalışmalarına gerek kamusal gerek özel sektör bazında harcanan paraların sorgulanmasına ve hatta azalmasına yol açmaktadır. Tabii öncelikle çevre aktivistlerinin eleştirilerine cevap vermek gerekirse, burada özellikle küresel ısınma, ormanların azalması ve kirliliğin çevreye etkileri gibi alt başlıklarda birçok bilgiye sahip olmamızın en büyük nedeni uydular aracılığı ile yapılan uzaktan algılama çalışmalarıdır. Zaten uydulardan sürekli alınan datalar olmasa çevre felaketlerinin tam boyutu bilinemeyeceği gibi bunları önlemek, azaltmak veya bertaraf etmek için gereken adımlarında tam bilinemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla bugünkü uzay teknolojileri, insanlığın çevre felaketleri ile daha efektif mücadele etmelerini sağlamaktadır. Bunlara ek olarak daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz şekilde uzay teknolojileri sayesinde günlük yaşamımızda da birçok kolaylıklar meydana gelmektedir. Örneğin mutfaklarda kullandığımız mikrodalga, hastanelerde teşhis amaçlı kullanılan MR cihazı, evlerde kullandığımız LCD monitörler tamamen “uzay çalışmaları” türevlerinden elde edilmiş teknolojilerdir. Buna ek olarak yangın söndürme kimyasallarında birçok gelişmeler, bazı yeni tür antibiyotikler de uzay çalışmaları sonucunda elde edilmiştir. Dolayısıyla bugün sahip olduğumuz konforların ve teknolojilerin temelinde uzay teknolojileri yatmaktadır ve tüm herkes bu teknolojileri aktif olarak kullanmaktadır. Ayrıca yapay zekâ, robotik, ve telekomünikasyon sektöründeki bazı inovasyonların temelinde uzay teknolojileri çalışmaları yatmaktadır ve sürücüsüz kamyon ve nakliye araçları gibi projelerde uzay teknolojilerin ayak izleri net bir şekilde görülmektedir. Tüm bunlara ek olarak bugün uzay çalışmalarının ve uzay teknolojilerinin finans sektörünede önemli bir etkisi vardır. Mesela, özellikle Hindistan’ın kırsal bölgelerinde ve Asyada bir çok kırsal bölgede, ATM cihazları VSAT denilen mini uydu istasyonları ile sisteme bağlanmakta, yapılan işlemleri takip edebilmekte ve merkeze aktarabilmektedir. Tüm dünyada finans sisteminin birbirine bağlı olduğu düşünülürse uzay teknolojilerinin katkısı burada daha net anlaşılabilir. Büyük banka merkezlerinde kullanılan veri aktarma merkezlerinde çoğu zaman global aktarımlar uydular üzerinden yapılmakta ve yedeklenmektedir. Ayrıca finans sektörüyle içi içe olan lojistik sektörü de zaten tamamen GPS uydularından alınan verilerle global nakliye işlemlerini yerine getirmektedir. Bugün GPS uyduları olmasa, tüm dünyadaki kara, hava, ve deniz nakliyelerinin etkileneceği aşikardır. Daha önceki yazılarımızda bahsedildiği üzere uzay teknolojilerine ve araştırmalarına harcanan bütçeler oldukça ciddi miktarlara ulaşmıştır ve dünyadaki global hasılanın ciddi bir kısmı da bu bütçelerden etkilenmektedir. Hatta uzay sektörüne harcanan para, özel sektörde ihracat kalemine dönüşmekte ve kamu sektöründe de ekonomik anlamda bir uyarıcı ve destekleyici etkide yaratmaktadır. Yazarında içinde bulunduğu birçok bilim adamı Göbeklitepe’deki ilk yerleşim birimindeki insanlığın başlangıcını ifade edebilecek bir zaman diliminden beri uzaya olan merakın çağlar boyunca insanlığın ilerlemesinde bir dinamo görevi gördüğünü söylemektedirler. Bugünkü modern bilimin temellerini oluşturan birçok bilimsel kural ve prensip ta Azteklerden, Sümerlilerden, eski Yunanlılardan beri uzay merakı olarak karşımıza gelmektedir. İzafiyet Teorisi gibi birçok kavramın oluşmasında da uzaya olan merak önemli bir rol oynamıştır. Bu yüzden artık Uzay Bilimleri ve Teknolojileri çalışmalarının gerek kamusal, gerek özel sektörde artık daha fazla önem görmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca Türkiye’nin dünya liderleri arasındaki yerini alabilmesi için uzay teknolojilerine çok daha fazla önem vermesi ve bu konuda aktif çalışma yapan ülkelerin başında gelmesi gerekmektedir ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** uzay teknolojiler finans, uzay teknolojisi ve bankacılık, uzay ve finans --- ### [Tamamen Sivillerden Oluşan Inspiration4 SpaceX Tarafından Uzaya Fırlatıldı](https://uzayportal.com/tamamen-sivillerden-olusan-inspiration4-spacex-tarafindan-uzaya-firlatildi/) **Published:** September 16, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Inspiration4 SpaceX İlk Sivil Uzay Uçuşu](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/09/Inspiration4-SpaceX-Uzay-Murettabati-300x200.jpg "Inspiration4-SpaceX-Uzay-Murettabati - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")SpaceX, kullanılmış bir Crew Dragon kapsülü ve daha önceki fırlatmalarda denenmiş Falcon 9 roketi kullanarak 15 Eylül 2021’de Dünya’nın yörüngesine tamamen sivil görevli uzay gemisini ve ekibini başarıyla başlattı. Böylece Inspiration4 SpaceX tarafından uzaya gönderilen ilk tam sivil uzay uçuşu oldu. Inspiration4 adlı misyon, 18 Eylül’e kadar Atlantik Okyanusu’nda iniş ile sona erecek ve o ana kadar, Dünya çevresinde üç günlük bir yörünge uçuşu yapacak. Uzay gemisinde 4 adet sivil mürettabat mevcut ve görevin pilotu olarak bilim iletişimcisi Sian Proctor, baş sağlık görevlisi olarak görev yapan doktor asistanı Hayley Arcenaux ve görev uzmanı olarak veri mühendisi Chris Sembroski var ve multimilyarder işadamı olan Jared Isaacman’da görev komutanı olarak misyona komuta ediyor.. Misyonun amacı, St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesi için 200 milyon dolar fon toplamaktır. Bu görev SpaceX tarafından uzaya gönderilen dördüncü görev ama NASA kontribüsyonu olmadan uzaya SpaceX’in gönderdiği ilk sivil uçuş. Uzaya gidenlerin hepsi sivil ve hiçbiri daha önceden astronot değiller. Uzay gemisi Inspiration4 bu görev esnasında Uluslararası Uzay İstasyonuna kenetlenmeyeceği için uzay gemisinin önüne “Cupola” denilen büyük bir cam bölme eklendi.Bu görev esnasında uzay gemisi mürettabatı muhtelif tıbbi deneyler yapacaklar. Bu deneyler, mürettebatın biyomedikal olarak izlenmesinden, ISS’nin daha düşük irtifasıyla 575 kilometre yükseklikte uçarken sağlıklarını karşılaştıran bilişsel testlere kadar uzanıyor. Bu uzay uçuşu, hem uzay endüstrisinin hem de NASA’nın uzun süredir devam eden bir hedefi olan özel ticari insan yörüngeli uzay uçuşunun fizibilitesinin bir gösterimidir. Aynı zamanda bu ilk sivil uzay uçuşu, ileride ticari uzay uçuşlarının yaygınlaşması için önemli bir basamaktır. SpaceX’in bu svil uçuşuyla, ticari uzay uçuşu yapan şirketler Virgin Galactic, Blue Origin ve SpaceX olarak üçe yükseldi. Her üç uzay şirketinin bu sene içinde başka ticari ve sivil uzay uçuşlarıda yapmaları bekleniyor. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** ilk sivil uzay uçuşu, Inspiration 4 Uzay Görevi, SpaceX Sivil Uçuş, SpaceX Uzay Görevi, Ticai uzay uçuşları, uzay turizmi --- ### [Artemis Projesi Nedir?](https://uzayportal.com/artemis-projesi-nedir/) **Published:** September 11, 2021 **Author:** admin **Content:** Aşağıdaki videoda Artemis Projesinin ne olduğunu görebilirsiniz. En basit haliyle Artemis Projesi ABD’nin 2024 yılında Aya tekrar insanlı uçuş yapıp aya erkek ve kadın astronot gönderme planıdır. Ancak bu projenin hem hazırlık içeren hemde uçuş sonrası planları içeren birden çok aşaması vardır. Bu projeye hazırlık olarak ayda “Volatiles” denilen kaynakların (Su, Hidrojen ve benzeri maddeler) aranması, bunların haritasının çıkarılması, jeolojik araştırmalar yapılıp derine kazı yapılması gibi çalışmalar planlanmıştır. Temel amaç Ay’ın güneş sistemine bir sıçrama tahtası olarak kullanılabilecek hale getirilmesidir. UzayPortal.com da bununla ilgili detaylı bilgiler ve gelişmeler eklenecektir. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** WikiUzay **Tags:** Artemis NASA, Artemis Projesi, Artemis Projesi ve NASA, aya gidiş, aya insanlı uçuş, aya ne zaman gidilecek --- ### [Japon Uzay Ajansı Hem Amerika hem Çinlileri Geçip Marstan ilk Toprak Numunelerini Getirmek İstiyor](https://uzayportal.com/japon-uzay-ajansi-hem-amerika-hem-cinlileri-gecip-marstan-ilk-toprak-numunelerini-getirmek-istiyor/) **Published:** August 19, 2021 **Author:** admin **Content:** ![JAXA Mars Araştırması](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/08/JAXA-Mars-Mission.jpg "JAXA Mars Mission - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Japon uzay ajansı bilim adamları, gezegenin kökenine ve olası yaşam izlerine dair ipuçları bulma umuduyla, geçen yıl Mars misyonlarına başlayan ABD ve Çin’den önce Mars bölgesinden toprak örnekleri getirmeyi planladıklarını söylediler. Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı veya Jaxa, 2024’te bir Mars ayı olan Phobos’a inmek, 10 gram toprak toplamak ve 2029’da Dünya’ya geri getirmek için bir kaşif başlatmayı planlıyor. Proje yöneticisi Yasuhiro Kawakatsu, çevrimiçi bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, hızlı dönüş yolculuğunun Japonya’yı, daha sonra başlamasına rağmen Mars bölgesinden örnekleri geri getirmede ABD ve Çin’in önüne geçirmesinin beklendiğini söyledi. Nasa’nın Perseverance gezgini, 2031 gibi erken bir tarihte Avrupa Uzay Ajansı’nın yardımıyla Dünya’ya iade edilecek 31 örnek toplamak için bir Mars kraterine indi. Mayıs ayında Çin, Mars’a bir uzay aracı indiren ve işleten ikinci ülke oldu ve 2030 civarında örnekleri geri getirmeyi planlıyor. Kawakatsu, Jaxa bilim adamlarının Phobos’taki yüzey toprağının yaklaşık %0,1’inin Mars’tan geldiğine ve 10 gramın toprağın kıvamına bağlı olarak yaklaşık 30 granül içerebileceğine inandığını söyledi. Uzay ve Uzay Bilimleri Enstitüsü’nde profesör olan Tomohiro Usui, Phobos’taki toprağın muhtemelen ayın kendisinden gelen malzeme ile kum fırtınaları tarafından yayılan Mars’tan gelen malzemelerin bir karışımı olabileceğini söyledi. Phobos’ta birden fazla yerden numune toplamak, Mars’ta tek bir yerden toprak elde etmektense, Mars’tan olası yaşam izleri elde etme şansı daha yüksek olabilir, dedi. Jaxa bilim adamları, Mars’tan gelmiş olabilecek herhangi bir yaşam formunun Phobos’taki sert güneş ve kozmik radyasyon nedeniyle öleceğini söyledi. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı misyonları, potansiyel yaşam formlarına ve eski bir göl olduğuna inanılan Jezero krater bölgesinin evrimine odaklanıyor. Usui, bilim adamlarının Mars’tan gelen materyaller de dahil olmak üzere Phobos toprak örneklerini inceleyerek Mars biyosferinin evrimi hakkında bilgi edinmeyi umduklarını söyledi. Phobos ve NASA’nın Mars kraterindeki belirli yerlerden alınan örnekleri üzerinde yapılan Japon araştırmalarının birbirini tamamlayabileceğini ve eğer varsa, Mars yaşamının zaman ve mekanda nasıl ortaya çıktığı ve evrimleştiği gibi sorulara cevap verebileceğini söyledi. Böylece Marsta yaşam varmı sorusununda cevabıbı almış olacağız. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Japan Mars Görevi, Japon Mars, Japon Uzay Ajansı, Mars ve Phobos, Marsta hayat varmı, Phobos Uzay Arastirması --- ### [Bepicolombo Uzay Aracı Venüs Gezegeninde Güneş Rüzgarını Kaydetti](https://uzayportal.com/bepicolombo-uzay-araci-venus-gezegeninde-gunes-ruzgarini-kaydetti/) **Published:** August 19, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Venus gezegeni Bepicolombo](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/08/bepicolombo-venus-flyby.jpg "bepicolombo-venus-flyby - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Merkür’e gitmekte olan BepiColombo uzay aracı, yolunu ayarlamak için tasarlanmış bir manevra sırasında Venüs gezegenin yüzeyinin sadece 340 mil (550 kilometre) üzerinde uçarken, Venüs’teki güneş rüzgarının sesini dinledi. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından ortak bir görev olan BepiColombo, manyetometre cihazıyla sesi kaydetti ve güneşten akan yüklü parçacıkların akışı arasındaki etkileşime nadir bir bakış sağladı. Güneş rüzgarı ve Dünya’nın en yakın gezegen komşusunun kalın, karbondioksit bakımından zengin atmosferi gibi. ESA yaptığı açıklamada, sesin uzayda duyulabilecek gerçek ses değil, sözde sonifikasyon, verilerin sese çevrilmesi olduğunu söyledi. BepiColombo, 10 Ağustos’ta, başka bir iç güneş sistemi kaşifi olan Solar Orbiter’ın kendi yakın yaklaşımını gerçekleştirmesinden sadece bir gün sonra Venüs’ün yanından geçti. Bu tesadüf, bilim adamlarının ilk kez Venüs’ün etrafındaki ortamı birden fazla noktadan ölçümler yapmalarını sağladı. ESA ve NASA’nın ortak görevi olan Solar Orbiter, alet takımında BepiColombo ile benzer bir manyetometreye sahip. 9 Ağustos’ta yaklaşık 5.000 mil (8.000 km) mesafeden geçerken güneş rüzgarı ve gezegen arasındaki etkileşimlerin kendi ölçümlerini yaptı. Flybys, uzay aracı operatörleri tarafından bir uzay aracının yörüngesini ayarlamak için kullanılan yaygın bir manevradır. Güçlü bir yerçekimi kuvvetine sahip bir gezegene veya başka bir gök cismine yakın uçarak, uzay aracı enerji kaybeder veya kazanır, bu da onu hedefine yakıt açısından en verimli şekilde “sapan” yapmasına yardımcı olur. Eylül 2020’de Birleşik Krallık’tan bir bilim insanı ekibi, gezegenin kükürt bakımından zengin bulutlarında, genellikle bakteriler tarafından üretilen organik bileşikler olan fosfinleri tespit ettiklerini açıkladı. Sonuçlar, Dünya tabanlı teleskoplar tarafından elde edilen ölçümlere dayanıyordu. Ancak bu yıl, Kaliforniya’daki NASA Ames Araştırma Merkezi’nden astrobiyolog Chris McKay tarafından ortaklaşa yazılan bir çalışma, Venüs’ün atmosferindeki su miktarının o kadar düşük olduğu ve orada herhangi bir yaşamın var olmasının imkansız olduğu sonucuna vardı. İlan Benkhoff, BepiColombo’nun atmosferde fosfin arayacak olmasına rağmen devam eden anlaşmazlığı çözmesinin pek mümkün olmadığını söyledi. Benkhoff, “MERTIS cihazımız prensipte fosfinleri saptayabilir,” dedi. “Ama Venüs’te beklenen düşük miktarları tespit edecek kadar hassas olduğunu düşünmüyoruz.” Belkide bu ve benzeri görevler bir gün Venüste geçmişte yaşamın izlerini bulabilirler ve Venüste hayat varmı sorusunun da cevabını verirler. Uzay Portalı olarak gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Bepicolombo, Venüs, venüs araştırma, venüs atmosfer, Venüs gezegeni, venüste hayat varmı --- ### [Hint roketi fırlatma sırasında patladı: Dünyayı izleyen uydu kayboldu](https://uzayportal.com/hint-roketi-firlatma-sirasinda-patladi-dunyayi-izleyen-uydu-kayboldu/) **Published:** August 13, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Hint Roketi Fırlatma Esnasında Patladı](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/08/Hint-Roketi-Firlatmada-Patladi-204x300.jpg "Hint-Roketi-Fırlatmada-Patladi - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Hindistan’ın 2021’deki ilk Hint roketi fırlatması başarısızlıkla sonuçlandı. Hindistan Uzay Araştırmaları Örgütü (ISRO) için yeni bir Dünya gözlem uydusu taşıyan bir Hint roketi, ülkenin doğusundaki Sriharikota Adası’ndaki Satish Dhawan Uzay Merkezi’nden 12 Ağustos Perşembe günü erken saatlerde fırlatıldıktan kısa bir süre sonra feci bir arıza yaşadı. Kalkış Hindistan’da yerel saatle 17:43’te (8:13 EDT Ağustos 11/0013 GMT) meydana geldi. Hindistan için 2017’den bu yana ilk olan fırlatma başarısızlığı, görevin roketi olan 12 katlı Geosenkronize Uydu Fırlatma Aracının kriyojenik üçüncü aşamasını ateşlemesinin beklendiği altı dakikalık işareti geçtikten sonra meydana geldi. ISRO yetkilileri, üçüncü aşama ateşlemenin gerçekleşmediğini söyledi. ISRO yetkilileri Twitter’da yaptıkları bir güncellemede, “Birinci ve ikinci aşamaların performansı normaldi. Ancak, Kriyojenik Üst Aşama ateşlemesi teknik anormallik nedeniyle gerçekleşmedi” dedi. “Görev amaçlandığı gibi gerçekleştirilemedi.” ISRO başkanı K. Sivan, başarısız görevden sonra televizyonda yaptığı kısa bir açıklamada, fırlatmanın “kriyojenik aşamada gözlemlenen teknik bir anormallik” nedeniyle “tam olarak gerçekleştirilemeyeceğini” söyledi. GSLV roketiyle kaybolan EOS-03 Dünya gözlem uydusu, ISRO’nun gezegenimizi incelemesi için son teknoloji bir araç olarak tasarlandı. Bir ISRO görev tanımına göre, uydunun Hindistan’ın neredeyse gerçek zamanlı görüntülerini sağlamak, doğal afetleri ve diğer kısa vadeli olayları izlemek ve mahsul sağlığını izleyerek tarım ve ormancılığa yardımcı olmak için veri toplamak için en az 10 yıl sürmesi bekleniyordu. Spaceflight Now fırlatma izleme sitesi, GSLV fırlatma başarısızlığının ISRO için 14 başarılı fırlatma serisini kırdığını bildirdi. Hindistan Bölgesel Navigasyon Uydu Sistemi için bir uydu taşıyan daha küçük bir Polar Uydu Fırlatma Aracı olan farklı bir Hint roketinin 2017 başarısızlığından sonra başladı. Bu 2017 fırlatma başarısızlığından sonra, Hindistan’ın PSLV’si için 20 yıldaki ilk başarısızlıktı. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** hindistan roket, hindistan uzay, hindistan uzay çalışmalarıı, Hint roketi, hint uzay ajansı, ISRO uzay ajans, isro uzay ajansı --- ### [Prof Dr Uğur Güven Ulusal Kanal - Göbeklitepeden Bugüne Dünyanın Uzay Serüveni ve Türkiyedeki Uzay Çalışmaları](https://uzayportal.com/prof-dr-ugur-guven-ulusal-kanal-gobeklitepeden-bugune-dunyanin-uzay-seruveni-ve-turkiyedeki-uzay-calismalari/) **Published:** February 25, 2021 **Author:** admin **Content:** Prof Dr Uğur Güven Ulusal Kanal – Göbeklitepeden Bugüne Dünyanın Uzay Serüveni ve Türkiyedeki Uzay Çalışmalarını anlatıyor. Dünyada ilk uzay çalışmaları ne zaman başladı. Göbeklitepe uzay çalışmalarında neden önemli? Göbeklitepe neyi temsil ediyor, Göbeklitepenin Gizemi nedir, Sümerler uzay çalışmalarına katkıda bulundumu? Osmanlı İmparatorluğu ve uzay çalışmaları nedir? NASA’nın Mars görevi ne anlama geliyor? Uzay Turizmi nedir? Uzay teknolojilerinin bize faydası nedir? Uzay çalışmalarına neden para ayırmalıyız? Uzay sektörü nasıl gelişiyor? Uzayda yaşam varmı? Nükleer Enerji ile çalışan uzay araçlarının avantajları nedir? Ayda koloni kurmak mümkünmü? Mars’da koloni kurmak mümkünmü? ABD dışında hangi ülkelerin uzay çalışmaları var ve bunlarda öne çıkan nedir? Çinliler uzay çalışmalarında öndemi? Türkiye aya gidecekmi? İlk Türk astronotu kim olacak? Uzay madenciliği nedir? Türkiye uzay madenciliğinde yerini alabilecekmi? Uzay turizmi nedir? Uzaya nasıl gidilir? Tüm bu soruların cevaplarını Yüksek Uzay Mühendisi [Prof. Dr. Uğur GÜVEN](https://www.drguven.com) cevaplıyor. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler, Medya **Tags:** ayda koloni, göbeklitepe, göbeklitepe ve uzay, göbeklitepenin gizemi, göbeklitepenin sırru, ilk türk astronotu, mars kolonisi, Prof. Dr. Uğur Güven, türk uzay çalışmaları durum, türk uzay ekonomisi, Türkiye aya gidebilecekmi, Uğur Güven, uzay madenciliği, uzay turizmi --- ### [Türk Uzay Çalışmaları ile Havacılık ve Uzay Sanayi Durumu Hakkında Ulusal Kanalda Prof. Dr. Uğur GÜVEN](https://uzayportal.com/turkiye-uzay-calismalari/) **Published:** May 24, 2021 **Author:** admin **Content:** Turkiye Uzay Çalışmaları ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayi ne Durumda Türk Uzay Ajansının Son Durumu, Türkiye Aya Gidebilecekmi, Uzay Madenciligi ve Turkiye, Turk Uzay Programı Hedefleri, Türkiye ve Uzay, ilk Turk uzay limanı nerede olacak, Turk astronotlar uzaya ne zaman çıkacak, Türkiye aya gidebilecekmi?, Çağdas Cengiz soruyor Prof Dr Uğur Güven ve Fatih Avcı Ulusal Kanalda Yanıtlıyor. Prof. Dr. Uğur Güven Türk uzay çalışmalarının son durumunu anlatıyor. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler, Medya **Tags:** TUA, türk astronotlar, türk uzay ajansı, türk uzay ajansı ne durumda, türk uzay çalışmaları durum, türk uzay madenceiliği, Türkiye aya gidebilecekmi, türkiye uzay, türkiye uzaya gidecekmi --- ### [Jeff Bezos uzaya gitmek için neden 20 Temmuz'u seçti Prof Dr Uğur Güven Ulusal Kanalda anlattı](https://uzayportal.com/jeff-bezos-uzaya-gitmek-icin-neden-20-temmuzu-secti-prof-dr-ugur-guven-ulusal-kanalda-anlatti/) **Published:** July 24, 2021 **Author:** admin **Content:** Prof. Dr. Uğur Güven, Ulusal Kanalda Jeff Bezos uzaya gitmek için ilk gerçekleştirdiği ticari uzay uçuşu için neden 20 Temmuz tarihini seçtiğini anlattı. Ayrıca bu uzay uçuşunda dünyanın en genç astronotu ve en yaşlı astronatunun uçmasını ve bu uçuşun geleceğimiz açısından önemini anlattı. [Blue Origin](https://www.blueorigin.com/) firmasının gerçekleştirdiği bu uçuş aynı zamanda ticari uzay turizmi dönemininde açılmasını sağladı. [Uzay ekonomisinin](https://uzayportal.com/uzay-ekonomisinin-dunya-ekonomisine-katkisi-ve-turkiye-ekonomisindeki-rolu/) global ekonomide ne derecede önem kazandığını görürsek bu uçuşun yeni bir çağ açtığı görülebilir. Uzay Turizminde dünyada yeni bir dönem başlıyor, Prof. Dr. Uğur GÜVEN anlatıyor. Artık uzay sektöründe hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler, Medya **Tags:** bezos uzaya gitti, dünyanın en genç astronotu, dünyanın en yaşlı astronotu, jeff bezos, ticari uzay uçuşları, ticari uzay uçuşu, uzay ekonomisi, uzay turizmi --- ### [Çin Uzay Ajansı ABD'den sonra en Başarılı Uzay Ajansı ve Asyada Uzay Çalışmaları Batıyı Geçmek Üzere](https://uzayportal.com/asya-uzay-calismalari-cin-uzay-ajansi/) **Published:** May 1, 2021 **Author:** admin **Content:** Çin Uzay Ajansı şu an ABD NASA’dan sonra en Başarılı Uzay Ajansı, ve Asyada Uzay Çalışmaları Batıyı Geçmek Üzere, Asyada Uzay Calismaları Ne Alemde, Çin Uzay Çalışma son durum, Turkiye Uzay Çalışma son durum, Hint Uzay Çalışmaları son durum, Asya Pasifik Uzay çalışmaları ne alemde, Uzay çalışmalarında dünyada kim önde? [Prof. Dr. Uğur Güven](http://www.drguven.com) CRITürkte yanıtlıyor ve Asyadaki Uzay çalışmalarının durumunu özetliyor. Uzay çalışmaları ne durumda? ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler, Medya **Tags:** asyada uzay çalışmaları, batı uzay çalışmaları, çin uzay ajansı, çin uzay çalışmaları, hint uzay ajansı, hint uzay çalışmaları, türkiye uzay, uzay çalışmaları ne durumda --- ### [Uzay Ekonomisinin Dünya Ekonomisine Katkısı ve Türkiye Ekonomisindeki Rolü?](https://uzayportal.com/uzay-ekonomisinin-dunya-ekonomisine-katkisi-ve-turkiye-ekonomisindeki-rolu/) **Published:** July 24, 2021 **Author:** admin **Content:** Uzay Teknolojisi deyince genelde akla Aya giden uzay araçları, Mars’a gönderilen sondalar ve Güneş Sisteminde yapılan araştırmalar gelmektedir. Genelde Uzay Teknolojileri konusunda uzman ülkelerin vatandaşları bu çalışmalar ile övünmekle birlikte, aynı zamanda neden bu alanda bu kadar para harcandığını sorgulamaktadırlar. Örneğin çevre aktivisti Greta Turnberg’in küresel ısınma sorunları dururken uzay teknolojilerine harcanan milyarlarca dolar parayı eleştirmesi taze bir olaydır. Ancak esasında çoğu insan fark etmese de aslında tüm dünyada uzay ekonomisi dünya ekonomisinin önemli bir bileşeni haline gelmiştir ve artık uzay teknolojileri uygarlığımızı tanımlayan önemli kriterlerden biridir. Öncelikle uzay ekonomisi iki türlü var olmaktadır. Birinci şekli uzay ekonomisinin dolaylı olarak dünya ekonomisine katkısıdır. Mevcut uzay çalışmalarının günlük kullandığımız teknolojilere çok ciddi katkısı olmaktadır ve doğal olarak bunun ekonomik realizasyonu da her alanda görülebilmektedir. Mesela birçok insan farkında olmayabilir ama mikrodalga ilk olarak Apollo Uzay programı esnasında aya giden astronotların yiyeceklerini pratik şekilde ısıtması için icat edilmiş ama daha sonra tüm dünyaya yayılmıştır ve bugün beyaz eşya pazarında ağırlık olarak önemli bir yer tutmaktadır. Bunun dışında plazma ve LED ekranlar uzay mekiğindeki ağırlığı azaltmak için icat edilmiş olup, şimdi TV ve monitör pazarında önemli bir paya sahiptir. Ayrıca ek olarak, modern yangın söndürücü, vücut şeklini alan yataklar gibi icatlarda uzay teknolojisi ürünüdür ve dünya tüketim ekonomisinde belirli bir yer almaktadırlar. Özellikle iletişim uydularının gerek TV, gerek iletişim, gerek internet anlamında dünya ekonomisinde çok hayati bir yeri vardır. Öncelikle iletişim ve internet anlamında tüm dünya ekonomisinin ve küreselleşmenin tamamen uzay teknolojileri sayesinde etkileştiğini ve küresel ithalat ve ihracatın böylece daha mümkün hale geldiğini açıkça görmek mümkündür. Buna ek olarak uzaktan algılama uydularıyla mevcut ham madde ve doğal kaynakların tespiti de dünya üretim ekonomisinde ciddi bir yer tutmaktadır. Ek maddeler olarak dünyada tüm kara, hava, ve deniz araçlarının noktasal olarak koordinatlarının bilinmesini sağlayan GPS Teknolojisi de bir uzay teknolojisidir ve o olmadan tüm dünya nakliye pazarının daralacağı aşikardır. Dolayısıyla görüldüğü üzere dolaylı yollardan uzay teknolojileri gerek altyapı, gerek teknoloji, gerekse üretim tekniği bakımından dünya ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır. Uzay ekonomisinin dünya ekonomisine ikinci etki şekli ise direkt uzay teknolojilerinin uzay çalışmalarını gerçekleştirmek için gereken para ve efor toplamından oluşmaktadır. Başta NASA olmak üzere uzay ajansları uzay görevleri için milyarlarca dolar harcamakta ve bu para aynı zamanda kamu sektörüne iş yapan özel sektörede dağılmaktadır. Sonuçta fırlatılan her uzay aracı özel şirketler tarafından yapılmakta ve hatta artık fırlatmalar bile SpaceX gibi özel firmalara neredeyse devredilmiş durumdadır. Ayrıca Uzay Turizminin de gelişmesiyle Virgin Galactic gibi şirketler, tüketicilerden para toplamakta ve 2021 ikinci yarsından itibaren turistleri uzaya göndermeyi vaat etmektedirler. Böylece uzay teknolojileri sektörü hem kamu hem özel sektör olarak her geçen gün büyümektedir. Uzay ekonomisinin hem dolaylı hem direkt katkılarının tümünü düşünürsek trilyon doların üstüne çıkan bir ekonomi büyüklüğü görmek olasıdır ve bu her gün daha da gelişmekte ve büyümektedir. Bu aşağıdaki grafiktede gözükmektedir. ![Uzay Ekonomisi Dunyada Artıyor](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/07/Uzay-Ekonomisi-Artis-300x159.png "Uzay-Ekonomisi-Artis - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") Peki bunca gelişme var iken Türkiye bunun neresindedir? Türkiye bir G20 ülkesi olarak mecburen bu uzay ekonomisi içinde yer almak zorunda olmakla birlikte, maalesef şimdiye kadar bu konuda faaliyette olmamasının bedeli ülkemizin üretim ve tüketim ekonomisine olumsuz anlamda etkide bulunmuştur. Tabii sayın Cumhurbaşkanımızın 2021 yılında Türk Uzay Programını açıklamasıyla bu konuda artık bir dönüşüm başlamıştır, ve 10 maddeli uzay programımızda var olan eko sistem oluşturulması maddesi esasında global uzay ekonomisinin milli olarak parçası olmamızı sağlayacaktır. Kurulan her uzay firması, desteklenen her Ar-Ge girişimi, ve katkıda bulunulan üniversite projeleri sonuçta ekonomimizin bir parçası olacak ve hem ekonomiye hem yerli teknolojiye katkı sunacaktır. Ayrıca unutmamak gerekir ki sonuçta uzay teknolojileri, güncel teknolojilerin ve üretim teknolojilerinin de iyileşmesine ve gelişmesine yol açmaktadır. Mesele uzay robotiği, bu anlamda normal robotik ve yapay zekâ uygulamalarının da gelişmesine yol açmıştır. Ülkemizin ekonomisinin ve üretim tesislerinin ciddi derecede robotik, otomasyon, ve yapay zeka sistemlerine ihtiyaç duyduğu aşikardır, ve dolayısıyla bu teknolojilerde Türkiye’de gelişecektir ve böylece yerel ve milli teknoloji seviyemizde yükselecektir. Uzay Ekonomisi şu an tüm dünyada genel küresel ekonominin çok önemli bir noktası haline gelmiştir ve nasıl tıpkı uzay, “*Le rêve des étoiles*“ kavramıyla insanlığın Göbeklitepe’den beri gelişiminin dinamosu olmuşsa, şu an uzay ekonomisi de bu konuda küresel ekonominin dinamosu olmuştur. Bu yüzden Türkiye’de tüm ilgili kurumlar bunun önemini kavramalı ve gerek kamu sektörü gerek özel sektör birlikte el ele vererek ülkemizin milli uzay ekonomisini geliştirmelidirler. Böylece Türkiye bir G20 üyesi olarak hem daha üst sıralara çıkacak hem de genel teknoloji seviyesi artacaktır. **Prof. Dr. Uğur GÜVEN** *Uzay Bil. Ve Tek. Yük. Mühendisi* *Nükleer Enerji Yük. Mühendisi* *BM Asya Pasifik Uzay Bil. Ve Tek. Eğitim Merkezi* ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Prof. Dr. Uğur Güven, Yazarlar **Tags:** türk uzay ekonomisi, türkiye uzay çalışmaları, uzay ekonomi, uzay ekonomisi, uzay harcamaları --- ### [NASA'nın Mars helikopteri, Kızıl Gezegen üzerinde 10. uçuşta 1 mil sınırını geçti ve en yüksek irtifaya uğraştı](https://uzayportal.com/nasa-mars-helikopteri/) **Published:** July 25, 2021 **Author:** admin **Content:** NASA’nın Mars helikopteri Ingenuity, Kızıl Gezegendeki ilk kilometresini uçtu. Küçük helikopter 24 Temmuz Cumartesi günü Jezero Krateri evinde “Yükseltilmiş Sırtlar” olarak adlandırılan kayalık bir bölgenin üzerinde uçarken toplam uçuş mesafesinin 1 mil (1.6 km) sınırını aştı. ![NASA Mars Helikopteri](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/07/mars-helikopteri-300x169.jpg "mars-helikopteri - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Sorti, Şubat ayında NASA’nın Perseverance gezici aracıyla Mars’a ulaşan Ingenuity için şimdiye kadarki 10. ve en yüksek yolculuk oldu. Ingenuity’nin ilk uçuşu Nisan ayında gerçekleşti. NASA’nın Pasadena, California’daki Jet Propulsion Laboratuvarı yetkilileri Cumartesi günü geç saatlerde bir Instagram güncellemesinde “Mars Helikopterinin bugünkü uçuş başarısı ile bugüne kadar uçtuğu toplam 1 mil mesafesini geçtik” dedi. JPL, Azim ve Yaratıcılık için görev kontrolüne ev sahipliği yapar. Uçuş 10, Helikopterin “Yükseltilmiş Sırtlar” hedefinin üzerinden uçarken vurması gereken 10 farklı geçiş noktasıyla, Ingenuity için şimdiye kadarki en zorlu uçuştu. Maksimum 40 fit (12 metre) yüksekliğe, yeni bir rekor yüksekliğe ulaştı ve yaklaşık 310 fit (95 m) uçtu. Kalkıştan inişe kadar tüm uçuş 165,4 saniye sürdü. Bu sadece 3 dakikadan az bir süredir. Aslen Mars’ta dört uçuş yapmak için tasarlanan Ingenuity helikopteri, başka bir dünyada motorlu uçuş girişiminde bulunan ilk araçtır. 4 kiloluk (1.8 kilogram) helikopter, Perseverance gezicisinin karnında katlanmış halde Mars’a geldi ve başlangıçta konseptin bir kanıtı olarak 30 Mars günü (sol olarak adlandırılır) boyunca sadece dört uçuş yapması bekleniyordu. Güneş enerjisiyle çalışan helikopter, NASA’nın operasyonlarını genişletmesiyle Nisan ayında birincil görevini tamamladı. Bu uzatılmış aşamada, Ingenuity, Perseverance gezici için ilginç noktalar aramak için keşif için kullanılıyor. ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Ingenuity helikopteri, mars görevi, mars helikopteri, mars uav, mars uzay aracı, nasa mars, perseverance --- ### [Jupiterin Isınması ve Enerji Krizinin Aurolardan Meydana Geldiği Tespit Edildi](https://uzayportal.com/jupiterin-isinmasi-ve-enerji-krizinin-aurolardan-meydana-geldigi-tespit-edildi/) **Published:** August 10, 2021 **Author:** admin **Content:** ![Jupiter Gezegeni Sıcaklıkk](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/08/Jupiter-Gezegeni-Sicaklik-300x193.jpg "Jupiter-Gezegeni-Sicaklik - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı")Yeni gözlemler, Jüpiter’in 50 yıldır gökbilimcileri şaşırtan gizemli “enerji krizinin” auroralardan kaynaklanabileceğini öne sürüyor. Güneş sistemimizdeki en büyük gezegen olan Jüpiterin, güneşe olan uzaklığına rağmen oldukça sıcak olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Jüpiter 5’ten fazla astronomik birimden veya güneş-Dünya mesafelerinden (1 AU milyon mil (150 milyon kilometre) uzaktadır). Güneşten o kadar az güneş ışığı ulaşmaktadır ki, bu yüzden Jüpiter’in üst atmosferi soğuk olmalıdır, ve bilim adamları ile NASA’nın açıklamasına göre bunun yaklaşık -100 Fahrenheit (-73 santigrat derece) olması gerektiğini tahmin ediyorlar. Bununla birlikte, Jüpiter’in üst atmosferindeki ortalama sıcaklık, kavurucu 800 derece F (426 C) – neredeyse cehennem gezegeni Venüs’ün yüzeyi kadar sıcak. Auroralar, güneş sistemimizde Dünya ve Jüpiter gibi önemli manyetik alanlara sahip gezegenlerde meydana gelen yaygın fenomenlerdir. (Mars ve Venüs’ün kendi aurora tatları vardır, ancak bu ışıklar, o bölgelerdeki düzensiz manyetik ortam nedeniyle bu gezegenlerde farklı işlev görür.) Dünya ve Jüpiter gibi güçlü manyetik alanlara sahip dünyalarda, elektrik yüklü parçacıkların manyetik alanda hapsolup kutuplara doğru spirallenmesiyle auroralar meydana gelir. Kutuplara giderken, parçacıklar atmosferdeki atomlara ve moleküllere çarparak ışık üretir. Jüpiter’deki auroral ısıtma sonucu, kısmen, gezegeni yakından incelemek için yoğun radyasyon alanına giren ve çıkan NASA’nın Juno uzay aracının yeni gözlemlerinden geliyor. Juno’nun yakın görüş noktası, bilim adamlarının gezegenin atmosferik ısınmasını benzeri görülmemiş ayrıntılarla izlemesine izin veriyor. “Bunu bir kumsal gibi hayal edin: eğer sıcak atmosfer su ise, Juno tarafından haritalanan manyetik alan kıyı şeridi ve aurora okyanustur. Suyun okyanusu terk ettiğini ve karayı sular altında bıraktığını gördük ve Juno bu kıyı şeridinin nerede olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmanın baş yazarı James O’Donoghue, Keck Gözlemevi’nden yaptığı açıklamada, selin derecesini anlamamıza yardımcı olmak için” dedi. Ekip, Juno’dan ve her ikisi de gezegenin manyetik alanını izleyen Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı’ndan (JAXA) Hisaki uydusundan gözlemler kullandı. Ayrıca, yüksek çözünürlüklü sıcaklık haritaları sağlayan Keck II teleskopundan gelen verileri de kullandılar. Bu birleşik gözlemler, bilim adamlarının bir aurora’nın Jüpiter’in ekvatoruna doğru bir ısı darbesi atışını izlemesine izin verdi. 2013’ten bu yana yapılan uzun vadeli Hisaki gözlemleri, kendi manyetik alanını Jüpiter’e getiren ve muhtemelen gözlemlenen auroraları artıran güneş rüzgarının – güneşten gelen sürekli parçacık akışı – önemini de gösterdi. JAXA’nın Uzay ve Uzay Bilimleri Enstitüsü’nde gezegensel bir uzay bilimcisi olan O’Donoghue, “Bu potansiyel ısı yayma olayını yakalamamız tamamen şanstı” diye ekledi. “Jüpiter’i farklı bir gecede, güneş rüzgarı basıncının yakın zamanda yüksek olmadığı bir zamanda gözlemleseydik, onu kaçırırdık.” ![author avatar](https://secure.gravatar.com/avatar/9cf74733df83ed05ff0999a87d9725612230415956c9dcd1a636104db08ec5ee?s=300&d=mm&r=g) admin [See Full Bio](https://uzayportal.com/author/admin/) **Categories:** Haberler **Tags:** Juğiterin Sıcaklığı, Jupiter, Jupiterin Aurorası, Jüpiterin ısınması --- ## Pages ### [AnaSayfa](https://uzayportal.com/) **Published:** July 24, 2021 **Author:** admin **Content:** [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Antalya’da 77. Uluslararası Uzay Kongresi IAC 2026 ve Uzay Vatan](https://uzayportal.com/antalyada-77-uluslararasi-uzay-kongresi-iac-2026-ve-uzay-vatan/) Admin – October 13, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Ayda Sınırlar Yeniden Çiziliyor? Ayın Sahibi Kim?](https://uzayportal.com/ayda-sinirlar-yeniden-ciziliyor-ayin-sahibi-kim/) Admin – September 20, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Göbeklitepe’den Yıldızlara Uzanan Yol : İnsanlık Tarihi](https://uzayportal.com/gobeklitepeden-yildizlara-uzanan-yol-insanlik-tarihi/) Admin – August 16, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Yaşamın Doğduğu Yer Yanlışmı? Karanlık Oksijen ve Yaşam](https://uzayportal.com/yasamin-dogdugu-yer-yanlismi-karanlik-oksijen-ve-yasam/) Admin – August 7, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Evreni Yok Edebilecek Madde: Strange Matter Gerçekten Var mı?](https://uzayportal.com/evreni-yok-edebilecek-madde-strange-matter-gercekten-var-mi/) Admin – August 6, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Madenden Uzaya Uzanan Stratejik Rekabet](https://uzayportal.com/madenden-uzaya-uzanan-stratejik-rekabet/) Admin – August 6, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Küresel Uzay Atılımında Türkiye’nin Uzay Vatan Fırsatları](https://uzayportal.com/kuresel-uzay-atiliminda-turkiyenin-uzay-vatan-firsatlari/) Admin – August 6, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Uzay Çağında Yeni Fırsatlar ve Uzay Vatan](https://uzayportal.com/uzay-caginda-yeni-firsatlar-ve-uzay-vatan/) Admin – March 29, 2026 [Haberler](https://uzayportal.com/category/haberler/) [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Samanyolu Galaksisinde Evrenin Kozmik Anahtarları](https://uzayportal.com/samanyolu-galaksisinde-evrenin-kozmik-anahtarlari/) Admin – March 29, 2026 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Gezegen Y Gerçek mi: Güneş Sistemimizde Gizli bir Gezegen mi Var?](https://uzayportal.com/gezegen-y-gercek-mi-gunes-sistemimizde-gizli-bir-gezegen-mi-var/) Admin – October 22, 2025 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Mars’ta Hayat Varmı?](https://uzayportal.com/marsta-hayat-varmi/) Admin – October 22, 2025 [Medya](https://uzayportal.com/category/medya/) ## [Uzay Çöpleri Sorunu Nasıl Çözülecek? \| Şule Perinçek \| Prof. Dr. Uğur Güven \| Ulusal Kanal Yeni Ufuklar Programı](https://uzayportal.com/uzay-copleri-sorunu-nasil-cozulecek-sule-perincek-prof-dr-ugur-guven-ulusal-kanal-yeni-ufuklar-programi/) Admin – September 3, 2024 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Boeing ve Starliner Başarısızlığı: Dev Şirket Uzay Çalışmalarından Çekilecekmi?](https://uzayportal.com/boeing-ve-starliner-basarisizligi-dev-sirket-uzay-calismalarindan-cekilecekmi/) Admin – August 29, 2024 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Zamanda Yolculuk ve Zaman Paradoksları](https://uzayportal.com/zamanda-yolculuk-ve-zaman-paradokslari/) Admin – August 25, 2024 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Evrenin Gizemli Yapıtaşları: Karanlık Enerji](https://uzayportal.com/evrenin-gizemli-yapitaslari-karanlik-enerji/) Admin – August 18, 2024 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Evrenin Gizemli Yapıtaşları: Karanlık Madde](https://uzayportal.com/evrenin-gizemli-yapitaslari-karanlik-madde/) Admin – August 18, 2024 – 2 Replies [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Evrende Işık Hızından Hızlı Gitmek Mümkünmüdür?](https://uzayportal.com/evrende-isik-hizindan-hizli-gitmek-mumkunmudur/) Admin – August 17, 2024 – 1 Reply [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Uzay Savaşları: Uzayda Muharebe ve Uzay Savunma Yeteneğine Sahip Ülkeler ve Gelişmeler](https://uzayportal.com/uzay-savaslari-uzayda-muharebe-ve-uzay-savunma-yetenegine-sahip-ulkeler-ve-gelismeler/) Admin – August 16, 2024 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Güneşte Gittikçe Artan Aktivite: Güneş Lekeleri ve Güneş Fırtınaları](https://uzayportal.com/guneste-gittikce-artan-aktivite-gunes-lekeleri-ve-gunes-firtinalari/) Admin – August 16, 2024 [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) ## [Uzayda Yaşamın Sırrı için Goldilocks Bölgesi ve Üç Cisim Problemi](https://uzayportal.com/uzayda-yasamin-sirri-icin-goldilocks-bolgesi-ve-uc-cisim-problemi/) Admin – August 15, 2024 – 1 Reply ![Uzay Teknolojileri ve Türkiye](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2021/07/Uzay-Teknolojisi-Turkiye.jpg "Uzay-Teknolojisi-Turkiye - Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı") **Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı**, Türkiye’deki genç öğrenci, mühendis, ve bilim adamlarının uzay bilimleri ve uzay teknolojileri hakkındaki son gelişmeleri Türkçe olarak takip edebilmeleri için tasarlanmıştır. Sitede Uzay Bilimleri ve Uzay Teknolojileri ile ilgili haberler, uzay sektöründeki şirketlerin son durumları, dünyada uzay ajanslarının yaptığı çalışmalar, uzay teknolojileri gelişmeleri ile ilgili makaleler ve yazılar, güncel uzay çalışmaları, uzay madenciliğinde son durum, uzayda rekabet ve uzay ekonomisinde son durumlar, ayrıca dünyadaki önemli uzay ile ilgili projeler ve gelişmelerden özel bilgiler sunulacaktır. NASA, Rus Uzay Ajansı, Çin Uzay Ajansı, Hint Uzay Ajansı ve diğer uzay ajanslarının yaptığı uzay çalışmaları ve uzay keşifleride detaylı anlatılacaktır. Buna ek olarak, ***çoğunlukla Türkçe olmak üzere Uzay Bilimleri ve Uzay Teknolojileri ile ilgili derslerede dersler sekmesinden ulaşabilirsiniz***. Ayrıca muhtelif yazarların uzay bilimleri ve uzay teknolojileri ile ilgili yazılarını okuyabilir, buna ek olarak WikiUzay kısmından uzay ile ilgili önemli bilgilere ve tanımlara ulaşabilirsiniz. Tarih bölümünde önemli uzay tarihi bilgilerine erişebilirsiniz. Uzay Bilimleri ve [Uzay Teknolojileri portalı](https://uzayportal.com) uzay ile ilgili her tür kaynağa ulaşabileceğiniz bir uzay bilgi portalı olarak hizmetinizdedir. **Uzay Bilimleri ve Uzay Teknolojileri Portalı [Prof. Dr. Uğur GÜVEN](https://drguven.com/) tarafından hazırlanmaktadır.** --- ### [Gizlilik Politikası](https://uzayportal.com/gizlilik-politikasi/) **Published:** August 26, 2024 **Author:** admin **Content:** ## **Gizlilik Politikası** Güvenliğiniz bizim için önemli. Bu sebeple bizimle paylaşacağınız kişisel verileriz hassasiyetle korunmaktadır. Biz, Şirket Adı, veri sorumlusu olarak, bu gizlilik ve kişisel verilerin korunması politikası ile, hangi kişisel verilerinizin hangi amaçla işleneceği, işlenen verilerin kimlerle ve neden paylaşılabileceği, veri işleme yöntemimiz ve hukuki sebeplerimiz ile; işlenen verilerinize ilişkin haklarınızın neler olduğu hususunda sizleri aydınlatmayı amaçlıyoruz. **Toplanan Kişisel Verileriniz, Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi** IP adresiniz ve kullanıcı aracısı bilgileriniz, sadece analiz yapmak amacıyla ve çerezler (cookies) vb. teknolojiler vasıtasıyla, otomatik veya otomatik olmayan yöntemlerle ve bazen de analitik sağlayıcılar, reklam ağları, arama bilgi sağlayıcıları, teknoloji sağlayıcıları gibi üçüncü taraflardan elde edilerek, kaydedilerek, depolanarak ve güncellenerek, aramızdaki hizmet ve sözleşme ilişkisi çerçevesinde ve süresince, meşru menfaat işleme şartına dayanılarak işlenecektir. **Kişisel Verilerinizin İşlenme Amacı** Bizimle paylaştığınız kişisel verileriniz sadece analiz yapmak suretiyle; sunduğumuz hizmetlerin gerekliliklerini en iyi şekilde yerine getirebilmek, bu hizmetlere sizin tarafınızdan ulaşılabilmesini ve maksimum düzeyde faydalanılabilmesini sağlamak, hizmetlerimizi, ihtiyaçlarınız doğrultusunda geliştirebilmek ve sizleri daha geniş kapsamlı hizmet sağlayıcıları ile yasal çerçeveler içerisinde buluşturabilmek ve kanundan doğan zorunlulukların (kişisel verilerin talep halinde adli ve idari makamlarla paylaşılması) yerine getirilebilmesi amacıyla, sözleşme ve hizmet süresince, amacına uygun ve ölçülü bir şekilde işlenecek ve güncellenecektir. **Toplanan Kişisel Verilerin Kimlere ve Hangi Amaçlarla Aktarılabileceği** Bizimle paylaştığınız kişisel verileriniz; faaliyetlerimizi yürütmek üzere hizmet aldığımız ve/veya verdiğimiz, sözleşmesel ilişki içerisinde bulunduğumuz, iş birliği yaptığımız, yurt içi ve yurt dışındaki 3. şahıslar ile kurum ve kuruluşlara ve talep halinde adli ve idari makamlara, gerekli teknik ve idari önlemler alınması koşulu ile aktarılabilecektir. **Kişisel Verileri İşlenen Kişi Olarak Haklarınız** KVKK madde 11 uyarınca herkes, veri sorumlusuna başvurarak aşağıdaki haklarını kullanabilir: 1. Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, 2. Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, 3. Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, 4. Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, 5. Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, 6. Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, 7. (e) ve (f) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, 8. İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, 9. Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme, haklarına sahiptir. Yukarıda sayılan haklarınızı kullanmak üzere email@site.com üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz. **İletişim** Sizlere hizmet sunabilmek amaçlı analizler yapabilmek için, sadece gerekli olan kişisel verilerinizin, işbu gizlilik ve kişisel verilerin işlenmesi politikası uyarınca işlenmesini, kabul edip etmemek hususunda tamamen özgürsünüz. Siteyi kullanmaya devam ettiğiniz takdirde kabul etmiş olduğunuz tarafımızca varsayılacak olup, daha ayrıntılı bilgi için bizimle info@uzayportal.com e-mail adresi üzerinden iletişime geçmekten lütfen çekinmeyiniz. --- ### [Site Kullanım Kuralları](https://uzayportal.com/site-kullanim-kurallari/) **Published:** August 26, 2024 **Author:** admin **Content:** **Site Kullanım Kuralları ve Koşulları** Sayın Kullanıcı, Bu sözleşmedeki bütün kayıt ve şartları dikkatlice okumanız önemlidir. İşbu sitenin sahibi, yönetimi, işletmesi ve idaresi Prof. Dr. Uğur Güven’e (Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı) aittir. İşbu web sitesine; https://uzayportal.com web adresinden ulaşılmaktadır. İşbu akdin içerdiği şartlar, (akit) kullanıcının web sitesine erişim ve web sitesini kullanımıyla ilgili kayıt ve şartları tespit etmektedir. Siteye erişiminiz ve bu siteyi kullanmanız işbu akdi kabul ettiğiniz ve bu akdin kuralları ile bağlı olduğunuz anlamına gelmektedir. Eğer bu akitte belirtilen yazılı şart ve koşulları kabul etmiyor ve bu kurallarla bağlı kalmak istemiyorsanız, işbu siteye erişim sağlamamalı ya da siteyi kullanmamalısınız. Eğer Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından yönetilen işbu sitenin kayıt ve şartlarından, kurallarından, talimatlarından işletme ve idaresinden memnun değilseniz, hukuken yegâne yolunuz bu siteyi kullanmaya devam etmemenizdir. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı işbu akdi istediği zaman değiştirip güncelleme hakkına sahiptir. **2- Sorumluluk Kabul Etmeme** İşbu site ve muhtevası, olduğu gibi kullanımınıza sunulmaktadır. Bu siteye giriş yapmak ve kullanmakla sitenin içiriği ile ilgili kullanımdan doğacak riskleri üstlenmiş olursunuz. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı sitenin içeriğinin ve tüm muhtevasının burada sayılanlarla sınırlı olmamakla birlikte; (a) doğru, güvenilir, yerinde ve uygun olduğu, (b) içeriğinde kullanılan bilgi, veri, yazılım, ürün veya hizmetlerin ticarete elverişli nitelikte olduğu, (c) web sitesinin işletme ve idaresinin hatasız ve kesintisiz olacağı, (d) aksaklıklar kusur ve bozuklulukların düzeltileceği, (e) web sitesinin zarar verici unsurlardan ve virüslerden temizlenmiş olduğu hususunda herhangi bir öneri ve tavsiyede bulunmamakta ve bu hususlarda kullanıcıya herhangi bir beyan ve teminat vermemektedir. **3- Üçüncü Kişilerin Web Sitelerine Link Verilmesi** Siz kullanıcıya kolaylık olsun diye işbu site üçüncü kişilerin web sitelerine link vermekte, erişim sağlamakta olup, bununla beraber işbu durum söz konusu üçüncü kişilerin web sitelerinin muhtevasının Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından onaylandığı anlamına gelmemektedir. Yine üçüncü kişilerin siteye verdikleri linklerin web içeriklerinin doğruluğu ve güvenilirliği Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından onaylandığı anlamı çıkarılmamalıdır. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı; üçüncü kişilerin web sitelerinin muhtevasının burada sayılanlarla sınırlı olmamakla birlikte; (a) yasal, doğru, güvenilir, yerinde ve uygun olduğu, (b) içeriğinde kullanılan bilgi, veri, yazılım, ürün veya hizmetlerin ticarete elverişli nitelikte olduğu, (c) web sitesinin işletme ve idaresinin hatasız ve kesintisiz olacağı, (d) aksaklıklar, kusur ve bozuklulukların düzeltileceği, (e) web sitesinin zarar verici unsurlardan ve virüslerden temizlenmiş olduğu hususlarında herhangi bir öneri ve tavsiyede bulunmamakta ve bu hususlarda kullanıcıya herhangi bir güven, beyan ve teminat vermemektedir. Her ne kadar Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı işbu web sitesine olan eklemeleri, link bağlantılarını teşvik etse de işbu paragrafta aşağıda sayılan içerikleri taşıyan üçüncü şahısların web sitesinden link bağlantısı verilmesine, erişim sağlanmasına veya bu tür eklemelerin yapılmasına izin vermemektedir: İçeriği hukuka aykırı, yıldırıcı, tehdit edici, hakaret niteliğinde olan, genel ahlaka aykırı, yakışıksız, edebe aykırı, aşağılayıcı, karalayıcı, küfürlü, pornografik, lekeleyici ve benzeri her türlü bilgi ile, burada sayılanlarla sınırlı olmamak kaydıyla cezayı gerektiren ve suç olabilecek veya suçu teşvik eden veya ulusal ve uluslararası kanunları ihlal eden her türlü mesaj, söz, davranış ve yayın ile bu tür içeriklerden dolayı Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’unun itibarını, güvenirliğini sarsacak veya iş ve eylemlerine zarar verebilecek veya içerdiği mesaj, yayın veya her türlü bilgi vasıtasıyla ırkçılık, bağnazlık, nefret ve herhangi bir gruba veya kişiye karşı her türlü fiziki zarar ve incitme veya azınlık bir gruba karşı taciz veya tacizde bulunmayı teşvik eden veya 18 yaşından küçüklere yönelik cinsel ve şiddet içeren ve teşvik eden her türlü bilgi ve unsur ihtiva eden veya hukuk dışı eylemleri öven ve teşvik eden her türlü bilgi ve yayın veya ateşli silah üretmeye, satmaya ve almaya yönelik her türlü bilgi ve yayın veya içeriğinde başkalarının kişisel manevi ve telif haklarına ihlal ve tecavüz teşkil eden her türlü yazılım programları veya diğer her türlü araç ve unsurlar. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı yukarıdaki paragrafta sayılan içerikleri barındıran her türlü eklemeyi, erişimi, link vermeyi veya diğer web siteleri tarafından ekleme ve link verilmesini ret etme ve yasaklama yetkisine sahip olup, bu hallerde Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’un talebi halinde kullanıcı olarak siz bu tür içerik taşıyan eklemeleri ve linkleri web sitesinden kaldırmayı kabul etmiş sayılmaktasınız. **4- Güvenlik** İnternet üzerindeki bilgi alış verişleri genel olarak güvenli olmadığı için internet ortamındaki bilgi alış verişlerinizde dikkatli olmanız tavsiye edilmekte olup, işbu konuda Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı siz kullanıcıya site içindeki iletişiminizin, kişisel ve diğer bilgilerinizin güvenliğine ilişkin olarak ya da üçüncü şahıslar tarafından bilgilerinizin ele geçirilmesine karşı teminat veremez, vermemektedir. **5- Genel** Siz kullanıcının açık veya zımni olarak işbu akdi ihlal etmeniz karşısında Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından işbu akdin ihlal edilmesine müsaade edilmesi veya haktan feragat edilmesi, bu ve benzeri diğer akit şartlarını ihlalleriniz karşısında Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından size izin verildiği veya söz konusu diğer ihlaller karşısında hakkından feragat ettiği anlamına gelmez. **6- Mülkiyet Hakkı** İşbu sitede yayınlanan veya web sitesi vasıtasıyla erişilebilen ve burada sayılanlarla sınırlı olmamakla beraber; bütün haber, metin, yazı, makale, fotoğraf, görüntü, resim, ses klipi, yazılım programı, bilgisayar kodu, toplu halde, işbu web sitesi içeriği, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’a, ve/veya ona lisans veren veya içerik sağlamaya yetkili kılınan taraflara ait olup, Türk ve yabancı fikri mülkiyet kanunu ve diğer ilgili kanunların koruması altındadır. Buna ek olarak işbu web sitesi içeriği işleme ve derleme eserlerle ilgili Türk ve yabancı telif hakları kanunu tarafından da korunmaktadır. Kullanıcı, web sitesindeki veya web sitesi vasıtasıyla erişilebilen içerikle ilgili telif hakları hususunda ilgili ek bildirim, ihtar ve kısıtlamalara da uymak zorundadır. İşbu akitte açık bir şekilde beyan edilmeyen ve Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından açık ve yazılı bir izin olmaksızın işbu web sitesinde yapılan herhangi bir kullanım, çoğaltma, değiştirme, çevirme, yayma, tahrifat, kamuya gösterim, sergileme, web sitesine yükleme, internette yayınlama, iletim, yeniden iletim ve dağıtım veya diğer şekillerde web sitesini veya onun herhangi bir içeriğini bir bütün olarak veya kısmı bir şekilde kullanmak ve ondan yararlanmak yasaklanmıştır. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, bu paragrafta sayılanlar ile sınırlı olmamak kaydıyla; gazete münderecatı, haber, havadis, fıkra, kısa yazı, köşe yazısı,fotoğraf, görüntü, resim, ses klipi, yazılım programı, bilgisayar kodu, toplu halde, işbu web sitesi içeriği ve benzeri unsurlar üzerinde FSEK m. 36 anlamında telif haklarını saklı tutmuştur. Belirtilen unsurlar, kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kullanılamaz. **7- Sorumluluğun Sınırlanması** Uygulanacak mer’i hukuka bağlı olarak, ihmal de dâhil olmaz üzere, ancak bununla sınırlanmamak kaydıyla, hiç bir şart ve koşul altında, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, yöneticileri, müdürleri, çalışanları, şube ve acenteleri lisans verenleri veya sırasıyla onların halefleri veya onların yerine geçenler, kendisinden devir ve temlik alanlar; meydana gelebilecek hiç bir zarar ve kayıptan, ticari iş kaybından, veri ve kar kaybından veya işbu akdin ihlal ve ihmalinden meydana gelip gelmediğine bakılmaksızın her türlü rastlantısal, özel, doğrudan veya dolaylı zarar ve ziyandan veya haksız fiilden sorumlu tutulamazlar. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, bu paragrafta zikredilen kayıp ve zararların meydana geleceğini veya gelebilecek olma ihtimalini bilmesi veya bilmesinin gerekmesi veya bilebilecek olması halinde dahi sorumlu tutulamayacaktır. Hiç bir şart ve koşul altında, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, yöneticileri, müdürleri, çalışanları, şube ve acenteleri lisans verenleri veya sırasıyla onların halefleri veya onların yerine geçenler, kendisinden devir ve temlik alanlar, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’un veya kullanıcının, kullanıcı şifre ve hesap bilgilerinin korunmasındaki ihmalinden dolayı meydana gelebilecek hiç bir zarar ve ziyandan sorumlu değildir. Web sitesindeki sponsorların, reklam verenlerin ve üçüncü kişilerin, müştereken veya tek başına kullanımları sonucu, fiillerinden, hata ve ihmallerinden, davranışlarından dolayı Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı açık bir şekilde hiç bir sorumluluk kabul etmediğini beyan etmektedir. Ayrıca hiç bir kayıt ve şart altında Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, yöneticileri, müdürleri, çalışanları, şube ve acenteleri lisans verenleri; burada sayılanlarla sınırlı olmaksızın; (a) web sitesini kullanan üçüncü kişilerin fiilleri, ihmalleri ve davranışlarından ve (b) web sitesindeki veya işbu web sitesi üzerinden erişim sağlanan, link verilen web sitelerindeki içeriklerin, mal ve hizmetlerin, her türlü benzeri unsurların, yazılım ve programların kullanımından veya kullanılamamasından dolayı meydana gelebilecek hiç bir zarar, ziyan, kayıp, hasar ve masraftan sorumlu tutulamaz. İşbu web sitesinden veya web sitesi vasıtasıyla üçüncü kişilerden, mal ve hizmet satın alımından veya herhangi bir kullanımdan doğabilecek hiç bir zarar, ziyan, masraf ve kayıptan dolayı Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, yöneticileri, müdürleri, çalışanları, şube ve acenteleri lisans verenleri veya sırasıyla onların halefleri veya onların yerine geçenlerin kendisinden devir ve temlik alanların sorumlu tutulamayacağını ve bu hususlarda kullanıcı olarak herhangi bir hak iddiasında bulunmayacağınızı kabul etmiş sayılmaktasınız. **8- Yazılım Programları Lisans Hakkı** Web sitesine yerleştirilen, kaydedilen tüm yazılımlar, burada sayılanlarla sınırlı olmaksızın bütün bilgisayar kodları, bunlar içerisinde bulunan veya yerleştirilen veya bu bilgisayar yazılımları (“yazılım”) tarafından oluşturulan tüm dosya ve görüntüler telif hakları ve ilgili kanunların koruması altındadır. Tüm bu zikredilen yazılımların mülkiyeti Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’a veya ona lisans verenlere veya bu tür yazılımların mülkiyetini elinde bulunduran yetkilendirilmiş diğer şahıslara aittir. İşbu akitte belirtilen kayıt ve koşullar altında web sitesindeki yazılımlara erişim ve kullanım hakkı siz kullanıcıya tanınmış olup, buna ek olarak bu tür yazılımlara erişim ve kullanım için başka şart ve koşullar da öngörülebilir İşbu web sitesi yazılım programını yüklemek için kullanımınıza sunuyorsa, aksi kararlaştırılmadıkça işbu akitte yazılı şartlara ve işbu akit dışında diğer yükleme (downloading) ve yazılımların (software) kullanımları ile ilgili koşullara uymak kaydıyla; kişisel olarak, başkasına devredilemez ve münhasır olmayan bir ruhsatla (a) bu yazılımın bir kopyası, ağ bağlantısı olmayan bir bilgisayarda kişisel amaçlı ve ticari amaç taşımamak kaydıyla kurulup çalıştırılabilir; (b) kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde kalmak kaydıyla, makul ve uygun şartlarda gerekiyorsa eğer yedek bir kopyası yapılabilir. İşbu akitte açıkça izin verilen hususlar dışında kullanıcı, yazılım programlarını bir bütün olarak veya kısmen; (a) kullanamaz, çoğaltamaz, düzeltme yapamaz, çevirisini yapamaz, uyarlayamaz, yükleyemez, indiremez ve iletemez; (b) yazılım programları içerisinde belirtilen markalarla, mülkiyetle ilgili uyarıları çıkartamaz, değiştiremez, saklayamaz; (c) satamaz, kiralayamaz, lisans veremez, devredemez veya diğer bir şekilde erişim sağlayamaz; (d) sökemez, çıkartamaz, kaynak koda dönüştüremez, şifre çözme ve kırma yapamaz, yazılım programı üzerinde tersine mühendislikte bulunamaz veya başkalarına bu konuda yardımcı olamaz. İşbu web sitesine yerleştirilen bütün yazılım programları var olduğu gibi kullanımınıza sunulmakta olup bu programlarla ilgili açık veya zımni herhangi bir teminat ve garanti verilmez. İşbu web sitesinde bulunan hiç bir şey kullanıcıya herhangi bir hak, unvan, menfaat veya herhangi bir lisans hakkı vermediği gibi web sitesindeki yazılım programları üzerinde veya web sitesi vasıtasıyla indirilen yazılım programları üzerinde de herhangi bir fikri mülkiyet hakkı ve benzeri hak vermez. **9- Web Sitesinde Kayıt Şartları** İşbu web sitesinin bazı bölümlerini kullanmak için web sitesine kayıt ve üye olmanız istenebilir. Bu halde kayıt ve üyelik için sizden istenen bilgileri veya size verilen kayıt ve üye formunda istenen bilgilerinizi doğru, inanılır, güvenilir ve tam olarak vermeniz ve bu bilgileri zamanında güncellemeniz gerekmektedir. Eğer Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’ un sizin verdiğiniz bilgilerin doğruluğu, inandırıcılığı, güvenirliği ve güncelliği hakkında kuşkulanmak için makul nedenleri varsa sizin web sitesini kullanımınızı ve web sitesine erişiminizi askıya alabilir veya tamamen engelleyebilir. **10- Fesih** Herhangi bir zamanda ve hiç bir uyarı ve ihtara gerek olmaksızın Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı uygun gördüğü takdirde ve hiç bir gerekçe göstermeden web sitesini kullanımınızı veya web sitesine erişiminizi engelleyebilir. Ayrıca işbu akitte belirtilen kayıt ve şartları ihlal etmeniz halinde, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı sizin web sitesinin tamamına veya herhangi bir kısmına olan erişiminizi ve kullanımınızı engelleyebilir. **11- Markaların Kullanımı** İşbu web sitesinde üçüncü kişilere ait belirli markaların ve diğer ayırt edici isimlerin ve/veya işaretlerin kullanılması bu kişilerle Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı arasında herhangi bir ilişki olduğu veya aralarında lisans anlaşması olduğu veya Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’un söz konusu üçüncü kişilerin mal, hizmet ve işlemlerini onayladığı anlamına gelmez. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı veya fikri mülkiyet sahibi, ilgili üçüncü kişilerin yazılı izni olmadıkça işbu web sitesi içeriğindeki hiç bir şey kullanıcıya, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı veya üçüncü kişilere ait marka, ayırt edici isimler ve işaretler, logo ve tasarımlar ve benzeri fikri mülkiyet hakları üzerinde herhangi bir kullanım hakkı veya lisans vermez. **12- Web Sitesini Kullanım ve Yapılan Eklemeler** İşbu web sitesi Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı ve diğer kullanıcılarla iletişime girmek için siz kullanıcıya siteye mesaj ve değişik içerikler ekleme, dosya, belge ve benzeri unsurları (“siteye eklemeler”) yükleme imkânı sunabilir. Web sitesinde size tanınan bu tür bir imkânı kullanırken işbu paragrafta sayılanlar yasaklanmıştır: (a) Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’un takdir ve idaresinde olan bir konuda web sitesinde tasarrufta bulunmak veya web sitesinin düzenli bir şekilde çalışmasını veya başkalarının web sitesini kullanmasını ve ondan yararlanmasını engellemek, kısıtlamak, mani olmak, müdahale etmek veya bu yönde bir teşebbüste bulunmak; (b) içeriği hukuka aykırı yıldırıcı, tehdit edici, hakaret niteliğinde olan, genel ahlaka aykırı, yakışıksız, edebe aykırı, pornografik, aşağılayıcı, karalayıcı, küfürlü, lekeleyici ve benzeri her türlü bilgi ile (c) burada sayılanlarla sınırlı olmamak kaydıyla suç teşkil edecek veya suça teşvik edici nitelikte veya ulusal ve uluslararası kanunlara aykırı olan veya başkalarının kişisel haklarını zedeleyici, çiğneyici, hakaret edici, özel hayatlarına ve kamu haklarına tecavüz teşkil eden veya fikri mülkiyet hukuku ve ilgili diğer kanunla tarafından korunan telif hakları, patent, tasarım, ticari sır veya diğer fikri mülkiyet hakları ile bunlara ek olarak eser sahibinden izin almaksızın işleme ve derleme eser haklarına karşı ihlal ve tecavüz teşkil eden her türlü yazı, makale, resim, görüntü, fotoğraf, haber, yazılım programı veya benzeri unsurlar veya (d) kin, nefret, ırkçılık, bağnazlık, başkalarına karşı her türlü fiziki tecavüzü teşvik eden veya küçüklere zararlı olabilecek, rahatsız edici, saldırgan veya başkalarına saldırganlığı teşvik edici, her türlü mesaj, eklemeler ve yayınlarla; (e) 18 yaşından küçükleri şiddet ve cinselliğe yönelten, teşvik eden veya kanuna karşı faaliyetler hakkında eğitici bilgi veren, yasadışı silahların üretimi, nasıl yapıldığı, nasıl satıldığı hususunda bilgi veren (f) diğer kullanıcılara vermek üzere ve ticari amaçlı veya diğer başka yasal olmayan amaçlar için kullanmak üzere web sitesini kullananların şifre ve kişisel bilgilerini istemek, almak, (g) virüs veya zararlı spamlar içeren veya virüs yaratan her türlü mesaj, ekleme ve yüklemeler (h) istenmeyen e-mail, zincirleme mektup, davetsiz toplu e-mail veya spam göndermek veya (ı) web sitesini ticari amaç için kullanmak, reklam, satış, ticari faaliyetle ilgili unsurlar taşıyan mesaj bırakma, eklemelerde bulunma veya yükleme yapmak İşbu siteye bıraktığınız mesajlar, yaptığınız ekleme ve yüklemelerle diğer her türlü unsurlar hakkında Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’a münhasıran, kısıtlanamaz, âlemşümul, geri alınamaz ve telif ücretsiz izin ve lisans hakkı verdiğinizi kabul etmiş sayılmaktasınız. Söz konusu izin ve lisans hakkı sizin işbu web sitesine bıraktığınız, yüklediğiniz, ekleme yaptığınız her türlü mesaj ve yayınlarla diğer unsurların kullanım, yayma, çoğaltma, değiştirme, düzeltme, uyarlama, depolama, işleme ve derleme eser meydana getirme, dağıtma, iletme, yeniden iletme, kamuya açık alanda icra etme, teşhir etme ve diğer benzeri hakları ve buna ek olarak söz konusu haklar hususunda başkalarına lisans verme hakkını da kapsamaktadır. İşbu web sitesine mesaj bırakan, her türlü ekleme ve yüklemelerde bulunan kullanıcılar aynı zamanda bütün manevi haklarından Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı lehine feragat ettiklerini kabul ederler. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, kullanıcıların bıraktığı mesajları, eklemeleri ve yüklemeleri herhangi bir gerekçe göstermeden değiştirme, kaldırma ve kısıtlama hakkını saklı tutmakla birlikte, kullanıcılar, kanunun gerektirdiği veya mahkemelerin veya kamu kurumlarının talep ettiği bilgilerin Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından ilgili kurum ve mercilere verilmesini veya kamuya ifşa edilmesini de kabul etmiş sayılırlar İşbu web sitesinde yayınlanan her türlü kullanıcı mesajları, yayınlar ve benzeri eklemeler ilgili kişinin kendi görüşlerini yansıtmakta olup, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı bu tür görüş ve fikirlerden ve ilgili mesaj, ekleme ve yüklemeler ile her tür diğer içeriklerden sorumlu olmadığı gibi işbu web sitesiyle ilgili hiç bir şikâyeti araştırmak ve sonuçlandırmakla da yükümlü değildir. **13- Online Ticaret** İşbu web sitesi online-çevrimiçi, ortamda Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından sunulan değişik türde mal ve hizmet satın alma imkânı sunabilir. Web sitesinde mal ve hizmet satın almak için sipariş vermek istediğinizde doğru, güvenilir, eksiksiz ve tam olarak gerekli kişisel bilgilerinizi; adınızı, soyadınızı, telefon numaranızı, kredi kartı bilgilerinizi, e-mail adresinizi ve siparişinizin teslim edileceği adresi bildirmeniz gerekmektedir. Web sitesinde satışa sunulan mal ve hizmet listesindeki fiyatlardaki yanlışlıklar nedeniyle veya baskı ve matbaa hatasından dolayı yanlış fiyat verilmesi veya fiyat bilgilerinin yanlış belirtilmesi hallerinde, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı her zaman siparişinizi geri çevirme, kabul etmeme hakkına sahiptir. Ayrıca web sitesinde belirtilen mal ve hizmetler stoklarda mevcut olması halinde geçerli olup mal ve hizmetlere ait fiyatlar her zaman tek taraflı olarak ve hiç bir gerekçe gösterilmeden Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından değiştirilebilir. Web sitesine sunduğunuz sipariş talebiniz, icap kabul edilip tarafımızdan aksi kararlaştırılmadıkça makul bir süre için geçerli olup ancak size mal ve hizmet gönderilmesi halinde icabınız kabul edilmiş sayılır. Sizin elinizde bulunan elektronik makbuz formu, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından size gönderilmiş sipariş onay makbuzu olmadıkça sizin siparişinizin kabul edildiği anlamı taşımaz. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı herhangi bir gerekçeden dolayı sizin siparişinizi her zaman kabul veya ret etme haklarını saklı tutar. İşbu web sitesi siz kullanıcılara üçüncü şahıslar tarafından sunulan değişik türlerde mal ve hizmetler satın alma imkânı sunabilir (üçüncü şahıs emtiaları). Bu durumda Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı üçüncü şahıs emtialarının yasallığı, kalitesi, zamanında ulaşması, doğruluğu, güvenirliği ve diğer hususlarda herhangi bir sorumluluk taşımaz. İşbu web sitesinin link sağladığı veya link sağlayan web sitelerine yönlendirmesi sonucu, söz konusu bu tür üçüncü şahıslara ait emtiaları satın almak için sipariş verirken veya üçüncü şahıslara kişisel bilgilerinizi ve hesap bilgilerinizi verirken bu tür bilgilerinizin Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından değil söz konusu üçüncü şahıslar tarafından alındığı ve bu hususlarda Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’un herhangi bir sorumluluk taşımadığını kabul etmiş sayılırsınız. İşbu web sitesinden veya bu web sitesinin erişim ve link verdiği diğer web sitelerinden yapacağınız üçüncü şahıslara ait emtialara ilişkin satın almalarda meydana gelebilecek her hangi bir zarar, ziyan, masraf ve benzeri kayıplardan Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı, çalışanları, müdür ve yöneticileri, acenteleri, sırasıyla halefleri ve yerine geçenler sorumlu tutulamaz ve bu kişilere karşı bir hak iddiasında bulunulamaz. **14- Tavsiye Değildir** İşbu web sitesindeki bilgiler sadece kullanıcıyı bilgilendirmek amacı ile sunulmuş olup; hukuki, tıbbi, finansal, yatırım, vergi, muhasebe ve diğer benzeri konularda tavsiye verme niteliğinde değildir. İşbu web sitesinde yayınlanan bilgilere güvenerek herhangi bir işlem yapmanız tavsiye edilmemektedir. **15- Şifre** İşbu web sitesinde belirtilen bazı özel kullanımlar için web sitesindeki üye ve kayıt sistemi üzerinden kullanıcı adı ve şifresi almanız gerekebilir. Söz konusu şifre ve kullanıcı adının gizli tutulması sizin sorumluluğunuzda olup şifrenizin veya hesabınızın herhangi bir izinsiz kullanımını öğrendiğinizde derhal Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’a bildirmeniz ve her defasında web sitesindeki kullanıcı hesabınızdan çıkarken güvenli bir şekilde çıkış yapmanız gerekmektedir. Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı’ un veya sizin ihmalinizden dolayı şifre ve hesabınızın korunamamasından doğacak hiç bir zarar, ziyan ve masraftan Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı sorumlu değildir. **16- İzinsiz Kullanım ve Tecavüz Hallerinde İhbar ve Bildirim** Telif hakları hususunda yapılacak izinsiz kullanım ve tecavüzlerle ilgili ihbar ve bildirimler https://uzayportal.com/kunye.html adresine yapılabilir. İhbar ve bildirimler karşısında Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı derhal söz konusu ihbarları değerlendirip araştırır ve gerekli gördüğü her türlü tedbiri alır ve işlemleri başlatır. Daha etkin olması için izinsiz kullanım ve tecavüzlerle ilgili bildirim ve ihbarların aşağıda belirtilen şekillerde yapılması gerekmektedir. 1. Web sitesinde izinsiz kullanıldığı iddia edilen telif hakkının tanımlanması 2. İhlal edildiği öne sürülen telif hakkı sahibi adına ihbar ve bildirimde bulunan yetkili kişinin imzası 3. İhbar ve bildirimde bulunan kişinin izinsiz kullanım ve tecavüz iddiasında bulunduğu telif hakkı ile ilgili telif hakkı sahibi veya onun lisans verdiği kişi veya acentesinin herhangi bir şekilde söz konusu telif hakkının kullanımı için izin vermediğine dair yazılı beyan. 4. İhbar ve bildirimde bulunan tarafa ulaşabilmek için gerekli ve yeterli iletişim bilgileri (telefon numarası, adres, e-mail v.s.) 5. İhbar ve bildirimde bulunan kişinin verdiği bilgilerin doğru ve güvenilir olduğu, yalan ve yanlış beyanda bulunması karşısında cezai yükümlülük altına girebileceği ve söz konusu telif hakları sahibi adına hareket etmek için gerekli yetkisinin olduğuna dair beyanı. **17- Uygulanacak Hukuk** İşbu web sitesi (işbu web sitesi üzerinden link verilen üçüncü kişilere ait web siteleri hariç) Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Portalı tarafından kontrol ve idare edilmektedir. İşbu web sitesine erişim sağlamanız veya web sitesini kullanmanız halinde web sitesinin içeriği ile ilgili ve sizin erişim ve kullanımınızla ilgili hususlarda çıkacak sorunların çözümünde uygulanacak hukuk Türk Hukuku olup, İstanbul mahkemeleri yetkili kılınmıştır. --- ### [Podcast](https://uzayportal.com/podcast-programlari/) **Published:** August 18, 2024 **Author:** admin **Content:** #### **Prof. Dr. Uğur Güven tarafından uzay teknolojileri ve savunma teknolojileri üzerine yapılmış Podcastlar listesi** --- ### [İletişim](https://uzayportal.com/iletisim/) **Published:** April 2, 2022 **Author:** admin **Content:** Bu portal, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Yüksek Mühendisi, [Prof. Dr. Uğur GÜVEN](https://drguven.com) tarafından hazırlanmaktadır. Her tür soruyu <info@uzayportal.com> adresinden sorabilirsiniz. Ek olarak özel bir bilgi isteğiniz olursa veya yazar olarak da katkı sunmak isterseniz lütfen bizimle iletişime geçiniz. --- ### [Dersler](https://uzayportal.com/dersler/) **Published:** April 2, 2022 **Author:** admin **Content:** ## **Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Dersleri ve Seminerleri** Uzay Bilimleri ve Teknolojileri ile ilgili dersleri, seminerleri, Uzay ve Türkiye ile ilgili notları, Aerodinamik, Roket Tahrik Sistemleri, Uydu Teknolojileri, Yörünge Mekaniği, Uzay Teknolojileri ve Yapay Zeka, Uzay Teknolojileri ve Robotik ile ilgili Türkçe ve İngilizce dersleri burada bulmak mümkündür. Eğer uzay bilimleri ve uzay teknolojileri ile ilgili özel bir konuda ders talebiniz olursa arşivimizden koymaya çalışırız. Aşağıdaki ders konularını tıklayarak pdf’i görebilir ve irdeleyebilirsiniz. **[Uzay Teknolojileri ve Gündelik Hayat](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Uzay-Teknolojileri-ve-Gündelik-Hayat.pdf)** **[Dünyada Uzay Faaliyetleri ve Küresel Uzay Aktiviteleri](https://uzayportal.com/wp-content/uploads/2022/04/Dünyada-Uzay-Faaliyetleri.pdf)** --- ## Categories ### [Haberler](https://uzayportal.com/category/haberler/) **Description:** Uzay Gelişmeleri ile ilgili haberler, uzay teknolojileri haberleri, uzay çalışmaları ile ilgili haberler --- ### [WikiUzay](https://uzayportal.com/category/wikiuzay/) **Description:** Uzay ile ilgili Wikipedia, uzay wikisi, uzay wikipedia, temel uzay teknolojileri tanımları --- ### [Yazarlar](https://uzayportal.com/category/yazarlar/) **Description:** Uzay Bilimleri Ve Teknolojileri ile ilgili Yazarlar, Makaleler, Yazılar ve Düşünceler --- ### [Medya](https://uzayportal.com/category/medya/) **Description:** Uzay Bilimleri Ve Teknolojileri ile ilgili medya video haberleri --- ### [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/category/yazarlar/prof-dr-ugur-guven/) **Description:** Prof. Dr. Uğur GÜVEN yazıları, uzay bilimleri ve teknolojileri ile ilgili makaleler, uzay haberleri üzerine yorum yaziları --- ### [Uzay Tarihi](https://uzayportal.com/category/uzay-tarihi/) **Description:** Uzay Bilimleri ve Teknolojileri tarihinde önemli günler --- ## Tags ### [jeff bezos](https://uzayportal.com/tag/jeff-bezos/) --- ### [bezos uzaya gitti](https://uzayportal.com/tag/bezos-uzaya-gitti/) --- ### [ticari uzay uçuşu](https://uzayportal.com/tag/ticari-uzay-ucusu/) --- ### [dünyanın en genç astronotu](https://uzayportal.com/tag/dunyanin-en-genc-astronotu/) --- ### [çin uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay-calismalari/) --- ### [hint uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/hint-uzay-calismalari/) --- ### [asyada uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/asyada-uzay-calismalari/) --- ### [batı uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/bati-uzay-calismalari/) --- ### [türkiye uzay](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzay/) --- ### [türk uzay ajansı](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay-ajansi/) --- ### [TUA](https://uzayportal.com/tag/tua/) --- ### [türk uzay ajansı ne durumda](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay-ajansi-ne-durumda/) --- ### [türk uzay çalışmaları durum](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay-calismalari-durum/) --- ### [türkiye uzaya gidecekmi](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzaya-gidecekmi/) --- ### [uzay ekonomisi](https://uzayportal.com/tag/uzay-ekonomisi/) --- ### [uzay ekonomi](https://uzayportal.com/tag/uzay-ekonomi/) --- ### [türkiye uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzay-calismalari/) --- ### [türk uzay ekonomisi](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay-ekonomisi/) --- ### [uzay harcamaları](https://uzayportal.com/tag/uzay-harcamalari/) --- ### [perseverance](https://uzayportal.com/tag/perseverance/) --- ### [mars görevi](https://uzayportal.com/tag/mars-gorevi/) --- ### [nasa mars](https://uzayportal.com/tag/nasa-mars/) --- ### [mars uzay aracı](https://uzayportal.com/tag/mars-uzay-araci/) --- ### [mars helikopteri](https://uzayportal.com/tag/mars-helikopteri/) --- ### [mars uav](https://uzayportal.com/tag/mars-uav/) --- ### [Ingenuity helikopteri](https://uzayportal.com/tag/ingenuity-helikopteri/) --- ### [uzay turizmi](https://uzayportal.com/tag/uzay-turizmi/) --- ### [Jupiter](https://uzayportal.com/tag/jupiter/) --- ### [Jüpiterin ısınması](https://uzayportal.com/tag/jupiterin-isinmasi/) --- ### [Jupiterin Aurorası](https://uzayportal.com/tag/jupiterin-aurorasi/) --- ### [Juğiterin Sıcaklığı](https://uzayportal.com/tag/jugiterin-sicakligi/) --- ### [türk astronotlar](https://uzayportal.com/tag/turk-astronotlar/) --- ### [türk uzay madenceiliği](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay-madenceiligi/) --- ### [Türkiye aya gidebilecekmi](https://uzayportal.com/tag/turkiye-aya-gidebilecekmi/) --- ### [dünyanın en yaşlı astronotu](https://uzayportal.com/tag/dunyanin-en-yasli-astronotu/) --- ### [ticari uzay uçuşları](https://uzayportal.com/tag/ticari-uzay-ucuslari/) --- ### [çin uzay ajansı](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay-ajansi/) --- ### [hint uzay ajansı](https://uzayportal.com/tag/hint-uzay-ajansi/) --- ### [uzay çalışmaları ne durumda](https://uzayportal.com/tag/uzay-calismalari-ne-durumda/) --- ### [Prof. Dr. Uğur Güven](https://uzayportal.com/tag/prof-dr-ugur-guven/) --- ### [Uğur Güven](https://uzayportal.com/tag/ugur-guven/) --- ### [göbeklitepe](https://uzayportal.com/tag/gobeklitepe/) --- ### [göbeklitepenin gizemi](https://uzayportal.com/tag/gobeklitepenin-gizemi/) --- ### [göbeklitepenin sırru](https://uzayportal.com/tag/gobeklitepenin-sirru/) --- ### [göbeklitepe ve uzay](https://uzayportal.com/tag/gobeklitepe-ve-uzay/) --- ### [ilk türk astronotu](https://uzayportal.com/tag/ilk-turk-astronotu/) --- ### [ayda koloni](https://uzayportal.com/tag/ayda-koloni/) --- ### [mars kolonisi](https://uzayportal.com/tag/mars-kolonisi/) --- ### [uzay madenciliği](https://uzayportal.com/tag/uzay-madenciligi/) --- ### [Hint roketi](https://uzayportal.com/tag/hint-roketi/) --- ### [ISRO uzay ajans](https://uzayportal.com/tag/isro-uzay-ajans/) --- ### [hindistan uzay](https://uzayportal.com/tag/hindistan-uzay/) --- ### [hindistan roket](https://uzayportal.com/tag/hindistan-roket/) --- ### [hindistan uzay çalışmalarıı](https://uzayportal.com/tag/hindistan-uzay-calismalarii/) --- ### [isro uzay ajansı](https://uzayportal.com/tag/isro-uzay-ajansi/) --- ### [Venüs](https://uzayportal.com/tag/venus/) --- ### [Bepicolombo](https://uzayportal.com/tag/bepicolombo/) --- ### [Venüs gezegeni](https://uzayportal.com/tag/venus-gezegeni/) --- ### [venüs araştırma](https://uzayportal.com/tag/venus-arastirma/) --- ### [venüste hayat varmı](https://uzayportal.com/tag/venuste-hayat-varmi/) --- ### [venüs atmosfer](https://uzayportal.com/tag/venus-atmosfer/) --- ### [Japon Uzay Ajansı](https://uzayportal.com/tag/japon-uzay-ajansi/) --- ### [Japan Mars Görevi](https://uzayportal.com/tag/japan-mars-gorevi/) --- ### [Phobos Uzay Arastirması](https://uzayportal.com/tag/phobos-uzay-arastirmasi/) --- ### [Japon Mars](https://uzayportal.com/tag/japon-mars/) --- ### [Mars ve Phobos](https://uzayportal.com/tag/mars-ve-phobos/) --- ### [Marsta hayat varmı](https://uzayportal.com/tag/marsta-hayat-varmi/) --- ### [asteroit](https://uzayportal.com/tag/asteroit/) --- ### [asteroit madenciliği](https://uzayportal.com/tag/asteroit-madenciligi/) --- ### [asteroid madenciliği](https://uzayportal.com/tag/asteroid-madenciligi/) --- ### [uzay madenleri](https://uzayportal.com/tag/uzay-madenleri/) --- ### [SpaceX Gorev](https://uzayportal.com/tag/spacex-gorev/) --- ### [Ay gorevi](https://uzayportal.com/tag/ay-gorevi/) --- ### [SpaceX aya gidiyor](https://uzayportal.com/tag/spacex-aya-gidiyor/) --- ### [Starship aya gidebilirmi](https://uzayportal.com/tag/starship-aya-gidebilirmi/) --- ### [NASA ve SpaceX](https://uzayportal.com/tag/nasa-ve-spacex/) --- ### [SPaceX ve NASA AY gorevi](https://uzayportal.com/tag/spacex-ve-nasa-ay-gorevi/) --- ### [Artemis Projesi](https://uzayportal.com/tag/artemis-projesi/) --- ### [Artemis Projesi ve NASA](https://uzayportal.com/tag/artemis-projesi-ve-nasa/) --- ### [Artemis NASA](https://uzayportal.com/tag/artemis-nasa/) --- ### [Artemis SPaceX](https://uzayportal.com/tag/artemis-spacex/) --- ### [Change5 uzay aracı](https://uzayportal.com/tag/change5-uzay-araci/) --- ### [çin ay görevi](https://uzayportal.com/tag/cin-ay-gorevi/) --- ### [aya gidiş](https://uzayportal.com/tag/aya-gidis/) --- ### [Perseverance Gezgini](https://uzayportal.com/tag/perseverance-gezgini/) --- ### [NASA Mars Görevi](https://uzayportal.com/tag/nasa-mars-gorevi/) --- ### [Mars Görevi Perseverence](https://uzayportal.com/tag/mars-gorevi-perseverence/) --- ### [Firefly](https://uzayportal.com/tag/firefly/) --- ### [Firefly roket fırlatma](https://uzayportal.com/tag/firefly-roket-firlatma/) --- ### [ticari uzay firması](https://uzayportal.com/tag/ticari-uzay-firmasi/) --- ### [roket fırlatma](https://uzayportal.com/tag/roket-firlatma/) --- ### [aya ne zaman gidilecek](https://uzayportal.com/tag/aya-ne-zaman-gidilecek/) --- ### [aya insanlı uçuş](https://uzayportal.com/tag/aya-insanli-ucus/) --- ### [uzay turizmi nedir](https://uzayportal.com/tag/uzay-turizmi-nedir/) --- ### [uzay turistleri](https://uzayportal.com/tag/uzay-turistleri/) --- ### [uzay nerede başlar](https://uzayportal.com/tag/uzay-nerede-baslar/) --- ### [Virgin gaalctic Uçuşu](https://uzayportal.com/tag/virgin-gaalctic-ucusu/) --- ### [Blue Origin Uçuş](https://uzayportal.com/tag/blue-origin-ucus/) --- ### [richard bronson](https://uzayportal.com/tag/richard-bronson/) --- ### [türkiye uzay turizmi](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzay-turizmi/) --- ### [Inspiration 4 Uzay Görevi](https://uzayportal.com/tag/inspiration-4-uzay-gorevi/) --- ### [SpaceX Uzay Görevi](https://uzayportal.com/tag/spacex-uzay-gorevi/) --- ### [SpaceX Sivil Uçuş](https://uzayportal.com/tag/spacex-sivil-ucus/) --- ### [Ticai uzay uçuşları](https://uzayportal.com/tag/ticai-uzay-ucuslari/) --- ### [ilk sivil uzay uçuşu](https://uzayportal.com/tag/ilk-sivil-uzay-ucusu/) --- ### [uzay oteli](https://uzayportal.com/tag/uzay-oteli/) --- ### [uzay uçuşu ne kadar](https://uzayportal.com/tag/uzay-ucusu-ne-kadar/) --- ### [ISS](https://uzayportal.com/tag/iss/) --- ### [Uluslararası Uzay istasyonu](https://uzayportal.com/tag/uluslararasi-uzay-istasyonu/) --- ### [ISS Nedir](https://uzayportal.com/tag/iss-nedir/) --- ### [2021 uzay](https://uzayportal.com/tag/2021-uzay/) --- ### [uzaya gidiş](https://uzayportal.com/tag/uzaya-gidis/) --- ### [spacex uzay](https://uzayportal.com/tag/spacex-uzay/) --- ### [virgin galactic uzay](https://uzayportal.com/tag/virgin-galactic-uzay/) --- ### [NASA görev](https://uzayportal.com/tag/nasa-gorev/) --- ### [dünya enerji ihtiyacı](https://uzayportal.com/tag/dunya-enerji-ihtiyaci/) --- ### [uzay ve enerji](https://uzayportal.com/tag/uzay-ve-enerji/) --- ### [helyum3 ve ay](https://uzayportal.com/tag/helyum3-ve-ay/) --- ### [helyum 3 füzyon](https://uzayportal.com/tag/helyum-3-fuzyon/) --- ### [ay enerjisi](https://uzayportal.com/tag/ay-enerjisi/) --- ### [uzay enerjisi](https://uzayportal.com/tag/uzay-enerjisi/) --- ### [füzyon enerjisi](https://uzayportal.com/tag/fuzyon-enerjisi/) --- ### [Sputnik uydusu](https://uzayportal.com/tag/sputnik-uydusu/) --- ### [dünya uzay haftası](https://uzayportal.com/tag/dunya-uzay-haftasi/) --- ### [dünya uzay çağı](https://uzayportal.com/tag/dunya-uzay-cagi/) --- ### [uzay haftası](https://uzayportal.com/tag/uzay-haftasi/) --- ### [sovyet uzay programı](https://uzayportal.com/tag/sovyet-uzay-programi/) --- ### [uzay teknolojisi ve bankacılık](https://uzayportal.com/tag/uzay-teknolojisi-ve-bankacilik/) --- ### [uzay ve finans](https://uzayportal.com/tag/uzay-ve-finans/) --- ### [uzay teknolojiler finans](https://uzayportal.com/tag/uzay-teknolojiler-finans/) --- ### [uzay tekolojileri ve lojistik](https://uzayportal.com/tag/uzay-tekolojileri-ve-lojistik/) --- ### [uzay teknolojisi ve taşımacılık](https://uzayportal.com/tag/uzay-teknolojisi-ve-tasimacilik/) --- ### [kargo uzay teknolojisi](https://uzayportal.com/tag/kargo-uzay-teknolojisi/) --- ### [sanayileşme ve uzay](https://uzayportal.com/tag/sanayilesme-ve-uzay/) --- ### [endüstri 4.0 ve uzay](https://uzayportal.com/tag/endustri-4-0-ve-uzay/) --- ### [yapay zeka ve uzay](https://uzayportal.com/tag/yapay-zeka-ve-uzay/) --- ### [robotik ve uzay](https://uzayportal.com/tag/robotik-ve-uzay/) --- ### [Sanayileşme 5.0](https://uzayportal.com/tag/sanayilesme-5-0/) --- ### [Dİjital Çağda Uzay Ekonomisi](https://uzayportal.com/tag/dijital-cagda-uzay-ekonomisi/) --- ### [türk uzay madenciiliği](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay-madenciiligi/) --- ### [helyum 3 ve ay](https://uzayportal.com/tag/helyum-3-ve-ay/) --- ### [uzayda hammadde](https://uzayportal.com/tag/uzayda-hammadde/) --- ### [uzayda demir](https://uzayportal.com/tag/uzayda-demir/) --- ### [uzayda nikel](https://uzayportal.com/tag/uzayda-nikel/) --- ### [İstikbal Göklerdedir ve Uzay](https://uzayportal.com/tag/istikbal-goklerdedir-ve-uzay/) --- ### [Atatürk ve Uzay](https://uzayportal.com/tag/ataturk-ve-uzay/) --- ### [iss nerede](https://uzayportal.com/tag/iss-nerede/) --- ### [Türkiye Uzay Araştırmaları](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzay-arastirmalari/) --- ### [Şule Perinçek](https://uzayportal.com/tag/sule-perincek/) --- ### [uzay vatan](https://uzayportal.com/tag/uzay-vatan/) --- ### [uzay turizm](https://uzayportal.com/tag/uzay-turizm/) --- ### [türkiye uzay ajansı](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzay-ajansi/) --- ### [mars hayat](https://uzayportal.com/tag/mars-hayat/) --- ### [mars yaşam](https://uzayportal.com/tag/mars-yasam/) --- ### [marsda hayat varmı](https://uzayportal.com/tag/marsda-hayat-varmi/) --- ### [marsda karbon izi](https://uzayportal.com/tag/marsda-karbon-izi/) --- ### [europa yaşam](https://uzayportal.com/tag/europa-yasam/) --- ### [türkiye ve uzay](https://uzayportal.com/tag/turkiye-ve-uzay/) --- ### [nasa neler yapıyor](https://uzayportal.com/tag/nasa-neler-yapiyor/) --- ### [james webb](https://uzayportal.com/tag/james-webb/) --- ### [webb uzay teleskobu](https://uzayportal.com/tag/webb-uzay-teleskobu/) --- ### [JWST nedir](https://uzayportal.com/tag/jwst-nedir/) --- ### [Hubble Uzay Teleskop](https://uzayportal.com/tag/hubble-uzay-teleskop/) --- ### [Uzay Bilimleri](https://uzayportal.com/tag/uzay-bilimleri/) --- ### [Astronomi Teleskop](https://uzayportal.com/tag/astronomi-teleskop/) --- ### [Dış Gezegenler](https://uzayportal.com/tag/dis-gezegenler/) --- ### [marsta hayat](https://uzayportal.com/tag/marsta-hayat/) --- ### [güneş sisteminde hayat](https://uzayportal.com/tag/gunes-sisteminde-hayat/) --- ### [çin uzay işbirliği](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay-isbirligi/) --- ### [Perseverance uzay aracı](https://uzayportal.com/tag/perseverance-uzay-araci/) --- ### [Mars Misyonu](https://uzayportal.com/tag/mars-misyonu/) --- ### [marsda hayat](https://uzayportal.com/tag/marsda-hayat/) --- ### [mars araştırma](https://uzayportal.com/tag/mars-arastirma/) --- ### [Türkiye 3 Dünya Savaşı](https://uzayportal.com/tag/turkiye-3-dunya-savasi/) --- ### [Milgem](https://uzayportal.com/tag/milgem/) --- ### [Türk Donanması](https://uzayportal.com/tag/turk-donanmasi/) --- ### [ISRO ve Uzay](https://uzayportal.com/tag/isro-ve-uzay/) --- ### [uzay çağı ve Türkiye](https://uzayportal.com/tag/uzay-cagi-ve-turkiye/) --- ### [uzay vatan ve türkiye](https://uzayportal.com/tag/uzay-vatan-ve-turkiye/) --- ### [Blue Origin](https://uzayportal.com/tag/blue-origin/) --- ### [Uzay turizmi uçuşları](https://uzayportal.com/tag/uzay-turizmi-ucuslari/) --- ### [sivil uzay uçuşları](https://uzayportal.com/tag/sivil-uzay-ucuslari/) --- ### [jeff bezos ve uzay uçuşları](https://uzayportal.com/tag/jeff-bezos-ve-uzay-ucuslari/) --- ### [John Glenn](https://uzayportal.com/tag/john-glenn/) --- ### [Mercury 7 Uçuşları](https://uzayportal.com/tag/mercury-7-ucuslari/) --- ### [20 Şubat 1962](https://uzayportal.com/tag/20-subat-1962/) --- ### [SpaceX](https://uzayportal.com/tag/spacex/) --- ### [Starlink Uyduları](https://uzayportal.com/tag/starlink-uydulari/) --- ### [Starlink ve spacex](https://uzayportal.com/tag/starlink-ve-spacex/) --- ### [Pioneer 11 Uzay Aracı](https://uzayportal.com/tag/pioneer-11-uzay-araci/) --- ### [Pioneer Uzay](https://uzayportal.com/tag/pioneer-uzay/) --- ### [Güneş Sistemi](https://uzayportal.com/tag/gunes-sistemi/) --- ### [23 Şubat 1990](https://uzayportal.com/tag/23-subat-1990/) --- ### [Columbia Uzay Mekiği](https://uzayportal.com/tag/columbia-uzay-mekigi/) --- ### [Columbia faciası](https://uzayportal.com/tag/columbia-faciasi/) --- ### [uzay mekiği](https://uzayportal.com/tag/uzay-mekigi/) --- ### [uzay mekiği faciası](https://uzayportal.com/tag/uzay-mekigi-faciasi/) --- ### [rusya uzay programı](https://uzayportal.com/tag/rusya-uzay-programi/) --- ### [rus uzay programı](https://uzayportal.com/tag/rus-uzay-programi/) --- ### [iss ve rusya](https://uzayportal.com/tag/iss-ve-rusya/) --- ### [ukrayna savaşı ve uzay](https://uzayportal.com/tag/ukrayna-savasi-ve-uzay/) --- ### [rusya ve uzay](https://uzayportal.com/tag/rusya-ve-uzay/) --- ### [rus uzay](https://uzayportal.com/tag/rus-uzay/) --- ### [soyuz uzay aracı](https://uzayportal.com/tag/soyuz-uzay-araci/) --- ### [soyuz nedir](https://uzayportal.com/tag/soyuz-nedir/) --- ### [soyuz uzay roketi](https://uzayportal.com/tag/soyuz-uzay-roketi/) --- ### [rus soyuz](https://uzayportal.com/tag/rus-soyuz/) --- ### [dünyada uzay son durum](https://uzayportal.com/tag/dunyada-uzay-son-durum/) --- ### [uzay çağı](https://uzayportal.com/tag/uzay-cagi/) --- ### [rusya uzay](https://uzayportal.com/tag/rusya-uzay/) --- ### [çin uzay](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay/) --- ### [uzay özel sektör](https://uzayportal.com/tag/uzay-ozel-sektor/) --- ### [Rusya Uzay Ajansı](https://uzayportal.com/tag/rusya-uzay-ajansi/) --- ### [Roscosmos](https://uzayportal.com/tag/roscosmos/) --- ### [Rusya Yaptırımlar](https://uzayportal.com/tag/rusya-yaptirimlar/) --- ### [Çin Uzay İstasyonu](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay-istasyonu/) --- ### [Çin Tiangong Uzay İstasyonunu Ticari Uzay Etkinliğine Açacak](https://uzayportal.com/tag/cin-tiangong-uzay-istasyonunu-ticari-uzay-etkinligine-acacak/) --- ### [Tiangong Uzay İstasyonu](https://uzayportal.com/tag/tiangong-uzay-istasyonu/) --- ### [çin uzay istasyonu ne zaman faaliyete geçecek](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay-istasyonu-ne-zaman-faaliyete-gececek/) --- ### [çin uzay programı](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay-programi/) --- ### [Uzay savaşları](https://uzayportal.com/tag/uzay-savaslari/) --- ### [Nükleer Savaş](https://uzayportal.com/tag/nukleer-savas/) --- ### [Üçüncü Dünya Savaşı](https://uzayportal.com/tag/ucuncu-dunya-savasi/) --- ### [Uzay savaş](https://uzayportal.com/tag/uzay-savas/) --- ### [ICBM Füze](https://uzayportal.com/tag/icbm-fuze/) --- ### [hipersonik füze](https://uzayportal.com/tag/hipersonik-fuze/) --- ### [üçüncü dünya savaşı çıkabilir mi](https://uzayportal.com/tag/ucuncu-dunya-savasi-cikabilir-mi/) --- ### [nükleer bomba](https://uzayportal.com/tag/nukleer-bomba/) --- ### [istanbula atom bombası](https://uzayportal.com/tag/istanbula-atom-bombasi/) --- ### [istanbula nükleer saldırı](https://uzayportal.com/tag/istanbula-nukleer-saldiri/) --- ### [nükleer silahlar](https://uzayportal.com/tag/nukleer-silahlar/) --- ### [uydu savunma sistemleri](https://uzayportal.com/tag/uydu-savunma-sistemleri/) --- ### [Kuiper Projesi](https://uzayportal.com/tag/kuiper-projesi/) --- ### [Amazon](https://uzayportal.com/tag/amazon/) --- ### [Amazon Uzay](https://uzayportal.com/tag/amazon-uzay/) --- ### [Uzaydan Internet](https://uzayportal.com/tag/uzaydan-internet/) --- ### [ticari uzay istasyonu](https://uzayportal.com/tag/ticari-uzay-istasyonu/) --- ### [axiom space](https://uzayportal.com/tag/axiom-space/) --- ### [Nükleer Saldırıdan Sonra ilk 72 Saat](https://uzayportal.com/tag/nukleer-saldiridan-sonra-ilk-72-saat/) --- ### [nükleer saldırıdan korunma](https://uzayportal.com/tag/nukleer-saldiridan-korunma/) --- ### [critürk](https://uzayportal.com/tag/criturk/) --- ### [critürk tv](https://uzayportal.com/tag/criturk-tv/) --- ### [türkiye uzay savunması](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzay-savunmasi/) --- ### [Orbital Reef](https://uzayportal.com/tag/orbital-reef/) --- ### [Uzay istasyonu](https://uzayportal.com/tag/uzay-istasyonu/) --- ### [NASA Ticari](https://uzayportal.com/tag/nasa-ticari/) --- ### [Ekonomik Savaşlar Uzaya mı Taşınıyor?](https://uzayportal.com/tag/ekonomik-savaslar-uzaya-mi-tasiniyor/) --- ### [uzay madenciliğinin önemi](https://uzayportal.com/tag/uzay-madenciliginin-onemi/) --- ### [uzay ekonomisinin önemi](https://uzayportal.com/tag/uzay-ekonomisinin-onemi/) --- ### [uzay ekonomisi savaşı](https://uzayportal.com/tag/uzay-ekonomisi-savasi/) --- ### [ilk uzay otelinde](https://uzayportal.com/tag/ilk-uzay-otelinde/) --- ### [Çin – Hindistan](https://uzayportal.com/tag/cin-hindistan/) --- ### [Rusya – Çin](https://uzayportal.com/tag/rusya-cin/) --- ### [Helyum 3](https://uzayportal.com/tag/helyum-3/) --- ### [Ay Madenleri](https://uzayportal.com/tag/ay-madenleri/) --- ### [çin uzay misyonu](https://uzayportal.com/tag/cin-uzay-misyonu/) --- ### [Hindistan uzay ajansı ISRO](https://uzayportal.com/tag/hindistan-uzay-ajansi-isro/) --- ### [ISRO](https://uzayportal.com/tag/isro/) --- ### [hindistan uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/hindistan-uzay-calismalari/) --- ### [hindistan ay](https://uzayportal.com/tag/hindistan-ay/) --- ### [hinidtsan mars](https://uzayportal.com/tag/hinidtsan-mars/) --- ### [hindistan venüs](https://uzayportal.com/tag/hindistan-venus/) --- ### [uzayda savaş](https://uzayportal.com/tag/uzayda-savas/) --- ### [uzay ekonomisi savaş](https://uzayportal.com/tag/uzay-ekonomisi-savas/) --- ### [uzay madenciliği rekabet](https://uzayportal.com/tag/uzay-madenciligi-rekabet/) --- ### [uzay madenciliği ve türkiye](https://uzayportal.com/tag/uzay-madenciligi-ve-turkiye/) --- ### [asteroit sapma denemesi](https://uzayportal.com/tag/asteroit-sapma-denemesi/) --- ### [gezegen koruması](https://uzayportal.com/tag/gezegen-korumasi/) --- ### [CNSA](https://uzayportal.com/tag/cnsa/) --- ### [chang'e 6](https://uzayportal.com/tag/change-6/) --- ### [çin ay](https://uzayportal.com/tag/cin-ay/) --- ### [molniya yörüngeleri](https://uzayportal.com/tag/molniya-yorungeleri/) --- ### [ay iletişim](https://uzayportal.com/tag/ay-iletisim/) --- ### [ay üssü](https://uzayportal.com/tag/ay-ussu/) --- ### [ekonomi dünyası](https://uzayportal.com/tag/ekonomi-dunyasi/) --- ### [uzayvatan](https://uzayportal.com/tag/uzayvatan/) --- ### [virgin galactic](https://uzayportal.com/tag/virgin-galactic/) --- ### [Sagittarius A*](https://uzayportal.com/tag/sagittarius-a/) --- ### [karadelik](https://uzayportal.com/tag/karadelik/) --- ### [galaksimizdeki karadelik](https://uzayportal.com/tag/galaksimizdeki-karadelik/) --- ### [karadelik nasıl oluşur](https://uzayportal.com/tag/karadelik-nasil-olusur/) --- ### [karadelik gözlem](https://uzayportal.com/tag/karadelik-gozlem/) --- ### [uzay koloni](https://uzayportal.com/tag/uzay-koloni/) --- ### [antibalistik füze](https://uzayportal.com/tag/antibalistik-fuze/) --- ### [uzay savunma](https://uzayportal.com/tag/uzay-savunma/) --- ### [uzay enkaz](https://uzayportal.com/tag/uzay-enkaz/) --- ### [uzay çöpleri](https://uzayportal.com/tag/uzay-copleri/) --- ### [türk astronot](https://uzayportal.com/tag/turk-astronot/) --- ### [ilk uzaya çıkan türk](https://uzayportal.com/tag/ilk-uzaya-cikan-turk/) --- ### [türk astronot seçim kriterleri](https://uzayportal.com/tag/turk-astronot-secim-kriterleri/) --- ### [türk bayrağı uzayda](https://uzayportal.com/tag/turk-bayragi-uzayda/) --- ### [Türk mutfağı ve uzay](https://uzayportal.com/tag/turk-mutfagi-ve-uzay/) --- ### [türk uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay-calismalari/) --- ### [ilk türk uzay astronotu](https://uzayportal.com/tag/ilk-turk-uzay-astronotu/) --- ### [türk uzay](https://uzayportal.com/tag/turk-uzay/) --- ### [prof dr](https://uzayportal.com/tag/prof-dr/) --- ### [uzay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/uzay-calismalari/) --- ### [uzayda rekabet](https://uzayportal.com/tag/uzayda-rekabet/) --- ### [savaşlar artık uzayamı taşınıyor](https://uzayportal.com/tag/savaslar-artik-uzayami-tasiniyor/) --- ### [22. Yüzyıla Doğru Tarihte Uzay ve Enerji Çalışmalarında Kadınların Rolü](https://uzayportal.com/tag/22-yuzyila-dogru-tarihte-uzay-ve-enerji-calismalarinda-kadinlarin-rolu/) --- ### [Uzayda Kadınlar](https://uzayportal.com/tag/uzayda-kadinlar/) --- ### [Enerji Sektöründe Kadınlar](https://uzayportal.com/tag/enerji-sektorunde-kadinlar/) --- ### [dünyanın ilk kadın savaş pilotu](https://uzayportal.com/tag/dunyanin-ilk-kadin-savas-pilotu/) --- ### [uzaya çıkan ilk kadın](https://uzayportal.com/tag/uzaya-cikan-ilk-kadin/) --- ### [sabiha gökçen](https://uzayportal.com/tag/sabiha-gokcen/) --- ### [çin enerji çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/cin-enerji-calismalari/) --- ### [çin nükleer enerji](https://uzayportal.com/tag/cin-nukleer-enerji/) --- ### [çin füzyon](https://uzayportal.com/tag/cin-fuzyon/) --- ### [çin ay çalışmaları](https://uzayportal.com/tag/cin-ay-calismalari/) --- ### [ay keşfi](https://uzayportal.com/tag/ay-kesfi/) --- ### [ay haritası](https://uzayportal.com/tag/ay-haritasi/) --- ### [ayda maden](https://uzayportal.com/tag/ayda-maden/) --- ### [Ay Günü](https://uzayportal.com/tag/ay-gunu/) --- ### [Uluslararası Ay Günü](https://uzayportal.com/tag/uluslararasi-ay-gunu/) --- ### [aya geri dönüş](https://uzayportal.com/tag/aya-geri-donus/) --- ### [NASA](https://uzayportal.com/tag/nasa/) --- ### [NASA ve Ay](https://uzayportal.com/tag/nasa-ve-ay/) --- ### [Boeing](https://uzayportal.com/tag/boeing/) --- ### [starliner](https://uzayportal.com/tag/starliner/) --- ### [starliner uzay uçuşu](https://uzayportal.com/tag/starliner-uzay-ucusu/) --- ### [astronot](https://uzayportal.com/tag/astronot/) --- ### [uzay](https://uzayportal.com/tag/uzay/) --- ### [artemis 1 fırlatma](https://uzayportal.com/tag/artemis-1-firlatma/) --- ### [artemis 1 canlı izle](https://uzayportal.com/tag/artemis-1-canli-izle/) --- ### [aya dönüş](https://uzayportal.com/tag/aya-donus/) --- ### [artemis fırlatmasını seyret](https://uzayportal.com/tag/artemis-firlatmasini-seyret/) --- ### [kennedy uzay üssü](https://uzayportal.com/tag/kennedy-uzay-ussu/) --- ### [orion kapsül](https://uzayportal.com/tag/orion-kapsul/) --- ### [uzay fırtlatma sistemi](https://uzayportal.com/tag/uzay-firtlatma-sistemi/) --- ### [göktaşı çarpması](https://uzayportal.com/tag/goktasi-carpmasi/) --- ### [meteor](https://uzayportal.com/tag/meteor/) --- ### [meter düşmesi](https://uzayportal.com/tag/meter-dusmesi/) --- ### [asteroid çarpması](https://uzayportal.com/tag/asteroid-carpmasi/) --- ### [göktaşı](https://uzayportal.com/tag/goktasi/) --- ### [beyazdelik](https://uzayportal.com/tag/beyazdelik/) --- ### [solucan deliği](https://uzayportal.com/tag/solucan-deligi/) --- ### [karadelikler naıl oluşur](https://uzayportal.com/tag/karadelikler-nail-olusur/) --- ### [olay ufku nedir](https://uzayportal.com/tag/olay-ufku-nedir/) --- ### [karadelik çekim](https://uzayportal.com/tag/karadelik-cekim/) --- ### [ay](https://uzayportal.com/tag/ay/) --- ### [ay mağara](https://uzayportal.com/tag/ay-magara/) --- ### [ayda yerleşim](https://uzayportal.com/tag/ayda-yerlesim/) --- ### [ay merkezi](https://uzayportal.com/tag/ay-merkezi/) --- ### [ay habitat](https://uzayportal.com/tag/ay-habitat/) --- ### [ay istasyonu](https://uzayportal.com/tag/ay-istasyonu/) --- ### [ay madenciliği](https://uzayportal.com/tag/ay-madenciligi/) --- ### [Artemis Programı](https://uzayportal.com/tag/artemis-programi/) --- ### [Kessler Sendromu](https://uzayportal.com/tag/kessler-sendromu/) --- ### [Uzay çöp](https://uzayportal.com/tag/uzay-cop/) --- ### [uzay kirliliği](https://uzayportal.com/tag/uzay-kirliligi/) --- ### [uzay çarpışması](https://uzayportal.com/tag/uzay-carpismasi/) --- ### [uzay yarışı](https://uzayportal.com/tag/uzay-yarisi/) --- ### [uzay yarış](https://uzayportal.com/tag/uzay-yaris/) --- ### [ay kaynakları](https://uzayportal.com/tag/ay-kaynaklari/) --- ### [hint uzay](https://uzayportal.com/tag/hint-uzay/) --- ### [avrupa uzay](https://uzayportal.com/tag/avrupa-uzay/) --- ### [yapay zeka](https://uzayportal.com/tag/yapay-zeka/) --- ### [füzyon](https://uzayportal.com/tag/fuzyon/) --- ### [fermi paradoksu](https://uzayportal.com/tag/fermi-paradoksu/) --- ### [uzaylılar](https://uzayportal.com/tag/uzaylilar/) --- ### [ufo](https://uzayportal.com/tag/ufo/) --- ### [Drake denklemi](https://uzayportal.com/tag/drake-denklemi/) --- ### [uzayda yaşam](https://uzayportal.com/tag/uzayda-yasam/) --- ### [Goldilocks bölgesi](https://uzayportal.com/tag/goldilocks-bolgesi/) --- ### [dünyada yaşam](https://uzayportal.com/tag/dunyada-yasam/) --- ### [dünya](https://uzayportal.com/tag/dunya/) --- ### [atmosfer](https://uzayportal.com/tag/atmosfer/) --- ### [suyun varlığı](https://uzayportal.com/tag/suyun-varligi/) --- ### [uzay ajans](https://uzayportal.com/tag/uzay-ajans/) --- ### [nasa bütçesi](https://uzayportal.com/tag/nasa-butcesi/) --- ### [tua bütçesi](https://uzayportal.com/tag/tua-butcesi/) --- ### [güneş](https://uzayportal.com/tag/gunes/) --- ### [güneş fırtınası](https://uzayportal.com/tag/gunes-firtinasi/) --- ### [güneş fırtınaları](https://uzayportal.com/tag/gunes-firtinalari/) --- ### [koronal kütle atımları](https://uzayportal.com/tag/koronal-kutle-atimlari/) --- ### [CME](https://uzayportal.com/tag/cme/) --- ### [uzay muharebe](https://uzayportal.com/tag/uzay-muharebe/) --- ### [uzayda savunma](https://uzayportal.com/tag/uzayda-savunma/) --- ### [uydu saldırı](https://uzayportal.com/tag/uydu-saldiri/) --- ### [ASAT silah](https://uzayportal.com/tag/asat-silah/) --- ### [balistik füze](https://uzayportal.com/tag/balistik-fuze/) --- ### [Tuva Cihangir Atasever](https://uzayportal.com/tag/tuva-cihangir-atasever/) --- ### [İstikbal Uzaydadır](https://uzayportal.com/tag/istikbal-uzaydadir/) --- ### [Warp Sürücüsü](https://uzayportal.com/tag/warp-surucusu/) --- ### [Uzay Zaman Bükülmesi](https://uzayportal.com/tag/uzay-zaman-bukulmesi/) --- ### [Genel Görelilik](https://uzayportal.com/tag/genel-gorelilik/) --- ### [ışık hızı](https://uzayportal.com/tag/isik-hizi/) --- ### [ışık hızından hızlı](https://uzayportal.com/tag/isik-hizindan-hizli/) --- ### [ışık hızı aşılabilirmi](https://uzayportal.com/tag/isik-hizi-asilabilirmi/) --- ### [karanlık madde](https://uzayportal.com/tag/karanlik-madde/) --- ### [evren](https://uzayportal.com/tag/evren/) --- ### [evrenin yapıtaşları](https://uzayportal.com/tag/evrenin-yapitaslari/) --- ### [evrenin oluşumu](https://uzayportal.com/tag/evrenin-olusumu/) --- ### [big bang nedir](https://uzayportal.com/tag/big-bang-nedir/) --- ### [Karanlık Maddenin Oluşumu](https://uzayportal.com/tag/karanlik-maddenin-olusumu/) --- ### [Karanlık Maddenin Tespiti](https://uzayportal.com/tag/karanlik-maddenin-tespiti/) --- ### [Karanlık Maddenin Önemi](https://uzayportal.com/tag/karanlik-maddenin-onemi/) --- ### [Karanlık Madde Araştırmaları](https://uzayportal.com/tag/karanlik-madde-arastirmalari/) --- ### [karanlık enerji](https://uzayportal.com/tag/karanlik-enerji/) --- ### [karanlık enerji nedir](https://uzayportal.com/tag/karanlik-enerji-nedir/) --- ### [karanlık enerjinin önemi](https://uzayportal.com/tag/karanlik-enerjinin-onemi/) --- ### [Karanlık Enerjinin Özellikleri](https://uzayportal.com/tag/karanlik-enerjinin-ozellikleri/) --- ### [Karanlık Enerji Araştırmaları](https://uzayportal.com/tag/karanlik-enerji-arastirmalari/) --- ### [evrenin genişlemesi](https://uzayportal.com/tag/evrenin-genislemesi/) --- ### [neden evren genişliyor](https://uzayportal.com/tag/neden-evren-genisliyor/) --- ### [evrenin kökenş](https://uzayportal.com/tag/evrenin-kokens/) --- ### [rus uzay ajansı](https://uzayportal.com/tag/rus-uzay-ajansi/) --- ### [guyana](https://uzayportal.com/tag/guyana/) --- ### [soyuz fırlatma](https://uzayportal.com/tag/soyuz-firlatma/) --- ### [uzaylılar nerede](https://uzayportal.com/tag/uzaylilar-nerede/) --- ### [kara delikler](https://uzayportal.com/tag/kara-delikler/) --- ### [zaman](https://uzayportal.com/tag/zaman/) --- ### [zamanda yolculuk](https://uzayportal.com/tag/zamanda-yolculuk/) --- ### [zaman yolculuğu](https://uzayportal.com/tag/zaman-yolculugu/) --- ### [zaman yolculuğu paradoksları](https://uzayportal.com/tag/zaman-yolculugu-paradokslari/) --- ### [zaman yolculuk teknoloji](https://uzayportal.com/tag/zaman-yolculuk-teknoloji/) --- ### [zamanda yolculuk mümkünmü](https://uzayportal.com/tag/zamanda-yolculuk-mumkunmu/) --- ### [büyükbaba paradoksu](https://uzayportal.com/tag/buyukbaba-paradoksu/) --- ### [boeing starliner](https://uzayportal.com/tag/boeing-starliner/) --- ### [boeingde neler oluyor](https://uzayportal.com/tag/boeingde-neler-oluyor/) --- ### [sunita williams](https://uzayportal.com/tag/sunita-williams/) --- ### [airbus](https://uzayportal.com/tag/airbus/) --- ### [boeing uçak](https://uzayportal.com/tag/boeing-ucak/) --- ### [Mars Gezegeni](https://uzayportal.com/tag/mars-gezegeni/) --- ### [Merih](https://uzayportal.com/tag/merih/) --- ### [mars görevleri](https://uzayportal.com/tag/mars-gorevleri/) --- ### [gezegen y](https://uzayportal.com/tag/gezegen-y/) --- ### [gezegen X](https://uzayportal.com/tag/gezegen-x/) --- ### [samanyolu](https://uzayportal.com/tag/samanyolu/) --- ### [galaksi](https://uzayportal.com/tag/galaksi/) --- ### [samanyolu galaksisi](https://uzayportal.com/tag/samanyolu-galaksisi/) --- ### [andromeda galaksisi](https://uzayportal.com/tag/andromeda-galaksisi/) --- ### [galaksiler](https://uzayportal.com/tag/galaksiler/) --- ### [samanyolu büyüklüğü](https://uzayportal.com/tag/samanyolu-buyuklugu/) --- ### [uzayda üretim](https://uzayportal.com/tag/uzayda-uretim/) --- ### [uzay vatandaşı](https://uzayportal.com/tag/uzay-vatandasi/) --- ### [uzay teknolojileri](https://uzayportal.com/tag/uzay-teknolojileri/) --- ### [uzayda fırsatlar](https://uzayportal.com/tag/uzayda-firsatlar/) --- ### [uzay verisi](https://uzayportal.com/tag/uzay-verisi/) --- ### [uzay gücü](https://uzayportal.com/tag/uzay-gucu/) --- ### [milli egemenlik](https://uzayportal.com/tag/milli-egemenlik/) --- ### [uzay sanayi](https://uzayportal.com/tag/uzay-sanayi/) --- ### [garip madde](https://uzayportal.com/tag/garip-madde/) --- ### [bilim vatan](https://uzayportal.com/tag/bilim-vatan/) --- ### [Büyük Hadron Çarpıştırıcısı](https://uzayportal.com/tag/buyuk-hadron-carpistiricisi/) --- ### [strange matter](https://uzayportal.com/tag/strange-matter/) --- ### [Mars](https://uzayportal.com/tag/mars/) --- ### [türkiye bilim](https://uzayportal.com/tag/turkiye-bilim/) --- ### [CERN çarpışma](https://uzayportal.com/tag/cern-carpisma/) --- ### [yapay yaşam](https://uzayportal.com/tag/yapay-yasam/) --- ### [karanlık oksijen](https://uzayportal.com/tag/karanlik-oksijen/) --- ### [Hayatın başlangıcı](https://uzayportal.com/tag/hayatin-baslangici/) --- ### [Sümerler](https://uzayportal.com/tag/sumerler/) --- ### [Sümer Uygarlığı](https://uzayportal.com/tag/sumer-uygarligi/) --- ### [Göbeklitepe'nin Sırrı](https://uzayportal.com/tag/gobeklitepenin-sirri/) --- ### [Yazının Buluşu](https://uzayportal.com/tag/yazinin-bulusu/) --- ### [3 Boyutlu Yazıcılar](https://uzayportal.com/tag/3-boyutlu-yazicilar/) --- ### [Maddeye Şekil Vermek](https://uzayportal.com/tag/maddeye-sekil-vermek/) --- ### [Uygarlık](https://uzayportal.com/tag/uygarlik/) --- ### [Yazının keşfi](https://uzayportal.com/tag/yazinin-kesfi/) --- ### [atom](https://uzayportal.com/tag/atom/) --- ### [Astronomi](https://uzayportal.com/tag/astronomi/) --- ### [Artemis ay](https://uzayportal.com/tag/artemis-ay/) --- ### [BM Ay](https://uzayportal.com/tag/bm-ay/) --- ### [Türkiye ve Ay](https://uzayportal.com/tag/turkiye-ve-ay/) --- ### [iac 2026](https://uzayportal.com/tag/iac-2026/) --- ### [77 Uzay Kongresi](https://uzayportal.com/tag/77-uzay-kongresi/) --- ### [türkiye iac 2026](https://uzayportal.com/tag/turkiye-iac-2026/) --- ### [türkiye uzay programı](https://uzayportal.com/tag/turkiye-uzay-programi/) --- ### [türkiye ay](https://uzayportal.com/tag/turkiye-ay/) ---